Eskişehir: İstanbul’a Açılan Kapı

Son olarak 2013-2014 yıllarında bugünkü hüviyetine kavuşan cami engellileri de gözeterek yeniden restore edilmiştir. Girişte yürüme engelliler için asansör bulunan camide Cuma günleri hutbe okunurken işitme engelliler için de işaret diliyle hutbenin irad edildiği bir projeksiyon bulunmaktadır. Engelsiz Cami Projesi ilk olarak aynı mahalledeki Hacı Hasan Camii’nde başlatılmıştır. Zübeyir ŞEKERCİ Kıymetli bir dostun nişanı için gittiğimiz Afyonkarahisar’dan İstanbul’a dönüşte anı fırsat bilip farklı bir yer görme niyetiyle üç arkadaş yola koyulduk. Şeyh Edebali’ye niyetlensek de yetişmez deyu rotayı Eskişehir’e çevirdik. Eskişehir, günümüzde görece seküler bir yaşantıyla anılan, belli sokaklarının bu çerçevede isimlendirildiği bir şehir olsa da tarihi serencamında İslam’a bayraktarlık yapmış bir şehirdir. Osmanlı’nın ilk…

Okumaya devam edin Eskişehir: İstanbul’a Açılan Kapı

Ihlamur Kokulu Zaman

Dostlarımın beni adeta tabiata açılan bir pencere gibi görmeleri içimi ısıtıyor. Tabiattaki bu dönüşümlere tanıklık etmek, beni daha dikkatli bir gözlemci hâline getirdi. İlgi duyduğum bu mesele, zamanla kişisel bir merakın ötesine geçti; içimden gelen bir sorumluluk duygusuyla hareket etmeye başladım. Cemal BALIBEY Yazar İstanbul'da birçok ağacın, özellikle erguvan, akasya, iğde, manolya ve ıhlamurun, çiçeklenme zamanlarını dikkatle takip ediyorum. Bu dikkat, hayatıma yeni bir anlam katıyor. Mesela “yaprağa bakışım” bile değişiyor. Neye baksam, nereye dönsem, aradığımı orada görür hâle geliyorum. Mis kokular, canlı renkler, en zarif şekiller adeta dikkatimi çekmek için yarışıyor. Bu sayede, Allah'ın yaratma kudretine, âlemin sırlarla dolu şaşmaz düzenine; gökyüzünün, yıldızların, ırmakların,…

Okumaya devam edin Ihlamur Kokulu Zaman

Cami Şehirlerimizin Kalbi*

Şehirler de tıpkı insanlara benzer… Yahut insanlar da şehirler gibidir. Şehir de özürlü ve engelli hale gelebilir, hastalanabilir. Bizim halihazırdaki şehirlerimiz biraz hasta, biraz da engellidir. Bunun en önemli sebebi, şehir kalbini unutmuştur… Camiyi, oraya yalnızlığa terk etmiştir. Bazı yeni yerleşim alanlarında tamamen unutulmuştur cami. Bilal KEMİKLİ Prof. Dr., Uludağ Üni. İlahiyat Fak *(14 Ekim 2008 günü Kula-Manisa’da sunulan konferansın metnidir.) Şehir ve insan Şehirler de tıpkı insanlara benzer. İnsanı anlayan, şehri de anlar. İnsanı anlamlandıran, şehri de anlamlandırır.İnsanın uzuvları yerli yerince olursa, o insan tamdır; ama bir organı işlevini yerine getiremiyorsa yahut yok ise, o insanı biz özürlü veya engelli olarak tanımlıyoruz.  Bazen özürlülük…

