İmam Gazâli Düşüncesinde İnfâkın Hakikati: Kalbin Arınma Yolu

Mutlak manada mülk yalnızca Allah’ındır; insan ise bu mülk üzerinde muvakkat bir tasarruf yetkisine sahip olan bir "emanetçidir". Mülayim Sadık Kul Varlığın Mavera Arayışı ve İnfâkın Ontolojisi Ontolojik olarak sadece bu dünyaya ait olmayan insan, adım attığı dünya sahnesinin göz kamaştırıcı zenginliklerine kapıldığı andan itibaren, biriktirme ve sahip olma arzusuyla sınanır. Kendi nefsini fıtratına uygun şekilde tanımaktan ve korumaktan aciz kalan beşer; aslında yeryüzünün halifesi olma şerefiyle tüm varlığa “efendi” kılınma potansiyeline sahipken, ilahi bir aldanışla yolunu şaşırır. “Tüm hataların başı dünya sevgisidir!” (Beyhakî) uyarısını bir an için unutuverir. Daha dünyaya gelmeden kefil olunan rızkının farkında olmayan insan; derin bir gafletle, sanki bu âlemde ebedi…

Okumaya devam edin İmam Gazâli Düşüncesinde İnfâkın Hakikati: Kalbin Arınma Yolu

İdrak Ufkumuzu Aydınlatan Adam: Cemil Meriç

Cemil Meriç, Sezai Karakoç, Necip Fazıl gibi kalem ve gönül ehli güzel insanlar görevlerini büyük ölçüde tamamlayıp bizim gönül labirentlerimize ışık tutacak eserler verip gittiler. Dolayısıyla bizim neslimizin üzerindeki tesir ve faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Rabbim yazdıklarını kendilerine sadaka-i cariye olarak kabul etsin, kabirlerini ve ahiretlerini aydınlatsın. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salveleden sonra. Cemil Meriç deyince aklımıza ne gelir? Tarihçi, sosyolog, Batı-Doğu uzmanı, modern görüşler ve kadim medeniyetler hakkında söz sahibi, romancı ve edebiyatçı, kendi çağını bilen ve gelecek hakkında sağlıklı öngörülere sahip büyük bir düşünür. Son dönemde gözlerinin feri biterken tüm gönül ve fikir dünyamızı aydınlatacak kadar geniş ufka sahip bir entelektüel.…

Okumaya devam edin İdrak Ufkumuzu Aydınlatan Adam: Cemil Meriç

Arş’ın Gölgesine Talip Bir Genç!

Bir çocuğun ve gencin ruhunu ve karakterini şekillendiren en büyük etken ailesidir. Mülayim Sadık Kul “Ev Gençleri” tabiri, gençlerin dışarı çıkmak ve sosyal hayata katılmak yerine kendi odasında, hatta kendi masasında günün çoğunu geçirmesi anlamında kullanılan bir tabir olmalı. Eskiden “evcil erkek” tabiri vardı; olumlu manada, “evinde ailesiyle vakit geçirmeyi, dışarı çıkmaya tercih etmek” anlamında kullanılırdı. Dışarıda işi bitince oyalanmadan evine dönen, kahve ve benzeri alışkanlıkları olmayan demekti. Ev deyince elbette masadan ve kendine ait odadan daha fazlası kastedilse de özellikle oyun bağımlısı gençler söz konusu olduğunda bu tabir çok daha dar bir alanı işaret ediyor demektir. İnsicam dergisinde dosya konusu olarak bunun seçilmesi, özellikle…

Okumaya devam edin Arş’ın Gölgesine Talip Bir Genç!

