Cemil Meriç ve Hint Dünyasının Keşfi

Oryantalizmin neliğine ilişkin çok sayıda çalışma bulunmakla birlikte, Edward Said’in Orientalism başlıklı eseri, oryantalizm disiplininin ideolojik yanını deşifre etmesi açısından en etkili eser olmuştur. Bu eserinde Said, oryantalizmin üç alanını birbirinden özenle ayırmıştır. Bunlardan ilki olan bilimsel oryantalizm, İslâm medeniyetine dair literatürün toplanması-korunması ve kütüphanelerimizde bulunan kimi yazma eserlerin tahkik edilerek yayınlanmasıdır. Fatih TOKTAŞ DEÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi  Cemil Meriç’in Hint kültürü üzerinden doğu dünyasını keşfetme yolculuğunu sunan ilk telif eseri, Hint Edebiyatı başlığıyla 1964 yılında okurun karşısına çıkmıştır. Düşünürümüzün oğlu Mahmut Ali Meriç, bu eserin daha anlaşılır olması amacıyla metnin yeniden düzenlemiştir. Bu Yeni dipnotların eklendiği, ilk baskıdaki bazı konuların yer değiştirdiği bu…

Okumaya devam edin Cemil Meriç ve Hint Dünyasının Keşfi

Cemil Meriç’in Modernleşme ve Batılılaşma Eleştirisi -II-

Meriç’e göre, Batı kendi medeniyetini üstün bir seviyeye yerleştirmiş; bilim, teknoloji, sanat ve felsefede ilerleme kaydetmiştir. Batı’nın akılcılığı, bireyselliği ve özgürlüğü onu dünya sahnesinde egemen kılarken, aynı zamanda insanı maneviyatından da uzaklaştırmıştır. Batı’nın gözünde Doğu her zaman “öteki”dir. Hüseyin AYDOĞDU Prof. Dr., Erzurum Teknik Üniversitesi Edebiyat Fak. *Bu makalenin ilk kısmı İnsicam Dergisi Cemil Meriç Özel Sayısı (61, Mart 2026) içerisinde yer almaktadır. Doğu-Batı Karşıtlığı Meriç, Doğu ile Batı arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceler, bu iki medeniyetin zıtlıklarını, benzerliklerini ve etkileşimlerini örnekler vererek inceler. Ona göre, Doğu’yu Batı’dan, Batı’yı da Doğu’dan ayırmak mümkün değildir. Buna rağmen ne Doğu’yu ne de Batı’yı bilmekteyiz. Yaygın inanışın aksine, Batı,…

Okumaya devam edin Cemil Meriç’in Modernleşme ve Batılılaşma Eleştirisi -II-

Namaz Kılmayı Kızından Öğrenen Aydın: Cemil Meriç

Cemil Meriç kendisini tanıtırken, “Evvela ben Dimetoka’lıyım ve müftü ailesinden gelmeyim. Babam hâkim. Dinî bir terbiyem var. Babam aynı zamanda hacıydı ve fakihti,” der. Ancak dikkat çekici bir şekilde Cemil Meriç’in dinî bilgisi çocukluk evresiyle sınırlıdır. Kendisi dinî hayattan o kadar uzaklaşacaktır ki hayatının son evresinde namaz kılmayı kızından öğrenecektir. Vejdi BİLGİN Prof. Dr., Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Toplumsal değişim bir süreç içerisinde meydana gelir ve birkaç kuşakta gündelik hayata yayılır. Toplumsal hayatın hemen her alanda bir kuşak içerisinde değişmesi mümkün değildir. Ancak Cumhuriyet’in ilk yıllarına baktığımızda devlet adamı, bürokrat, asker, aydın, yazar, üniversite hocası ve benzerlerinden oluşan kurucu elit kuşağın, üstelik belirli bir…

