İmam Gazâlî’nin Tasavvuf Anlayışı: Şehâdetle Şâhit ve Meşhûd Olmak

İmam Gazâlî çok erken yaşlarda tatmaya başladığı bu manevi yolculuğun önündeki engeli geç de olsa fark etmiştir. Terk makâmına ulaşmadan fenâ mertebesine erişilemediği artık zâhirdir. Ama dinen rütbelerin en üstünü kabul edilen ilim öğretmek gibi bir meşgaleden kopmak da kolay değildir. Mülayim Sadık Kul Ressam: Remzi Taşkıran Bir önceki yazımızda ele almayı planladığımız Gazâlî’nin tasavvuf anlayışı konusuna bu yazımızla devam etmek istiyoruz. Hayat gerçekten beklenmeyen sürprizlerle dolu. Mevla gülerken ağlatabiliyor ya da tam tersi siz ağlarken aslında sizi güldürecek bir nimet, bu gözyaşlarında saklı olabiliyor. Sır kendini varlık planında ancak maverasına nüfuz edebilenler için hissedilir kılıyor. Büyük Doğu mektebinin tartışmasız en önemli temsilcisi Sezai Karakoç’un…

Okumaya devam edin İmam Gazâlî’nin Tasavvuf Anlayışı: Şehâdetle Şâhit ve Meşhûd Olmak

İmam Gazâlî’den Sezai Karakoç’a Uzanan Manevi Köprü: İhyâ ile Diriliş

Gazâlî’nin tasavvuf anlayışını, onun varlık ve bilgi felsefesini, insan ve aşk tasavvurunu bir cümleyle bir şiirle ifade etmek, ancak irfan mektebinin seçkin üyelerine has bir durum olsa gerek. Mülayim Sadık Kul Bu denememizde İmam Gazâlî’nin tasavvuf hakkındaki görüşlerine yer vermek istiyorduk. Bu konuda, İhyâ başta olmak üzere pek çok eser veren büyük âlimin görüşlerini böyle bir yazıya sığdırmanın imkânsızlığı açıktır. Sayısız akademik çalışma yapılmış ve halen tüketilemeyen bir hazineden bahsettiğimizi, kendi doktora çalışmamız esnasında bizatihi tecrübe etme imkânı bulmuştuk. Buna rağmen bu denemede, kodlama yöntemiyle en önemli konulara işaret ederek daha sonraki yazılarımızda bunları tek tek ele almak muradımızdır. Böylece, yıllar önce Nimetullah Akın Hocam’ın…

Okumaya devam edin İmam Gazâlî’den Sezai Karakoç’a Uzanan Manevi Köprü: İhyâ ile Diriliş

XX. Yüzyılda Peygamber Vârisi Bir Âlim: Mehmed Zâhid Kotku Hazretleri

Kotku Hazretleri’nin irşad ve davetinde, şeriata olan vurgu çok açık ve kesindir. Dolayısıyla şeriatsız bir tasavvuf anlayışı batıldır. Şeriat ise ilim temeli üzerine kâimdir. Nasıl ki marifet ancak ilimle mümkün ise tasavvuf da ancak ilim temeli üzerine inşa edilebilir. Bu ilim, öncelikle zâhir ilmi diyebileceğimiz fıkıh ve kelam ilmi üzerine bina edilir. Bu minvalde Kotku Hazretleri özellikle sahih bir akide ve fıkıh bilgisi olmadan sufi olunamayacağının altını çizer. Mülayim Sadık Kul Ölümüyle birlikte ilk defa adını duyduğum, gönül dünyamın en müstesna yerine yerleşen bu güzel insanın tasavvuf anlayışını anlatmak görevi bu fakire tevdi edildi. Haddim olmasa da bu fırsatın kaçırılmayacağını düşündüm. Zira böyle bir Allah…

Okumaya devam edin XX. Yüzyılda Peygamber Vârisi Bir Âlim: Mehmed Zâhid Kotku Hazretleri

İmam Gazâlî’de İlim ve Eğitim

Evladını münazara ilminden ve cedelden men ettiğinde, oğlu ona, neden kendisinin daha önce yaptığı bir şeyden men etmeye çalıştığını söyleyince büyük İmam şu cevabı verir: ‘’Evladım bizler hakkın ortaya çıkması için tartışırken, şimdi sizler kendi haklılığınızı ispat etme gayretindesiniz.’’ diyerek kendi haklılığını ispat etme çabasının hayır değil şer olduğuna dikkat çekiyordu. Mülayim Sadık Kul Gazâlî’nin eğitim konusunda ne söylediğine geçmeden önce ilim ve eğitim bağlamında gönlüme düşen bir kaç bilgiyi girizgâh mahiyetinde paylaşmak istiyorum. Haddi zatında bunlar da Gazâlî başta olmak üzere pek çok âlimin dikkat çektiği bilinen hususlardır. Bunlardan bir tanesi Peygamber Efendimizden rivayet edilen ve ilmin, İslam ilim geleneğindeki yeri ve değerini en…