Gazâlî’de Fakirlik (Fakr) Anlayışı: “Kul Peygamber Olmayı Tercih Etmek”

Ezcümle, Gazâlî fakirliğin, anlattığı bu şartlar muvacehesinde fazilet olduğu kanaatindedir. Bu görüşünü, fakir olduğu halde hicret eden ve Allah yolunda Allah’ın rızasını talep eden muhacirlerin övüldüğü ayetle destekler (59/8). Yine iffet ve hayâsından dolayı fakr u zaruret içinde olduğu halde fakirliğini gizleyenleri delil getirir. Bu manada, Efendimiz’in fakirleri öven ve cennete zengin Müslümanlardan daha önce gireceklerini müjdeleyen hadisleri tek tek sıralar. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salveleden sonra… “Fakirlik” kelimesi, maddi ve manevi anlamda “muhtaç olmak” anlamına gelmekle birlikte hem müsbet hem de menfi manada, bağlama göre farklı içeriklerle kullanılabilmektedir. Gazâlî, bunu daha çok kul olmanın tabiî bir sonucu olarak gördüğü için, fakirliği müsbet…

Okumaya devam edin Gazâlî’de Fakirlik (Fakr) Anlayışı: “Kul Peygamber Olmayı Tercih Etmek”

Gazze: Batı Vicdanının Yeniden Dirilişi ya da Zalimler İçin Yaşasın Cehennem!

Artık ne Batı eski Batı, ne de dünya eski dünyadır. Gazze’den önce ve sonra artık sadece bir iddia değil, insan vicdanını yeniden harekete geçiren yüzyılımızın en büyük hadisesidir. Gazze’de akan masum kanlar ve gözyaşları, yeniden dirilişin adı oldu. Her şeyden önce Batı dediğimiz kapitalist hegemonya, elindeki tüm imkanlara rağmen insan vicdanına pranga vuramadığını ve vuramayacağını tekrar görmüş oldu. Mülayim Sadık Kul Gazze ve Filistin meselesinin sadece Müslüman Filistin halkıyla İsrail Devleti arasında cereyan eden mahalli bir mesele olmadığı, gelişen hadiseler neticesinde daha iyi anlaşıldı. Filistin topraklarında gerçekleşmeyen bir barışın faturasının sadece orada zulme maruz kalanlar tarafından ödenmediği de ortaya çıkmış oldu. Aslında, son yüzyılda tüm…

Okumaya devam edin Gazze: Batı Vicdanının Yeniden Dirilişi ya da Zalimler İçin Yaşasın Cehennem!

Yapay Zekâ Asrında Donanımlı (Reşîd) Müftü

Ümmeti temsil etme durumunda olan İslam ülkelerinin, ümmetin ortak menfaati ve sorumluluğunu gerektiren tüm alanlarda Batı hegemonyasından bağımsız olarak hareket edebilmeleri gerekir. Bunu başaramadıklarında kendi ulusal menfaatlerini korumaları da aslında mümkün değildir. Bu anlamda Mısır ve Türkiye’ye düşen tarihî ve manevî sorumluluk, diğer tüm İslam coğrafyalarından daha büyüktür. Hamasetle değil, akıl ve vicdan planında birlikte hareket etme zorunluluğu ortadadır. Mülayim Sadık Kul İnsicam dergimizin bu sayısını yapay zekâ konusuna ayırmış olması, konunun aciliyetini ve önemini teyit etmektedir. Bu alanda yaşadığımız baş döndürücü gelişmeler, hayatın her alanında köklü değişikliklere sebebiyet vermektedir. Dolayısıyla, hangi şartlar altında olursanız olun, bu alanda olan bitene bigâne kalma şansınız yok. Her…

Okumaya devam edin Yapay Zekâ Asrında Donanımlı (Reşîd) Müftü

Avrupa’da Tesettür

Birçok insaflı Avrupalı aydın gibi, şarkiyatçı Hansjörg Sehmin de Avrupa’da özellikle akademik alanda tartışılan konuların İslam paranteze alınarak ele alınmasının doğru olmadığını söyleyerek bu konudaki fikrini şu kelimelerle ifade eder: “İslam sadece insan hakları ve iktisat alanlarında söz konusu olmamalı, tüm alanlarda İslam’a yer verilmelidir!” Mülayim Sadık Kul Avrupa’da İslam ve Müslümanlar gündeme geldiğinde, ilk akla gelen problemlerden biri de tesettür meselesidir. Bu konu, birçok alanı içine alan çok yönlü bir meseledir. Türkiye’de bu konu yaşanan tecrübeler hala zihinlerimizde çok tazedir. Kimimizin eşi ve kardeşi, kimimizin evladı veya en yakınları başörtüsü tartışmalarının ya mağduru olarak nesnesi veya şahidi olmuştur. Bizler de Beyazıt Camii önünde yapılan…

