İnsicam

Sayı 41

Yüzyıllardır sömürmedikleri ülke, yapmadıkları katliam, çıkarmadıkları savaş kalmadı. Dünya hiç bu kadar huzursuz, hiç bu kadar güvensiz, hiç bu kadar adaletsiz olmamıştı. Batının gittiği her yer, kan gölüne dönüyor, insanlar birbirine düşman oluyor, ülkeler yapay iç sorunlarıyla uğraşmaktan kendilerini bulmaya, kendilerini inşa etmeye, hayata anlam ve değer katmaya vakit bulamıyorlar.

Kâfî olanın adıyla.

Meteorolojik olarak sıcak günler yaşıyoruz. Toplumsal ve siyasal gündemin sıcaklığı ve harareti, meteorolojik olandan daha az değil. Son zamanlarda birçok fikir ve siyaset adamı, yaşadığımız günlerin yeni bir savaşın, bütün dünyayı derinden etkileyecek ve sarsacak bir büyük savaşın ayak sesleri olduğunu ileri sürüyor. Buna inanmak, bu iddiayı kabul etmek için yeterince veri var. Dünya, son yüzyılda yaşadığı iki büyük savaştan ders almamış gözüküyor.

Şu bir hakikat ki, her iki büyük savaşı da batılılar; adına modern, ileri ve demokrat denen ülkeler çıkardı. Ancak ceremesini bütün insanlık çekti. Arada yaşanan, daha doğru bir ifadeyle çıkardıkları bölgesel savaşları saymıyoruz. Avrupa’sıyla Amerika’sıyla, batısıyla doğusuyla yeryüzüne çöken çağdaş ileri uygar dünya, insanlığın yaşadığı her türlü felaketin, yoksulluğun, zulmün tek müsebbibidir.

Yüzyıllardır sömürmedikleri ülke, yapmadıkları katliam, çıkarmadıkları savaş kalmadı. Dünya hiç bu kadar huzursuz, hiç bu kadar güvensiz, hiç bu kadar adaletsiz olmamıştı. Batının gittiği her yer, kan gölüne dönüyor, insanlar birbirine düşman oluyor, ülkeler yapay iç sorunlarıyla uğraşmaktan kendilerini bulmaya, kendilerini inşa etmeye, hayata anlam ve değer katmaya vakit bulamıyorlar.

Bunların tek bir sebebi var bizce: Maneviyat ve ahiret yoksunluğu; dinin bireysel ve toplumsal hayatın sınırlarının dışına itilmesi, dinin etkisizleştirilmesi. Temmuz sayımızın dosya konusunu, biraz da bu sebeplerden dolayı, tasavvuf olarak belirledik. İslam dininin önde gelen yorum ve uygulamalarından biri olan tasavvuf, müslüman toplumların hayatının mühim bir parçası. Bu durum, geçmişte de böyleydi, bugün de böyle. Tasavvufun insanın bâtınî, derûnî veçhesiyle ilintili ve alakalı olması, muhtelif tartışmalara, çeşitli tenkitlere yol açtığı da bilinen bir hakikat. Bir terbiye ve maneviyat müessesi olarak tasavvuf ve onun kurumsal hali olan tarikatlar İslam fikir, ilim ve kültür hayatının olmazsa olmazlarından.

İÇİNDEKİLER

İstihdam Hakkı ve Hakkın İstihdamı

İnsan daimi bir karar halindedir, evet; ama bu halin meşru ve muteber olduğunu iddia edemez. İnsanın alması gereken kararların belki de en kıymetlisi müdahale kabiliyetini dizginleyebilmesidir. Müdahil olmayı bir hak olarak görmekten vazgeçmektir. Herhangi bir kabiliyetin varlığı o kabiliyetin icrasının meşruiyetine delil teşkil etmez. Yapabiliyorsun, evet ama bu yapabileceğin anlamına gelmez. Mustafa ESER “Dışından bakanlar […]

Bakış Açısı

Görmek ve anlamak için nereye baktığımız kadar nereden baktığımız da mühimdir. Bakış açısı ile manzara tamamen değişebilir. Peki doğru açı diye bir şey mümkün müdür? Zeynep YÜCEL Görmek; bakmaktan daha kallavi bir fiildir. Çünkü bakmak, anlamını görmekten alır. Eğer göremiyorsan bakmanın bir anlamı da kalmaz. Zamansal bir sıralama yapacaksak, tabi ki önce bakılır, sonra görülür. […]

