Zaman ve Mekânın Ötesinde Şeyh Nazım Kıbrısi
Şeyh Nazım 1940’ta liseyi Kıbrıs’ta bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi’ne gelerek Kimya Mühendisliği okuyor. Bir yandan da Sultanahmet Camii’nde Cemalettin el Alasuni’den Arapça ve Fıkıh dersleri alıyor. Bu arada Nakşibendi Şeyhi Süleyman Erzurumi’den el alıp derslerine katılıyor. Fakat Hacı Bektaş-ı Veli’nin Yunus Emre’yi Taptuk Emre’ye göndermesi gibi Şeyh Erzurumi ona “senin manevi eğitimin bende değil, ben emanetçiyim, senin anahtarın Şam’da bulunan Abdullah Dağıstani’dedir” diyor. O da üniversite eğitimini yarıda bırakıyor İstanbul’dan yola çıkarak Halep’e ulaşıyor. Ama Şam’a gitmesi zordur. O sırada İkinci Dünya Savaşı devam etmektedir, İngilizler ve Fransızlar Şam’ı bombalamaktadır. Savaş şartlarında bin bir güçlükle, manevi rehberlikle Nakşibendilikteki Altın Silsile’nin 39. Şeyhi Abdullah Dağıstani’yi bulur.…
