İnsicam

Sayı 61

Kendisine “Kimim ben?” diye soran ve “Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.” cevabını veren (Jurnal, 18.6.1974) Cemil Meriç’i, şükranla ve minnetle anıyoruz.

Hayy ve Muhyî olanın adıyla.

Kıymetli okuyucularımız, yeni bir özel sayı ile karşınızdayız.

Sezai Karakoç, Rasim Özdenören, Aliya İzzetbegoviç, Cahit Zarifoğlu özel sayılarımızdan sonra (Aksâ Tufanı münasebetiyle iki kez (Bu arada Ekim 2024, Ekim 2025) çıkardığımız Gazze Özel Sayısını ve Maraş depremi ertesinde çıkardığımız Deprem Özel Sayısı’nı da anmak isteriz.) şimdi de düşünce semamızın yıldızlarından Cemil Meriç’i (12 Aralık 1916- 13 Haziran 1987) özel sayı ile gündeme taşıyoruz.

Meriç, telif ve tercümeleriyle düşünce ve edebiyat tarihimizde özgün bir yere sahiptir. Fransız edebiyatına ve Batı düşüncesine vukufiyeti, batılılaşmaya karşı olan tutumu, dil hassasiyeti onun bariz tutumlarındandır. Ülkemizde Hint edebiyatını gündemine alan ender aydınlardandır. Onun Bu Ülke’si (ilk baskı: 1974), edebiyatımızın ve düşünce dünyamızın müstesna eserlerdendir.

Fikri olarak büyük değişim, dönüşüm ve kırılmalar yaşayan Cemil Meriç, bu ülkenin sızlayan vicdanı, hisseden kalbi, düşünen beyni olmuştur. Görmeyle ilgili yaşadığı sağlık sorunu ve sonrasındaki görme kaybı, onun azmini, gayretini, çalışmasına ket vuramamıştır. Dostları, yakın arkadaşları ve talebeleri, onun bilgiye ve düşünceye olan açlığını gidermede büyük hizmetlerde bulunmuşlardır.

Önünüzdeki bu özel sayıda üstadı çeşitli veçheleriyle ele alan yazılar bulacaksınız. Bunlar onun düşüncesini, edebi eserlerini, hakkında yazılanları merkeze alan yazılardır. Özel sayımızda bazı yazılarda tekrarlarla karşılaşabilirsiniz. Bu, Meriç hakkında yazan arkadaşlarımıza, dostlarımıza ve hocalarımıza geniş bir alanda yazabileceklerini söylemiş olmamızdan dolayıdır. Tekrar, bazen anlamı derinleştirir, güçlendirir ve böylelikle kalıcı hale getirir

Kendisine “Kimim ben?” diye soran ve “Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.” cevabını veren (Jurnal, 18.6.1974) Cemil Meriç’i, şükranla ve minnetle anıyoruz.

İÇİNDEKİLER

Namaz Kılmayı Kızından Öğrenen Aydın: Cemil Meriç

Cemil Meriç kendisini tanıtırken, “Evvela ben Dimetoka’lıyım ve müftü ailesinden gelmeyim. Babam hâkim. Dinî bir terbiyem var. Babam aynı zamanda hacıydı ve fakihti,” der. Ancak dikkat çekici bir şekilde Cemil Meriç’in dinî bilgisi çocukluk evresiyle sınırlıdır. Kendisi dinî hayattan o kadar uzaklaşacaktır ki hayatının son evresinde namaz kılmayı kızından öğrenecektir. Vejdi BİLGİN Prof. Dr., Bursa […]

Babanın Batıda Kaybolmayan Oğlu

Doğuya dönüş hikâyesi ve güzergâhı, tam da kendisine yakışır bir gizem taşır. Yüzünü doğuya çevirmesini sağlayan, o yönden sızan huzmeler miydi acaba? Yoksa garptaki tecessüsünün kulağına fısıldadığı bazı istişraki veriler mi? Bu soruların önemi yok, çünkü o pergelinin sabit ucunu vicdanına batırmış bir fikir gezgini. Derdi hakikat. Hür düşünce râhında yürürken yönlerin ve mesafelerin ne […]

