Erkeğe, “Erkek” Demek Yasaklanmıştır!

Kadim meseledir, mağlup topluluklar galipleri taklit eder. Yenilginin belki de en önemli faturası budur. Derviş Çelebi Yakında böyle bir manşet duyarsam şaşırmayacağım, arkadaş! Nasıl ki Osmanlı’nın son döneminde gâvura gâvur demek yasaklanmışsa, o gün dedelerimize parmak sallayanların bugünkü torunları bize toplumsal cinsiyet eşitliğine uyun deyû parmak sallıyor. Yakında yeni doğan evladınızın nüfus kütüğüne erkek yazdırmak istediğinizde, “Ne demek erkek? Bırakalım büyüdüğünde kendi karar versin!” diyecekler diye korkarım. Erkek milletinin haklarını savunacak birkaç cümle ettiğimizde bile, “Erkek egemen bir toplum özlemi bu”, “Kadının ezilmesine, horlanmasına zinhar müsaade etmeyiz”, “Ataerkil toplum özlemleri bunlar” diye bizim mahallenin nargile fokurdatan, feminist ablalarından bile ayar yiyoruz. Farkında mısınız, ey ehli…

Okumaya devam edin Erkeğe, “Erkek” Demek Yasaklanmıştır!

Seküler-Feminist Otoritelere Bir Başkaldırış: Saba Mahmood ve Dindarlığın Siyaseti

Sosyolojik okumalar yaparken karşılaştığım Saba Mahmood’un toplumsal cinsiyet kavramı üzerinde kritik etkisi olan bir sosyal bilimci olduğunu düşünüyorum. Çünkü Mahmood, özellikle Batı medyasının etkisiyle her yere yayılan yerleşik bir Müslüman kadın anlayışına meydan okumuştur. Sevde ÖZTÜRK İbn Haldun Üni. Sosyoloji Doktora Öğrencisi Toplumsal cinsiyet teorileri, 1970’lerden bu yana sosyoloji disiplininin bir kavramı olarak, kadın ya da erkek olarak farklılığımızın sadece doğuştan gelen bir unsur olmadığını, belirli sosyo-kültürel ilişkilerin bir parçası olduğunu incelemiştir. Bir öğrenci olarak gönüllü turizm elçisi olarak camilerde görev yaptığım 2013 yılından itibaren bu konu eskisinden daha fazla dikkatimi çekmeye başlamıştı. Kamusal bir manevi alan olarak camiye gelen turistler özellikle kadın görevlilerle konuşmayı…

Okumaya devam edin Seküler-Feminist Otoritelere Bir Başkaldırış: Saba Mahmood ve Dindarlığın Siyaseti

Kore Popüler Kültürü, Kimlik ve Gençlik Üzerine Bir Hâl

Burada mevzu bahis Kore olduğu için Kore etkisinden söz etsek de bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Türk gençlerinin Kore’ye olan ilgisinin, Amerika ve Batı kültürüne olan hayranlık ve etkilenme oranının çeyreğine bile yaklaşmadığı hatırda tutulmalıdır. Hayatın her alanında Batılılaşmanın halen bu ülkedeki en büyük trend olduğunu görmemiz gerekir. Sevde ÖZTÜRK İbn Haldun Üni. Sosyoloji Doktora Öğrencisi Kore’ye ayak bastığım 2019 sonbaharında karşılaştığım manzarayı hiç unutmuyorum. Gördüğüm tüm o teknolojik imkânlar, insanların yoğun temposu, yeme içme alışkanlıkları ve kafe kültürü; alışveriş çeşitliliği, modern şehir yaşamı Güney Kore’nin adeta bir cazibe merkezi olduğunu haykırıyordu. Bir yanda tarihi unsurları deneyimleyebileceğiniz, Hanbok adı verilen geleneksel giysileri giyip geleneksel köyleri…

Okumaya devam edin Kore Popüler Kültürü, Kimlik ve Gençlik Üzerine Bir Hâl

Popüler Kültürün Yükselen Aktörü Güney Kore ve Kore Dalgası

Hatta, Koreliler eleştirel bir dille kendi ülkeleri Güney Kore’yi “Hell Chosun” yani Cehennem Kore olarak adlandırıyor. Bu noktada, K-pop endüstrisi sadece Kore dalgasının değil, Kore toplumunun da içinde bulunduğu bazı bunalımlara işaret ediyor. Sevde ÖZTÜRK İbn Haldun Üni. Doktora Öğrencisi 1950’li yıllardan 2000’lerin başlarına kadar daha çok Kore Savaşı ile birlikte anılan Güney Kore, 2000’lerin başlarından itibaren küresel pop kültürü ile birlikte öne çıktı. Dijitalleşme ile birlikte kilometrelerce ötedeki bölgeler, kültürler artık bizlere yakın oldu. Kore pop kültürü; kendine has ürünleri, dansı, müziği, sineması ve dizileriyle özellikle uluslararası genç nüfusun gündeminde yer alıyor. İnternet kullanımı ve sosyal ağlarla birlikte giderek küreselleşen Kore pop kültürü, Türkiye’de…

Okumaya devam edin Popüler Kültürün Yükselen Aktörü Güney Kore ve Kore Dalgası