İnsicam

Sayı 21

Üniversiteler, modern birçok kurum gibi fetiş haline gelmiştir: onlar sorgulanamazlar, eleştirilemezler, dokunulamazlar. Üniversiteler, bugün bir mabede dönüşmüş vaziyettedir. Buralar, modern bilimin tapınaklarıdır.

Alîm olanın adıyla.

Eğitim-öğretim, insanın kendisi kadar kadim bir meseledir. İnancımıza göre bilginin kaynağı, vahydir. İlk öğretmen de, ilk peygamberdir. İlk bilgi materyali de, ilâhî kitaptır. Eğitim-öğretim işi, temelde dinî bir olgudur. Son bir iki yüzyıldır ilim, bilim din dışı bir nitelik kazanmış gibi gözükse de bu, arızî bir durumdur; aslî hüviyetine, temel ve genetik özelliklerine bir gün mutlaka dönecektir.

Modern hayat, büyük ve güçlü kurumların egemen olduğu bir hayattır. Bu kurumların başında da üniversiteler gelmektedir. Devlet mekanizmasını ayakta tutan bütün kurumlar ve bu kurumlarda çalışanlar, üniversitelerin tezgâhından geçerek vücut bulmaktadır. Üniversiteler, modern birçok kurum gibi fetiş haline gelmiştir: onlar sorgulanamazlar, eleştirilemezler, dokunulamazlar. Üniversiteler, bugün bir mabede dönüşmüş vaziyettedir. Buralar, modern bilimin tapınaklarıdır.

Eğitim, bütün tür ve müesseseleriyle, bu topraklarda her zaman gündemin ilk sıralarında yer alan bir konudur. 6 Kasım 1981 tarihinde kurulan ve yüksek eğitimin ana omurgasını oluşturan YÖK (Yükseköğretim Kurumu), kurulduğu günden beri, tartışmaların merkezindedir. Kasım sayımızın dosya konusunu, Üniversiteler olarak belirledik. 41 yıl öncesinin şartlarında kurulan YÖK, bugün bu devasa yapıyı yönetememektedir. Konuya vâkıf olan, meseleyi bilenlerin katkılarıyla mevzuyu irdelemeye çalıştık. Bu konuda ne söylense, azdır.

İÇİNDEKİLER

She Has No Equal In Turkey

Alıntı: Sezai Karakoç Çev. Aişe Aslı Sancar Yusuf Yazar She Has No Equal In Turkey She awakes before the sunrise Her tongue swells, her heart bleeds She Works from dawn ‘till dusk, becoming enlightened How fortunate if you can understand her grief She pities the poor working women Her knees tremble at the thought of […]

Mutfağın Sesi, Sözün Büyüsü

Muhabbet diyorduk ya hani, işte bu kavram ister istemez insanı anılar sokağına alır götürür. Götürür de bir daha dönülemez öyle kolay kolay. Öznur GÖRÜR KISAR Eğitimci   ‘Muhabbet ömrü aşan bir duygu’ dedi, yorgun fakat huzur veren sesi ile söyleşide bulunan bir gönül insanı. Bir telefon uygulamasından geliyordu bu ses. Ölüm ile ayrılık duygusunun bizde […]

Birkaç El Arabası Kömür

Soğuk bir kış akşamı evimizin zili çaldı. Kapıyı açtığımızda karşımızda cami cemaatinden Samsunlu Hamit Abi vardı. El arabasıyla getirdiği kömürleri evin önüne boşaltmıştı. Bu bir başlangıçmış. Cemal BALIBEY Üniversiteyi kazanan öğrencilerin kayıt günleriydi. Bahçeköy’de kayıt işlemleri esnasında yeni öğrencilere yardımcı olurken aynı zamanda bu durumu, onlarla tanışmak için fırsat biliyordum. Tanışırken bazı ipuçlarına dikkat ederek […]

Yeryüzünde Harama Batmamış Bir Belde Var mı?

