İnsicam

Sayı 59

7 Ekim 2023 Cumartesi günü başlayan Aksâ Tufanı’yla birlikte, Kassâm Tugayları’nın askeri sözcüsü olarak yaptığı açıklamalarla Müslüman olan olmayan herkesin gönlünde taht kuran komutanın asıl adının, Huzeyfe Kahlût (doğumu: 11 Şubat 1985) olduğunu öğrendik. Künyesinin, Ebû İbrahim olduğu ortaya çıktı. Yahya Sinvâr da Ebû İbrahim künyesini taşıyordu. Allah’ın dini bugünlere şehîdlerle geldi, yarınlara şehîdlerle ulaşacak.

Gafûr, Gaffâr ve Gâfir olanın adıyla.

O’ndan bağışlanma niyaz ediyor, O’na sığınıyor, O’na güveniyor, O’ndan yardım diliyoruz. Çünkü O’ndan başka bağışlanma niyaz edilecek, O’ndan başka sığınılacak, O’ndan başka güvenilecek, O’ndan başka yardım dilenecek biri yok. Güvensizlik, günümüzün en başat vasfı. Fertler arasında, toplumlar arasında, devletler arasında kimse birbirine güvenmiyor. Çıkarlar ve menfaatler ahlak, hukuk, din hiçbir şey tanımıyor. 2 yılı aşkın bir süredir Gazze’de yaşananlar ahlaka, hukuka ve dine dayanmayan gücün nasıl bir vahşete dönüşebileceğini gözler önüne serdi. Ahlakı, hukuku ve dini hayatlarının merkezine koyanlar, güçlü olmanın ne kadar elzem olduğunu bir kere daha anladılar.

Batılı devletler; Avrupası, Amerikası ve etki alanlarıyla birlikte zalimliklerini, Gazze’de yaşananlara maddeten ve manen destek çıkarak bir kez daha gösterdi. Dünya, Birinci ve İkinci Cihan Savaşları’nda onların ne kadar ahlak ve hukuk yoksunu olduklarına şahitlik etmişti. Onlar insanlığın bunu daha iyi anlaması için terör devletinin yanında net bir şekilde durarak yeniden gösterdiler.

İnsanlık için bir okul olan Gazze ülkeyi sevmenin, vatanı için fedakârlık yapmanın, kendini var eden kıymetler uğruna ölmenin kitabını yazdı. Gazzeliler bunu bütün terk edilmişliklere, bütün mahrumiyetlere, bütün zorluklara rağmen yaptılar, yapıyorlar. Verdikleri şehîdler, onları asla yollarından alıkoymadı. Bir lider şehîd edildiğinde, “Acaba bir sendeleme, bir tökezleme olur mu?” diye düşünenleri yanılttılar. 2025’in son günlerinde, Ağustos’tan beri şehîd olduğu haberleri dolaşan Ebû Ubeyde’nin şehadet mertebesine ulaştığı ilan edildi. 7 Ekim 2023 Cumartesi günü başlayan Aksâ Tufanı’yla birlikte, Kassâm Tugayları’nın askeri sözcüsü olarak yaptığı açıklamalarla Müslüman olan olmayan herkesin gönlünde taht kuran komutanın asıl adının, Huzeyfe Kahlût (doğumu: 11 Şubat 1985) olduğunu öğrendik. Künyesinin, Ebû İbrahim olduğu ortaya çıktı. Yahya Sinvâr da Ebû İbrahim künyesini taşıyordu. Allah’ın dini bugünlere şehîdlerle geldi, yarınlara şehîdlerle ulaşacak.

İÇİNDEKİLER

Çünkü’nün Terbiyesi

Merak şehveti bizi kuşattığında akıldan ziyade duygular devrededir. Duygularını ıslah etmemiş bir bünyeden sadır olan ilk soru tahrip edebilir, meseleyi bir enkaza dönüştürebilir. Dolayısıyla duyguları ıslah etmekten başka yol yok erdemli oluşta. Bu ıslahın ilk adımı da duyguların kabulüdür elbette. Bu duyguların varlığının ve ıslaha ihtiyacının nedenliği, nasıllığı sorgulanmalıdır. Dışarıya da sorulabilir ama asıl sorulması […]

İyilik Yap, İz Bırak

İmar et. Bir gönlü, yeryüzünü, canlı, cansız dokunduğun her şeyi mâmur edenlerden ol. İyiliğin, emr-i bi’l ma’ruf nehy-i anil münkerin temsilcilerinden ol. Öznur GÖRÜR KISAR Bir selam ver. Aydınlık bir selam olsun. Emniyet hissi versin, sevgi ve merhamet dolu olsun. Bir derde derman ol. Uzattığın el muhatabını kuşatsın, ısıtsın, mevsiminde yeşertsin. Can bulsun. Bir ses […]

