Kitap Değerlendirmesi

Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed

Peygamberimizin saymakla bitmeyecek harika yöntemleri sayesinde nice insan İslamiyet ile şereflenmiş, akıllarında tek bir soru işareti kalmadan, gönülden bağlanarak İslam’ı incelikleri ile öğrenmişlerdir.

Eğitimci

“Ey Resulüm! De ki: ‘Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü; Allah çok bağışlayan ve merhamet edendir.’” ( Ali İmran; 31)

El-Vedud olan Rabbimizin gösterdiği yolda Peygamberimiz’i (sav) takip ediyor olmak büyük bir ayrıcalıktır. Rabbimizin sevgisini kendi üzerimizde artırmanın önemli yollarından biri de peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav)’i taklit etmekten geçiyor. O’nun gibi davranmaya, konuşmaya ve hissetmeye çalışmak bizi Rabbimize yakınlaştırıyor. Kainatı O’nun yüzü suyu hürmetine yaratmış olan Allah(c.c) hem kendisini hem Resulünü çok sevmemizi buyuruyor. Çünkü kişi ancak sevdiğinin yolundan gider.

Bir öğretmen olarak okulda öğrencilere karşı tutum ve davranışlarımda Efendimiz’i örnek almayı elzem görüyorum. Bu konuda yaptığım araştırmalarda daha önce Zamanın Kıymeti adlı kitabını okuyarak çok etkilendiğim bir alim olan Abdulfettah Ebu Gudde’nin “Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed (sav) ve Öğretim Metodları” kitabı karşıma çıktı. Hızlıca kitabı temin ettim ve bir solukta okuyup bitirdim. 

Kitap iki bölümde incelenmiş.

  1. Bir muallim olarak Hz. Muhammed
  2. Hz. Peygamber’in öğretim metodları

Konuyu bağlam açısından oldukça manidar bulduğum bu bölümlerin ilkinde Efendimiz’in nasıl bir öğretmen olduğundan, ikincisinde de hangi yöntemleri kullandığından bahsediliyor.

Bazen eğitimci olarak yorulmuş ve bunalmış hissederiz. Elimizden geleni yapmış olsak da işlerin yolunda gitmediğini fark ederiz. Toparlanmaya ihtiyaç duyduğumuz o anda bu kitap bizi silkeleyip kendimize getirecek, öğretmenliğin peygamber mesleği olduğunu yeniden hatırlatacak ve mesleki aşk ve şevkimizi artıracaktır.

Kitabı okuyacaklar konuyu derinlemesine çalışacaktır elbette, fakat naçizane beni etkileyen, derslerimde kullandığım yöntemlerden ve ‘Efendim uygulamış ben de artık uygulayayım, deneyeyim’ diyerek heveslendiğim kısımlardan bahsetmek istiyorum.

●      Bir öğrenciye bir işi yapma şevkini o işin kolay yapılabilir olması veriyor. Efendimiz öğretmen olarak kendisini “işleri kolaylaştırıcı” olarak tanımlıyor. Bir öğretmende bulunması gereken en önemli özellik kolaylaştırıcılıktır. Zor gibi görünen konuları öyle bir düzenlemeliyiz ki öğrenci kolayca, severek kavrasın ve öğrensin. Sevdikten sonra zor konular dahi kolay gelecektir.

●      Hatalar konusunda sabırlı olmak, hata yapanın “bilmeyen” kategorisinde olduğunu hatırda tutmak ve öğretmek için en uygun cümleleri seçerek, sevecenlikle yaklaşmak O’nun sünnetidir.

“İlim öğrenmek her Müslümana farzdır.” hadisince bizlere düşen, Efendimiz’in buyurduklarını layığı ile yerine getirmektir. Bizlere -farz bir ibadet olarak- başvuracak öğrencilerimize yetebilmek için alanlarımızda oldukça başarılı olmak zorundayız. Kız-erkek öğrenci ayrımı yapmadan, eğitim hakkını kimsenin elinden almadan okula gelebilmelerine fırsat vermeliyiz. Şuanda ülkemizde eğitim öğretim hakkı devletimiz tarafından harika donanımlarla destekleniyor. Dini inançlarının gereğini yaşayan kimselerin okul ve kamu kurumuna alınmadığı bazı ülkelerin olduğuna şahit olduğumuz bu günlerde, ülkemizin bize sunduğu bu fırsatlar değerlendirmeli ve takdire şayan görülmelidir.

