İnsicam
Sayı 63
İnsicam dergisi olarak Mayıs 2026 sayımızda adaleti aldık gündemimize. Konuyu bilen, konuya duyarlı olan kalem ve fikir erbabının görüşlerini, yorumlarını ve değerlendirmelerini dikkatinize sunmaya çalıştık. Umulur ki bu hasbi gayretimiz, az da olsa bir makes bulur.
Hakîm olanın adıyla.
İnsanlığın kadim meselelerinden biri de, şüphesiz toplumdaki ekonomik, sosyal, siyasal farklılıkları asgari seviyeye indirecek bir nizam arayışıdır. İnsanlar zaaflarıyla, hırslarıyla, açgözlülükleriyle hayatı ve dünyayı birbirlerine dar ediyorlar. Gücü bir şekilde ele geçiren insan, her türlü ahlaki kaygıyı göz ardı etmeye başlıyor, ardından da faziletten rezalete, diğergamlıktan hodbinliğe doğru yuvarlanıp gidiyor.
Son birkaç yüzyıldır tarihte hiç görülmediği kadar insanlık insanlıktan sıyrıldı; ananevi, tarihi, ahlaki, dini değerler erozyona uğradı, insanları sınırlandıran ve sorumlu bağlar, ilkeler, kurallar zayıfladı. Hayatın merkezine birey yerleşti; tabii onunla birlikte bireycilik, bireysellik. Neticede haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, zulüm aldı başını gitti.
Dünyada ekonomik dengesizliğin ve buna bağlı olarak sosyal dengesizliğin artması, bütün insanlığı adaleti daha çok konuşmaya sevk etti. Konuşmak çözüm olmasa da adaletin en azından kavramsal düzeyde bile olsa gündemde kalması, hiç yoktan iyidir. İnsanlığın geldiği nokta maalesef burası.
Adaletin olmadığı bir dünyada, insanca yaşamak mümkün değildir. Mutlak manada bir adaletin hâkim olması, elbette çok güç. Ancak bütün bir insanlık ailesi olarak daha sağlıklı, daha huzurlu, daha güvenli bir ortamda yaşamayı başarabiliriz. Bu da ancak adaletle gerçekleşebilir.
İnsicam dergisi olarak Mayıs 2026 sayımızda adaleti aldık gündemimize. Konuyu bilen, konuya duyarlı olan kalem ve fikir erbabının görüşlerini, yorumlarını ve değerlendirmelerini dikkatinize sunmaya çalıştık. Umulur ki bu hasbi gayretimiz, az da olsa bir makes bulur.
