Tercihin İstismarı, İhmalin Tercihi

O halde durmalı insan. İhmalinin ve istismarının önüne geçmek için kaçmaktan vazgeçip, bir güzel durmalı. Durmalı ve kendini oyalayan her ne varsa onlardan arınarak yapılacak nedir diye sormalı. Tercih kabiliyetini hesap verebileceği yani vicdanının onaylayacağı seçeneklere kullanmalı. Mustafa ESER “Felaketler yaşayan insanlar bunalıma girmezken çok iyi koşullarda olan, üstün yeteneklere sahip pek çok kişi bunalımlar içinde kıvranmaktadır. Neden? Çünkü bir insan kendine sahip olduğu özelliklere göre değer biçmediği, öz değerlilik bilinci, duygularının gerçekliğinden kaynaklandığı zaman bunalıma girmez.” Alice Miller, Yetenekli Çocuğun Dramı İhmal, atıl oluşundan istismar ise faal oluşundan bilinir. Her ikisi de tahrip ediciliği yüksek yanlışlardır. İhmalin ataleti bazen öyle sinsilikle gelir ki bilge…

Okumaya devam edin Tercihin İstismarı, İhmalin Tercihi

İstek Üretiminden Azabın Çetinliğine

Anlamayı istemek, bilmeyi istemek gibi ulvi olana talip olmanın esbabı ne olabilir? Beşerî isteklerin haz için olduğu kabullenilirken bu soyut hallere ermeyi istemeyi nasıl anlamalıyız? İnsanın en geniş haliyle olma çabasında, beşerî yönü kadar beslenmeye muhtaç nazari yönünü de ihmal etmemesi icap eder. İnsan, iradesi üzerinde konuşabilmesini, imanını, ibadetlerini ancak bu nazari yönleri dolayısıyla gerçekleştirebilir. Mustafa ESER  Ya cidden merkez-i hissiyat olan dimağımız üzerine bir hükmümüz var mı? Hiddet taht-ı tesirinde kanın ev’iye-i dimağiyeye hücum ederek huserat-ı asabiyemizi şedit bir faaliyete mecbur kılmasıyla tahassul eden efkâr ve hayalât-ı mecnunâneye  karşı bir iktidarımız var mı?” Terbiye-i İrade Ethem Bakar İstemek bir mazeret olabilir mi? Ya da…

Okumaya devam edin İstek Üretiminden Azabın Çetinliğine

Yaşam Yükünden Adil Tasarrufa

İstihdamın yerli yerinde olması, hak’tır. Hak, Allah’ın isimlerindendir. O halde en kâmil istihdam Allah’ınkidir. Kişi Allah’ın kendine çizdiği rotaya, kendine verdiği payeye, kendini istihdam ettiği makama rıza gösterdiği ölçüde kul olur.  Mustafa ESER “Ma’lum olsun ki âdem iki şeye maliktir ki o iki şey onu maksûda ve murâda eriştirir: Birincisi akıl, ikincisi ameldir. Aklın vücûdunda mecburdur ve amelin işlenmesinde muhtardır. Böyle olunca cebr ve kader âdemin iki kanadıdır ve âdem bu iki kanat ile maksuda ve murada erişir. Ve eğer iki kanat olmaz veya bu iki kanattan birisi bulunmazsa asla maksuda ve murada erişemez.” Azîzüddin Nesefî Esas olan, mevcutta bulunanları en etkili ve faydalı hale…

Okumaya devam edin Yaşam Yükünden Adil Tasarrufa

İslam Manifestosu Yazma Ödevimiz

Hem düşüncenin hem aktüalitenin aynı mesaide nasıl icra edileceğini göstermiş ve gerektiğinde bu ameliyenin bedelini ödemekten de çekinmemişti. Zor zamanlarda dahi kalbi ve akli beslenmesini ihmal etmemiş belki de bu beslenmenin hayati ihtiyacını görmüş ve göstermek istemişti. İnsanlar arasındaki farklılıkları anlamak ve saygı göstermek, barış ve uyumun temeli olduğuna inanmıştı. Mustafa ESER Çizgi: Mükerrem MERT “Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin, insana dair her şeyi sevmeye devam edin.” Aliya İzzetbegoviç – İslam Manifestosu Aliya, İslam’ın işaret ettiği ve hedef olarak belirlediği temel insani değerlerin entelektüel zemine olan ihtiyacını çok iyi anlamış bir düşünürdü. Doğu ve Batı medeniyetinin inceliklerini okumuş, anlamış ve elde ettiği hâsılayı İslam…

Okumaya devam edin İslam Manifestosu Yazma Ödevimiz

Talepleri ile İman

Yaratan ile yaratılanlar arasında karşılıklı ve elbette dikey yönde bir seyir vardır. Allah’tan kullara olan seyrin adı uluhiyet; kullardan Allah’a olan seyrin adı ise ubudiyettir. İlkinde bir arıza, ihmal ve inkıtanın olması itikadımızca söz konusu olamazken; ikincisinde farklı sebeplerden kaynaklı pek çok nakısa mümkün haldedir. Mustafa ESER       “Hiç şüphesiz burada bir varlık bulunmaktadır ve her varlık ya zorunlu ya da mümkündür. Eğer o varlık zorunlu ise o zorunlunun varlığı doğru olmuş olur ki zaten hedeflenen de buydu. Eğer o varlık mümkün ise mümkünün varlığının nihayetinde zorunlu bir varlığa dayandığını açıklarız.”  İbn Sînâ el-Mebde’ ve’l-meâd İman olgusu hem bir netice hem de bir seyir halidir.…

