Deneme

Filistin Sözlüğü

“Filistin Sözlüğü”, sözde İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırılara karşı bilimsel bir duruş sergilemek amacıyla bir araya gelen geniş ve nitelikli bir akademik kadro tarafından, iki yılı aşkın süren yoğun bir emeğin sonucunda hazırlanmıştır.

"İnsicam Dergisi'nin 58. sayısında tefrika edilmeye başlanan Filistin Tarihi serisine, bu bölümde sizlere çok güzel bir müjde ile geldim. Filistin tarihi okumalarımıza eşlik edecek, kütüphanelerimizin baş ucu kitabı niteliğinde olacak olan “Filistin Sözlüğü” okurlarıyla buluştu.”

“Filistin Sözlüğü”, sözde İsrail'in 7 Ekim 2023'te başlattığı saldırılara karşı bilimsel bir duruş sergilemek amacıyla bir araya gelen geniş ve nitelikli bir akademik kadro tarafından, iki yılı aşkın süren yoğun bir emeğin sonucunda hazırlanmıştır.

Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir ve Prof. Dr. Metin Uçar’ın editörlüğünü üstlendiği bu kapsamlı projede, 273 akademisyen ve araştırmacı görev almıştır. Çalışma, disiplinler arası bir derinlik sağlamak amacıyla son derece geniş bir editoryal yapıya sahiptir. Eser; Tarih, Hukuk, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, Medya, Ekonomi, Tıp, Psikoloji, Eğitim, İlahiyat, Ahlak, Edebiyat, Sanat, Şehir ile Toplum ve Kültür olmak üzere 15 ayrı alan editörlüğü altında şekillendirilmiştir. Kavramların küresel ölçekteki doğruluğunu ve literatürdeki karşılıklarını güvence altına almak için Türkçe, Arapça, İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinde editörlük masaları kurulmuştur.

"Kelimelerle fethederiz toprağı... Çünkü sözcükler, mülksüzleştirilenlerin elindeki son sığınak, işgal edilemeyen tek vatandır."

Mahmud Derviş’in bu veciz sözü aslında sözlüğün ortaya çıkma amacını çok güzel özetliyor. Zira klasik anlamda bir sözlük, kelimelerin anlamlarını, kökenlerini ve kullanımlarını tanımlayan bir referans kaynağıyken; “Filistin Sözlüğü”, bu geleneksel tanımı bir adım öteye taşıyarak "epistemik (bilgiye dayalı) bir direniş" aracına dönüştürüyor. “Filistin Sözlüğü”nü tam da bu bakış açısıyla incelemeli ve kütüphanelerimizin baş ucu eseri yapmalıyız. Çünkü “Filistin Sözlüğü” siyonizm lehine asimetrik olarak yerleşmiş kavramları sorgulamak ve gerçekliği yeniden inşa etmek amacıyla literatüre kazandırılmıştır.

“Sözlüğün yazılış amacı, emperyalist güçlerin fiili işgallerden önce başlattığı "fikri işgali" ve kelimelere gizlenmiş yalanları açığa çıkararak kavramların işgaline son vermektir. Eser, uluslararası ilişkilerdeki "realizm" ve "neo-realizm" gibi bilimsel kılıflı yaklaşımların güçlü olanı (İsrail) nasıl meşrulaştırdığını deşifre eder. Bu bağlamda sözlük; sadece bir kelime listesi değil, anti-emperyalist ve anti-kolonyalist bir kavram seti sunan entelektüel bir intifada ve hafıza koruma aracıdır.”

