Acının Gölgesinde Gelenek

“Mehman atandan uludur” bir Özbek atasözü. Bu sözün altını fazlasıyla dolduracak hareketlere şahit olduk yol boyu. Hiç tanımadığım, bir vasıta ile iletişim kurduğum insanların, seyahat boyunca edinmiş oldukları tutum ve davranışlar örnek alınacak seviyedeydi. Zübeyir ŞEKERCİ Gelenek, bir toplumun belirleyici özelliği olmasının yanı sıra ferdin toplum içindeki ahenk bütünlüğünü yakalamasına katkı sunan bir hafızadır. Aynı zamanda toplumu ayakta tutan en mühim direklerden birisidir. Bir toplumu işgal için en kullanışlı yol, geleneğin tahribatıdır. Özbekistan; SSCB yıkıldıktan sonra bağımsızlığını ilan etmiş, 30-40 yıllık nevzuhûr bir devlet. Sayısız zulme, asimilasyon politikalarına ve ötekileştirmeye maruz kalmış bir halkın devleti. Seyahat boyunca yaşanan zulmün ve asimilasyon politikalarının acısını ve işlevselliğini…

Okumaya devam edin Acının Gölgesinde Gelenek

Tarihin Kırılma Günlerinde Bir Türk Doktorun Kazakistan Hatıraları

En çok Ahıska Türkleri ile diyalog kurulabiliyordu. Anayurtları şimdiki Gürcistan'ın Acar'a denen bölgesinde kalan ve bundan dolayı “acara” ya da “mesket” Türkleri de denen Türk topluluğu Stalin döneminde yurtlarından sürülüp SSCB’nin değişik coğrafyalarına dağıtılmışlardı. Uğur Gençoğlu Op. Dr. İkinci Dünya savaşından sonra dünya uzun yıllar iki kutuplu ve soğuk savaş yıllarına sahne oldu. Biri başta ABD ve beraberinde Avrupa’nın oluşturduğu kapitalist dünya ve askeri ittifakı olan NATO iken diğeri komünist ideolojinin temsil edildiği Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve etki alanındaki Romanya, Yugoslavya, Çekoslovakya gibi bazı Doğu Avrupa ülkelerinden oluşan Varşova paktı. Fakat tarih, birtakım değişimlere gebeydi ve komünizmin devlet olma sürecinin sonuna geliniyordu. 1989 yılında,…

Okumaya devam edin Tarihin Kırılma Günlerinde Bir Türk Doktorun Kazakistan Hatıraları

Tarih ve Sanat Kokan Coğrafyamız: Endülüs

Endülüs’ün de simgesi hâline gelmiş olan “ve lâ galibe illallâh” hakikati, bu mihrabın her bir inceliğine, çinisine, taşına, ruh gibi nakşedilmiş olmalı ki buradan yükselen nur, suni karanlıkları delip geçerek gelen ziyaretçilerin gözlerinin kendi üzerine çevrilmesine sebep oluyor. Yusuf Emre BOZAN “Zaman bu, ona ne kılınç kını dayanır ne meşhur kaleleri sultanların. Kınlar eskir, kaleler çürür, o kaleler dünyanın en sarp yurdu” -Ebu’l Beka, Endülüs’e Ağıt Endülüs, İslam medeniyetinin asırlar boyu yaşayıp hayat bulduğu, serpilip büyüyerek dünya çapında ilim ve sanat kaynağına dönüştüğü ve nihayetinde hazin bir şekilde elimizden kayıp giden, gönlümüzde her daim yarası bâki kalan bir coğrafyayı ifade eder bizler için. İbn Rüşd,…

Okumaya devam edin Tarih ve Sanat Kokan Coğrafyamız: Endülüs

Endülüs’e Son(suz) Bakış

Endülüs büyük bir medeniyetin sesi, ilmin ve sanatın serpilişi, büyük doğumların ve büyük acıların tanığı! Geçmiş zamanlardan kalma aydınlığın ışıttığı kubbede İslam’ın hasretle yoğrulan nuru ve o nurun dokunduğu aynalar, aynalarda akslar. Her yansımada Endülülüs’ün selamı tarihten gelen, içimizde büyüyen. Firuze YİĞİT           “Gün doğmadan” diyeceğim gözlerim doluyor.[1] Cebelitarık’ın suretini buğulayan sis, bir yorgunluk gibi çöküyor kirpiklerimize gün henüz doğmadan. Tüm yolculuklarımız gün doğmadan başlamamış mıydı, Endülüs’e gelişimiz dahi. Öyleyse niçindi bu ağırlık, fetih şuurunun ağırlığı mıydı Tarık bin Ziyad’ın omuzlarından yükselerek uzanıp gelen? Bu duyuş ve düşüş; dağın eteklerine parça parça bulutların, bir fikrin karmaşık hislere tesadüfüydü. Bunu, gönlümü yerle bir eden Endülüs’ün kalbinde…

Okumaya devam edin Endülüs’e Son(suz) Bakış

Şems-i Tebrizî’nin Vatanı: Tebriz II

Tartışmasız Doğudaki en büyük ve en önemli pazarlardan yani sizin anlayacağınız, kapalı çarşılardan biri burası. Tam bir yıl önce Şam ve Halep kapalı çarşılarında yaşadığım şoku bir kez de burada yaşıyorum desem inanır mısınız? Rıdvan Canım Prof. Dr., Trakya Üni. Edebiyat Fak. Fotoğraf: Rıdvan CanımTebriz Kaçar Müzesi ya da Emir Nizam Evi Aslında Tebriz, mutlaka bir bilenle gezilmeli. Bu müzelerin mahalle aralarında aranıp bulunması mümkün olsa da bizim gibi vakte “nakit” gözüyle bakan gezginler için bu eserleri saatlerce aramak can sıkıcı olmasa. Emir Nizam Evi’ne, Kaçarlar dönemine ait bir “Etnografya Müzesi” gözüyle bakıp bu konağı o niyetle gezebilirsiniz aslında. İçinde neler yok ki… Havuzlu, büyük…

Okumaya devam edin Şems-i Tebrizî’nin Vatanı: Tebriz II