Trakya’nın Batısı

Bazı istatistik hesaplarına göre, şayet bu mübadele yapılmamış olsaydı, bugün Yunanistan’da Müslüman Türk nüfusu ülkenin yüzde 40’ını bulacaktı. Anadolu’da kalan Rumların buradaki oranı ise yüzde onu bile bulmayacaktı. Bu durumda Yunanistan’daki bugünkü idari ağırlığın çok önemli bir kısmı Müslüman Türklerin elinde olacaktı. Lozan’daki batılı emperyalistler bu hesabı çok iyi yapmış olmalılar ki, anlaşmanın şartlarından biriyle bu mübadele yapıldı.

Mucahid YILDIZ

Bosna’da Müslümanları katletmeye başlayan Sırplar, kardeşlerimize daha fazla kurşun sıkamasınlar diye biz de sıla yolumuzun bunların ülkesinden geçmesini istememiştik. Güzergâhımızı İsviçre, İtalya üzerinden gemiyle Yunanistan’a geçmek üzere değiştirdik. Yunanistan’da gemiden arabalarımızla indikten sonra o yıllarda dağlardan kıvrıla kıvrıla gittiğimiz bol virajlı dar yollardan geçiyorduk. 2000 sonrasında Yunanistan otoyolları çoğaltarak bu güzergâhı çok rahat bir hale getirdi. Şimdi Igoumenitsa limanından İstanbul’a 8-9 saat gibi kısa bir zamanda varılabiliyor.

Son yıllarda araba vapurları ücretlerini aşırı artırdıkları için çok tercih edilmiyor. O yıllarda Yunanistan’dan geçtiğimiz o yolculuklarda yolun zorluğunun dışında, insanlarla hiç bir problemimiz olmamıştı. Yüzyıllarca Osmanlı idaresinde yaşamış insanların torunları, gayet kibar ve nazik insanlar. Osmanlı sonrasında bu topraklarda Müslümanlara reva görülen mezalimi duyunca, kimlere bu zulüm, kimler tarafından yaptırıldı sorusu kafamıza takılıyor elbette.

Selanik’te Osmanlı askeri, buradaki Müslümanlara dokunulmaması şartıyla silah bırakıp şehri terk etti. Ancak Yunan tarafı bu sözünü tutmadı ve büyük bir katliam yaptı. O zamanki Selanik nüfusunun çoğunluğu Yahudilerden müteşekkil idi.

Yunanistan yolculuğumuz sırasında yol kenarlarında kalem gibi minareleriyle camileri olan Müslüman köylerini görürsünüz. Maalesef yolculuğumuzda vaktimizin çok sınırlı olmasından dolayı bu köylere uğrayıp kardeşlerimizle görüşme imkânımız olmadı. Buna mukabil, Almanya’da hatırladığım kadarıyla Gümülcineli bir ailenin düğününe davet edildim ve evlenen genç çiftin nikâhlarını kıymıştım. Gelin çıkarma esnasında dua edeyim diye beni de davet ettiler. Bizim memleketlerimizde nasıl oluyorsa bu kardeşlerimiz de davul zurna eşliğinde gelin alma merasimi yaptılar. Gelin çıkarılırken hep birlikte duamızı yaptık.

Batı Trakya denilince elbette ilk aklımıza gelen tarihi hadise “mübadele”dir. Bir arkadaşım bu değişimin olmasını çok müspet bulduğunu söyledi. Doğrusu bu beni şaşırttı. Zira yapılan bu mübadelede yaklaşık 1,5 milyon Rum Anadolu’dan Yunanistan’a sürülürken, yarım milyondan fazla Yunanistan’da, özellikle Selanik’te yaşayan ‘Türk’ler Anadolu’ya getirildi. Türkiye açısında doğrusu hiçbir faydası olmayan bu değişim Lozan Anlaşmasının şartlarından biriydi. Bu değişimin iktisadi sonuçları yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetine büyük bir zarar verdi. Zira 1,5 milyon Rumların birçoğu iktisadi hayatta büyük katkısı olan işler yapıyorlardı.

Selanik’ten gelen “Türkler” arasında kimler geldi? Bu sorunun cevabının açık bir şekilde verilebilmesi için arşivlerin açılması, hakikatlerin ortaya çıkarılıp kamuoyuna bildirilmesi gerekir. Bugün sosyal medyada gezen bilgilere baktığımızda binlerce yüzbinlerce Sabateist Yahudilerin ve Ermenilerin, Müslüman isimleri alarak memleketimizin en güzel köşelerine yerleştirildikleri bildirilmektedir.

Bazı istatistik hesaplarına göre, şayet bu mübadele yapılmamış olsaydı, bugün Yunanistan’da Müslüman Türk nüfusu ülkenin yüzde 40’ını bulacaktı. Anadolu’da kalan Rumların buradaki oranı ise yüzde onu bile bulmayacaktı. Bu durumda Yunanistan’daki bugünkü idari ağırlığın çok önemli bir kısmı Müslüman Türklerin elinde olacaktı. Lozan’daki batılı emperyalistler bu hesabı çok iyi yapmış olmalılar ki, anlaşmanın şartlarından biriyle bu mübadele yapıldı.