Bilgi Kirliliği, Kıbrıs’ta Psikolojik Algı ve Kara Propaganda

Yapılan anlaşmaya göre Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından basılan bütün değerli kâğıtların üzerinde (resmi pul, damga pulu, posta pulu, para, vb) Türkçe, Rumca ve İngilizce olarak Kıbrıs ifadesi yazılı olacaktır; ancak bütün bunlar sadece kâğıt üzerinde kalır ve devlet idaresi sadece Rumlara hizmet eden bir kurum haline dönüşür. Posta İdaresi tarafından tedavüle çıkartılan her yeni pul serisinde […]

Doğu Akdeniz’de Yeni Egemenlik Girişimi

Bu bölge, coğrafi konumu itibarıyla Doğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu arasındaki geçiş noktası konumundadır. Aynı zamanda enerji kaynaklarının zenginliği açısından da önemlidir; petrol ve doğal gaz rezervleri yataklarının keşfi ve potansiyeli bölgenin stratejik değerini artırmıştır. Bölgedeki enerji kaynakları, sadece bölgesel değil, küresel enerji arz güvenliği açısından da büyük bir öneme sahiptir. Ata ATUN […]

Kıbrıs’ın Gözden Kaçan Stratejik Rolü: Siyonizm ve İsrail’in Ada’daki Yüz Yıllık Planları

Kıbrıs’ın Filistin’e olan coğrafi yakınlığı, tarih boyunca büyük güçlerin dikkatini çekmiştir. Ada, Ortadoğu’ya yönelik askeri ve siyasi operasyonlar için doğal bir üs konumundadır. Roma İmparatorluğu’nun Yahudi devletini yıkarken, Haçlıların “Kutsal Topraklar”a seferler düzenlerken ve 19. yüzyılda İngilizlerin Filistin’e girerken Kıbrıs’ı bir üs olarak kullanması, tarihin tekerrür eden bir gerçeğidir. Haci ÇETİNKAYA Dr. 1. Giriş: Kıbrıs […]

Kuzey Kıbrıs’ta Din Eğitimi: Hafıza, Kimlik ve Gelecek Arasında Bir Yolculuk

Kuzey Kıbrıs’ta din eğitimi üzerine düşünürken, anavatan Türkiye ile paylaşılan bu ortak hafızayı yok saymak yerine, onu yerel ihtiyaçlar ve toplumsal tecrübelerle birlikte yeniden ele almak gerekir. Çünkü bu bağ, din eğitimine hazır kalıplar sunmaktan çok, ona yön duygusu ve anlam derinliği kazandıran bir arka plan işlevi görür. Ahmet KOÇ Prof. Dr., İstanbul Üni. İlahiyat […]

Eğitimle Yeşeren Umutlar, Yokluktan Varlığa Bir Eğitim Hikâyesi: Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Kıbrıs, zorun kolay; kolayın zor olduğu bir coğrafyadır. Her hafta onlarca hocanın farklı şehirlerden uçarak geldiği bu adada, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilerle benzersiz bir tecrübe yaşanıyordu. Lefkoşa’nın dingin havası ve kendine yeten kampüs hayatı, hocalar için yalnızca ders verdikleri değil; zihnen de dinlenerek asıl görev yerlerine döndükleri bir durak oluyordu. Onca yol ve […]

Kıbrıs Türk Tiyatrosu Üzerine

Dönemin mutasarrıfı Veyis Paşa da tam bir Namık Kemal hayranıdır. Onun şiirlerini okumuş ve hatta ezberlemiştir. Bu nedenle mutasarrıf, Namık Kemal’i zorlamayarak ona birçok haklar tanımıştır: Mağusa içinde gezebiliyor, tavla ve kebap partileri verebiliyor, Lefkoşa’ya gidebiliyor, çeşitli kültür ve sanat toplantılarına katılabiliyor, birçok yazar ve şairle sohbet edebiliyor ve konferanslar verebiliyordu. Böylece Kıbrıs Türk aydınlarına […]

Kıbrıs ve Anadolu İlahilerinin Sosyo-Kültürel Bağlamda Biçim ve İçerik Açısından Karşılaştırılması

Anadolu’da ilahi denince akla ilk gelen isim Yunus Emre’dir. Yunus Emre, duygu ve düşünce dünyasıyla biz Müslüman Türklere yüzyıllar öncesinden bir ses, bir nefes olmuştur. Mustafa Tatcı’nın ifadesiyle Yunus Emre, İslâm tasavvufundaki “varlığın birliği” ile ilgili düşünceyi derinden kavrayıp yaşamış olan büyük bir gönüldür. Bu Rabbani ilhamla bütün insanlığı Allah aşkına, kardeşliğe, merhamet ve şefkate […]

