Kelimelerle tanırız hayatı, önce harfler girer dünyamıza sonra onlardan anlamlı cümleler kurmaya başlarız. Hele bir de iki dilli evde büyümek gibi bir nasibimiz olduysa, annemizden bir dili, babamızdan diğer dili duymak isteriz. Aksi hâlde karışır zihin dünyamız. Su bir gün başka ertesi gün başka bir kelime olamaz, olmamalı der aklımız. Zamanla aklımızla birlikte gönlümüz de karışmaya başlar. Bir türlü içinden çıkamayız bu keşmekeşin. Devamında ya bütün öğrendiğimiz kelimeleri yerli yersiz kullanarak kendimizi anlatmaya çalışırız ya da tam tersi derin bir sessizliğe bürünürüz. Hem içimizi hem dışımızı farkına varmadan sarıveren bir sessizlik…İşte tam da böyle bir sessizliğin ortasında girdi Aksa Tufanı hayatımıza. 7 Ekim 2023 adeta bu sessizliğin içinden geçen sonsuz bir çığlığa dönüştü. İşte bu çığlık artarak Türkiye’de gönüllere ulaştı. Ulaşmakla kalmadı, bir “Filistin Sözlüğü” olarak yankılandı ve yankılanmaya devam ediyor. İnsicam Dergisi 65.sayısında[1] sizlere tanıttığım Filistin Sözlüğü bu saiklerle neşvünema buldu. Bizlere düşen ise elimizden geldiğince sözlüğü tanıtmak ve kullanmak olmalı. Geçen üç senenin ardından İsrail’in zulmü ne bitti ne de bitecek. Bu nedenle bizler de yazan, üreten ve bu davaya gönül verenler olarak çalışmaya devam edeceğiz. Bu yazımda sizlere çalışmalarına başlanan ve daha kapsamlı bir hedefi olan “Büyük Filistin Sözlüğü” nden bahsetmek istiyorum.
Yayınlanan Filistin Sözlüğü canlı bir sözlük olup çalışmalarına 7 Ekim’in akabinde başlanmıştır. Bu nedenle içeriğinde bu süreçte Filistin’de vefat eden birçok ismi bulmanız mümkündür. Ayrıca çalışma esnasında kullanılan kavramların ne kadar çok siyonlaştırılıp aslından uzaklaştırıldığına defalarca tanıklık edildiğinden daha kapsamlı bir sözlük oluşturma fikri sürekli gündemde olmuştur. Büyük Filistin Sözlüğü ile hedeflenen Filistin duyarlılığını akademinin sanattan matematiğe her alanında canlı tutmaktır. Bir diğer hedefi ise bu duyarlılığın sadece akademi dünyasına değil tüm çevrelere sözlük aracılığı ile ulaşmasını sağlamaktır. Sade bir okurun, bir kitapta Filistin özelinde geçen bir kelimeye sözlük sayesinde ulaşabilmesi ve ayrıca sözlükte verilen atıflarla konuda isterse derinleşebilmesi amaçlanmaktadır. Filistin’de yaşanan soykırıma boyun eğmediğimizin bir nişanesi olarak yürütülen bu akademik çalışma sayesinde doğru bilgi arayışı içinde olanların kaynak eksikliği giderilmek istenmektedir. Temel amaç sanattan ilahiyata, medyadan akademiye, günlük siyasetten uluslararası ilişkilere kadar farklı alanlarda kullanılabilecek, güvenilir, tarafsız ve doğru bir bilgi kaynağı oluşturmaktır. Ayrıca Filistin kimliğini, direnişini ve haklı davasını doğru kavramlarla ifade etmek, dünyada olup bitenleri açıklığa kavuşturmak ve küresel kamuoyunda adil bir anlatı inşa etmek hedeflenmektedir.