Okumaya devam edin Talepleri ile İman

Teslim Olmak ve Tercih Etmek

Başımıza her ne geliyorsa kendi ellerimizle yaptıklarımız yüzündendir. Bu ilkeyi de şöyle anlayabilir miyiz; vukuat karşısında duyumsadığımız algı yani vukuatın bizdeki yansıması bizim elimizdedir? Zira duyumsayan biziz. Vakıayı yorumlayan biziz. Potansiyelimizi tasarlayabilir ve neyi, nereye, hangi dozda ve ne zaman ilave edeceğimizi bilebiliriz, bilmeliyiz. Mustafa ESER “Hem bilimin nesnesi ve hem de diğer bilimlere has yöntemlerin konusu olan insan, böylece yalıtılmış halde kalır ve insanı doğadaki bir sınıfa ve bir takıma bağlayan nesep, kesinlikle bir intisap olarak anlaşılmaz. Tersine, antropolojizm insanı hayvanla, kültürü doğayla olan karşıtlığı üzerinden tanımlar. Düzenin ve özgürlüğün sentezi olan insani güçlerin karşısında hem doğal kargaşalar hem de kör içgüdüsel mekanizmalar yer…

Okumaya devam edin Teslim Olmak ve Tercih Etmek

Kanaat Sorgusu

Taşınan taşıyana sirayet eder. Taşıyan da taşınana sirayet eder. Bakan göz, işiten kulak tadan dil ve algılayan bütün katmanlar birer taşıyıcıdır. Her taşıdıklarıyla hemhal olurlar. Bundan kanaat eden akıl da müteessir olur. O halde akıl yetinirken ne ile yetindiğini düşünüp huzurunu bozarsa belki de varlığının maksadı hâsıl olacaktır. Çeldiricileri bilip onlara hayır diyemeyen akıl, bütün ilahlara hayır deyip yalnızca Allah’a iman edebilecek midir? Mustafa ESER “Bilmen gerekir ki gözün görme yetisi birtakım kusurlarla maluldür: Her şeyden önce o, başkalarını görür kendini göremez; çok uzaktaki ile çok yakındakini göremez; perdenin arkasındakini de göremez. Şeylerin dış yüzünü görür iç yüzünü göremez. Var olan şeylerin hepsini değil bir…

Okumaya devam edin Kanaat Sorgusu

Rıza, Talep ve Ölüm ile Anlam

Anlamanın oluşmasına imkân verdiği bir fenomen de affetmektir: Affetmek, doğası gereği anlamakla mümkün olabilecek bir neticedir. Anlamayan ya da anlayamayan affedemez. Anlamak, bilmenin de tanımanın da hissetmenin de ve nihayet inanmanın da fevkinde kuşatıcı bir kabiliyettir. Mustafa ESER “Anlam zihinde bulunduğuna, şeylerden ve dilden bağımsız olduğuna göre onun biri şeylere diğeri dile bakan iki yönü vardır. İşte bu bağlamda anlam; şeylere bakan yönü ile bilgi ('ilm, suret), dile bakan yönü ile anlam (ma'na) yani kendisidir. Demek ki konuşma ya da iletişim; anlamı veren ve anlamı alan olmak üzere iki kutup arasında gerçekleşmektedir. Anlamın verici kutbunu anlatılan (mana), alıcı kutbunu anlaşılan (mefhum) şey oluşturmaktadır. Şu halde…

Okumaya devam edin Rıza, Talep ve Ölüm ile Anlam

Önü ve Arkası ile Yargı

Ön yargı yapısı dolayısıyla bir prangadır. İnsanın kör noktasını artırır. Keşfe engel olması dolayısıyla akla törpüdür. Pratik olması dolayısıyla cazip olsa da sinsi tahribatında müdavimdir. Pek çok alanda bağımsızlık için meseleler ile ilk mülaki oluşta mümkün olduğunca ön yargısız bir temas şarttır. Mustafa ESER “ ‘İlerleme’ Batı modernitesinin “köşe taşı”dır. Modernizasyon, ilerleme adına gerçekleştirilir. Kalkınma, ilerlemeye hizmet eder, yapım ve yıkım projeleri, beş yıllık planlar, dramatik değişimler vs. hepsi de “ilerleme” olarak nitelendirilen sihirli varlık adına yapılır. Kahire’nin küçük bir kasabasının dar bir sokağındaki adama veya New York’un geniş bir caddesindeki küçük bir çocuğa, Paris’te bir bulvardaki yaşlı adama veya Çin’de otobanda kamyon süren bir…

Okumaya devam edin Önü ve Arkası ile Yargı

Devinim, Akış, Eylem

İnsan, çeşitli donanımlarla daha nitelikli hale geldikçe akışın fıkhını kavrar. Bu akışa yön vermek istiyorsa yani bir tasarım derdindeyse, bunu mümkün kılmanın ancak akışa tabi olmakla olacağını fehmeder. Huzur da sekine de bu tabiiyettedir. Olacak olan olur, olmaktadır. Mustafa ESER Varlık devinim halindedir. Mikro âlemden makro âleme kadar her katmanda heyecanlı bir dinamizm vardır. Bu hareketliliğin bazılarının nizamı hemen anlaşılabilir ama bazılarının nizamı bir çırpıda anlaşılacak halde değildir. Üzerinde farklı pencerelerden bakılıp düşünülmesiyle insicamı bir parça anlaşılabilir belki. Bazılarının kozmosunu anlamaya ömürler kifayet etmeyebilir. Ama kaosta bile bir kozmos vardır. Çünkü varlık, anlam demektir. Anlam ancak amaçla mümkündür. Amaç ise muhakkak nizam ile erişilendir. Hareket…

Okumaya devam edin Devinim, Akış, Eylem