İlim öğrenmek farz bir ibadettir. Fakat faydasız ilimden de Allah’a sığınmak gerekir. Peygamber efendimizin bu konu ile ilgili çok güzel bir duası vardır:

“Allah’ım faydasız ilimden, korkmayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.”

O’nun öğretmenliği; gönlü Rabbinde ve O’nun emirlerinde olan, tatlı dilli, güler yüzlü (mütebessim), şefkatli, kolaylaştırıcı, tane tane konuşan, söylediği anlaşılan, dersine Allah kelamı ile başlayan ve Allah kelamı ile sonlandıran, kızmayan, öğrencilerini ve öğretmeyi çok seven, nazik, sabırlı ve sakin, alanında ve öğretmek istediği konuda çok başarılı, cezalandırmaya yetkisi olmasına rağmen affetmeyi tercih eden, sözünü tutan, sorulan sorulara çok net cevap veren, uzun ve boş cümleler ile karşısındakini yormayan bir öğretmenlikti.

Peki, her öğrencinin rüyası olan bu harika öğretmen, efendimiz, Hz. Muhammed (s.a.v.) eğitimde hangi öğretim metotlarını, yöntem ve tekniklerini kullanmıştır? 

Şüphesiz Efendimiz'in kullandığı en önemli öğretim metodu; yaparak yaşayarak öğrenme metodu. Anlattığı her şeyi yaşıyor olması öğrettiklerinin tesirini artırdı. Dini ilimlerde namaz konusunu işleyip, günlük hayatımızda namaz kılmayan biri olamayız. Aktardığımız bilginin kendi hayatımızda karşılık bulmuş olması öğrencinin dikkatini çeker. Fen bilimleri, matematik, sosyal bilimler gibi derslerde ise tefekkür vasıtası ile Allah ve yarattıkları arasında bağ kurup dersi yaşayarak anlatmış olmalıyız.

●      O her öğrencinin seviyesine göre anlatırdı. Bizde anlattığımız konuları öğrenci bilgi seviyesine göre düzenlemeliyiz. Derslerde uygulama, somutlaştırma ve deney yapma konunun anlaşılır olması için çok önemlidir. Bu yöntemler aslında efendimizin konu anlatırken başvurduğu tekniklerdir. Bazen farkında olup, bazen farkında olmadan O’nun yaptıklarını yapıyoruz. Bu bile kalbe büyük bir huzur ve heyecan veriyor.

●      O, konuları parça parça, bölüm bölüm öğretirdi. Kolaylaştırıcı olarak bir konu anlaşıldığında diğerine geçer böylelikle bilgiyi derinleştirirdi.

●      O, öğrencilerinin bireysel farklılıklarına saygı duyar, kişiye özel anlatım yapardı. Böylece anlayabilecekleri bilgiyi vermiş olurdu. Peygamber efendimiz soru sorarak öğretirdi. Bununla  öğrencilerinin zihnini açmayı ve potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedeflerdi. Sadece soru sormakla da kalmaz, öğrencilerinin de soru sormaları için onları desteklerdi. Konuları anlatırken benzetmelerden yararlanır, beden dilini aktif kullanırdı. 

Peygamberimizin saymakla bitmeyecek harika yöntemleri sayesinde nice insan İslamiyet ile şereflenmiş, akıllarında tek bir soru işareti kalmadan, gönülden bağlanarak İslam’ı incelikleri ile öğrenmişlerdir. 

O’nun yolundan gitmeye sınıflarımızda da devam edebiliriz. Niyetimiz El-Veli olan Rabbi kendimize dost edinmek olunca, ibadet hükmünde olur her dersimiz.

Her kitaplıkta mutlaka olması gereken bu kitabı kimler okusun?

Anneler, babalar, öğretmenler, eğitimciler ve insan insana yaşamada iletişimin altın kurallarını öğrenmek isteyenler.

Yolu Allah rızası, peygamber sünneti olan herkese selam ve dua ile.

 

Editörün Seçtikleri