Irkçılığa Giden Yol Milliyetçilikten Geçer

Mevzumuz milliyetçilik. Yakın tarihimizde dünyaya hükmeden gücümüzü kaybetmenin en önemli sebebi Osmanlı tebaası içinde kanser gibi yayılan milliyetçiliktir. İslam'dan jet hızıyla uzaklaşan, bugünkü uydurukça tabiriyle ulusalcı uluslar, kendilerini kurtulamayacakları bir uçuruma götüren bu korkunç akımın ne kadar tehlikeli olduğunu anlayamadılar. Mucahid YILDIZ Bir mevzuyu değerlendirirken biz Müslümanların her zaman dile getirdiğimiz gibi alması gereken mihenk ölçüsü elbette Kur'an ve Sünnet’tir. Günümüzde maalesef daha başka kaygılar öne geçmekte ve bu yetmiyormuş gibi bu kaygılara göre hareket etmek gerektiği, sanki İslami bir vazife imiş gibi öne sürülmektedir. Mevzumuz milliyetçilik. Yakın tarihimizde dünyaya hükmeden gücümüzü kaybetmenin en önemli sebebi Osmanlı tebaası içinde kanser gibi yayılan milliyetçiliktir. İslam'dan jet…

Okumaya devam edin Irkçılığa Giden Yol Milliyetçilikten Geçer

Kafkaslardan Esen Yeller Türkistan’a Selam Söyler

Çin'de milyonlarca yerli halktan insanlar Müslümandır ve bunların camiye gitmelerine, namaz kılmalarına, oruç tutmalarına vs. hiç karışmıyor. Onları bu konuda bir zamanların komünist baskısı altına almıyor. Yani onlar Çin rejimini devirmek istemedikleri sürece herhangi bir tehlike teşkil etmiyorlar. Amma rejime karşı duran Çin muhaliflere ise Doğu Türkistan'daki Müslüman Uygurlara gösterdiği aynı vahşi tavrı sergiliyor. Mucahid YILDIZ Çocukluk ve gençlik yıllarımda sevdiğim bir marş vardı; Çırpınırdı Karadeniz. O marşın sözleri arasında “Kafkaslardan esen yeller Türkistan'a selam söyler” cümlesi de bulunuyordu. Ülkücüler böyle söylerken biz İslamcılar da Medine'ye selam gönderirdik bu marşla. Emperyalistler her yerde olduğu gibi burada da Türkistan'ı doğu ve batı olmak üzere ikiye bölüp…

Okumaya devam edin Kafkaslardan Esen Yeller Türkistan’a Selam Söyler

Batı Avrupa’da İslam

Almanya'da ve diğer Batı Avrupa ülkelerine gelen Arap ve Türk Müslümanlar arasında zamanla bir uyanış ve kendine dönme gayreti başladı. Bayram namazlarında, cuma namazlarında bir araya gelen Müslümanlar, Almanca tabiriyle 'Hinterhof' yani binaların arkalarındaki zemin kat ya da bodrum kat mahzenlerde bir araya gelerek ibadet etmeye başladılar. Mucahid YILDIZ Avrupa'nın İslam'la tanışması yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Tarihi merak edenler araştırıp öğrenebilirler. İslam devletleriyle olan temasları ise batıda Endülüs, doğuda Osmanlı ile başladı. Bir zamanlar Sicilya Yarımadası’nın ve Malta'nın da Arap Müslümanların hakimiyeti altında olduğunu biliyoruz. Malta'nın bugün konuşulan dili Arapçanın farklı bir lehçesi gibidir. Acizane burada uzak tarih yerine, yakın tarihimizde İslam adına Batı Avrupa'da olup…