Okumaya devam edin İmam Gazâlî’de İlim ve Eğitim

GAZÂLÎ’DEN GİDEN BİR YOL YUNUS’A

Mevlana Farsça yazdığı mesnevisiyle, Yunus Türkçe dillendirdiği şiirleriyle, Gazâlî -kendisi farisi olmakla birlikte, daha çok ilim dili olan- Arapçayla hep aynı hakikat bahçesinin hikmetlerinden güller dermişlerdir. Mülayim Sadık Kul Biz Yunus’u ilk defa analarımızın mırıldandığı ‘‘Sordum sarı çiçeğe‘‘ mısralarıyla duyduk. Derinlemesine ne anlama geldiğini bilmeden de ilk öğrendiğimiz ilahiler arasına katıverdik. Derken gün gelip yolumuz Kur’an Kursu’na düştüğünde, Yunus repertuarımıza “Şol cennetin ırmakları akar Allah deyu deyu”, “Dolap niçin inilersin” ve “Biz dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun” gibi ilahiler de giriverdiler. Bu mısraları/ilahileri manasından çok ritmine ve Yunus’a ait olduğu için dost meclislerinde hep birlikte söylediğimizi hatırlarım. İmam Hatip yıllarımızda bu şiirlerin yerini daha…

Okumaya devam edin GAZÂLÎ’DEN GİDEN BİR YOL YUNUS’A

GAZÂLÎ’NİN ZÜHD ANLAYIŞI

Hayat aslında büyük ölçüde tercihlerden ibarettir. Hatta işi biraz daha insani boyutuyla ifade ederek muşahhaslaştırmak gerekirse, kişiliğimiz veya kimliğimiz tercihlerimizdir desek, yine sınırları zorlamış olmayız kanaatindeyim. Dolayısıyla tercihlerimiz aynı zamanda bizim kimliğimiz ve hayat felsefemiz demektir. Mülayim Sadık KUL Bismillahirrahmanirrahim Hamdele ve salveleden sonra. Gazâlî’de zühd kavramının ne anlama geldiğine geçmeden önce kendi hayatımda bu kavramla ilgili bir hatırama temas ederek söze başlamak istiyorum. Zahid kelimesini zannediyorum ilk defa Türkiye’nin manevi mimarlarından biri olan Muhammed Zahid Kotku Hazretlerinin dâr-ı bekâya irtihali ile duymuş oldum. Elbette bunu duyduğumda dikkatimi çeken, kelimenin manasından ziyade şimdiye kadar duymamış olduğum bir isim olmasıydı. Zira bizim yörelerde Zühdü ismi vardır…

Okumaya devam edin GAZÂLÎ’NİN ZÜHD ANLAYIŞI

GÂZÂLİ PERSPEKTİFİNDEN BÂTINîLİĞİN AKTÜEL İZDÜŞÜMLERİ

Gazâlî’ye göre asıl mesele, hakikatin ortaya çıkmasıdır. Benlik araya girdi mi İslam açısından bu tenkit ve tartışmalar hiç bir fayda ifade etmezler. Niyetin sahih olmadığı yerde sadece metodun doğru olması da yeterli olmaz. Yani Batı’nın Makyevelli’den beri kutsadığı “Amaç, aracı meşrulaştırır” anlayışı, İslam düşüncesinde kendine yer bulamaz. Tenkit yapılırken kendi haklılığımızı değil, hakkın ve hakikatin üstünlüğünü hedeflemek şarttır. Mülayim Sadık Kul Bismillahirrahmanirrahim İnsicam’ın üçüncü sayısında İslam ilim geleneğinde eleştiri adabını Gazâlî’nin Eleştiri/Tenkit metodu üzerinden ele almıştık. Kimleri, hangi sebeplerle eleştirdiğini ve bu tenkitlerden neredeyse tüm İslami disiplinlerin farklı şekilde nasibini aldıklarından bahsetmiştik. Daha çok Tehâfüt üzerinden felsefecilere yönelttiği eleştiri ile gündeme getirilen Gazâlî’nin aslında genel…

Okumaya devam edin GÂZÂLİ PERSPEKTİFİNDEN BÂTINîLİĞİN AKTÜEL İZDÜŞÜMLERİ