Geliriniz arttıkça talepleriniz de buna bağlı olarak aritmetik olarak artar. Ateşinize sürekli odun taşınır ve ateş yükseldikçe daha fazla odun gerekir. İşte yoksulluğun yoksunluğa (bağımlılığa) dönüştüğü yer, kırılma noktası, burasıdır. Bu noktada siz eşyaya değil, eşya size hâkim olmaya başlamış demektir. Derviş Çelebi Üstad Mustafa Kutlu’nun Yoksulluk İçimizde isimli hikâyesinin kadın kahramanı Süheyla, yaşadığı bir […]

İnci Mercan Gerdanlığı -19-

Cabir ibn Abdullah (R.A.) Yine geçmiş ümmetler ancak su ile temizleniyorlardı. Ama İslam, ümmetten su bulamayanlar ve su kullanması kendisine zarar veren acizler için toprağı da (abdest ve gusül ve taharet için) temizleyici kıldı. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü                                                                                                                                  Câbir İbn-i Abdullah İbn-i Amr İbn-i Haram İbn-i Sa’lebe İbn-i Haram […]

Kırk Kandil -19-

Abdurrahman b. Avf (R.A.) Abdurrahman b. Avf, Hicret’in 21. senesinde 72 yaşında vefat etti. Cenaze namazını bir rivayete göre Hz. Osman, diğer bir rivayete göre ise Zübeyr b. Avvâm kıldırdı Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Kureyş kabilesinin Zühre oğullarından olan Abdurrahman b. Avf b. Abd b. el-Harîs b. […]

Üniversite, QUO Vadis?

Genel kabule göre bildiğimiz anlamda ilk üniversiteler İslam medeniyetinin altın çağlarında ortaya çıkıyor. Kaynaklar 859’da kurulan Karaviyyîn (Fas) medresesini en eski üniversite olarak kabul ediyor. 970’de Kahire’de kurulan Ezher, diploma veya icazet, adı ne olursa olsun yeterlik belgesi veren ilk üniversite sayılıyor. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi Başlığın izaha muhtaç olduğunun farkındayım. Üniversite de işte böyle […]

Üniversitenin Unutulan Misyonu

Türk üniversitesi, “1933 Reformu”yla bütün terminolojisi ve yapısı ile birlikte olduğu gibi Batı’dan transfer edilmiştir. 1933’te “İstanbul Darülfünunu” ilga edildi, İstanbul Üniversitesi kuruldu. Durmuş GÜNAY Prof. Dr., Maltepe Üni. Öğretim Üyesi I.GİRİŞ Üniversitenin unutulan misyonu, “kültür”dür. Bu argüman, üniversite ‎tarihimizde iki olay ile açıklanmaya çalışılacaktır. Birincisi, üniversitenin ‎misyonları sayılırken kültür misyonunun bulunmamasıdır. İkincisi ise “33-‎Üniversite […]

Üniversiteler ve Acil Değişim İhtiyacı

Son yıllarda dünyada da ülkemizde de üniversitenin ciddi meydan okumalarla karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Yaşanan değişim ve gelişmeler ciddi bir yenilenme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Nihat ERDOĞMUŞ Prof. Dr., Yıldız Teknik Üni. İİBF, İşletme Bölümü Üniversiteler eğitim, araştırma ve topluma katkı işlevlerini yerine getiren kurumlardır.  Üniversiteler eğitim yoluyla mesleki, entelektüel ve sosyal bilgi ve beceri kazandırmakta, […]

Üniversitede Kalite: Sorunlar ve Öneriler

İster üçlü isterse en son yapıldığı üzere tekli olarak ifade edilsin, üniversitenin amacının bihakkın yerine getirilip getirmediği, yerine getirmiyorsa nedenleri ve çözüm yolları üzerinde ciddiyetle durulması gereken hususlardır. Mehmet Ali YURDUSEV Prof. Dr., Manisa Celal Bayar Üniversitesi Üniversitelerin genellikle üç temel amacının olduğu yaygın bir şekilde kabul edilmektedir; eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve topluma katkı. Her […]

Türkiye’de Yükseköğretim ve Uluslararası Öğrenciler

Türkiye mezunlarının bir kısmı, kendi ülkelerinde siyaset ve ekonomide önemli pozisyonlara gelmişlerdir. Bakan, milletvekili, belediye başkanı, iş adamı veya yüksek rütbeli subay olan mezunlarımız bulunmaktadır ve bunlar ülkemiz adına önemli kazanımlardır. Mehmet ÇEVİK İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Giriş Öğretim amacıyla kendi ülkesinden farklı bir ülkeye giden öğrencilere, yabancı öğrenci veya uluslararası […]

“Felsefesiz İlâhiyat” mümkün müdür?

