“Ben ölünceye kadar değil; siz ölünceye kadar…”

Yanında bulunan son sayıyı açtı ve kimlerin yazdığını, kimlerin çizdiğini, hatta ÇETO isminin ne anlama geldiğinden bahsetti. Sonra bana dönerek “Siz de çizer misiniz?” diye sordu. Ben de iyi bir çizer olmadığımı ifade ettim fakat o sanki sözlerime pek aldırış etmiyordu. “Biz iyi bir çizer aramıyoruz, öyle bir kaygımız yok, burada her yaştan insanların emeği var, 7’den 70’e kadar…” Şifa YARATILMIŞ KÜÇÜKER Bahar henüz kendini yeni yeni hissettiriyordu. Mart ayının bir cuma sabahında İstanbul Üniversitesi havuzlu bahçesinde oturup çizim yapmaktaydım. Dersim vardı; fakat içimden derse girmek hiç gelmiyordu. Belki de bir derse en güzel giremeyişim buydu. Yanımda küçük bir defterim ve siyah mürekkepli bir dolma…

Okumaya devam edin “Ben ölünceye kadar değil; siz ölünceye kadar…”