Konvansiyonel Savaş ve Kaybolan İmaj İkileminde İsrail

Bu metotta İsrail’in yenilmezlik mitini, güvenlik açığını göstermek birincil hedefti. İsrail’in dış ilişkilerinde hata yapmasına, panikle kendi taşlarını ortada oynamasına imkân tanıyacak bu zafiyet, tünellerin dibindeki birkaç cesur ve atik savaşçının elinde projelendi. Şehnaz FINDIK İNAN 7 Ekim 2023 tarihinde işgalci yerleşimcilere yönelik başlatılan Aksa Tufanı Harekâtı, İsrail’in asimetrik bir saldırıya karşı koymadaki kırılganlıklarını gözler önüne serdi. İsrail, “savunma kuvvetleri” olarak adlandırdığı işgal ordusunun meşruiyetini ve imajını korumak için uluslararası kamuoyuna “terörle mücadele” tezlerini sundu. Bu anlamdaki kavramları teorik çerçeveden sıyırarak kendince yeniden tanımlayan işgal devleti, savunma kuvvetlerinin Gazze’den gelecek hemen her saldırıya karşı daima hazır, teknolojik olarak donanımlı ve sözde insancıl olduğunu anlatmada epey…

Okumaya devam edin Konvansiyonel Savaş ve Kaybolan İmaj İkileminde İsrail

Herkes Gibi Çocuklarıma Ağlayamadım

Şimdilerde bir enkaza dönüşen Gazze İslam Üniversitesi’nde iletişim okudu. Mazlum halkına artık bir gazeteci olarak hizmet verecekti. İlk çalıştığı kurum El Quds gazetesi olmuştu. 2004 yılından itibaren El-Cezire için çalışmaya başladı. Vizyonu, çalışkanlığı ve cesaretiyle bölgedeki gazeteciler için bir sembol haline dönüşmüştü. Birçok tehlikeli bölgede tereddüt etmeden gelişmeleri aktaran Vail, ölümün kıyısından dönmesine rağmen geri adım atmadı. Çünkü bir halkın direniş mücadelesini anlatma sorumluluğunun omuzlarında olduğunun bilincindeydi. Kemal MANSUR Mikrofonuyla Direniyordu İsrail’in katlettiği eşi, oğlu, kızı ve torununu toprağa verdikten birkaç saat sonra, Gazze’deki soykırımı dünyaya anlatmak için görevinin başına dönmüştü. El-Cezire yetkililerinin Doha’dan yaptıkları tüm telkinlere rağmen, kamera karşısına geçerek siyonist vahşeti anlatmaya devam…

Okumaya devam edin Herkes Gibi Çocuklarıma Ağlayamadım

Leyla Al Arian ile Filistin, Kültür ve Medyayı Konuştuk

Kamera tanıklık eder. Yalanlar ve çarpıtmalar karşısında gerçeği muhafaza eder. Gazze’deki soykırım sırasında Filistinlileri gayrimeşru, insanlık dışı ve şeytanlaştırılmış göstermek için sistematik bir kampanya yürütüldüğünü gördük. Röportaj: Mehmet YETİM S: Merhaba Leyla Hanım, röportaj talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Çalışmalarınızı yakından takip ediyoruz ve çok değerli, anlamlı bir mücadele yürüttüğünüze inanıyoruz. Duyarlılığınızı ve çabanızı takdir ediyoruz. İçinden geçtiğimiz bu zor zamanlarda sizinle bir röportaj yapmak istedik. Bir insanın kendi hikâyesini anlatması hiçbir zaman kolay değildir; ancak sizinle buradan başlamak istiyorum. Leyla Al-Arian kimdir? C: Benim adım Leyla Al-Arian. Washington DC’de bulunan Al- Jazeera English’in ödüllü belgesel programı Fault Lines’ın yapımcısıyım. 1948’de İsrail kurulduğunda evlerinden…