Düşüncenin tarih boyunca nasıl bir yol izlediği tartışma konusudur. Felsefe, erostan logosa geçiştir tespitinden hareketle düşüncenin dinden mitolojiye, mitolojiden felsefeye, felsefeden de bilime doğru bir yol izlediği kabul edilmektedir. Hüseyin AYDOĞDU Doç. Dr., Erzurum Teknik Üni. Edebiyat Fak. Felsefe Bölümü Bu çalışmada ilâhiyatta felsefe eğitiminin ve öğretiminin yapısı ve niteliğinden ziyade felsefenin ilâhiyatta, ilimde ve […]

Üniversitenin Yeri

Üniversite özerk bir kurumdur. Kendi içinde belirli kriterlere göre karar alır. Hangi müfredatı takip edeceğini, hocalara hangi şartlarda kadro vereceğini, kendi kurduğu jüri ve komisyonlarla belirler. Ensar GÜL Maltepe Üni. Üniversite bize yabancı bir kurum. Otuz beş sene tartıştıktan ve geçici olarak açılıp kapandıktan sonra ilk üniversitemiz Darülfünun, 1900 yılında ancak kurulabildi. Darülfünun, Cumhuriyet döneminde […]

Kurumsallaşmanın İlme Çizdiği Sınırlar

Almancada bir tabir var. Üniversitelerde bu sözü sıkça duyuyorduk. Yalnızca bir alanda kendisini geliştiren ve o dalda uzmanlaşarak hayatın tümüne yalnızca bu zaviyeden bakanlara ‘Fachidiot’ yani bir dalın aptalı anlamında bir isim verilir. Mucahid YILDIZ Yaklaşık kırk yıl önce, yüksek tahsil görmek gayesiyle gurbet yoluna revan olmuştum. O zamanki adıyla İstanbul Üniversitesi Basın-Yayın Yüksekokulu’nda başladığım […]

Sezai Karakoç

Sezai Karakoç kalabalıkların, sahnelerin adamı değildir. Hâtıralar’da bahsettiği gibi, bir yakınının ifadesiyle “vitrin”i yoktur. O yazdıklarını yaşayan, onları hayatında ete kemiğe büründürmüş, sanki tarihin derinliklerinden bugüne düşmüş çağdaş bir erendir. Osman ARI “Evrim günlük sularla  Devrim irinle kanla  Bizse dirilişi gözlüyoruz  Bengisu bengisu kayna ve çağla”[1]∙ Tarihte toplumların kritik anlarında bir şahsiyet gelir, fikir ve […]

Sezai Karakoç’ta Şiir Sanatı’ndan Fikirler Meydanına Atılım Evresi Üzerine

Benim burada ileri sürmek istediğim “şey”, Sezai Karakoç’un temel özelliklerinden bir tanesi olmak bakımından görülmelidir. Cumhuriyet Türkiye’sinde kendisinden önce başlamış bir bilincin sürdürücüsü olmak sevgi ve bilinciyle sürekli çalışmış bir genç adam, daha aile ocağında başlamış bir sorumluluk duygusu taşımasıyla; henüz ilkokulda iken öğretmenlerinin gözünde yektâ bir öğrenci (ve “talebe”deki “talep eden” fıtri gelişiyle) bir […]

Mehmet Erdoğan: “Sezai Karakoç’un Mirası, Şahsiyeti ve Davasıdır”

Din, tarih, coğrafya, medeniyet, kültür, dil, siyaset, ekonomi, ontoloji, insan ve çevre faktörlerini birlikte ve harmanlayarak değerlendirir. Amacı ve neticeyi de asla atlamaz. Böylece bir konu hakkında veya olayla ilgili yorum yaptığında büyük bir zihnî dolaşım yaşayarak sebep ve sonuca yaklaşır. Söyleşi: Mustafa ÖZEL S: İsterseniz önce kısaca sizi tanıyalım? – 1961 yılında Rize’de doğdum. […]

Türkiye’de Araştırılması Gereken Başını Açmak mıdır Yoksa Örtmek mi?

Gittikçe çoğalan bu örneklere bakarak toplumun başörtüsüne yüklediği anlamın ters yüz olduğunu söylemek mümkün mü? Elbette ki hayır. Başörtüsü hâlâ dinî bir emir olarak görülüyor, başörtü takanların dinin emirlerini yerine getirmesi bekleniyor. Vejdi BİLGİN Prof. Dr., Uludağ Üni. İlahiyat Fak., Felsefe ve Din Bilimleri Böl., Din Sosyolojisi Sokağımızın hemen altında bir cadde, onun altında da […]

Tam ya da Tamam’ın İmkânı

Modern psikolojide kendini gerçekleştirme gayreti, bizim medeniyetimizde insanı kâmil olma gayreti ile karşılanabilir belki. Her iki gayrette de insanın, kendine yapması gereken yatırımlar ve harcaması gereken mesailer vardır. Mustafa ESER Yazar  “İnsan, cismaniyetinin fizikî âlemle ilgisine rağmen bu âlemin fiilî durumlarına bel bağlamadan daima büyük uğraşlar ve işler peşinde koşar, uzun soluklu projeler ve planlar […]