Yavuz Sultan Selim Han’dan Mektup Var

Benim için unutulmaz ve muhteşem bir gündü Kudüs’e girdiğim gün. Peygamber Efendimizin isra ve miracı yaşadığı bu kutsal şehir, Hazreti Ömer’in, Salahaddin Eyyûbî’nin emanetiydi. İşte ben o şehirdeydim şimdi. Davud, Süleyman, Musa, Harun, Zekeriya, Yahya ve İsa peygamberlerimizin maneviyatının kuşattığı Kudüs, bundan sonra Kuds-ü Şerif olarak anılacaktı. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. […]

Bedir’in Gözlerinin Anlattığıdır

Bedir, insanın yaşarken gözlerini ve kalbini bağışlaması nasıl bir şey söylesene kardeşim Rabbine? Öznur GÖRÜR KISAR Bir çift yeşil gözün koskoca dünyaya hiç konuşmadan çok büyük acıları anlattığı bir dünya burası.  Gazzeli Bedir Dahlan …  İsrail esareti altında tutulduğu bir ay boyunca genç bir insanın bu kadar kısa sürede hayat ışığının nasıl son bulduğunun kanıtı. […]

İnci Mercan Gerdanlığı -36-

ÜMMÜ HARAM BİNT-İ MİLHAN (Radıyallahü Anha) Ümmü Harâm bint Milhan, Hz. Peygamber’in bi’setinden önce Medine’de doğmuştur, Hazrec kabilesinin Neccâroğulları kolundandır. Rasulullah’ın dedesi Abdülmuttalib’in annesi Selmâ, Neccâroğulları’ndan olduğu için Ümmü Harâm ve Ümmü Süleym ile Resûl-i Ekrem arasında süt veya soy bakımından teyze-yeğen ilişkisi vardı. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü    36. HADİS حديث أُمُّ […]

Terbiye ve Ahlak Ocağı Olarak Tasavvuf

Yöntem ve meşreb farkından dolayı pek çok tarikat mevcuttur. Diyanet İslam Ansiklopedisi’nde bunlardan 340 tanesinin ismi zikredilmiş ve zikredilmeyen daha pek çok tarikatın varlığından söz edilmiştir. Maarif ve meşhur olanlar ve özellikle Türk âleminde yaygın olanların 12 olduğu ifade edilir. Bunlar Kadiriyye, Yeseviyye, Rifaiyye, Kübreviyye, Medyeniyye, Desûkiyye, Bedeviyye, Şazeliyye, Ekberiyye, Mevleviyye, Nakşibendiyye, Halvetiyye. Ali Rıza […]

Tasavvuf: Vuslat Yolculuğu

Tasavvufun gayesi nedir? Bu soruyu tasavvufun tariflerinden hareketle şu şekilde cevaplamak mümkündür: Allah’ın adını sevgi, ihlas ve acziyet ile daima dilde ve gönülde hazır edip yakin gelinceye, yani ölüm gelinceye kadar havf ve reca (korku ve ümit) halinde ve ihsan (Allah’ın daima bizi gördüğü) bilinciyle kulluk yapmaktır. Mustafa ÖZSARAY Dr.,, FSMVÜ İslami İlimler Fakültesi İslami […]

İmam Gazâlî’nin Tasavvuf Anlayışı

Tasavvufta silsilenin ve bir önceki gönül halkasına dâhil olmanın ne kadar kıymetli olduğunu ehli bilir. Birileri hüdâ-i nâbit gibi ortaya çıkıp şeyhlik ve mürebbilik iddiasında bulunamazlar! Bulunsalar da ehli katında itibar edilmezler. Her ciddi meselenin bir kuralı olduğu gibi ilim ve irfan mektepleri de kendilerini böyle bir ilim ağının dinamizmi ve bütünlüğü içinde konumlandırmışlardır. Mülayim […]

Tasavvuf Yaşadığımız Çağa Ne Vaad Ediyor veya Plazada Tasavvufun Tatbiki Mümkün mü?

Mesela kapitalist sistemde ticaret yapmaya çalışan, işçi çalıştıran namazında niyazında Müslüman bir iş verenin, işçisinin hakkını, büyük ölçüde işçiyi sömürmek üzere çerçevesi tayin edilen kanunlara göre değil de hesap günü Allah’ın bundan sual edeceği hakikatini göz önüne alarak vermesini kim, hangi surette sağlayacak? Abdurrahman Mıhçıoğlu Araş. Gör. Dr. FSMVÜ İslami İlimler Fak. Tasavvufun geçmişte kaldığı, […]

Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz ile Tasavvuf Üzerine

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz ile tasavvuf konusunda merak edilenleri konuştuk. İstifadenize. İNSİCAM Kıymetli hocam isterseniz evvela tasavvufun doğuşuna yol açan sebeplerden bahsedelim. Müslümanlar neler yaşadılar ki bugün adına tasavvuf, tarikat denilen müessese ve uygulamalar doğmuştur? Tasavvufun adı, muhtevası, İslamîliği meselesi baştan beri tartışılan meseleler arasında yer […]

