Baharı Müjdeleyen Güz Yağmuru

Orucun kıymeti, yapageldiğimiz şeylerle aramıza mesafe koyuyor olmamızla ilgilidir. Bu mesafe koyma, zamanı (anı) doldurduğumuz boşluğun açığa çıkmasıdır. Çünkü biz, kendi kendimizi unutmak pahasına ısrarlı bir biçimde (hem de) olmayan bir boşlukla aramızı doldururuz. Bu boşluk doldurarak yaşama kandırmacasının şifası, yavaşlamaktır. Yavaşlamak, “an”ın çoğalmasıdır. Adem CEYLAN Fotoğraf: Şehnaz FINDIK Uzunca bir aranın ardından tüm coşkusuyla idrak edeceğimiz Ramazan ayı tatlı bir telaş ve hazırlığın gölgesinde kapımızı çaldı. “Ramazan gelmeden al abi. Yakında Ramazan zammı olacak.” Cümleleri, Ramazan ile ilişkimizin evrildiği yerin esnafa bakan yönünü görmemizi sağlıyor. Ramazan’ın bir kültürel etkinliğe evrilmesi; insanların nefislerinin terbiye edilmesini hedefleyen bir ibadetin de içinde yer aldığı zaman diliminin, tüketim çarkının daha hızlı dönmesine yol…

Okumaya devam edin Baharı Müjdeleyen Güz Yağmuru

Taha

Karakoç, Müslümanların son birkaç yüzyıldır yaşadığı sorunları ele alırken kolay çözümler peşinde koşmaz. O, sorunların kaynağına gitmeye çalışarak daha bütüncül bir bakış açısıyla sorunlara çözüm önerileri üretmeye çalışır. Adem CEYLAN Tanrı-insan, Tanrı-evren ve insan-evren ilişkisine dair tüm düşünce sistemleri “insan nedir?” sorusuna verdikleri cevapla yola çıkmışlardır. Zira insanın ne’liğine dair verdiğimiz cevap; “dikey düzlemde ilahi olanla beşerî olan arasındaki ilişkinin nasıl olacağına dair zemini kurarken, yatay düzlemde hem evrenle hem de diğer insanlarla ilişkinin teorisine de kaynaklık eder” demiştik bir önceki yazımızda. Varlığın, yaşamın anlam ve değeri insanla birlikte vardır. İnsanı varlık alanından çekip çıkardığımızda, geriye kalanın kendi başına bir anlamı olmasından nasıl söz edebiliriz…

Okumaya devam edin Taha

Bir Suali Mesele Edinmek

İnsan, âleme ve bilhassa da kendi varlığına açıklama getirerek hayatı “hiç” olmaktan kurtarır. Hayata anlam katar. Adem CEYLAN Varlığının farkına vararak varlıklar içinde ayrıcalıklı bir konum elde etme imkânına sahip olan insanın, bu süreci başlatabilmesinin ilk ve en önemli adımı soru sorabilmekten geçer. Doğru cevaplar ise ancak sorabildiğimiz doğru sorular sayesinde kendisini açığa çıkarır. Kendisinin anlamını ararken tabiatı tanıyan, tabiatın anlamını ararken Tanrı ile yolu kesişen insan, en can yakıcı sorunun eşiğine dayanır: Ben kimim? Vereceği hiçbir cevap kalbini inşiraha kavuşturmayacağı gibi zihninin boşluklarını da gideremez. Öyleyse sorumuzdan vazgeçelim mi? Hayır, mümkündür ki cevabını aramak için atacağımız adımlar canımızın acısını tamamen bitirmese de teskin edebilecektir.…

Okumaya devam edin Bir Suali Mesele Edinmek

Aynanın Karşısında Ağın İçinde

Bireyi pratik yaşam alanından sanal yaşama doğru sürükleyen sosyal medya, bireyin kişisel alışkanlıklarından siyasal taleplerine hatta inançlarına kadar hemen her alanı kapsayan ve kuşatan ikinci bir kimlik alanı oluşturuyor.  Adem CEYLAN Birkaç yıl önce derste öğrencilerle muhabbet ederken, evimde televizyon olmadığını ve Instagram hesabımın olmadığını söylediğimde “hocam sizde amma asosyalsiniz”, deyiverdi bir delikanlı. Sınıfındaki arkadaşları haricinde neredeyse okuldaki başka hiçbir öğrencinin adını bilmeyen, sınıfından da sadece birkaç kişi ile iletişim kurabilen bir öğrenci için asıl asosyallik sosyal medyada aktif olamamaktı. Salgın döneminde “hayat eve sığar” mottosunun gölgesinde yaşanan steril hayatlar, uzaktan erişim yoluyla devam eden eğitim ortamı, öğrenciyi de aileyi de uzaktan erişimin sıcak kollarına…