Kiralık İdeolojik Silahlar

Son olarak hatırlatmak isterim ki kadraja girmeyen yönleriyle kilisenin, sömürmenin, monarşinin, anarşinin ve zaten yüzyıllardır var olan iktisadi uçurumun derdiyle dertlenmiş Batı’nın “medeniyet” anlayışı ve kendilerine has eğitim sistemi, Türk milletinin birçok alanda tam anlamıyla başarılı olmasına imkân tanımayacaktır. Şehnaz FINDIK  “Ulu bir çınarın kovuğuna sığınmış bu aziz millet, kendi gölgesinden korkmayı kimden öğrendi?” Kabul […]

Ebü’l-Müfessirîn: Müfessirlerin Babası “İsmail Cerrahoğlu”

Eczaneye iki gazete gelmektedir; İstanbul’dan Cumhuriyet, Ankara’dan Ulus. Bir gün Ulus gazetesinde Ankara’da 21 Kasım 1949’da ilahiyat fakültesi açıldığını okur. Aile genç İsmail’in, ne olduğunu bilmedikleri ama adından dinî bir okul olduğu anlaşılan bu okulda okumasını ister. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. İslamî eğitimin Türkiye’de yıllarca kasten amden, bile isteye ademe mahkûm […]

Roma’da Yaz Okulu ve Mevlid

Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında elde edilen tecrübeler, medeniyetlerin “ben” ve “öteki” tasavvurlarının da ne olduğu hakkında bize en doğru ipuçlarını sunmaktadır. Mülayim Sadık Kul Bu sene yaz okulumuzu Roma’da düzenledik. Malum Pandemi döneminde bu tür faaliyetlerin tamamı askıya alınmıştı. Avrupa’da ilâhiyat eğitimi veren resmi bir kurum için Avrupa ülkelerinden birinde yaz okulunu organize etmek, […]

Yeni Bir Ebeveyn Güncellemeniz Var!

İletişim çağı, aynı zamanda özentiliği, kolay yoldan para kazanma isteğini ve kişilik bozuklukları gibi sorunlarını da beraberinde getiriyor. Bu sebeple bizim zamanımızda böyle değildi gibi söylemleri bir kenara bırakıp günümüz teknolojisini anlamaya çalışarak gençlerle aramızdaki köprüyü kurmalıyız. Bu köprüyü kurmak için gerekirse bizzat teknolojiden faydalanabiliriz. Ahmet Furkan ONAT Grafik Tasarımcı Ne olacak bu gençlerin hali? […]

Sinema Felsefesi: Sinema ve Fenomenoloji

Sanatın gücü, insanın söylemek istediği her ne varsa onu daha etkili ve güçlü bir şekilde söyleyebilmesidir denilebilir. Bu anlamda sanatın kendine has bir dili, düzeni ve söylem şekli vardır. Aşkın YILDIZ Sinemanın anlatı kabiliyeti ve olanakları ortaya çıktığı ilk günden beri sürekli gelişmiştir. Bu gelişmede, teknik bilgi ve becerinin ilerlemesi kadar hiç şüphesiz sanatçı ve […]

Bregenz’de Cami Merkezli Faaliyetler

Avusturya’nın diyaneti ATİB’in camisi ATİB Bregenz hakkında cemaatinden yönetimine kadar çeşitli insanlarla konuşarak çalışmalara dair detaylı bilgiler edinme fırsatı buldum. Zübeyir ŞEKERCİ Yeryüzünde ne olup bittiğini, muhtelif coğrafyaların toplumlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığını, cihanşümul değişimlerin/dönüşümlerin insana kazandırdıklarını ve kaybettirdiklerini anlayabilmek için seyahat etmek oldukça mühim bir fiil. Kur’an’ın inen ilk ayetinde ifade edilen “Oku!” […]

S/öz İle Yolculuğumuz

İnsan, kendini hem kaybeder hem bulur lakin dua ile taçlandırırsa yolun sonunda güzellikler ile buluşur. Söz ile değil söze ulaşmada sükût ile devam ediyoruz yolumuza. Betül Zeyrek Bazı kitapların ruha iyi gelen yanı vardır.  Okuduğunuz vakit kendi kendiniz ile dertleştiğinizi hissedersiniz. Okuduğunuz her bir cümle aslında kendinize bile anlatmaya cesaret edemediğiniz yaralarınızı hatırlatır size. O […]