Tarık Mümtaz’ın Mümtaz Öğrencisi Hüseyin Cemil

Cemil Meriç hakkında kullandığı “Fıtratın üç yüzü de keskin bir zekâ ve kābiliyet silâhı” tabiri; “şiir”, “sanat” ve “ilim” dallarının her üçünde de başarılı olabilecek bir öğrenci portresini özetler. Meriç de bilindiği üzere şiir de yazmış, sanat ve ilim dallarıyla ilgilenmiştir. Şiirde sabitkadem olmamışsa da, bu durum başarısız olacağından değil, fıtratının araştırmaya daha meyyal olmasından […]

Hoca ve Talebe

Gerçek aydınlığı ancak vahiyde bulabilirsiniz. İnsanın başarabileceği uçsuz bucaksız bir meçhuller ormanında birkaç kibrit tutuşturmaktan, kesif ve çok sınırlı bir karanlık parçasını aydınlatmaya çalışmaktan ibaret. Başka bir mesele daha var: Toplumun, dönemin ve çevremizdeki insanların etkisinden sıyrılamayız. Söylediklerimizin kaçta kaçı samimi düşüncemi aksettiriyor, kaçta kaçı ideolojilerin etkisinden sıyrılabilmiş? Hüseyin YORULMAZ Kendine özgü anlatım tarzıyla okuyup […]

Cemil Meriç’in Modernleşme ve Batılılaşma Eleştirisi -I-

Türk modernleşmesi özelinde modernleşme ve batılılaşma kavramları genellikle iç içe geçmiştir. Meriç, ilk itirazını tam da bu noktada dile getirir. Düşünürümüze göre, modernleşme zorunlu bir tarihsel süreç olarak tartışılabilir; ancak taklitçi, köksüz ve zihinsel olarak boyun eğen bir şekilde batılılaşmayı gerçekleştirmek, uygarlığın intiharıdır. Modernleşme ve batılılaşma, niteliksel olarak birbirinden farklı iki süreçtir. Modernleşme, kendi medeniyet […]

“İç Gözü Daha İyi Görsün Diye Dış Gözü Kapanan Gerçek Bir Münevver” Cemil Meriç’in Düşünce Dünyasında Tasavvuf

Cemil Meriç’in Seyyid Hüseyin Nasr’a dayanarak verdiği bilgiye göre İhvan-ı Safâ, kendilerini ruhî bakımdan tasavvufla ilgili sayarlar. Çünkü son hedefleri müridi “Rehavet Rüyası”ndan, manevi terbiye sayesinde uyandırmaktır. Ayrıca toplulukları da daha çok dış ve sosyal görünüşüyle de olsa sûfî tarikatlara uygundur. Selami ŞİMŞEK Prof. Dr., Gümüşhane Üni. Kültür, sanat ve edebiyat dünyamızın son dönemde önde […]

Ümit Meriç Babası Cemil Meriç’i Anlattı

“Şimdi bu demektir ki bizim düşünce dünyamız birbirinden ayrılamayan bir saç örgüsü gibidir. Yani gözleri görmeyen bir babanın evladı olarak onun vefatına kadar ona kitap okumuş olduğum için kendi düşünce dünyam kısmen onun dışında gelişmiştir, ama ana aks babamın aksıdır, iskeletini babam oluşturur.“ İNSİCAM S: Ümit hocam, evvela bu kıymetli söyleşiyi kabul edip bizleri ağırladığınız […]

Hüseyin Cemil Meriç Kimdir?            

“Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.” diyerek yerli aydın olmanın mücadelesini vermiş ve Olimpos Dağı’nın çocuklarına’ karşı ‘Hira Dağı’nın evlatları’ için çalışmıştır.   Hüseyin AKIN Şair-Yazar “Yazar ve hocayım. Başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır.” Kendisini yazar ve hoca olarak ifade etmesi bir tevazu göstergesidir. “Her asırda birkaç kişi düşünür, gerisi […]

Derin Bilgi ve Kültür Hazinesi Sahibi Bir Kahraman: Cemil Meriç

Millet bu kahramanların kaleminden damlayan mürekkeple boyanmadıkça, yoldaki eli silahlı kahramanlarını tehlikelerden koruyamaz. Ferman KARAÇAM Milletlerin asıl kahramanları çoğu kez, elinde silah yerine kalem tutar. Kalem kahramanları milletin yürüyeceği yolu gösterir. Yolun çakılını, taşını, yokuşunu, inişini, engellerini, keskin dönemeçlerini haber verir. Yol üzerinde ansızın hangi noktalardan eşkıya geleceğini ya da heyelan olabileceğini, tehlikelerini haber verir. […]