“Filistin Sözlüğü” basıldığı günden itibaren oldukça rağbet görmesinin yanında hacimli yapısıyla okuyucuların standart bir sözlükten ne farkının olduğu konusunda merakını uyandırmaktadır. Bu nedenle bu bahsi biraz daha açmakta fayda görüyorum. Evvela klasik bir sözlükte kelimelerin anlamları nesnel bir şekilde açıklanırken, “Filistin Sözlüğü” “tarafsız” gibi görünen kavramların arkasındaki siyonist manipülasyonları ve asimetrik anlamları açığa çıkarmayı amaçlamaktadır. Örneğin Filistinlilerin evlerini zorla ele geçirenlere senelerdir “yerleşimci” denirken sözlükte bu kullanım “gaspçı yerleşimci” olarak ifade edilir ve bundan sonra da literatürde bu şekilde kullanılmasını hedefler. Aslında sizler sadece bir sözlüğe değil, Filistin tarihinde kavramları nasıl doğru kullanacağınız konusunda bir rehberi de satın almış olacaksınız. Zira bu minvalde sözlüğün içinde 630 madde ve 738 gönderme bulunmaktadır. Her maddenin altında bulunan kaynakça üzerinden yeni okumalar yapabilirsiniz. Tamamen profesyonel bir akademik eser titizliğinde hazırlanan kaynakça bölümünde büyük bir bilimsel hazine sizleri bekliyor. Sözün özü bu sözlük size Filistin tarihi kapılarını açan bir kaynakça niteliğindedir. Üstelik bunu yaparken de maddi olarak vereceğiniz bedelle Gazze’ye doğrudan bağış yapmış oluyorsunuz. Zira sözlüğün tüm geliri Gazze’ye bağışlanacaktır. 

Bir başka açıdan standart bir sözlük kelimelerin hangi bağlamda ve cümlelerde kullanıldığını verip geçerken, “Filistin Sözlüğü”, kelimeler üzerinden uluslararası ilişkiler teorilerinin güçlü olanı haklı göstermek için nasıl araçsallaştırıldığını inceler. Bu konuda sözlüğün tanıtım metninde geçen şu örneği vermek yerinde olacaktır. Metnin tamamına referanslardaki linkten ulaşabilirsiniz. 

“Kasım 2023’te bir kişi, New York’ta cadde üzerinde seyyar satıcılık yapan Orta Doğulu bir Müslümana hakaretler yağdırdı. Aslında uzun zamandır satıcıyı taciz ediyordu ve sadece bu tacizlerden sonuncusu kayda alınmıştı. Sözleri acımasızdı ve insanlık dışıydı: “Binlerce Filistinli çocuğun öldürülmesinin yeterli olmadığını” söylüyor, Hz. Muhammed’e hakaret ediyor, seyyar satıcıyı işkenceyle (tırnak sökmek) tehdit ediyordu (Al Jazeera, 2023). İlk duyulduğunda, ABD’de çokça karşılaşılan sıradan bir İslamofobik saldırıya benzeyen bir eylem olarak görüldü. Ancak adamın kimliği ortaya çıktığında meselenin ne kadar vahim olduğu da anlaşıldı. Mezkûr kişi, üst düzey Amerikalı eski bir diplomat olan Stuart Seldowitz idi. Üst düzey bir bürokrat olarak "iki devletli çözüm" masalarında oturmuş olan Seldowitz’in, kameralar karşısında "binlerce Filistinli çocuğun öldürülmesinin yeterli olmadığını" söylemesi ve İsrail ordusunu tüm sivil katliamlarına rağmen "ahlaki bir ordu" olarak tanımlaması, bu teorik arka planın sahada nasıl bir "kötülüğe" hizmet ettiğinin kanıtıdır.”

Normal sözlükten farkı konusuna son olarak şunu da eklemek gerekir ki “Filistin Sözlüğü” alışılmışın dışında, anti-emperyalist ve anti-kolonyalist yeni bir kavram seti inşa ederek entelektüel bir hafıza yaratmayı amaçlamaktadır. Nasıl ki artık ülkemizde “Coğrafi Keşifler” yerine “Sömürgeciliğin Başlangıcı” ifadesi literatürde yer almaya başladıysa, “Filistin Sözlüğü” ile hem gündelik konuşmalarımızda kullandığımız dil hem de akademik yazılarımız doğru kullanıma kavuşacaktır. 

