Necip Fazıl’ı Anlamak

Nuri Pakdil, yine o ağır ve yoğun suskunluklarından birine gömülmüş, adeta taş kesilmişçesine hiç kımıldamadan duruyordu. Ne kadar zaman geçtiğini hatırlamıyorum ama uzun zaman geçmişti. Birden, “Sayın Hamza lütfen yazı makinesinin başına geçiniz.” dedi. Dediğini yaptım ve hemen yaz makinesinin başına geçtim, bir kâğıt taktım, ayarladım ve yazmaya hazır olarak beklemeye başladım. Necip EVLİCE Üniversite okuduğum yıllarda, Nuri Pakdil, Edebiyat dergisinin yazılarını seçmek, basılacak kitapları belirlemek için her ayın yirmisi civarında Ankara’ya gelirdi. Sıklıkla Edebiyat’ın Akay Caddesi’ndeki küçük bürosunda, -Nuri Pakdil’e göre burası karargâhı- vakit geçirirdi. Ben de derginin üzerimdeki sorumlulukları gereği mutlaka yanında olurdum. Bu gelişlerdeki sınırlı zamanda birçok başka insan da büroya gelirdi.…

Okumaya devam edin Necip Fazıl’ı Anlamak

Necip Fazıl’dan İktibaslar

İsrail Devleti kurulduğunda Büyük Doğu çıkmıyordu. Daha doğrusu İsrail Devleti Büyük Doğu’nun çıkmadığı devrede kuruldu. Büyük Doğu’nun ikinci devresi 2 Nisan 1948’de sona erer ve üçüncü devre 11 Mart 1949’da başlar. İsrail devleti bu arada, 14 Mayıs 1948’de kurulur. Muhammet Sani ADIGÜZEL Doç. Dr., Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Necip Fazıl’ı önemli kılan Allah demenin yasak olduğu devirde Allah demesidir. Büyük Doğu Marşı’nın “Tanrı’nın alnından öptüğü millet” diye başlaması bunun en büyük delilidir. Aslında Tanrı kelimesinin buradaki kullanımından hareketle o devirde Allah yerine Tanrı demenin serbest olduğu zehabına kapılmamalıdır. Tanrı demek de serbest değildir. O zamanki adıyla Türk Dili Tetkik Cemiyeti bugünkü adıyla Türk Dil…

Okumaya devam edin Necip Fazıl’dan İktibaslar

Necip Fazıl’ın Gözüyle Filistin Meselesi

Hangi eserinde olursa olsun, Necip Fazıl Filistin meselesini ele alırken kendince bir metod da belirlemiştir. Yani Üstad aynı zamanda tarihçi kimliğine de sahiptir. Uzman tarihçiler nasıl belirli bir tarih metodu takip ediyorlarsa Necip Fazıl da kendince bir tarih metodu takip eder. Daha önce Üstad’ın filozof kimliğine sahip olduğuna da değinmiştik. Necip Fazıl şair, romancı, felsefeci ve tarihçi kimliklerini bir araya getirerek çoklu bir bakış açısıyla tarihi olayları ele alır. Üstad, Filistin konusunu da işte bu çoklu bakış açısı ile yorumlar. Şaban SAĞLIK Prof. Dr., Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Sapan taşlarının yanında füze Başka alemlerle farkımız bizim    Necip Fazıl                Necip Fazıl,…

Okumaya devam edin Necip Fazıl’ın Gözüyle Filistin Meselesi

Devrim İsimli Masal*

Şimdiye kadar kullandığımız harfler Arap harfleridir, lâkin Türkçe onları kendi bünyesine uydurmuştur. Türkçe’nin Sami dil ailesinden gelmemesi, Arap harflerinin Türkçe’ye uymamasını icâb ettirmez. Farsça ve Urduca da Sami bir lisan olmamasına rağmen Arap harfleriyle pekâlâ yazılabiliyor. İmlâmızın bozukluğu geçicidir ve düzeltilmesi mümkündür. Mevcut harflere bir iki işâret ilâvesi, Türkçe’ye göre bazı fazlalık sayılan harflerin elifbadan çıkarılması imlâ meselesini halleder. Hüseyin YORULMAZ *Yazımızın başlığı, Necip Fazıl’ın bir şiirinden mülhemdir: Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.Mavalları bastırdı devrim isimli masal. “Devrimler” deyince Üstad’ın üzerinde en fazla durduğu konu kuşkusuz harf devrimidir. Büyük Doğu’nun bazı sayılarında ve kitaplarında, “dil” konusundaki açmazlarla birlikte yer yer gündeme getirdiği “harf” veya…

Okumaya devam edin Devrim İsimli Masal*

Necip Fazıl; Şairlerin Sultanı, Aydınların Rehberi Gönüllere Hükmeden Katıksız Dava Eri