Münzevi Bir Entelektüel: Cemil Meriç

Osmanlıyı iyi analiz eden bir sosyolog, milli ve manevi değerleri doğru anlayan iyi bir düşünür ve bilim adamıdır. Meriç, ülkemizde yeterince tanınmamış bir aydındır. Bugüne kadar biyografisi ve eserleri üzerine yapılan çalışmalar ancak “mukaddime” sayılabilir. Geniş ufku, fikirleri ve düşünce fayları üzerinde daha derinlikleri çalışmaları hak ediyor. Yaşadığı sürece ırk, dil, din ayrımı yapmadan -bu […]

Cemil Meriç’in Zihin Aynasında ‘Dil’ Yansımaları: Düşüncenin Malzemesi Olarak Kelime

Oysa düşüncenin berraklığı, dilin doğruluğundan geçer. Ona göre dilin estetik bir boyutu da vardır. Kelimeler sadece seslerden örülü birer yapı değil aynı zamanda hislere uzanan, dokunan şiirsel tınılardır. Dil, yalnızca düşünceyi değil, duyguyu, ritmi, iç ahengi de taşır. Meriç’in cümlelerinde bu musikiyi duymak mümkündür: ağır ama berrak, derin ama akıcı bir ses düzenidir. Hanifi VURAL […]

Araftaki Kaçak: Cemil Meriç

Cemil Meriç, Batı’yı tanıtarak sevdiren, sonra kavratarak uzaklaştıran; bu arada bize kendi dünyamızın inceliklerini keşfettiren mütefekkir. Mustafa ÖZEL Dr. Cemil Meriç’e dair ilk ‘edebî’ değerlendirmemi Bu Ülke’nin 20. yılında Mustafa Kutlu’ya yapmıştım (Dergâh, Ocak 1994.) Bu yazı, o ilk sözlerimin kısa bir tefsiri olsun. İfadem şuydu: Cemil Meriç, gözlerini Paris’te kaybedip Konya’da dünyaya açan çilekeş. […]

Cemil Meriç’in Metaforik/Mit(oloj)ik/ Sembolik Dili

Cemil Meriç tanınmış pek çok edebi eseri de zaman zaman sembol olarak kullanır. Bunlar arasında Yogi ve Komiser adını anabiliriz. Yogi ve Komiser, Arthur Koestler’in üç bölüme ayrılmış denemelerinden oluşan bir derlemedir. Meriç, bu kitaba da çok atıf yapar. Koestler’in bu kitabı sembolik iki figür üzerinden dünyayı yorumlar. Şaban SAĞLIK Prof. Dr., FSMVÜ Eğitim Fak. Öğretim […]

Cemil Meriç ve Bir Arayışın Münzevi İşçisi

Cemil Meriç, 1955 yılında görme yetisini tamamen kaybetmiş ancak bu durum, onun üretimini durdurmamış; aksine sözlü örgütleme ve dikte ile çalışmalarını biteviye sürdürmüştür. O, “yerel tefekkürden evrensel düşünceye” geçişi önemseyen bir düşünür olarak kendi coğrafyasının, tarihinin ve kültürünün bilinmesi gerektiğinin altını çizmiş ve bununla birlikte dünya ölçeğinde düşünmenin de şart olduğunu vurgulamıştır. Temel HAZIROĞLU                                                                                                                  […]

Düşünmeye Bir Çağrı: Cemil Meriç’in Düşünsel Serüveni ve İslam’a Yaklaşımındaki Değişimler

Bir bütün olarak yazdıklarına bakıldığında, ağırlıklı olarak dinine, vatanına ve toplumuna bağlılığını vurgulayan bir düşünce geliştirdiği görülür. Dine bakışındaki dıştan ve eleştirel yön ile daha sonraki dönemlerde geliştirdiği içten ve sahiplenici yön okuyucu açısından bir tezat gibi görünse de Meriç açısından kendi düşüncesi bir bütün olarak bir düşünme faaliyeti ve bir arayışı temsil eder. Muhammet […]

