Vildan Serdar ile Turkuaz Gözyaşı Romanı Etrafında Söyleşi

"Halbuki Doğu Türkistan denen bir Türk yurdu vardı ve tüm coğrafyasıyla bir açık hava hapishanesiydi. Dünya bundan habersiz dönüyor ve yer küremizdeki diğer insanlar ekten püften sebepler yüzünden mutsuz olabiliyorlardı. Çünkü tüm gezegenimizi (Orta Asya Türk Cumhuriyetleri de dahil) tanıyorlar, fakat Doğu Türkistan’ı tanımıyorlardı." Vildan Serdar Söyleşi: Şakir KURTULMUŞ Vildan Serdar kimdir, bize kısaca kendinizden söz eder misiniz? 1967 yılında ailemin ilk çocuğu olarak Batı Trakya’da Gümülcine’de doğdum. Babam, Türk Azınlık ilkokullarında öğretmen, annem ise ev hanımıydı. İlkokulu Kırmahalle ve İdadiye okullarında, ortaokulu ise İstanbul’da tamamladım. 12 Eylül darbesiyle birlikte çalkantılı bir döneme giren eğitim hayatım, daha sonraki yıllarda bir kitap okuma tutkusuna dönüştü. Yüksek…

Okumaya devam edin Vildan Serdar ile Turkuaz Gözyaşı Romanı Etrafında Söyleşi

Rasim Özdenören’i Okumaya Nereden Başlamalı?

Rasim Özdenören içinde yaşanılan toplumun, önlerine her ne kadar sınırları zorlayıcı engeller çıkarsa da Müslümanların her şeye rağmen bu toplumun içinde kendi inançlarını yaşayabilecekleri tezini savunur.   Şakir KURTULMUŞ Rasim Özdenören’in düşünce dünyasının temeli İslâm’a, onun evrensel söylemine yaslıdır. Daha ilk cümlede böyle kesin ifadelerle düşünce dünyasının sınırlarını net olarak çizebiliyorsak bu netlik doğrudan doğruya Özdenören’in kendi tutumu ile ilgilidir. Bu netliği sağlayan kendisidir, kendi çabaları, yazıları onu bu net çizgilerle belirlenmiş alanda görmemize imkân sağlıyor. Temel hareket noktası ‘Müslümanca düşünmek ve yaşamak’ olan bu sınırların bilinçli olarak çizildiği ve alanın korunduğu, ilk kitaplardan bu yana süren yazı hayatına bakıldığında çok açık olarak görülecektir. Rasim…

Okumaya devam edin Rasim Özdenören’i Okumaya Nereden Başlamalı?

Yüzler

Şakir Kurtulmuş 1. çok yavaş ölüyorum birazdan alışacak gözlerim karanlığa beyaz umutlar düşecek sığınağın küçük bir köşesinde sesi yağmur çığlıklarına karışan esmer bir çocuğun elinden tutup bir parça pamuğu ıslatarak dudaklarında karanlıktan koşarak çıkan sevinçtir iyi yaşayanlara kızmadan utandırmadan kimseyi ölüyorum yavaş yavaş gel kızım kaçalım kar tanesi değil bunlar gökten üstümüze yağan bizim evin duvarları mutfak dolabı saksılar komşumuzun duvarında asılı tablo düşüyor üstümüze kar beyaz ellerinden tutuyorum kızımın canım kızım nerde ablan nerde abilerin nerde ablanın elleri çok karanlık bulamıyorum hayal değil bu yaşamak dediğin ölüyorum yavaş yavaş enkazdan çıkan taşlar demir karışımı magnezyum termal kameralarda sismik titreşimler toprakta sular kabarıyor gecenin ıslak…

Okumaya devam edin Yüzler

Suriye İzlenimleri

Yetimhaneye ziyarete gidiyoruz. Zaten akşamdan bu yana hazırlıklıyız bu ziyaret için. Ne ile karşılaşacağımızı az çok tahmin ediyorduk ama hiç bu kadar duygusal bir ortamda olacağımızı düşünememiştik. Şakir KURTULMUŞ TÜRDEB Genel Sekreteri ve Suriye Seyahati Program Koordinatörü İsmail Mansur Özdemir’den gelen telefonla aldım daveti. Hiç tereddüt etmeden heyecanla katılmak istediğimi bildirdim. Savaştan önce Suriye’ye giden arkadaşlarımızdan Suriye’nin gezilen yerlerinin çok güzel olduğunu, Halep’te ve başka kentlerde kütüphane, camiler, türbeler, tarihi eserlerin bulunduğunu duyuyorduk. Buraları mutlaka görmelisiniz, diyorlardı. Şimdi Mansur Özdemir’den aldığımız davet üzerinde durup yeniden düşünmeye başladım. Savaşın başından bu yana bize dostlarımızın mutlaka görmelisiniz dediği ziyaret yerlerinden, tarihi eserlerden hiçbir şey kalmamıştı ülkede. Bize…

Okumaya devam edin Suriye İzlenimleri

İlk Kez Sensizim Bir Pazar Şehzadebaşı’nda

Üstad konuşmalarında İslam medeniyetinin anlamı ve öneminden bahsediyor, ilk yıllarından bu yana medeniyetimizin bu topraklarda kalıcı ve büyük eserler bıraktığını, içinde bulunduğumuz zamanda bu eserlerin kıymetinin pek bilinmediğini anlatıyordu. İstanbul onun için “Başkentler Başkenti”ydi, İstanbul’un içindeki birçok mekân bizzat yazılarında, şiirlerinde isimleriyle zikrediliyordu. Şakir KURTULMUŞ Yetmişli yılların sonuydu sanıyorum “Bir Pazar Şehzadebaşı’nda” şiirini yazdığım tarih. Pazar günleri gelip caminin içinde ve dış avlusunda saatlerce oturur, bazen kitap okur, bazen de derin düşüncelere dalardım. Bazı günler gelirken yanımda okumak üzere kitap getiriyor, arkadaki büyük avlunun bir köşesinde oturup okuyordum. Rahmetli Ramazan Dikmen’le de sıklıkla geldiğimiz mekânlar arasındaydı Şehzadebaşı Camii. Draman’da ya da Fatih’te buluşur, yürüyerek gelir,…

Okumaya devam edin İlk Kez Sensizim Bir Pazar Şehzadebaşı’nda

Zor Yazı

Bu kıymetli miras için hemen şimdi söyleyebileceğimiz birkaç cümle elbette yetersiz olacaktır. Yapmamız gereken, bundan sonra bu mirasa daha çok sahip çıkmak ve onun eserlerini daha iyi anlamaya, kavramaya, çalışmak yine gençlere onun eserlerini okutmaya gayret etmektir.   Şakir KURTULMUŞ Yazar- Şair Büyüklerimizin, önderlerimizin aramızdan ayrıldığı haberlerini aldığımızda yaşıyoruz genellikle bu zorluğu. Boğazımız düğümlendiği gibi kalemimiz de düğümleniyor birden. Neyse ki bu düğüm fazla uzun sürmedi ve bu ‘Zor Yazı’yı yazabildim.   . Üstad Sezai Karakoç’un vefat haberini bir arkadaşın telefonu ile aldım. Telefonu kapatınca sosyal medyadaki haberlere hızlıca göz attım. Haber doğruydu. Üstad bu dünyadaki yolculuğunu tamamlamış, gerçek hayata doğru yeni bir yolculuğa hazırlanıyordu. Bu…

Okumaya devam edin Zor Yazı