Okumaya devam edin Leyla Al Arian ile Filistin, Kültür ve Medyayı Konuştuk

Birinci Dünya Savaş’ında Osmanlı Ordusunda Görev Yapan Gazzeli Subaylar

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunda mücadele eden Arap askerlerin bir kısmı da Gazze doğumluydu. Bu askerlerin içinde general rütbesinde subaylar olduğu gibi, er rütbesinde de yüzlerce asker bulunmaktaydı. Celil BOZKURT Doç. Dr., Düzce Üni. Osmanlı ordusu, Yeniçeri Ocağı’nın 1826 yılında kaldırılmasıyla birlikte büyük oranda Anadolu’daki Türkmen aşiretlerine dayanmaya başladı. Azınlıkların, gerileme döneminde yürüttükleri ayrılıkçı isyanlardan sonra Osmanlı ordusunda gayrimüslim askerlerin istihdamı kısıtlandı. Gayrimüslim askerler, sadece geri ve tali hizmetlerde orduda görevlendirildi. Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusu, ağırlıklı olarak Anadolu Türkleri ve Arapların yoğun olduğu diğer Müslüman unsurlardan oluşmaktaydı. Osmanlı Devleti, Müslüman milletler içinde Arapları “kavm-i necip” diye onurlandırıp onları ayrıcalıklı bir statüde değerlendiriyordu. Osmanlı sultanları,…

Okumaya devam edin Birinci Dünya Savaş’ında Osmanlı Ordusunda Görev Yapan Gazzeli Subaylar

Şiir Gazze’den Sonra Değil, Gazze ile Birlikte Yazılır!

Gazze’den sonra hiçbir şey olmayacaktır. İnsanlığın vicdanı, öyle bir milada izin vermeyecektir. Gazze vardır; düşmanları sevindirecek bir sonrası yoktur. Gazze henüz bitmedi ve bitmeyecektir —henüz kâğıda geçmemiş, yüreğe oturan şiir gibi. Gazze’den sonra değil, Gazze ile birlikte destan yazmak, direnişin türküsünü söylemek, olup bitenin oldubittiye gelmesine izin vermeyen hülyaların filmini çekmek gerekiyor. Hüseyin AKIN Yazar-Şair Yahudi asıllı Alman filozof Theodor Adorno, Nazilerin memleketini ele geçirmesi üzerine uzun süre ABD’de yaşamak zorunda kalmıştır. Çok alıntılanan “Auschwitz’den sonra şiir yazmak barbarlıktır.” sözü ona aittir. Auschwitz, Nazi Almanyası’nın 4,5 yıl içinde işgal ettiği Polonya’nın Güney Oswiecim kenti yakınında kurduğu toplama kampının adıdır. Bu kampta 1,1 milyonu aşkın kişinin…

Okumaya devam edin Şiir Gazze’den Sonra Değil, Gazze ile Birlikte Yazılır!

İzzeddin el-Kassam’ın Mirası: Fikir ve Aksiyon

Kassam’ın metodu, cehaletle mücadele, sosyal adalet arayışı ve işgalcilere karşı cihad üzerine kuruluydu. Bugünkü Filistin direnişinde bu üç eksenin izlerini görmek mümkündür. Hamas’ın silahlı kanadı olan Kassam Tugayları, adını onun mirasından alırken yalnızca ismen değil, yöntemsel olarak da ona müntesip olduklarını göstermek ister. Eğitim faaliyetleri, toplumsal dayanışma çalışmaları ve silahlı direniş pratikleri, Kassam’ın bütüncül yaklaşımını günümüzde de yaşatan unsurlardır. Abdullah KOÇ “Bizde teslimiyet asla ve asla yoktur, zira bu Allah yolunda cihaddır.” - İzzeddin el-Kassam Filistin direnişinin en bilinen unsurlarından biri olan Kassam Tugayları’nın ismi, kökenini Suriye’nin Cebele şehrinde doğmuş bir ilim ve mücadele adamı olan İzzeddin el-Kassam’a dayanır. Onu sıradan bir biyografik figürden ayıran…

Okumaya devam edin İzzeddin el-Kassam’ın Mirası: Fikir ve Aksiyon

Cinayetten Beraat: Evde Kıyam

Gazze cihadının karşısında insanların ne yaptığından ziyade, Müslümanların ne yaptığı ve ne yapamadığını daha çok gündeme taşımalıyız, erenler. Mustafa ESER Yazar-Eğitimci  “Çünkü yaşam nereye tutunursa oraya tutunur. Kayanın nemli çukurunda oluşur yosun. Çölün ilk kuru yelinde ölmeye yargılıdır. Ama hiç ölmeyecek olan tohumlarını saklar. Öyleyse, bu yeşillik belirtisinin yararsız olduğunu kim öne sürebilir?” Antoine de Saint Exupéry— Kale Alışmak cinayettir. Zira alıştığınıza şükredemez olursunuz. Şükredemez olduğunuz gibi, alıştığınıza öfkelenemez de olursunuz. İnsan alıştıkça çürür. Hayranlık bir makamdır sanki. Ümmi olanlar ve ümmi kalanlar, hayranlık makamında demlenirler. Hayranlığın mümkün olması için hayret gerekir. Hayret, bilmek ile sönebilir ama bilgelikle gürbüzleşir. Bilmek için çok malumata ihtiyacınız varken,…