Okumaya devam edin Avrupa’da Tesettür

İmam Gazâlî’de İlmî Yöntem

İmam Gazâlî ve onun düşünce dünyasını konu ettiğimiz denemelerde zaman zaman onun ilim metoduna işaret ettik. Ölümünün üzerinden geçen dokuz asır gibi uzun bir süreye rağmen Gazâlî’nin metot ve yaklaşımlarının bugün yaşadığımız çağa ve problemlerine hâlâ ışık tutabildiğine şahit oluyoruz. Dolayısıyla İslam ilim mirasının önde gelen temsilcilerinden İmam Gazâlî’nin, yazdığı ölümsüz eserlerle binlerce bilimsel çalışmaya konu ve ilham olmaya devam ettiğini görüyoruz. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salvele ile, İnsicam bozulmasın diye bu yazımızda da Gazâlî’nin tefekkür dünyasındaki yolculuğumuza ilim konusuyla devam edeceğiz. İnsicam’ın ilk çıktığı sayılarda ilim meselesinde kısaca işaret ettiğimiz bazı konulara biraz daha açıklık getirmeye çalışacağız. Bazen ânın gerekleri İhyâ’nın sistematiğinin…

Okumaya devam edin İmam Gazâlî’de İlmî Yöntem

İmam-ı Gazâlî’de Orucun Anlamı ve Esrarı

Havâssu’l-havâs denilen Peygamberler ve Allah’ın seçkin kullarının orucu: Bunlar, yukarıda zikredilen şartlara riayet etmekle kalmayıp sadece bedenlerine değil, aynı zamanda kalplerine de oruç tutturmayı başaranlardır. Bu makamda olanlar, kalplerinden Allah sevgisi dışında her ne varsa atarlar. Allah’tan bir an bile gafil kalmazlar, dünyaya ve sevgisine kalplerinde asla yer vermezler. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salvele ile, Bugün (11.02.25) Mustafa Özel Hocam, Ömer Lekesiz Bey’in Yeni Şafak’ta yayımlanan İmam Gazâlî’nin Uzleti hakkındaki yazısını gönderme lütfunda bulundu. Bir çırpıda okuyuverdim. Gerçekten çok güzel bir değerlendirme. Gazâlî’nin Bağdâd Nizâmiye Medresesini terk ederek uzlet yolculuğuna çıkışı tartışmalarına ben de doktoramın giriş bölümünde yer vermiştim. Bu mesele gerçekten pek…

Okumaya devam edin İmam-ı Gazâlî’de Orucun Anlamı ve Esrarı

İmam Gazâlî’nin Kavramlarla Din Anlayışımız Arasında Kurduğu İlişki

Malumdur ki İmam Gazâlî,  muhteşem bir giriş yazısının ardından ele aldığı ilk konu İlim başlığıdır. Mukaddimesini okuyan biri, aslında kitabın ana fikrini ve gayesini anlamış olur. Akide bölümünden önce ilim konusunu ele alması,  onun bilgiye atfettiği önemi gösterir. İman ancak bilgi üzerine bina edilebilir; bir insanın bilmediği bir şeye iman etmesi söz konusu olamaz. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salveleden sonra, İmam Gazâlî ile  başladığımız İnsicam yazıları, araya giren güncel konular sebebiyle yön değiştirerek inkıtaya uğramış oldu. Bu vazifemizi yerine getirmek adına, güncel konuları erbabına bırakarak tekrar kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz. Bazen şartların zorlamasıyla kendi kulvarımızdan çıkmış gibi olsak da netice itibariyle hepimizin…

Okumaya devam edin İmam Gazâlî’nin Kavramlarla Din Anlayışımız Arasında Kurduğu İlişki