Okumaya devam edin Batı Avrupa’da İslam

El-Kuds, Jerusalem, Yerushalayim

Kanaatimce bu yüzden, “küresel seçkinler” olarak ifade edilen yeryüzünün para ve medya gücü, halkı komünizm ile korkunç bir baskı altına almış olan Çin'e çöreklenmek için büyük adımlar atmış durumda. Bu durumda geleceğin İsrail destekçisi, dolayısıyla Ortadoğu'da söz sahibi süper güç, Çin olabilir. Ancak Cenâb-ı Hakk’ın planı tüm bu şer güçlerinkinden daha hayırlıdır. Mucahid YILDIZ Kutsal belde Kudüs'e, İbranice'de Yerushalayim ve Almanca'da Jerusalem adı verilmektedir. Hristiyanlığın ve Museviliğin merkezi ve Müslümanların da Haremi Şerifi olarak kabul edildiği herkesçe bilinmektedir. Tarih boyunca yeryüzünün hakimiyetini elde etmek için önce Ortadoğu'yu yani Kudüs'ü ele geçirmek her zaman şart olmuştur. Bu bölgeyi ele geçiren devletler tüm dünyada egemenlik kurmayı başardılar.…

Okumaya devam edin El-Kuds, Jerusalem, Yerushalayim

Batı’da Evlilik

İzdivaç, bir er kişinin ve bir hatun kişinin, bir ömrü birlikte geçirmek, hayatın hem güzel hem de ağır taraflarını ahenk içinde birlikte yaşamak üzere ahitleşmeleridir. Hayatın en önemli ortaklığıdır ve müşterekliğin devamı için karşılıklı anlayış ve idare edebilmek şarttır. Mucahid YILDIZ Evlilik, biz ona daha 20-30 yıl öncesine kadar izdivaç diyorduk, hayatımızın en önemli dönüm noktalarından birisidir. Her fırsatta dile getirerek dikkatleri çekmek istediğim en evvel mesele, lisanımızın yozlaştırılmasıdır. İzdivaç mefhumundaki ağırlığın 'evlilik' kelimesiyle ifade edilemediği kanaatindeyim. Maalesef hem mana itibariyle hem de günümüzdeki evliliklerin birçoğunun boşanmayla neticelenmesiyle bu ağırlığın giderek azalmakta olduğunu görüyoruz. İzdivaç, bir er kişinin ve bir hatun kişinin, bir ömrü birlikte…

Okumaya devam edin Batı’da Evlilik

Sarsılan Gönüllerimiz!

Meselelerimizin en temelindeki problem, kalplerimizde, gönüllerimizde halledilmesi gerekir. Müslüman olduklarını söyleyenler, yaptıkları işlerin Allah'ın rızasına ne kadar uygun olduğunu sorgulamıyorlarsa, imanlarının boğazlarından aşağıya inmediğini çok iyi bilsinler. Hiçbir şeye inanmadıklarını iddia edenler ise birer insan olduklarını unutmasınlar. Onlar da yaptıkları işlerinde, insani ve vicdani ölçülerle hareket etsinler. Mucahid YILDIZ Minyatür: Mükerrem Mert Deprem, dünya hayatının en önemli ikaz eden felaketlerinden birisidir. Öyle olduğu için Kur'ân-ı Azîmüşşan'da depremle ilgili bir sure ve çok sayıda ayet mevcuttur. Yerin sarsılması aslında bize kıyameti hatırlatır, hatırlatmalıdır. Zira biz insanlar, dünya telaşına dalarak dünyevilerin dışında Hak olanı çok çabuk unutuveriyoruz. Gönül isterdi ki, biz bu konuda birkaç kelam edeceksek, bütün…

Okumaya devam edin Sarsılan Gönüllerimiz!

Ar damarı Çatlarsa!

Bedenimizin mahremiyetiyle birlikte lisanımızın mahremiyeti de cemiyet hayatımızda çok önemli bir yer teşkil etmektedir. İnsanları köleleştirerek kendilerine hizmet ettirmek isteyen 'küresel seçkinler' tüm dünyada yalnızca bedenimizin değil lisanımızın da mahremiyetini ortadan kaldırmak için her türlü imkanlarını seferber etmiş durumdalar. Mucahid YILDIZ Utanma duygusu, Cenab-ı Hak tarafından bize yaratılışımızda bahşedilen en büyük nimetlerden biridir. Haya hissi olarak da ifade ettiğimiz utanma duygumuz sayesinde mahremiyete dikkat ederiz. Ninelerimiz, dedelerimiz ar damarı çatlarsa kişi ne Allah'tan korkar ne kuldan utanır, derlerdi. Ebeveynin, çocukların fıtraten mevcut olan haya hislerini kaybetmemeleri için onları terbiyede çok dikkat etmeleri gerekiyor. Zira terbiye esnasında yapılan hatalar, haya hislerinin kaybolmasına neden olunca, artık mahremiyetten…

Okumaya devam edin Ar damarı Çatlarsa!