Büyük Filistin Sözlüğü’nün halihazırda mevcut olan Filistin Sözlüğü’nden farklı olarak ortalama 100 bölüm, 3000 madde ve 200 örnek olay incelemesinden oluşan 10000 sayfalık bir eser olması planlanmaktadır. Bu sözlük, kavramların doğru anlatılmasına öncülük ederken aynı zamanda Filistin tarihini öğrenmemize de hizmet edecektir. Zira senelerdir Filistin halkının hikayesi sömürgeci güçler tarafından onların istediği gibi servis edilmektedir. Bu bağlamda medyada çok sık kullanılan çerçeveleme yöntemi kullanılmaktadır. Yani bir İsrailli Filistinli bir çocuğa hunharca ateş ettiğinde bu haberlerde sadece, Filistinli bir çocuk öldü şeklinde verilirken, aynı haberde söz konusu İsrailli olduğunda teröristler tarafından öldürüldü, ifadesi kullanılmaktadır. Sömürgeci dünyanın kullandığı bir diğer yöntem ise hikâyeyi ortasından başlayarak anlatmak olmuştur. Tıpkı toprakları gasp edilen Kızılderililerin senelerce yamyam ve vahşi olarak anlatılması gibi. Filistinli Şair Murid Bargusi bu oyunu bize çok güzel anlatır:
"Bir halkı mülksüzleştirmek (her şeyini elinden almak) istiyorsanız, bunun en basit yolu onların hikâyesini anlatmaktır ama ortasından başlayarak…”
Sözde İsrail Devleti’nin senelerdir Filistin hakkında oluşturduğu bilgi kirliliği 7 Ekim 2023 Aksa Tufanından bugüne yerle yeksan oldu. Gördüğünüz fotoğraf 2026 yılı haziran ayı itibariyle İtalya’nın Toskana bölgesinde rastgele yürüyüş yaparken çekildi. Sözde İsrail ne yaparsa yapsın dünya artık hiçbir zaman eskisi gibi onun manipüle edebileceği bir yer olmayacak. Artık çok daha fazla insan bu konuda hikâyenin başını öğrendi ve öğrendiklerini anlatmaya devam edecek. Sözde İsrail’in “halksız bir toprağa, topraksız bir halk” miti ise 7 Ekim’den çok önce İsrailli yeni tarihçiler tarafından çürütüldü. Müslüman halklar olarak bizim Gazze’den bu süreçte öğrenip hayatımıza uygulamamız gereken şeyler ise ilk önce sömürgeci devletlerin sömürge dilini artık kullanmamak olmalıdır. Bu konuda bildiğiniz üzere Türkiye’de de önemli bir adım atıldı ve bazı kavramlar Bakanlık tarafından değiştirildi. Artık coğrafi keşifler değil, sömürgeciliğin başlangıcı; haçlı seferleri değil, haçlı saldırıları; Orta Asya değil, Türkistan; Ege Denizi değil, Adalar Denizi kullanılacaktır. Filistin tarihi konusunda da ilk önce bize düşen Ortadoğu ifadesini reddetmektir. Bu ifade Batı tarafından Avrupa ve İngiltere merkeze alınarak üretilmiştir. Bu ise bölgenin özelliklerinden azade sömürgeci bir yaklaşımdır. Bu nedenle anlatılan konuda öne çıkacak özelliğe göre Batı Asya ve Kuzey Afrika, Darü’l İslam ya da kadim coğrafyamız denmelidir. Böylelikle dilimizi sömürgeci izlerinden temizleyerek, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıma ve sevmenin kapılarını açabiliriz. Aksi takdirde emperyal Batının hikayesini ortadan başlayarak öğrenen nesillerimizin Batı hayranlığı devam edecektir. Kızılderililerin tepkisinden önce onların topraklarını zorla ele geçiren Batıyı anlatmamız gerekir. Zira Batı kendinde hak gördüğü bu gasp etme halini çocuk kitapları üzerinden kendi nesline aşılamaktadır. Mesela Goldilocks ve Üç Ayı (Goldilocks and the Three Bears) kitabı. Bu eser Avrupa’da kült sayılacak çocuk kitapları arasında olup, her çocuk tekrar tekrar bu hikâyeyi dinleyerek büyümektedir. Halbuki kitap masum bir çocuk kitabı olmanın dışında, Batılı çocuklara her türlü gasp ve sınır ihlalini normalleştirmek üzere kurgulanmıştır. Gelin bu kitabı ve hikayesini inceleyelim.