Cemil Meriç’in Roman Türü ve Bazı Romancılar Hakkındaki Görüşleri

Yine romanın içinde doğduğu toplumla ilgisinden söz ederken “Romanın burjuvazi ile doğduğunu söylerler. Şark’da burjuvazi yok. Roman da burjuvazimiz gibi temelsizdir önceleri. Başka bir târihin, başka bir coğrafyanın, başka bir toplumun eseri. Daha dişi, daha kaypak, daha geveze bir toplumun.” diyecektir. Bu nedenle bizde ortaya çıkmayışı normaldir. “Osmanlı kendini îmanda ve aksiyonda gerçekleştirir. Gevezeliği vakarına […]

Cemil Meriç’le Hâfız, Goethe ve Divanı Üzerine

“Divan’a dönelim..” diye devam ediyor Üstad o nefis Türkçesiyle: “Bir mektubunda şöyle der Goethe: “İslam dini, İslam mitolojisi, İslam gelenekleri yaşama uygun düşen bir şiir ilham ediyor bana: Allah’ın -sırrına varılmaz- iradesine teslimiyet, dünyanın bir karar üzre durmayan yaşayışı karşısında rindâne bir tavır, iki dünya arasında yalpa vuran sevgi, saflaşan ve bir mecazda ifadesini bulan […]

İdrak Ufkumuzu Aydınlatan Adam: Cemil Meriç

Cemil Meriç, Sezai Karakoç, Necip Fazıl gibi kalem ve gönül ehli güzel insanlar görevlerini büyük ölçüde tamamlayıp bizim gönül labirentlerimize ışık tutacak eserler verip gittiler. Dolayısıyla bizim neslimizin üzerindeki tesir ve faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Rabbim yazdıklarını kendilerine sadaka-i cariye olarak kabul etsin, kabirlerini ve ahiretlerini aydınlatsın. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salveleden sonra. […]

Cemil Meriç’i Eleştirmek

Cemil Meriç’in Umrandan Uygarlığa adlı eserinde “Zavallı Türk intelijansiyası! Kimlerin peşinden gitmiş. Düşmanları dost, dostları düşman tanımış. Peygamber’in adını anmaya cesaret edemeyen bir Efganlıyı Peygamber kadar saygıya layık görmüş.” (Meriç, 1996, 77) şeklinde biten “Cemâleddin Efganî Dosyası” başlıklı bir yazısı vardır. Muhammet Sani ADIGÜZEL Prof. Dr., Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üni. Cemil Meriç’in Umrandan Uygarlığa […]

Cemil Meriç Bu Ülkede

Osmanlı şairleri ile ilgili bu değersizleştirme ifadelerini, Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlı’ya ait kişi ve kurumların karalanmasına yönelik çalışmaların baskın havasıyla yazılmış metinlere dayandığını düşünüyorum. Mehmet KAHRAMAN Dr. “Yazarken bile daima bir başkasının aracılığına muhtacım” (Cemil Meriç, Jurnal, C. 2, s. 106) Bundan beş sene kadar önce Cemil Meriç üzerine bir yazı kaleme almıştım.[1] Orada Meriç’in, […]

Türkiye’de Sağ Düşüncenin Yeniden Üretimi ve Cemil Meriç

Meriç, sağ düşünceye eleştirel bir metodoloji kazandırmaya çalışır; onu kendi içine kapanmış, hamasi ve kendini tekrar eden bir yapı olmaktan çıkarma çabasındadır. Faruk KARAARSLAN Prof. Dr., Necmettin Erbakan Üni. Cemil Meriç’in Türkiye’de sağ düşünce dünyasında dolaşıma giren kavramların neredeyse tamamına entelektüel bir derinlik kazandırdığını söylemek mümkündür. Bununla birlikte peşinen belirtmek gerekir ki Meriç, yalnızca sağ […]

Bir Facianın Hikâyesi veya Tilki Hâlâ Ayakta

Cemil Meriç çok büyük bir gayretin ve azmin tecessüm etmiş hali. Hayatı boyunca hakikatin peşinde koşturmuş bir çilekeş denebilir onun için. Bu çileli yol yürüyüşün semerelerini kendisinden sonraki nesillere bıraktığı apaçık bir hakikat. Biz de ardında bıraktığı bu birikimden faydalanma nimetine ermiş bir nesil olduğumuz için kendimizi talihli sayabiliriz. Mustafa Nezihi PESEN Kendimizi, kendi hikâyemizi […]