Okumaya devam edin Cami Şehirlerimizin Kalbi*

Kadının Haysiyeti ve Örtünme Emri

Sezai Karakoç, “Örtünüş, İslâm’ın, kadına haysiyetini bağışlayan bir buyruğudur.’’ der. Bu tanım, İslâm’ın temel ahlaki ilkeleri ve toplumsal huzuru sağlamaya yönelik hükümlerini bize özetlemektedir. Şunu da söylemek gerekir ki: giyinme insana has bir durum olup yaratılış gereğidir. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü    Sezai Karakoç, “Örtünüş, İslâm’ın, kadına haysiyetini bağışlayan bir buyruğudur.’’ der. Bu tanım, İslâm’ın temel ahlaki ilkeleri ve toplumsal huzuru sağlamaya yönelik hükümlerini bize özetlemektedir. Şunu da söylemek gerekir ki: giyinme insana has bir durum olup yaratılış gereğidir.    Kur’an’daki örtünme emirleri; kadını baskı altına almak, toplumsal hayattan dışlamak ya da değersizleştirmek için değil, kadının haysiyetini korumak, onu metalaşmaktan alıkoymak ve güvenli…

Okumaya devam edin Kadının Haysiyeti ve Örtünme Emri

Örtünmenin İslami Şekli

Düşünün, iffetli bir kıyafet, insanı iffetsizlikten koruyor ve ahlaka hizmet ediyorsa, İslam karşıtlığının adı olduğu gibi bugün de tesettür üzerinden kamufle edilmeye çalışılmaktadır. Hâlbuki tarih boyunca ilkel olan, örtünme değil çıplaklık olmuştur. Ali Rıza TEMEL "Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva elbisesi ise daha hayırlıdır."A’râf, 26 İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri de avret yerlerini örtmesidir. Malum olduğu üzere, diğer canlılarda utanma ve belirli yerlerini örtme gibi bir duygu yoktur. Zaten onlardan böyle bir duygu ve davranış beklemek de gerekmez. İnsanda ise bu duygu fıtridir. Yani doğuştan gelmektedir. Babamız Hz. Âdem’le annemiz Hz. Havva cennette şeytana uyup yediğinde avret…

Okumaya devam edin Örtünmenin İslami Şekli

Tesettür: Bir Niyet ve Bir Duruş

Tesettür, yalnızca dış görünüşle sınırlı olmayan; niyetle başlayan ve süreklilik isteyen bir ibadettir. Niyetin sahih ve diri tutulması, tesettürün anlamını muhafaza etmenin en temel şartıdır. Bir kimse tesettüre girdikten sonra zamanla bu hal bir alışkanlık hâlini alabilir; fakat niyetin tazelenmediği, anlamın derinleşmediği bir tesettür, zamanla sıradanlaşabilir ve şekle indirgenebilir. Nuran ÖNDEŞ Arş. Gör., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Tesettür, İslam’ın Müslüman kadına yüklediği önemli sorumluluklardan biridir. Ancak bu sorumluluk, sadece bedeni örten bir kıyafet biçiminden ibaret değildir. Aksine, tesettür bir kulluk bilincini, bir kimlik inşasını ve bir hayat tarzını yansıtır. Zira iman, kalpteki bir tasdik olmakla birlikte, onun sahih ve sarsılmaz olabilmesi, aklî ve naklî delillerle…

Okumaya devam edin Tesettür: Bir Niyet ve Bir Duruş

Tesettür: Vazgeçilmez Değerimiz

O halde, “Sınır tanımıyorum” diyen dünyaya; “Mahremiyet mahrumiyet değil; sınırlar içerisinde sınırsız özgürlüktür.” diyebilen bir asaleti kuşanmanın tam vaktidir. Sevdegül ÇEKİÇ Diyanet İşleri Başk. Uzman Vaiz Giyinme ve örtünme fıtrî bir ihtiyaçtır. Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın yasak ağaçla sınandığı esnada, birden açılmıştır her ikisinin de mahrem yerleri. Hayâ duygularının tezahürü olarak, hemen cennet yaprakları ile örtünmeye çalışmışlardır. (Taha Suresi 121. ayet) Aslına bakılırsa, tesettür konusu insanlık tarihinden itibaren gündemde olan bir olgudur. Nedir Tesettür? Örtmek, kapatmak anlamına gelen tesettür kavramı, fıkhi açıdan erkek ve kadının dînen örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Muhafaza etmesidir; kendisine madden ve manen verilen güzellikleri. Sadece fiziki bir örtüye bürünmek…

