Türkistan’ın İslamlaşmasında Hacegan Yolu’nun Önemi ve Altın Silsile Seyahat Hatıraları -I-

Hacegan Yolu, İslam’ın Arabistan’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Endülüs’e, Kafkasya’dan Çin’e kadar yayılmasında öncülük eden tebliğ ve irfan yoludur. Selahattin SEMİZ Uzm. Dr., Afiyet Hastanesi Başhekimi Coğrafi ve Tarihi Sınırlar Türkistan; İran’ın Horasan bölgesinden başlayarak Kuzey Afganistan dahil Pamir ve Hindukuş dağlarının kuzey eteklerinden Çin’in Tun-huang bölgesine kadar uzanan, oradan Mançurya’nın batısına ulaşan, Moğolistan ile birlikte Güney Sibirya’nın tamamını içine alan, batıda Ural dağları ile Volga ırmağının Hazar denizine ulaştığı noktaya kadar devam eden geniş bir alanı kaplar. Bu alanın tarihî kaynaklardaki adı XIX. yüzyıl ortalarına kadar Türkistan’dır. Çoğunluğunu günümüzde Uygur ve Kazak Türkleri ile diğer Türk gruplarının oluşturduğu Çin Halk Cumhuriyeti hâkimiyetindeki bölgeye Doğu Türkistan, 1924’ten…

Okumaya devam edin Türkistan’ın İslamlaşmasında Hacegan Yolu’nun Önemi ve Altın Silsile Seyahat Hatıraları -I-

Acının Gölgesinde Gelenek

“Mehman atandan uludur” bir Özbek atasözü. Bu sözün altını fazlasıyla dolduracak hareketlere şahit olduk yol boyu. Hiç tanımadığım, bir vasıta ile iletişim kurduğum insanların, seyahat boyunca edinmiş oldukları tutum ve davranışlar örnek alınacak seviyedeydi. Zübeyir ŞEKERCİ Gelenek, bir toplumun belirleyici özelliği olmasının yanı sıra ferdin toplum içindeki ahenk bütünlüğünü yakalamasına katkı sunan bir hafızadır. Aynı zamanda toplumu ayakta tutan en mühim direklerden birisidir. Bir toplumu işgal için en kullanışlı yol, geleneğin tahribatıdır. Özbekistan; SSCB yıkıldıktan sonra bağımsızlığını ilan etmiş, 30-40 yıllık nevzuhûr bir devlet. Sayısız zulme, asimilasyon politikalarına ve ötekileştirmeye maruz kalmış bir halkın devleti. Seyahat boyunca yaşanan zulmün ve asimilasyon politikalarının acısını ve işlevselliğini…

Okumaya devam edin Acının Gölgesinde Gelenek

Beyaz Ayı ve Kızıl Ejder Arasında Türkistan

Hem Beyaz Ayı’nın bileğini bükecek hem de Kızıl Ejder’in kanadını kıracak mukavemet, Türk Devletleri Teşkilatı’nın gerçekçi, dinamik ve kardeşlik ülküsüne dayanan bir güç olarak ortaya çıkmasında saklı. Şehnaz FINDIK Rus devlet geleneğinin ve Rus büyük güç stratejisinin mimarlarından Çar I. (Deli) Petro, 1682 yılında tahta çıktığında Rus devletini Avrupalı devletlerin seviyesine çıkaracak büyük adımlar atmakta kararlıydı. Petro, Avrupalı devletlerin iktisadi ve siyasi kalkınmalarının Rus devleti için olası sakıncalarını analiz ederek bu devletlerin zaaflarına yöneldi. Böylelikle kafasındaki evrensel idea bir çeşit “büyük güç stratejisi”ne dönüşürken temelinde “yayılmacılık” fikrinin ağır bastığı, dünyanın en büyük imparatorluğunu da kurmuş olacaktı. Fakat Türkistan coğrafyasında ve Türk nüfusunun baskın olduğu bölgelerde…

Okumaya devam edin Beyaz Ayı ve Kızıl Ejder Arasında Türkistan