Okumaya devam edin Cinayetten Beraat: Evde Kıyam

Gazze’nin Cennetteki İmarı

Boykotla binlerce, milyonlarca insan Gazze halkını destekledi. Siyonizm küresel ölçekte birçok markasını dünya üzerinde farklı ülkelerden çekme kararı aldı. Markalar faaliyetlerine devam edemedi. İflasın eşiğine gelindi. Kapitalizmde her şey mubahtı. Farklı oyunlarla indirimlerle, reklam kampanyalarıyla göz boyamaya devam edildi. Öznur GÖRÜR KISAR     Gazze halkı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana direniyor. Biliyoruz ki bu zulüm 7 Ekimle başlamadı. Sistematik işgal ve zulüm yıllar öncesine dayanıyor.  Filistin halkı elliden fazla Müslüman ülkenin onurunu, şerefini bunca zamandır korumaya çalışıyor. İsrail çocuk, yaşlı, kadın, sivil halk ayırt etmeksizin dayanılmaz bir zulme, soykırıma sebep oluyor. Artık fiziki açıdan Gazze’yi tanımak neredeyse imkânsız. Evler, hastaneler, camiler, okullar akla gelebilecek…

Okumaya devam edin Gazze’nin Cennetteki İmarı

Aksâ Tufanı Neslini Yetiştiren Kadın

Bir anne, bana bir gün şöyle yazdı: “Olayların bitmek bilmediği bir günde çocuklarımı topladım ve onlara dedim ki: Belki de biz, zaferin gecikmesine sebep oluyoruz. Her biriniz mushafınızı alın, Kur’ân okuyun ve ezberleyin.” Çatışmaların ortasında kayıplar yaşamalarına rağmen, zafere giden yolun nefsi eğitmekten geçtiği ve bu zaferin inşasında kendilerine de bir rol düştüğü bilinciyle çocuklarını eğitir. Gazze’deki eğitimci kadın, son derece karmaşık insani ve toplumsal koşullar altında sabrın ve azmin sembolüdür. Nour ALHİLA Dr. Terbiye/eğitim, bir günde veya bir gecede gerçekleşen bir olgu değildir; bireyin katıldığı dersler veya kurslarla da sınırlı değildir. Aksine, aileden başlayarak okulun, caminin ve çevrenin katkısıyla oluşan kümülatif ve bütüncül bir…

Okumaya devam edin Aksâ Tufanı Neslini Yetiştiren Kadın

Gazze: Batı Vicdanının Yeniden Dirilişi ya da Zalimler İçin Yaşasın Cehennem!

Artık ne Batı eski Batı, ne de dünya eski dünyadır. Gazze’den önce ve sonra artık sadece bir iddia değil, insan vicdanını yeniden harekete geçiren yüzyılımızın en büyük hadisesidir. Gazze’de akan masum kanlar ve gözyaşları, yeniden dirilişin adı oldu. Her şeyden önce Batı dediğimiz kapitalist hegemonya, elindeki tüm imkanlara rağmen insan vicdanına pranga vuramadığını ve vuramayacağını tekrar görmüş oldu. Mülayim Sadık Kul Gazze ve Filistin meselesinin sadece Müslüman Filistin halkıyla İsrail Devleti arasında cereyan eden mahalli bir mesele olmadığı, gelişen hadiseler neticesinde daha iyi anlaşıldı. Filistin topraklarında gerçekleşmeyen bir barışın faturasının sadece orada zulme maruz kalanlar tarafından ödenmediği de ortaya çıkmış oldu. Aslında, son yüzyılda tüm…

Okumaya devam edin Gazze: Batı Vicdanının Yeniden Dirilişi ya da Zalimler İçin Yaşasın Cehennem!