Okumaya devam edin Tesettür: Vazgeçilmez Değerimiz

Cihan Aktaş ile Kadın ve Mahremiyet Üzerine

"Dış görünüşe kafayı bunca takmış insanlar, yetişkinliği, sorumluluk almayı da istemiyorlar. Mahremiyet, kamusal alana doğru savruldu; belki bir fetih arzusuyla. Ancak modern kamusal alan da mahremiyeti emdi. Fethin yönü tersine döndü böylece, fetheden kamusal alan oldu.  Söz konusu istila, mahremiyetin terk ettiği kurumun artık İslam’ın kendine temel aldığı aile değil; projelerin tahakkuku açısından elverişli bir uygarlık kurumu olduğunu sergilemekte şimdi." İNSİCAM Kıymetli Hocam, Türkiye’de kadın bedeni birçok alanda politik araç edilmekten kurtulamıyor. Mahremiyet, tesettür ve annelik kavramları da dâhil birçok söylem politik maksatlarla araçsallaştırılıyor. Bu konu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sevgili Şehnaz, gerek muhafazakâr gerekse seküler kesimlerde bir zihniyet var ki, mütedeyyin kadınların kamusal varlığına kendi…

Okumaya devam edin Cihan Aktaş ile Kadın ve Mahremiyet Üzerine

Tesettür: Özgürlüğün ve Kimliğin İfadesi

İnsanların bir diğer ihtiyacı, kim olduğuna ilişkin aradığı cevaptır. Tesettür, dini referansla kim olduğunu ve nereye ait olduğuna aradığı cevabı kolaylaştırmaktadır.  Ait olduğumuz kaynağın sınırsız kuvvete sahip olması ve irademize kıymet vermesi teslimiyeti ve huzuru artırmaktadır. Sevanur CANER Minik kara harflerin, kelimelerin ardı sıra gelmesiyle ne düşündüğümüzü, ne hissettiğimizi anlatıyor ve anlıyoruz. Hayatın rutininde olan bu gör-duy, anla, algıla ve tepki oluştur süreci bizler için sıradan olsa da bu sistem hayran bırakan müthiş hızda gerçekleşiyor. Gecenin ardından gündüzün gelmesi, taşın içinden minik otların ve çiçeklerin çıkması… Bilmiyorum, kaç yaşındasınız ama ana rahmine düşüldüğünden beri harikulade yaratılmış bir vücut ve düşünce sistemiz var. Herhangi bir maddi…

Okumaya devam edin Tesettür: Özgürlüğün ve Kimliğin İfadesi

Avrupa’da Tesettür

Birçok insaflı Avrupalı aydın gibi, şarkiyatçı Hansjörg Sehmin de Avrupa’da özellikle akademik alanda tartışılan konuların İslam paranteze alınarak ele alınmasının doğru olmadığını söyleyerek bu konudaki fikrini şu kelimelerle ifade eder: “İslam sadece insan hakları ve iktisat alanlarında söz konusu olmamalı, tüm alanlarda İslam’a yer verilmelidir!” Mülayim Sadık Kul Avrupa’da İslam ve Müslümanlar gündeme geldiğinde, ilk akla gelen problemlerden biri de tesettür meselesidir. Bu konu, birçok alanı içine alan çok yönlü bir meseledir. Türkiye’de bu konu yaşanan tecrübeler hala zihinlerimizde çok tazedir. Kimimizin eşi ve kardeşi, kimimizin evladı veya en yakınları başörtüsü tartışmalarının ya mağduru olarak nesnesi veya şahidi olmuştur. Bizler de Beyazıt Camii önünde yapılan…

Okumaya devam edin Avrupa’da Tesettür