İslamî Bir Fon Olabilmenin Gereklilikleri Nelerdir?

İslam, faizi kesin ve net bir şekilde yasakladığı için katılım yatırım fonları hiçbir surette faiz ya da benzeri uygulamalarda bulunmamalıdır. İslam hukukunda sözleşmeleri sakatlayıcı bir unsur olarak görülen garar ve cehalet gibi belirsizlik ve bilinmezlik barındıran durumlar, katılım yatırım fonlarından uzak olması gereken önemli gereklilikler arasındadır. Yatırımcıların hak ve hukukuna zarar verecek şekilde manipülatif eylemlerde bulunulmaması da altı çizilmesi gereken diğer bir gerekliliktir. Burak Talha ÖGÜÇ Müslüman olmak, beraberinde birbiriyle oldukça ilişkili bir dizi sorumluluğu yerine getirmeyi gerekli kılan ulvi bir yükümlülüktür. İbadetler bu ulvi yükümlülüğün Allah ile olan veçhesini oluştururken, beşeri muameleler söz konusu yükümlülüğün kullar arası boyutunu oluşturmaktadır. Bu nedenle Müslümanların gerek Allah…

Okumaya devam edin İslamî Bir Fon Olabilmenin Gereklilikleri Nelerdir?

Dünyayı Değere Taşımak

Aile veya devlet, ürettiğinden daha fazla tüketiyorsa açık vermesi kaçınılmazdır. Bu durumda borçlanmak tek seçenek olarak karşısına çıkar. Borçlanmak, beraberinde bağımsızlığın kaybını getirir. Ahmet MERCAN İslam toplumu, dayanışmacı yapıya sahiptir. Devletten önce toplumda, müminin imanın gereği olan salih amel ile önemli bir hassasiyet ortaya çıkar. Komşuya, yolcuya, yolda kalmışa ve yoksula karşı sorumluluklar, dinamik bir ilişki ağını ve iletişimi zorunlu kılar. İslam bir ikram medeniyetidir. Varlığın asıl sahibinin Yaratıcı olduğu bilinci, hayrı diri bir ödev anlayışıyla devamlılığa dönüştürür. Mümin bilir ki, sahiplendiği değil; ikram ettiği onundur ve o, “zorlu günde” karşısına çıkacaktır. Üstelik bu tutum yalnızca madde ile sınırlı değildir. İyiliği bir muska gibi boynuna…

Okumaya devam edin Dünyayı Değere Taşımak

Yaşamak Ücretsizdi, Onu Paralı Hale Biz Getirdik!

Para kazanmak, parayı günlük hayatın içerisine sokmadan sessiz ve ihtirassız gerçekleştirilebilecek bir iştir. Hayatın ne kendisi ne öznesidir; sadece nesnesidir para. Paradan güç devşiren insanların yanılgısına üzülmek gerekir. Parayı yüreğine değil, cebine yerleştirebileni de gönülden alkışlamak icap eder. Yaşamak ücretsizdi; onu paralı hale biz getirdik. Aramızı açan sadece kelimeler, cümleler ve ideolojik farklılıklar değil, aynı zamanda cebimizin parasal derinliğidir. Hüseyin AKIN Şair-Yazar Bazı göstergeler kâğıt üzerinde tam anlaşılmaz. Oranlar ve istatistikler, durumun vahametini rakamlar arasında örtmekte mahirdirler. Haftalık, aylık ve yıllık enflasyon oranları ne yükselişiyle halka karşılaşacağı geçim sıkıntısını açıkça ifade eder ne de düşüşüyle nefes aldırır. Çünkü sokak ve çarşı-pazar, bu verilerin çok ötesinde…

Okumaya devam edin Yaşamak Ücretsizdi, Onu Paralı Hale Biz Getirdik!

Modern Kapitalist Sistemde Sosyal Adalete Yer Yok

Günümüzdeki gelişmelere baktığımızda, aklıselim sahibi insanların —Müslüman olsunlar ya da olmasınlar— toplumda sosyal adaletin sağlanabilmesi için gerekli nizamın İslâm’ın ortaya koyduğu ilkelerle mümkün olduğunu kavradıklarını görmekteyiz. Mucahid YILDIZ Son iki yüzyılda dünyada gelişen fikir akımları ve idari usuller, insanların nasıl daha adil bir sistemde yaşayabilecekleri sorusuna tatmin edici bir cevap bulamamıştır.  Bu arayışta “din” mefhumu ile meşgul olmanın modernlik anlayışıyla bağdaşmadığını düşündüklerinden, bu kavramı hiçbir zaman dikkate almamışlardır. İnsanların Batı’da din kavramına karşı duyduğu düşmanlığı, Avrupa’daki Hristiyanlık tarihine baktığımızda anlamamak mümkün değildir. Filistin topraklarından kaçarak önce Anadolu'da, daha sonra Avrupa'da mevcudiyetlerini korumaya çalışan Hz. İsa'ya tabi olan müminler, Roma’nın tağutî sistemi tarafından her yerde takibe…

