-6 Şubat depreminde ölenlere–
Kim demiş konuşamazmış dağ, ova, deniz, toprak
Her birinin dili var ancak bilenler anlar
Dağ yürürken ovaya, deniz vurur toprağı
Yakına gelir uzak, uzağa gider yakın;
Apartmanlar diz çöker dağlar olur un-ufak…
Kim demiş konuşmamış topraktaki ölüler
Yarım kalmış hayatlar kurumuş dudaklarda
Birbirine benzer donuk göz, mor bedenle
Kimi yatakta kalmış, kimi çökmüş kapıda;
Ölüler konuşurken siz susuyor musunuz hâlâ?
Hepsi toprağa düşmüş kuru yaprak misali
Evler mezara dönmüş, mezarlar evler şimdi
Hay’dan gelir yine Hu’ya giden insanlar
Geride bırakırlar trajik binbir masal;
Her birinin masalı birbirini tamamlar…
Değişmeyen tek yasa sallanırken yeryüzü
Adil davranır ölüm zengin fakir demeden
Geride çaresizlik, ölümün soğuk yüzü
İnsanı deli eder o yok olmak korkusu;
O yok olmak korkusu, o yok olmak korkusu…
Betonlar arasında köşeli kafalarda
Dönüp durmaz sorular o tükenmez kaygılar
Ve birbirine benzeyen morarmış yüzleriyle
Ne baba tanır oğlu, ne oğlu tanır baba
Bir tek konuşur deprem döner sonsuz masala…
Ankara/2023