Kıbrıs’ta Tiyatro Kültürünün Gelişimi

Namık Kemal’in 1873’te Kıbrıs’a gelişiyle birlikte, Ada’da düşünce tarihi, edebiyat, modern şiir ve modern tiyatro alanlarında yepyeni bir sayfa açılmıştır. Bu nedenle, Namık Kemal’i Kıbrıs kültür tarihi için bir yol açısı olarak görebiliriz. Çünkü Namık Kemal, Kıbrıs’ta kaldığı otuz sekiz ay boyunca, hem edebiyat, şiir, tarih ve tiyatro türlerindeki eserlerini yazmış; hem de rol model […]

Doğu Akdeniz’in Vakıf Kapısı: Kıbrıs, Kudüs ve İslam Coğrafyasının Sessiz Eşiği

Osmanlı hukuk düzeni içinde vakıf, mülkiyetin en yüksek biçimidir. Bir toprak vakfedildiğinde artık beşerî mülkiyetin değil, ilahî tahsisin konusu olur. İbn Âbidîn’in Reddü’l-Muhtar’ında açıkça belirttiği gibi vakıf “Allah’ın mülkü”dür ve ne sultan ne de toplum onu kendi tasarrufuyla devredebilir. Kıbrıs’ın fethinden sonra Ebussuud Efendi’nin fetvaları doğrultusunda adanın geniş kesimleri vakıflaştırılmış olduğunu, camilerden tarım arazilerine kadar […]

Osmanlı’nın Parmağındaki İnci Yüzük: Kıbrıs

Nasıl ki Medine’ye hicretinde Hz. Peygamberi (s.a.v) evinde misafir eden Eyüp el-Ensârî Hazretleri İstanbul’un manevi önderi ise; yine Hz. Peygamber (s.a.v) süt teyzesi Ümmü Haram’ın evinde istirahatte iken gördüğü müjdeli bir rüya neticesinde Akdeniz’e yapılacak fethe katılması için dua etmiş; Ümmü Haram’da (r.a) Kıbrıs’ın manevi öncülerinden biri olmuştur. Nihal PAKIRDAŞI Anadolu Yarımadası’na yakın bir konumda […]

Kıbrıs’ın Camilerinde Neler Yapılabilir?

Bu tarz önerileri artırmak, tartışmak ve çeşitlendirmek mümkündür. Esas olan ise turizme yenik düşmüş, mahzun bırakılmış Kıbrıs’ımız ve camilerimiz için bir şeyler yapmak gerekliliğidir. Bazı camilerde gördüğümüz cemaat kalabalıklığı, yurt dışından gelen öğrencilerin varlığı Kıbrıs’ta camilerin böyle bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Umarım bu yazı ve seyahatimiz vesilesiyle bir şeylerin değişebilmesine bir katkı sunabilmiş oluruz. […]

Zaman ve Mekânın Ötesinde Şeyh Nazım Kıbrısi

Şeyh Nazım 1940’ta liseyi Kıbrıs’ta bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi’ne gelerek Kimya Mühendisliği okuyor. Bir yandan da Sultanahmet Camii’nde Cemalettin el Alasuni’den Arapça ve Fıkıh dersleri alıyor. Bu arada Nakşibendi Şeyhi Süleyman Erzurumi’den el alıp derslerine katılıyor. Fakat Hacı Bektaş-ı Veli’nin Yunus Emre’yi Taptuk Emre’ye göndermesi gibi Şeyh Erzurumi ona “senin manevi eğitimin bende değil, ben […]

Ada deyip geçme!

Kıbrıs, bugün olduğu gibi Asrı Saadet döneminde de İstanbul’un fethi için çok önemli bir yerde bulunuyordu. Hz. Peygamberimiz bu adanın İstanbul’un fethi için yola çıkan İslam Ordusu tarafından fethedileceğini müjdeledi. Ümmü Haram dahi bu sefere katılabilmek için Hz. Peygamberimizden dua etmesini istedi. Neticede kocası Ubade bin Samit ile bu sefere katılan Ümmü Haram, Larnaka yakınlarında […]

Bre Siz Hepiniz Deli!

O anlarda Eleni “bizden” birine dönüşür gibi hissederiz. Oysa bu yakınlık sahicilikten değil, temsilin kurduğu bir yanılsamadan ibarettir. Şiddet burada bir sapma ya da çelişki olarak değil, meşruiyet kazanan bir adalet biçimi olarak estetize edilir. Çünkü şiddetin meşruiyeti Batı’nın ahlak terazisine bağlıdır. Elif ÇEVİK  “Bre siz hepiniz deli!” Türkiye son aylarda bu cümleyi, Rum bir […]

“Hepimiz Ebû Ubeyde’yiz!”