Okumaya devam edin Modern Kapitalist Sistemde Sosyal Adalete Yer Yok

Devlet Ekmek ve Ekonomik Dekolonizasyon İradesiyle Ayakta Durur

Unutulmamalıdır ki; ekmeği adaletle taksim eden, emeğe hakkını veren, refahı adil biçimde paylaşan yönetimler payidar olur. İdris ŞEKERCİ Asırlardır hafızalarımıza kazınmış, anlamı derin ve yol gösterici Hz. Ömer (r.a)’e atfedilen bir söz vardır: “Adalet mülkün temelidir.” Devletin varlık felsefesini özetleyen bu kadim ilke, yalnızca geçmişin değil, bugünümüzün ve yarınımızın da temel dayanak noktasıdır. Devleti ayakta tutacak bu hal egemen olmadığı takdirde, abat olunmaz bir illetle malul olmakla sonuçlanacak zulmün iktidarına kapı aralanır. Bu ilkenin özüne ve çağrısına —bugün—her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir süreçten geçtiğimizi ifade etmek abartı mı olur, bilemedim. Son dönem TRT dizilerini farklı bir bakış açısıyla izlemeye gayret ediyorum. Verdiği satır…

Okumaya devam edin Devlet Ekmek ve Ekonomik Dekolonizasyon İradesiyle Ayakta Durur

İslam’da Sosyal Adalet: Seyyid Kutub

Seyyid Kutub, İslam’ın Sosyal adaleti, geniş kapsamlı insani bir adalet haline getirdiğini ve onu güçlü iki temel nokta üzerine oturttuğuna dikkat çeker. Bunlardan birincisi insan vicdanı, diğeri ise, toplum çerçevesi içerisinde söz konusu olan kanuni yükümlülüklerdir. Zekât, sadaka, miras, nafaka ve devletin kamu mallarını adil biçimde dağıtması bu dengenin araçlarıdır. Toplumun zengin kesimi, servetiyle Allah’ın emaneti bilinciyle davranmakla yükümlüdür. Nihal PAKIRDAŞI Mısır’ın İngiliz işgalinden kurtulması için çalışan el-Hizbü’l-Vatanî’nin aktif bir üyesi olan, Hindistan kökenli el-Hâc Kutub b. İbrâhim’in oğlu olan Seyyid Kutub (1906-1966), İngiliz işgalinin etkilerinin hâkim olduğu bir zamanda dünyaya geldi. Bu ortam, Mısır’da hem ulusal bağımsızlık arayışlarının hem de modernleşme ve kimlik tartışmalarının…

Okumaya devam edin İslam’da Sosyal Adalet: Seyyid Kutub

Tarih Boyunca Süregelen İnsanlaşma Mücadelesi

Klasik eğitim sistemini eleştiren Freire, öğretmenin anlattığı ve öğrencinin pasif bir şekilde dinlediği bir sistemin, ezilme psikolojisini pekiştirdiğini savunur. Hatta bu sistemi bankacılık modeli olarak adlandıran yazar, sadece “verileni alan” olmanın, öğrencinin “düşünme ve sorgulama” yetilerini körelttiğini savunur. Elif ATABAŞ Yazar, https://balkandays.blogspot.com/ “Üstadım neden öyle söylüyorsun?” diye atıldı Macit, “Ben kimseden bir şey dilenmedim ama ahvalimiz ortada. Böyle giderse yakında yiyecek ekmek bile bulamayacağız. Daha geçen bir bebek açlıktan öldü. Bir de buna ‘yetersiz beslenme’ adını koymuşlar. Bunun adı yoksulluk![1] “Beşer” ve “insan” kavramları her ne kadar aynı gibi görünse de aslında beşer, insanın fiziksel varlığını ifade ederken; insan ise onun ruhunu dile getirmektedir. Kısaca beşer-insan…

Okumaya devam edin Tarih Boyunca Süregelen İnsanlaşma Mücadelesi