"Sözlükler genellikle sadece anlamları ortaya çıkarmaya çalışır; vicdanla ya da ahlaki bir sorumlulukla ilgilenmez. Filistin Sözlüğü'nün ise ahlaki ve vicdani bir boyutu var. Biz burada tarihin canlı tanıklarıyız ve sadece var olan bilgiyi aktarmadık, yeni bir bilgi ürettik." 

Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir

"Uluslararası literatürde 'sömürgeci yerleşimcilik' olarak geçen kavram hakikati tam örtmüyordu. Biz buna 'gaspçı yerleşimcilik' dediğimiz anda hakikati ismiyle koymuş olduk. İsrail siyasetinin soykırımı taşıdığı noktayı ifade etmek için de 'siyonazizm' ya da 'siyofaşizm' kavramlarını tartıştık.”

Prof. Dr. Metin Uçar

 

Yazarın Notu: 

Genel temayülü bozmadan yazarın notu bölümünde “Filistin Sözlüğü” için yazdığım kavramları da kısaca tanıtarak bu ayki yazımı nihayete erdirmek istiyorum. Bir sonraki sayıda yine sürpriz bir makaleyle devam edeceğim. 

Filistin Akademik Düşünce Platformu’nun iki yıllık bir çalışma sonucu hazırladığı ve Anadolu Ajansı tarafından basılan “Filistin Sözlüğü” siyonist anlatının epistemolojik sömürgesine karşı oluşturulan yapı sökümü eseridir. Okuru bir yandan bilgilendirirken diğer yandan da ürettiği yeni kelimelerle literatürdeki yanlış kullanımları düzeltmeyi hedeflemektedir. Bu devasa eserin mutfağında yer alan 273 araştırmacıdan biri olduğum için huzurlarınızda bir kez daha şükrediyorum. Bu kıymetli eserde sanat alanında kaleme aldığım maddelerle (Anahtar Heykelleri, Naci el-Ali, Güçlüklerin Devesi, Hanzala, Süleyman Mansur-1, Heba Zagout ve Zeytin Ağacı), Filistin davasının sadece siyasi bir mücadele değil, aynı zamanda köklü bir varoluş mücadelesi olduğunu anlatmak istedim. Sözlük için yazdığım yedi madde; Filistin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olan sanatçıları, direnişin görsel simgelerini ve toprağa bağlılığın köklü sembollerini içermektedir.

Naci el-Ali ve Hanzala:

Filistin direniş edebiyatında akla ilk gelen isimlerden biri Naci el-Ali ve ölümsüz eseri Hanzala’dır. Naci el-Ali’nin çizgileriyle hayat bulan, arkası dönük ve on yaşında bir çocuk olarak resmedilen Hanzala, Filistin halkının yaşadığı haksızlıkları tüm dünyaya duyuran bir adalet simgesidir. Burada amaç sanatın, işgal altındaki bir halk için nasıl bir “entelektüel intifada” aracına dönüştüğünü bilimsel bir perspektifle ortaya koymaktır.

Bu bölümde kısaca da olsa sözlüğü nasıl kullanmalıyız, sorusuna da değinmek isterim. Her kütüphanede bulunması gereken ve geliri tamamen Filistin’e bağışlanacak olan bu eser size her daim okuma ve izleme serüveninizde yardımcı olacaktır. Örneğin Filistin ile ilgili yukarıda okuduğunuz metinde “intifada” kelimesini bilmiyorsanız, hemen sözlüğü açıp okuyabilir ve devamında yer alan kaynakça eserler üzerinden konuyla ilgili okumalarınızı derinleştirebilirsiniz. 

Süleyman Mansur ve Heba Zagout

Filistin resim sanatının usta isimleriyle devam edelim. Süleyman Mansur-1 maddesiyle, Filistin sanatının yaşayan efsanelerinden birinin biyografisini ve sanat anlayışını Sözlük’e taşımaya çalıştım.  Mansur’un en önemli çalışmalarından olan “Güçlüklerin Devesi” (Camel of Hardships) eserini de müstakil bir madde olarak yazdım. Bu resimde Mansur, Filistinlilerin vatan hasretini ve sırtlarındaki ağır mülksüzleştirilme yükünü nasıl bir sabırla taşıdıklarını ortaya koymaktadır.