Okumaya devam edin Aynanın Karşısında Ağın İçinde

Yeni İnsan, Eski Okul

Modern toplum ve modern devletin ortaya çıkışında ve sürekliliğinin sağlanmasında eğitimin rolünü konuşmamak, meseleyi idrak etmemek demektir. Adem Ceylan Son iki yıldır yaşadığımız olağan dışı günlerin hayatımıza ilk dokunan kısmı, okulların kapanması oldu. İki hafta arayla başlayan sürecin uzamasıyla birlikte okul, eğitim, öğretmenlik gibi birçok kelime günlük konuşmaların en çok kullanılan kelimeleri haline geldi. Kapanmanın uzamasına paralel biçimde öğrenciye ulaşma ve ders aktarım enstrümanlarını çeşitlendiren bakanlığın uygulamalarıyla birlikte yükseköğretim kurumlarının da eğitimlerini uzaktan devam ettirmesi, eğitimi bütün veçheleriyle yeniden değerlendirmeyi zorunlu hale getirdi. Odağında insan olan eğitimi ve eğitimin planlamasını düşünmek, eğitimi planlayan iradenin; insan, evren, hakikat algılarından bağımsız düşünmenin mümkün olmadığını söylemek, izahtan vârestedir.…

Okumaya devam edin Yeni İnsan, Eski Okul

Muhit: Yeni Bir Tabiat Tasavvuru

“Dünya dönüyor”  cümlesi ile dönmeyen dünya üzerine bina edilen dünya değişti, bu düzenin inşa ettiği değerler ve sosyal yapılar dönüşerek, değişimin yol açtığı sancı bütün insanlık ailesi tarafından hissedildi. Âdem Ceylan Mart 2020’ den bugüne yaşadığımız kriz günleri insanlık için büyük bir imkânı da beraberinde sundu: muhasebe. Yaşadığımız bu olağan dışı süreç; tüm insanlığı aynı anda etkisi altına alan hastalıkla eş zamanlı bir biçimde çevre, tabiat, iklim – ve daha birçok- felaketlerle de yüzleşmemizi sağladı. Yer kürenin bir yanı aşırı sıcaklıklarla boğuşup yüzlerce insan hayatını kaybederken başka bir yanı sel sularıyla sürüklenen canlara tanıklık etti. Bu muhasebe fırsatı hem insan ve insanlığın geleceği hem de…

Okumaya devam edin Muhit: Yeni Bir Tabiat Tasavvuru

Kurbanın Rüyası; Rüyanın Kurbanı

Kurban kelimesinin müteradiflerinden olan “hedy” kelimesinin hem yol göstermek anlamına gelen hidayet kelimesi ile hem de armağan anlamına gelen” hediye” kelimesi ile yakın akraba olmasının başta kendisi olmak üzere Allahtan ve doğadan uzaklaşan modern insan için hangi çağrışımları yapacağı izahtan varestedir. Adem Ceylan Çizgi: Hasan Aycın En duru ifadesiyle yaklaşmak, yakın olmak anlamına gelen; Al-i İmran 183’den ilhamla, dilimize akraba kelimelerinden de çok yakıştırdığımız kurban bize neleri çağrıştırır? Nusuk, mensek, nezr, nahr, zebh, zibh, zebîh gibi kelimeleri de  “kurban” kelimesinin çağrışım alanına dâhildir. Çağrışım alanında kalan kelimelerle beraber yaptığımız yolculuk bizi kurbanın insanlığın en kadim zamanlarından beri devam eden bir uygulama olduğu fikrine götürür. Maide…

Okumaya devam edin Kurbanın Rüyası; Rüyanın Kurbanı

Zamanın Gençleri, Gençlerin Zamanı

İstikamet tayininde bulunamayan, tahammül eşiği aşındırılan bir genç nihilizmin kollarına davet edilmektedir. Hayatın amacını “Kendini gerçekleştirme “ olarak tayin eden eğlence toplumu, genci duygusal planda da, sosyal medyada inşa edilmiş sanal biyografisini paylaşarak “kendini gerçekleştirme ”ye teşvik eder. Âdem CEYLAN Modernite kompartımanlara ayrılmış bir hayat kurgular. Sadece hayatı değil insanın yaşam evrelerini de kompartımanlara ayıran modernitenin derdi insanın her bir anını kıymetli hale getirmek midir yoksa bölümlenmiş yaşamın her biri için ayrı hesaplar yapmak mıdır? Ekonominin hayatı şekillendirdiği kapitalist modern anlayış için gençlik en çok da müşteriye dönüşme kapasitesi dolayısıyla kıymetlidir. Kapitalist modern anlayış, gençliğe o kadar vurgu yapar ki neredeyse bu vurgunun onun kıymetinden…

Okumaya devam edin Zamanın Gençleri, Gençlerin Zamanı

Şehir: İnsanı İkmal Eden İçtima

Evrenle kurduğu ilişkinin dilini değiştiren modern insanın tüm hayallerinin aniden inkıtaya uğraması, gözümüzle göremediğimiz ve canlı olarak bile tanımlayamadığımız bir varlığın üzerimizdeki etkisi; insanı doğru anlamadan hayatı (topyekûn evreni) anlamanın imkânı olmadığını bir kez daha bize öğretmiş oldu.

Okumaya devam edin Şehir: İnsanı İkmal Eden İçtima