Bir Facianın Hikâyesi veya Tilki Hâlâ Ayakta

Cemil Meriç çok büyük bir gayretin ve azmin tecessüm etmiş hali. Hayatı boyunca hakikatin peşinde koşturmuş bir çilekeş denebilir onun için. Bu çileli yol yürüyüşün semerelerini kendisinden sonraki nesillere bıraktığı apaçık bir hakikat. Biz de ardında bıraktığı bu birikimden faydalanma nimetine ermiş bir nesil olduğumuz için kendimizi talihli sayabiliriz. Mustafa Nezihi PESEN Kendimizi, kendi hikâyemizi doğru dürüst anlatmayı, hakkıyla ne kelama ne de yazıya dökmeyi çok uzun bir süredir başaramıyoruz. Kendimizle ilgili her işi ve alanı yanlı ve taraflı anlatmaktan kurtulabilmiş değiliz. İstisnalar var ama henüz çoğunluğumuz yanılgı içinde. Debelenip duruyoruz. Yukarda bahsettiğim yanlı ve taraflı olma durumu maalesef kendi yanımızı ve tarafımızı tutacak şekilde…

Okumaya devam edin Bir Facianın Hikâyesi veya Tilki Hâlâ Ayakta

Sezai Karakoç’un Gerisine Düşmemek İçin Ne Yapmalıyız?

Belki de gençlikteki güç, irade, umut ve dinamizmimizden dolayı kapılmadığım o meşum umutsuzluğa kapılıyorumdur. Sezai Karakoç ise yirmili yaşlarından itibaren yazdığı şiirlerde ve yazılarda o meşum ve meşhur karanlığa hiç kapılmadı. Umutludur o bütün yazdıklarında. M. Nezihi PESEN Çizgi: Mafirat Eraslan Uğursuz bir gölge tarafından kuşatıldığımızı hissediyorum. Sezai Karakoç o gölgeyi üstümüzden kaldırmak için ömrü boyunca mücadele etti. Şimdi O yok bu dünyada fakat kelimeleri, mısraları, fikirleri, eserleriyle bize bir çıkış yolu göstermeye devam ediyor. İslam bütün gölgelere, karanlıklara, yapaylıklara, sahteliklere karşı mücadele etmemizi, savaşmamızı isteyen ilk ve son hak dinin adıdır. Sezai Karakoç, İslam’ın bir diriliş eri olarak tanımladı kendisini. O yüzden sevdim onu.…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Gerisine Düşmemek İçin Ne Yapmalıyız?