Necip Fazıl’ın cesurca hakkı söyleyen sesi bütün inanan aydınlara, yazar ve düşünürlere cesaret verdi. Örnek ve model oldu. Nuri Pakdil ondan ilham alarak tamamen kendine özgü bir dille eserler veren bir başka yazar ve düşünürdür. İlhamla birlikte el aldığını da söyleyebiliriz. Ankara’da Hacı Bayram’ın, Arvasi’nin yurdunda Edebiyat dergisi mektebinde yiğit, sağlam bir duruş sergiledi. Şiir, edebiyat ve düşünce dünyamıza özgün, etkili, kaliteli eserler kazandırdı. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Bir zamanlar şair sultanlar varmış. Medeniyet öyle gerektiriyormuş. Her sultan, siyasi işlerde olduğu gibi bir sanat dalında da zamanın önde gelen ustası olacak! Şair, hattat, musiki erbabı, marangoz. Hangisi olursa. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmiş, yeni bir…

Okumaya devam edin Necip Fazıl; Şairlerin Sultanı, Aydınların Rehberi Gönüllere Hükmeden Katıksız Dava Eri

Necip Fazıl Kısakürek’in Türk Siyasileriyle İlişkileri

Bugün Necip Fazıl görüşleri, siyasiler ile olan ilişkileri çerçevesinde eleştirilmektedir. Ancak kendisinin zor zamanda hakikati söyleme cesareti, ele aldığı meselelerin içeriğinden çok sergilediği duruşa dikkat çekmek gerekir. Furkan EMİROĞLU Doktora Öğrencisi Necip Fazıl Kısakürek Türk edebiyatı ve Türk siyaset düşüncesi alanlarında hatrı sayılan isimlerden biridir. Onun Büyük Doğu düşüncesi, kapsamlı bir fikir bütünü olarak kabul edilmektedir. Onun külliyatının her bir cüzü birbiriyle fikri bir bütünsellik ve kapsayıcılıkla dikkat çekmektedir. Bugün Türk düşüncesinin belli isimlerini günümüz meselelerini yorumlamak, vakaları ve süreçleri anlamlandırmak amacıyla dikkate almak istendiğinde bazı kimseler bu düşünürlerin ve onların fikirlerinin Soğuk Savaş sonrası şartlar neticesinde ortaya çıktığı, kendi zamanlarıyla sınırlı kalacağı iddia etmektedir.…

Okumaya devam edin Necip Fazıl Kısakürek’in Türk Siyasileriyle İlişkileri

Necip Fazıl’ın İstanbul’u

Şiirin tamamını sesli olarak eklemek istediğimde bu şiiri en çok kim en iyi seslendirmiş diye bir araştırmaya koyuldum. 26 Mart 1999’da Bu Şarkı Burada Bitmez albümüyle Recep Tayyip Erdoğan arkadan gelen boğazın dalga sesleri, İstanbul ezgileri ile dinlemeye değer bir şekilde şiiri seslendirmiş. Gözde ÇİMEN İstanbul defalarca kez farklı bakış açılarıyla birçok şair tarafından üzerine şiirler yazılıp durulan bir şehir oldu. Necip Fazıl’da İstanbul’a yeni düşenlerden olup Canım İstanbul gibi bir şiirler kulvarda yerini sağlam alanlardan biri oldu. Genel olarak Necip Fazıl’ın şiirlerinde şehir ve kent yaşamı ile ilgili düşünceleri daima olmuştur. Canım İstanbul ise onun İstanbul’a duyduğu hayranlığın haykırışıdır. Mustafa Miyasoğlu bu şiir için;…

Okumaya devam edin Necip Fazıl’ın İstanbul’u

Mevlid’in Adı

Kısakürek, Türk Edebiyatı hakkında genel bir değerlendirmede bulunurken evvela Süleyman Çelebi’yi anar: “Bu cemiyetin: Dinî mizacı Süleyman Çelebi’de.” (Kısakürek, 1977, 181) Kısakürek’in bu değerlendirmesi Süleyman Çelebi’nin eserinin neden çok okunduğu sorusuna da bir cevap niteliği taşır. Muhammet Sani ADIGÜZEL Doç. Dr., FSMVÜ Necip Fazıl Kısakürek Esselâm adlı eserini Büyük Doğu Yayınları’nın ilk eseri olarak yayımlar. Bir başka deyişle şair eserlerinin basımı üstlenecek yayınevinin kuruluşu için bu eseri seçmiştir. Kuruluş, bir nevi doğum, Büyük Doğu Yayınları’nın doğumu için, daha önce Hz. Peygamber’in nesir diliyle anlatıldığı siyer türüne yakın bir eserin, Çöle İnen Nur’un değil de aynı konunun manzum olarak işlendiği mevlit türüne yakın bir eserin, Esselâm’ın…

Okumaya devam edin Mevlid’in Adı