Kültürümüzde Tasavvufun Yeri

Cemiyetimizde din, bireysel ve toplumsal bakımdan en etkili dinamiklerden birisidir. Din, kültürümüzün temel ve belirleyici esaslarının başında gelir. Modern çağlarda dîne ihtiyaç olmayacağı düşüncesi modası geçmiş bir yanılgıdır. İslâmiyet bin yıldan beri kültür ve düşünce hayatımız bakımından genlerimize kök salmış durumdadır. Mehmet DEMİRCİ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Kültürün başlıca […]

Ağla Ki Yüzyıllık Yalnızlığın Şifa Bulsun

Gözyaşı; topraktan karılmış nefsin kuruyan dudaklarına sunulan can suyu, bitmez dediğin çöl ikliminde hiç ummadığın bir anda önüne çıkan vaha, gönlün rahmeti, gözün aydınlığı. Nihal PAKIRDAŞI Gözyaşı; topraktan karılmış nefsin kuruyan dudaklarına sunulan can suyu, bitmez dediğin çöl ikliminde hiç ummadığın bir anda önüne çıkan vaha, gönlün rahmeti, gözün aydınlığı. Rabbin kirlere boyadığımız insani bakışlarımızı […]

Mezar Taşından Öğrendim!

Yoldan geçerken girdiğim bu mezarlıkta derin bir sessizlik, mutlak sükûnet vardı. Ağaçların dallarında kuşlar, kendi besteledikleri şarkılarıyla zaman zaman bu sessizliği delmeye çalışıyordu. Cemal BALIBEY Mayısın tam ortasıydı, Topkapı’dan kitap almış Fatih’e dönüyordum. Her zaman gittiğim yoldan gitmek varken yol biraz uzasa da değişiklik olsun dedim, yol üstündeki Çamlık Mezarlığı’na girdim. Zira mezarlar arasında gezinerek […]

Eski Bayramları Buldum

Çocuklar o kadar çok ve her yerdelerdi ki, yiyecek kuyruklarında o çocuklar bekleşirken seyyar oyuncakçıların etrafı da çoktan başka çocuklarla çevrilmişti. Çarşının her yerindeki dönme dolap ve  döner salıncak tezgahları da çocuklarla doluydu. Harun ÖZÇELİK Nerede o eski bayramlar… Çocukluğumuzdan, gençliğimizden tadı damağımızda kalan lezzetin, sevginin, muhabbetin hissedildiği bayramlar. Kırklı yaşların üzerindeki her insanın özlemle […]

Kapitalist-Küresel Sistemin Vazgeçilmezi Futbol

Günümüzde futbol, beden eğitimi bakımından ne kadar tavsiye edilebilir bilmem ama, dünyanın en ücra köşesine kadar yayılmış durumda. Almanya’da geçen yıl verilerine göre 24 binden fazla futbol kulübü (derneği) bulunuyor ve bunların üye sayısı 7 milyon 400 bin. Yani en çok icra edilen spor futbol. Bu spor türünün vücut sağlığı bakımından faydalı olduğu söylenebilir. Doktorlarımız […]

“İran’ın Suriye’deki Propaganda Ordusu: Meddahlar” Üzerine Bir Değerlendirme

Kısacası diyebiliriz ki İslam’ın ilk dönemlerinden günümüze kadar ulaşmış meddahlık geleneği Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesi üzerine Şii kimliği ve kültürünün en önemli hususiyetlerinden birisi olarak kabul edilmiş. Meddahlar, Ehl-i Beyt’e şiir ve ezgiler ile övgülerde bulunarak İran-Irak Savaşı ve Suriye savaşında savaşçıları cepheye seferber etmek ve onları manevi açıdan destekleyerek propaganda aracı olarak kilit […]

Katalan Diyarında: Nou Camp’tan La Sagrada Familia’ya

Bir şehri tam manasıyla tanımada kenar mahalleri de deneyimlemek önemlidir.  Dar sokaklardan geçerken irili ufaklı lokantalar, barlar ve dükkânlar bizi karşılıyordu. Yemek yiyeceğimiz yere geldiğimizde mekânın çevresini pek beğenmemiş ve gelirken gördüğümüz Hint restoranına girdik. Zübeyir ŞEKERCİ Uzun saatler süren yorucu bir otobüs yolculuğunun sonunda Barselona’ya varmıştık. Yüksek sesle konuşan İspanyollar, horlayanlar, rahatına düşkün insanlar […]