İçselleştirilmiş Yoksulluk: Yoksulluk Kültürü

Yoksulluk kültürünün bireyler tarafından içselleştirilmesi, zamanla yoksulluğun normalleşmesine ve sorgulanmamasına yol açar. Bu süreçte birey, yoksulluğu bir kimlik hâline getirir; kendi potansiyelini küçümser, değişim ihtimalini reddeder ve mevcut durumunu kabullenir. Bu durum, yoksulluğun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyolojik bir sorun olduğunu gösterir. Kadir CANATAN Prof. Dr., İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü Yirminci yüzyılda teknolojik ilerlemeler, küreselleşme ve ekonomik büyüme birçok toplumda refah seviyesini artırmış gibi görünse de yoksulluk hâlâ milyarlarca insanın hayatını doğrudan etkileyen temel bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Yoksulluk yalnızca ekonomik bir eksiklik değil; aynı zamanda sosyal dışlanma, fırsat eşitsizliği, psikolojik baskı ve kültürel izolasyon gibi çok boyutlu…

Okumaya devam edin İçselleştirilmiş Yoksulluk: Yoksulluk Kültürü

Oryantalistlerin İslam Sunumu

Eski Oryantalistler Doğu’yu değişmez ve durağan bir dünya, bunun karşısında ise Batı’yı değişimci ve yenilikçi bir dünya olarak resmederken, yeni-Oryantalistler Doğu’yu değişmez bir dünya olarak görmezler, bilakis son iki yüzyılda hızla değişen ve bu bakımdan da bilgilerin sürekli güncellenmesi gerektiğini düşünen dinamik bir Doğu algısına sahiptirler. Kadir CANATAN Prof. Dr., İstanbul Sabahattin Zaim Üni. Öğretim Üyesi Batılı bilimsel disiplinler içinde yer alan Oryantalizm hem tanımı hem de işlevleriyle önemli bir tartışma konusudur. Son iki yüzyıl içinde geçirdiği değişimler dikkate alınarak “Oryantalizm nedir?” sorusuna beş farklı tanım yapılmıştır. İlk olarak, Oryantalizm akademik anlamda “Doğu'nun dilleri ve metinlerinin bilimsel çalışması” olarak tanımlanmaktadır. Denebilir ki Oryantalizm Batı’nın Doğu’ya…

Okumaya devam edin Oryantalistlerin İslam Sunumu