Adının Huzeyfe Kehlût (doğumu: 11 Şubat 1985), künyesinin ise Ebû İbrahim olduğunu öğrendiğimiz Ebû Ubeyde kimdi? Ebû Ubeyde, şehadetinden sonra anlaşıldığı kadarıyla Kassâm Tugayları tarafından oluşturulan anonim bir kimlikti. Bunu, onun ve diğer mücahidlerin şehadet haberini veren yeni askeri sözcünün adının da Ebû Ubeyde olmasından anlıyoruz. Muhtemel ki o da şehadet mertebesine ulaştığında, yeni gelen […]

Sosyolojileri Değiştiren Tarihî Örnekler ve Bu Bağlamda Gazze’nin Geleceğe Açtığı Pencere -II-

Müslümanların egemen oldukları topraklarda belli bir güvenlik ve rahatlık içinde olsalar da Avrupa’da lanetli muamelesi görmüş ve dışlanmışlardır. Çok yakın dönemlere kadar yüzlerce yıl Avrupa ülkelerinde ‘parya’, ‘yabancı’ ve ‘tehlikeli unsur’ gibi hor görücü ve dışlayıcı sıfatlarla anılmaları ve yer yer daha sert nefret söylemlerine konu edilmeleri nadir görülen bir şey değildi. Müslümanların yansıra 15. […]

Ahidlerini Değiştirmeyenler: Gazze’den Ümmete Hitap

Son olarak, ey Gazze’deki büyük halkımız, ey Gazze’nin sarsılmaz dağları! Biz sizin evlatlarınızız ve bununla iftihar ediyoruz. Alınlarınızdan öpüyoruz ve  size vefakar kalacağımıza söz veriyoruz. İşgalin yıktığını birlikte yeniden inşa edecek, yaraları beraber saracağız. Allah’a güvenin, fedakârlıklarınız asla boşa gitmeyecektir. Allah sizi seçti ve sizi ilahi lütufların ehli kıldı. Allah katında olan daha hayırlı ve […]

Ali Emre ile “Mağribli Güvercin Fâtıma Fihrî” Adlı Romanı Üzerine Bir Röportaj

“Faydalı olmayı ve takvayı somutlaştıran kurucu kadın gerçekliği şüphesiz. Onca dezavantaja rağmen bir kadının akıllara durgunluk veren çabası ve yükselişi. Batı’nın, kadının insan olup olmadığını tartıştığı, bazı Yunan filozoflarının dahi kadını insan ile hayvan arasında bir yere koyduğu dönemde, çok ileri ve ilham verici bir portre var karşımızda. Büyük acılar ve kayıplar yaşamasına, çeşitli badireler […]

Filistin Topraklarının İşgali: Dreyfus Davası ve Theodor Herzl

Bu hikâyenin trajikomik tarafı, Herzl Yahuda’ya sadece yarım saatini ayırır ve görüşmenin ardından tarihe geçen şu sözleri söyler: “Ben-Yahuda isimli heyecanlı bir genç, bugün benimle görüşmeye geldi. İbranicenin konuşma dili olabileceğini düşünecek kadar çılgın.” Ayrıca hikâyenin can alıcı kısmı ise tüm bu olumsuzluklara rağmen Yahuda, sonraki zamanlarda Herzl’ı her daim desteklemeyi sürdürmüş, onun “deli saçması” […]

Ahmet Dağ’ın Kariyer ve Başarı Çağında Genç Olmak Kitabı Üzerine

Ahmet Dağ, bu çerçevede kitabın önsözünde diyor ki: “deist, agnostik, ateist, farklı cinsel tercihlere eğilim gibi manipülasyonlara ve kodları belirlenmiş ‘Z, alfa’ gibi kategorileştirmeye maruz kalan gençleri sorun olarak görmekten daha çok anlamamız, onların hakiki bir mevzu olduğunu idrak etmemiz gerekir.” Bu çerçevede, kitabı yazma amacının da gençliği ve gençleri kendi temellerimize ve dinamiklerimize bağlı […]

Tarihin Seyri Yahut Modern Bir Dikotomi

Taşköprü’ye doğru inerken heykel seremonisi de başlamıştı. Süs havuzundan köprünün her iki yakasına değin her yerde onlarca heykel. Osmanlı çekildikten bu yana Müslüman Türk varlığını adım adım ortadan kaldırmanın bir göstergesi. Zübeyir ŞEKERCİ Terminalde okul servisinden bozma bir dolmuşa binmiştik. İstanbul’dan alışık olduğumuz dolmuş mantığı burada da işliyordu. Hatta ayakta bile birkaç kişi vardı. Tıklım […]