Masal, ormanda oynarken güzel kokuları takip edip bir eve giren Goldilocks adındaki sevimli ve sarı saçlı bir kız çocuğunun maceraları olarak sunulur. Bu altın saçlı ve mavi gözlü küçük kız ormanda tek başına aç ve yorgun olarak tasvir edilir. Tam bu esnada önüne üç ayının yaşadığı ev çıkar. Sevimli kız eve girer ve bu üç ayının yemeklerinden başlayarak tüm eşyalarını tek tek kullanır, sonunda da yavru ayının yatağında uyuya kalır. Bize sunulan medyanın çerçeveleme taktiğinden sıyrılarak hikâyeyi okuduğumuzda ise Goldilocks; mülke izinsiz giren (haneye tecavüz), başkasının yemeğini izinsiz yiyen, eşyalarına zarar veren (yavru ayının sandalyesini kırar) ve yataklarını işgal eden bir “istilacıdır”.
"Hikâyeyi ortasından veya yanlış kişinin gözünden başlatırsanız bambaşka bir anlatı elde edersiniz" (Chimamanda Ngozi Adichie)[1]
Eğer bu masal, evleri istila edilen, emek verdikleri çorbaları çalınan ve en sonunda yatak odalarında yabancı birini bulan Ayı Ailesi'nin gözünden anlatılsaydı; Goldilocks sevimli bir kız çocuğu değil, korkunç ve saygısız bir suçlu olarak çerçevelenecekti.
Edebiyat ve masallar, farkında olmadan bizlere “kiminle empati kurmamız gerektiğini” ve “kimin mağduriyetini görmezden gelebileceğimizi” çocuk yaştayken öğretmeye başlar. Goldilocks, ana akım medyanın gözbebeği olan o “dokunulmaz ve imtiyazlı” karakterlerin ilk prototipidir.
İşte tam bu noktada Gazze dünyadaki bütün manipüle ve çerçeveleme yöntemlerini yerle yeksan etmekte ve etmeye de devam edecektir. Gazze’li müzik öğretmeni ve sanatçı Ahmed Muin Abu Amsha’nın[2] sözlediği gibi biz de Gazze ile zihinlerimizi yeniden inşa edeceğiz. Zira artık bu sürece eşlik eden çok güzel bir Filistin Sözlüğümüz var ve Büyük Filistin Sözlüğü de yolda…
Yazarın Notu:
Büyük Filistin Sözlüğü çalışmasına dahil olmak isteyen akademisyen ve yazarlar Filistin Akademik Düşünce Platformuyla iletişime geçebilir.
Referanslar:
1.Büyük Filistin Sözlüğü sosyal medya hesapları.
https://www.instagram.com/buyukfilistinsozlugu/
2.Filistin Sözlüğünün içeriğine ulaşmak için:
Sarıkaya, E. H., Atalan, Ş. B., & Düğeroğlu, M. (2026). Filistin Sözlüğü. AA Yayınları Filistin Akademik Düşünce Platformu. https://www.academia.edu/168305006/Filistin_S%C3%B6zl%C3%BC%C4%9F%C3%BC
3. Anadolu Ajansı Yayınları. (2026). Filistin Sözlüğü.
https://www.aa.com.tr/tr/aa-yayinlari/filistin-sozlugu/3957260
4. Kitapyurdu. (t.y.). Filistin Sözlüğü. Erişim tarihi: 16 Ekim 2026.
https://www.kitapyurdu.com/kitap/filistin-sozlugu/757390.html
5.Filistin Akademik Düşünce Platformu sosyal medya hesapları:
Instagram Hesabı (@filistinakademikdusunce), Erişim 16 Ekim 2026. https://www.instagram.com/filistinakademikdusunce/
Filistin Akademik Düşünce X Hesabı (@filistinakademikdusunce), Erişim 16 Ekim 2026. https://x.com/filistinakademikdusunce
Filistin Akademik Düşünce Platformu web sitesi, Erişim 16 Ekim 2026.
6.Uçar, M. (2026). Giriş: Siyonist işgalin dilsel araçlarını anlamak ve anlam dünyasını gerçeklikle yeniden örmek. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), “Filistin sözlüğü” içinde Ankara: AA Kitap.
[1]Chimamanda Adichie: Tek hikâyenin tehlikesi: https://www.youtube.com/watch?v=D9Ihs241zeg&t=1s
[2]WE WILL REBUILD GAZA | Ahmed Abu Amsha: https://www.youtube.com/watch?v=lvGbUgUxQg4
[1] https://insicam.net/eser/filistin-sozlugu