Necip Fazıl: Sonu Olmayan Maraton

Bedel ödemek sözünün Necip Fazıl kadar yakıştığı bir yazar, düşünür var mıdır bilemiyorum. Kendisi yazdıklarından daha fazlasını yaşayacak kadar hayatın tam ortasında yer almıştır. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Atletizmde çeşitli branşlarda yarışlar yapılır; koşu, yüzme, yüksek atlama, binicilik, okçuluk vesaire. Sporcular kendilerini bir alanda yetiştirip “müsabakalara” katılır, derece almaya çalışır. Bir de pentatlon diye bir kategori vardır ki bunda yarışmacılar yüzme, atıcılık, binicilik, eskrim ve 3000 metre kros yarışlarına katılır. Beş kategoride kendilerini yetiştirmek zorundadırlar. Her alandaki derecelerinin ortalaması başarıyı belirleyecektir. Bu herkesin yapabileceği bir iş değildir. Çok yönlü özelliklere, yeteneklere ihtiyaç vardır. Necip Fazıl deyince aklıma bu spor dalının gelmesi bir rastlantı değildir. “Cumhuriyet…

Okumaya devam edin Necip Fazıl: Sonu Olmayan Maraton

Macarlar ve Mülteciler

Macar tarihi biraz da Hollywood filmlerine benziyor. Hani güzel kız kötü adamların elinden yakışıklı bir jön tarafından kurtarılır. Fakat bu defa kurtarıcının eline düşer. Macarlar 150 yıllık Osmanlı hakimiyetinin sonunda Avusturya’nın ‘yardımıyla’ Osmanlılardan ‘kurtuluyor’. Ne var ki bu defa Avusturya’nın eline düşüyor Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Macaristan denince ne yazık ki bir mülteciye çelme atan Macar gazeteciyi hatırlıyoruz. Ciddi bir tepki almadığına göre bu bireysel bir davranış değildir. Macar yönetimi, Müslüman mültecilere karşı Avrupa ülkelerinden daha şahin bir tavır almayı tercih etti. Oysa bunu yapacak en son ülke olması beklenirdi. Çünkü kendi tarihlerinde çok önemli mültecilik tecrübeleri, mağduriyetleri vardır. Bağımsızlık mücadelesi sırasında birçok Macar devlet…

Okumaya devam edin Macarlar ve Mülteciler

Bosna’da Ayvaz Dede Şenliği

Boşnaklar ve Türkler. Birbirlerinin dillerinden anlamayan bu iki milletin sadece bakışlarıyla, selamlarıyla, dualarıyla ve tekbirleriyle birbirlerini bu kadar anlaması, meselenin kelimeler olmadığını çok iyi ortaya koyuyor. Bizde zaten dil, gönül demektir. Gönüller anlaştığında kelimeler aradan çekiliyor. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Saraybosna’daki otelimizden sabah dört gibi hareket ediyoruz. Yolculuğumuz üç saat kadar sürüyor. Donji Vakuf yoluyla Prusac adlı köye ulaşıyoruz. Burası, küçük bir yerleşim ama bugün büyük bir gün. 507. Geleneksel Ayvaz Dede Şenlikleri yapılacak. Beş asırlık geleneği olan kaç yer vardır ki. Köy içinde yol boyunca çadırlar kurulmuş. Kıyafet, turistik eşya, yiyecek satan insanlar sabahın erken vaktinde yerlerini almış. Tipik bir eski zaman panayırı. Temmuz’un…

Okumaya devam edin Bosna’da Ayvaz Dede Şenliği

Sevgisizlik Çağında Bir Gönül Mimarını Hatırlama Denemesi

Yarasalar için ışığın anlamı yoktur. Onlar, hisleriyle hareket ederek yaşamlarını sürdürürler. Karanlık onların dünyasıdır. Ama insanın yolunu bulmak için ışığa ihtiyacı vardır. Bu yüzden işlerini yapmak üzere ona gündüzler tahsis edilmiş, geceler ise bir örtü kılınmıştır. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Onunla yürüyen nice güzel insan gördüm Ruhlarına dokunuyordu sevginin elleriyle Yarasalar için ışığın anlamı yoktur. Onlar, hisleriyle hareket ederek yaşamlarını sürdürürler. Karanlık onların dünyasıdır. Ama insanın yolunu bulmak için ışığa ihtiyacı vardır. Bu yüzden işlerini yapmak üzere ona gündüzler tahsis edilmiş, geceler ise bir örtü kılınmıştır. Peki insanın hisleri o kadar mı zayıftır? Öyle şey olur mu? İnsan yaratılmışların en üstünüdür. Yeteneklerini tam olarak henüz…

Okumaya devam edin Sevgisizlik Çağında Bir Gönül Mimarını Hatırlama Denemesi