Cemil Meriç Yahut ‘Zihnî İstiklalci’ Bir Aydının Portresi

Cemil Meriç’le kavga edenlerin büyük kısmı, aslında Meriç’le kavga etmiyor: Kimi kendi devrim mitini korumak için, kimi kendi yerlilik hikâyesini parlatmak için, kimi de düşünmeden saf tutmanın konforunu kaybetmemek için. Cemil Meriç bu kavgada bahane. Asıl kavga, düşünmenin bedeliyle. Ve evet: Bu ülkede hâlâ Cemil Meriç konuşuluyorsa, bu bir kriz değil, şanstır. Çünkü bazı toplumlar […]

Cemil Meriç ile Yazılmış Bir Gençlik Hikâyesi

Lisede bu cümle beni sarsmıştı. Çünkü “gericilik” o yıllarda bir yafta olarak kullanılıyordu. Meriç kelimeyi ters çeviriyor, içini yeniden dolduruyordu. Üniversitede kendi kitabımın sayfa 80’ini bulduğumda o sarsıntıyı yeniden yaşadım. Bu cümle savunma değildi; bir kavramın haysiyetini iade etme çabasıydı. Sinan ÖZYURT Eğitimci, Yazar Bu Ülke’yi Arayarak Okumak Cemil Meriç’in Bu Ülke’siyle ilk karşılaşmam lisede […]

Hür Tefekkürün Kalesi

Cemil Meriç okurları bilirler ki kelimeler üzerinde size tefekkür sofrası açar. Bir bakıma siz kelimeler dünyasının içinde dolaşmaya başlarsınız ve payınıza düşeni alarak yolunuza devam edersiniz. Bir başka okuyuşunuzda ise başka bir cümleyle, kelimelerle sizi alıp diyarlardan diyarlara götürdüğü olur. Böylesi zengin tefekkür sahibi kalem azdır. Recep GARİP Yazar, www.recepgarip.com Türk düşünce tarihinde Cemil Meriç’in […]

Cemil Meriç ve Çeviri

Cemil Meriç dil sınırını başarıyla aşmış fakat talihi fiziki sınırları aşmasına imkân vermemiştir. Öğrendiği dilin dünyasında fiilen bulunmamış olan Cemil Meriç, hayat ve kitaplar arasında, gündelik hayatın dili olan Türkçe ile kitapların dili olan Fransızca arasında bir tür linguistik arafta kalakalmıştır. İbrahim DEMİRCİ Aylık edebiyat dergisi Hece, özel sayılarının 19’uncusunu Cemil Meriç’e ayırmıştı. Ocak 2010’da […]

“Babam Cemil Meriç”

Kitabın özünün özü olarak da görebileceğimiz bu hoş hatıra bizlere Cemil Meriç’in inanmışlığını, azmini, zekasını, eş ve baba olarak duruşunu, zarafetini, kitaba ve okumaya duyduğu sarsılmaz bağlılığını, estetik duyarlılığını, kelimelerden inşa ettiği anlam dünyasındaki titizliğini, hafızasını, iradesini ve sabrını gösterir. Bu huzur atmosferi, tefekküre adanmış bir ömrün, Avrupa’dan Asya’ya köprü kuran bir zihnin ve hakikati […]

Düşüncenin Gökkuşağında Bir Yolculuk: Cemil Meriç’i Anlama Çabası

Yazar, özellikle genç kuşakların Meriç’i ya ideolojik bir figür ya da romantize edilmiş bir “yalnız mütefekkir” olarak görme eğilimine karşı, onu metinleri üzerinden yeniden okumayı teklif eder. Bu yönüyle kitap, bir tanıtım çalışmasından çok bir “okuma rehberi” işlevi görür. Melike Nur COŞKUN                                                                                                            Mustafa Armağan’ın kaleme aldığı Cemil Meriç: Düşüncenin Gökkuşağı, yalnızca bir biyografi denemesi […]

Konuşan Bir Zihinle İlk Karşılaşma:

Cemil Meriç Konuşuyor Üzerine Okuru ikna etmeye çalışmaz, onu sarsmaya ve uyandırmaya çalışır. Belki de yeni neslin ondan rahatsız olmasının sebebi tam olarak budur: Cemil Meriç gerçeklik ile okurun karşısına çıkar ve düşün der. Her şeyi olduğu gibi kabul etme, düşün, araştır. Betül ZEYREK Günümüzde yeni nesil gençlerin ismini duymadığı, duyup tanımadığı, hatta tanımak istemediği; […]