Bosna’da Ayvaz Dede Şenliği

Boşnaklar ve Türkler. Birbirlerinin dillerinden anlamayan bu iki milletin sadece bakışlarıyla, selamlarıyla, dualarıyla ve tekbirleriyle birbirlerini bu kadar anlaması, meselenin kelimeler olmadığını çok iyi ortaya koyuyor. Bizde zaten dil, gönül demektir. Gönüller anlaştığında kelimeler aradan çekiliyor. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Saraybosna’daki otelimizden sabah dört gibi hareket ediyoruz. Yolculuğumuz üç saat kadar sürüyor. Donji Vakuf yoluyla Prusac adlı köye ulaşıyoruz. Burası, küçük bir yerleşim ama bugün büyük bir gün. 507. Geleneksel Ayvaz Dede Şenlikleri yapılacak. Beş asırlık geleneği olan kaç yer vardır ki. Köy içinde yol boyunca çadırlar kurulmuş. Kıyafet, turistik eşya, yiyecek satan insanlar sabahın erken vaktinde yerlerini almış. Tipik bir eski zaman panayırı. Temmuz’un…

Okumaya devam edin Bosna’da Ayvaz Dede Şenliği

Balkanların Mazlum Ülkesi: Bosna

Bosna’da yakın dönemde yaşanan iç savaş ve katliamın acıları hâlâ taze. Bugün hâlâ şehirlerde, Sırp katliamın izleri aynı şekilde durmakta. Evlerde ve birçok yerde kurşun izleri ve bombalanan yerlerdeki ‘Saraybosna Gülleri’ denen kırmızı işaretli yerleri görünce olayın ciddiyeti daha iyi anlaşılmakta. Selahattin SEMİZ Uzm. Dr., Afiyet Hastanesi Başhekimi Bosna Hakkında Kısa Bilgiler Gezdiğimiz yerleri daha önceden coğrafi ve tarihi ana hatları ile bilmekte fayda var. Bu konuda bildiklerimi ve okuduklarımı kısaca paylaşmak isterim. Ülkeye adını veren Bosna Nehri, İgman Dağının eteğindeki bir kaynaktan doğar, 271 km bir yol izledikten sonra Sava Nehri ile birleşir. Bosna Hersek, üçgene benzeyen dağlık bir araziye sahiptir. Dağlık arazi Sava…

Okumaya devam edin Balkanların Mazlum Ülkesi: Bosna

İNSAN GÜVENLİĞİNİ YENİDEN DÜŞÜNMEK

Somali’de, Burma’da ve hatta yanı başımızdaki Azerbaycan’ın 2020’de verdiği Karabağ Savaşı’nda dahi Batı, kendi kavramlarında boğulmuştur. Güvenliğe, kalkınmaya ve yardıma konu olan “insan” asla Batı kafatasının ürünü olmayandır. Hristiyan olsa dahi aforoz edilen Doğu kiliseleri de buna dâhildir, iş birlikçisi Bereketli Hilal toplulukları da. Hal böyle iken kim, hangi evrensel ve insani yaklaşımlardan söz edebilir? Şehnaz FINDIK Soğuk Savaş dönemi bilhassa Yumuşama (Detant) Dönemi ile başlayan süreç, insan, birey odaklı kalkınma ve insan hakları kavramlarının öne çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu sürece dikkat çeken ilk önemli belge olan 1975 tarihli Helsinki Sözleşmesi, beraberinde birtakım yükümlülükler, dikkat ve çabayı doğuran önemli bir girişim olarak telakki edilmiştir. Güvenliğin,…

Okumaya devam edin İNSAN GÜVENLİĞİNİ YENİDEN DÜŞÜNMEK