Rezzâk olanın adıyla.

İnsanlığın kadim meselelerinden biri, toplum içindeki gelir ve kazanç eşitsizliği. Daha açık söylemek istersek sosyo-ekonomik adaletsizlik. Dünya tarihinde, insanlar arasındaki iktisadi dengesizlik bugünkü kadar büyük olmamıştır. Ekonomik enstrümanların değişmesi, üretim biçimlerinin farklılaşması, ekonomik hayatta makineleşme, teknolojik gelişmeler, iletişim ve bilişim alanlarında öngörülemeyen ilerlemeler, çok daha önemlisi her geçen gün tekelleşen siyasi ve iktisadi hayat milletler ve fertler arasında sosyal adaletsizliği körükleyen temel unsurlar.

Birileri hesabı yapılamayan bir zenginliğe kavuşurken başka birileri hayatlarını en kötü ekonomik şartlarda idame ettirme mücadelesi veriyor. Modern zamanların hastalıklarının sebeplerinin başında “aşırı besin tüketimi” geliyor. Yani birileri ihtiyaçlarından daha çok yedikleri için hastalanıyorlar. Birileri yetersiz beslenme nedeniyle hastalıklara dûçâr kalıyorlar.

Dünyada bugün yanlış işleyen bir sistem var, gayri insani bir sistem bu; insanı değil malı mülkü, parayı pulu merkeze alan bir sistem. Güçlüler ister siyasi ister askeri ister iktisadi alanda olsun, güçlerini zayıfların, yoksulların kesesinden çalarak devam ettiriyorlar. Bunlar din, ahlak, hukuk tanımıyorlar. Kapitalizm ve pragmatizm bunların gözlerini köreltmiş, kalplerini karartmış, hislerini yok etmiş. Kendilerinden başka hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi görmüyorlar, daha doğrusu görmek istemiyorlar.

Dergimiz İnsicam Kasım 2025 sayısında, dosya konusunu “Sosyal Adalet ve Yoksulluk” olarak belirledi. Dikkatleri, her geçen gün derinleşen ve katmerleşen bu sosyo-ekonomik probleme çekmek istedik. Dosyamıza destek ve katkı veren yazarlarımıza teşekkür ederiz.

Bu sayımızda kıymetli yazar kardeşimiz Taha Kılınç ile son kitabı Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi üzerine yaptığımız söyleşinin ilgiyle okunacağını düşünüyoruz. Doğu Türkistan, yıllardır kanayan bir yaramız. Sayın Kılınç’ın kaleme aldığı bu eser, haklı bir ilgiye mazhar oldu. Umarız kitaba gösterilen ilgi, bölgeye gösterilen bir ilgiye dönüşür.

Ve Gazze. Ve Filistin. Biliyorsunuz Ekim 2025 sayımız, İnsicam’ın ikinci Gazze Özel Sayısı oldu. Temmuz 2025’te harekete geçen sivil bir inisiyatif olan Küresel Sumûd Filosu, Eylül ayının en önemli konusuydu. Bütün dünya, neredeyse Sumûd’la yatıp Sumûd’la kalktı. Ekim ayı ise terör devletinin Gazze’ye yaptığı saldırıların durmasını sağlayacak ateşkes ve Gazze Şeridi’ne uygulanan ekonomik ablukanın kaldırılması tartışmalarıyla geçti. Siyonazilere kimsenin güveni yoktu. Bütün dünyayı bir kez daha haklı çıkardılar. Hem ateşkesin başladığı günlerde hem de daha sonraki günlerde fıtratlarının gereğini yaptılar. Ortada ismen bir ateşkes var ancak terör devleti her türlü melaneti işlemeye devam ediyor. Her şeye rağmen Gazzeli kardeşlerimizin bir nebze de olsa nefes almalarına seviniyoruz. Rabbimizden bu sevincimizi dâim kılmasını niyaz ediyoruz.

2025 yılının son sayısında buluşmak üzere sizleri Rezzâk olana emanet ediyoruz.

Mustafa ÖZEL

Genel Yayın Yönetmeni