Şehirlerimiz, Meskenlerimiz ve Medeniyetimiz

Büyük semtlerin merkezlerinde, yüzme havuzlarının da bulunduğu yerlerde, insanların banyo yapabildikleri umumi duşlar mevcuttu. Bu durum Avusturya toplumunun temizlik konusunda hangi seviyede olduklarını ifade etmek bakımından yeterliydi. Mucahid YILDIZ Bir cemiyetin medeniyet seviyesini, o toplumu meydana getiren insanların içinde yaşadıkları evleri, mahalleleri, köyleri, kasabaları ve şehirleri belirler. İçinde huzur ve emniyetin hâkim olduğu yerleşim birimleri uygarlıkta zirveye doğru yol alındığına işaret eder. Bu huzur ve emniyet hem madden hem de manen olmalıdır. Bu ikisi bir arada olamıyorsa mutlaka bir noksanlık vardır. Ömrümün büyük kısmını Avrupa'da geçirmiş biri olarak hem buralardaki şehirler, farklı mekanlar arasında mukayese yapabilme imkânı bulduğum gibi hem de memleketimizle Avrupa, hatta kısmen…

Okumaya devam edin Şehirlerimiz, Meskenlerimiz ve Medeniyetimiz

Dinin Dili Lisanı Hâl

Her an ağzımızda olduğundan mıdır nedir, lisanımızın kıymetini tam olarak bildiğimiz söylenemez. 'Ya hayır söyle ya sus!' hepimizce bilinen bir hadis-i şeriftir. Yalnızca hayır söyleyen lisan, imanın, ameli salih ve ahlakın ifadesidir Mucahid YILDIZ Çizgi: Hasan Aycın Son yıllarda memleketimizde olduğu gibi dünyanın her yerinde başta internet vasıtasıyla olmak üzere, medya kullanılarak bütün diller üzerinde dehşet verici bir cinayet işlenmektedir. Bu cinayetle toplumların kendi manevi yapısını tahrip ederek, tüm insanları tek tip birey haline getirmek istiyorlar. Yeryüzündeki hâkim kapitalist güç, insanların en az ve en basit kelimelerle yalnızca temel ihtiyaçlarını ifade edebilecekleri bir lisan ile yetinmelerini istiyor. Dili yozlaştırılan, zayıflatılan toplumlar netice itibariyle onları bu…

Okumaya devam edin Dinin Dili Lisanı Hâl

Kurumsallaşmanın İlme Çizdiği Sınırlar

Almancada bir tabir var. Üniversitelerde bu sözü sıkça duyuyorduk. Yalnızca bir alanda kendisini geliştiren ve o dalda uzmanlaşarak hayatın tümüne yalnızca bu zaviyeden bakanlara 'Fachidiot' yani bir dalın aptalı anlamında bir isim verilir. Mucahid YILDIZ Yaklaşık kırk yıl önce, yüksek tahsil görmek gayesiyle gurbet yoluna revan olmuştum. O zamanki adıyla İstanbul Üniversitesi Basın-Yayın Yüksekokulu'nda başladığım yüksek tahsilime Avusturya'da devam edecektim. İstanbul'da üniversiteye başladıktan bir yıl sonra Yeni Devir gazetesinde çalışmaya başladım. Hâlâ çıkıyor mu, bilmiyorum. Üç aylık bir çalışmadan sonra gazete idaresiyle aramızda anlaşmazlıklar olunca Milli Gazete’ye geçerek, o zamanki tabiriyle sayfa sekreterliği, bugün editörlük denilen işime devam ettim. Bir süre sonra, bazılarımızın hatırlayacağı gibi…

Okumaya devam edin Kurumsallaşmanın İlme Çizdiği Sınırlar