Bir diğer sanatçımız olan Heba Zagout maddesi, İsrail’in son saldırılarında hayatını kaybeden genç bir sanatçının anısını yaşatmaktadır. Bu madde, siyonist şiddetin sadece fiziksel değil, aynı zamanda Filistin’in estetik ve sanatsal geleceğini de hedef alan bir “kültürkırım” girişimi olduğunu belgelemektedir.

Zeytin Ağacı ve Anahtar Heykelleri

Zeytin ağacı ve anahtar Filistin tarihinde en önemli sembollerdendir. “Zeytin Ağacı” maddesi, bu kadim bitkinin Filistin tarihindeki ekonomik ve kültürel yerinin ötesinde, toprak üzerindeki tarihsel hak iddialarının sarsılmaz bir kanıtı olduğunu vurgular. Zeytin ağacı, işgalcilerin sökme çabalarına rağmen kök salan Filistin varlığının adeta bir yansımasıdır.

“Anahtar Heykelleri” maddesi ise, 1948 Nekbe (Büyük Felaket) sırasında evlerinden edilen Filistinlilerin yanlarına aldıkları anahtarların, bugün devasa heykellerle simgelenen "Geri Dönüş Hakkı"na (Right of Return) nasıl dönüştüğünü anlatır. Bu maddelerle Filistin kimliğinin mekânsal ve tarihsel sürekliliğini, nesneler üzerinden kurulan anlam dünyasıyla yeniden vurgulamak istedim. 

Yazmış olduğum bu yedi madde, eserin "sanat" (SA) bölümünde yer almaktadır. Bu çalışmalar, siyonist anlatının yok saymaya çalıştığı Filistin kimliğinin, sanat ve semboller yoluyla nasıl dimdik ayakta kaldığını göstermektedir. Sanat bölümündeki tüm maddeler, Filistin davasının sadece sayılar veya siyasi krizler silsilesi değil, yaşayan ve üreten bir halkın, direnişi hayatın her alanında devam ettirdiğinin ispatıdır. Yazımı sanat bölümünün editörü olan Seçkin Sevim hocama ve katkı sunan tüm hocalarıma teşekkür ederek sonlandırmak istiyorum. 

 

Yazar, https://balkandays.blogspot.com/

 

Referanslar:

1.     Sözlüğün içeriğine ulaşmak için: 

Sarıkaya, E. H., Atalan, Ş. B., & Düğeroğlu, M. (2026). Filistin Sözlüğü. AA Yayınları Filistin Akademik Düşünce Platformu. https://www.academia.edu/168305006/Filistin_S%C3%B6zl%C3%BC%C4%9F%C3%BC

2.     Anadolu Ajansı Yayınları. (2026). Filistin Sözlüğü. https://www.aa.com.tr/tr/aa-yayinlari/filistin-sozlugu/3957260

3.     Kitapyurdu. (t.y.). Filistin Sözlüğü. Erişim tarihi: 9 Haziran 2026, https://www.kitapyurdu.com/kitap/filistin-sozlugu/757390.html

4.     Filistin Akademik Düşünce Platformu sosyal medya hesapları: 

Instagram Hesabı (@filistinakademikdusunce), Erişim 9 Haziran 2026, https://www.instagram.com/filistinakademikdusunce/

Filistin Akademik Düşünce X Hesabı (@filistinakademikdusunce), erişim 9 Haziran 2026, https://x.com/filistinakademikdusunce

5.     Uçar, M. (2026). Giriş: Siyonist işgalin dilsel araçlarını anlamak ve anlam dünyasını gerçeklikle yeniden örmek. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), “Filistin sözlüğü” içinde Ankara: AA Kitap.

 

 

Editörün Seçtikleri