Okumaya devam edin Namaz Kılmayı Kızından Öğrenen Aydın: Cemil Meriç

Babanın Batıda Kaybolmayan Oğlu

Doğuya dönüş hikâyesi ve güzergâhı, tam da kendisine yakışır bir gizem taşır. Yüzünü doğuya çevirmesini sağlayan, o yönden sızan huzmeler miydi acaba? Yoksa garptaki tecessüsünün kulağına fısıldadığı bazı istişraki veriler mi? Bu soruların önemi yok, çünkü o pergelinin sabit ucunu vicdanına batırmış bir fikir gezgini. Derdi hakikat. Hür düşünce râhında yürürken yönlerin ve mesafelerin ne önemi olabilirdi ki onun için? Lakin aidiyet olarak hiçbir zaman ‘bu ülke’li kalmayı ihmal etmedi. Kemal Mansur Cemil Meriç, düz cümlelerle anlatılabilecek bir adam değildir. Zira stabil, sıradan ve elindeki kelimelerle iktifa eden bir düşünce esnafı olmadı asla. Kendine kılavuz eylediği delişmen bir tecessüsün peşinde seğirtti durdu şark ile garbın…

Okumaya devam edin Babanın Batıda Kaybolmayan Oğlu

Tarık Mümtaz’ın Mümtaz Öğrencisi Hüseyin Cemil

Cemil Meriç hakkında kullandığı “Fıtratın üç yüzü de keskin bir zekâ ve kābiliyet silâhı” tabiri; “şiir”, “sanat” ve “ilim” dallarının her üçünde de başarılı olabilecek bir öğrenci portresini özetler. Meriç de bilindiği üzere şiir de yazmış, sanat ve ilim dallarıyla ilgilenmiştir. Şiirde sabitkadem olmamışsa da, bu durum başarısız olacağından değil, fıtratının araştırmaya daha meyyal olmasından kaynaklanmış olmasındandır denilebilir. Nitekim hâzık bir muallim olarak Tarık Mümtaz’ın isabetli tanıklığı ortadadır. Yusuf Turan GÜNAYDIN Cemil Meriç’ten matbu bir eserde ilk kez söz eden yazar herhâlde Tarık Mümtaz Göztepe (1891-1977) olsa gerektir. 1935 yılında Hatay’da sürgündeyken kaleme aldığı eserinin “İskenderun’da Gazetecilik Hayatı” başlıklı bölümünde Arapça, Türkçe, Ermenice, Fransızca birçok…

Okumaya devam edin Tarık Mümtaz’ın Mümtaz Öğrencisi Hüseyin Cemil

Hoca ve Talebe

Gerçek aydınlığı ancak vahiyde bulabilirsiniz. İnsanın başarabileceği uçsuz bucaksız bir meçhuller ormanında birkaç kibrit tutuşturmaktan, kesif ve çok sınırlı bir karanlık parçasını aydınlatmaya çalışmaktan ibaret. Başka bir mesele daha var: Toplumun, dönemin ve çevremizdeki insanların etkisinden sıyrılamayız. Söylediklerimizin kaçta kaçı samimi düşüncemi aksettiriyor, kaçta kaçı ideolojilerin etkisinden sıyrılabilmiş? Hüseyin YORULMAZ Kendine özgü anlatım tarzıyla okuyup da etkilendiğim ilk göz ağrım olan yazarlardan biridir Cemil Meriç. Söylediklerinin ifade ettiği anlam bir yana, ifade ediş biçimi olarak şu cümlelerden nasıl etkilenilmez: “Avrupalı. Hangi Avrupalı? Bugün bütün dünya Avrupalı değil mi?”, “Vehimlerimizi bir anda dağıtıveren, rüyalarımızı alıp götüren bir sitayiş. İnsan kaçmak istiyor. Mağaraya, mezara veya cinnete.” “Nazım…

Okumaya devam edin Hoca ve Talebe

Cemil Meriç’in Modernleşme ve Batılılaşma Eleştirisi -I-

Türk modernleşmesi özelinde modernleşme ve batılılaşma kavramları genellikle iç içe geçmiştir. Meriç, ilk itirazını tam da bu noktada dile getirir. Düşünürümüze göre, modernleşme zorunlu bir tarihsel süreç olarak tartışılabilir; ancak taklitçi, köksüz ve zihinsel olarak boyun eğen bir şekilde batılılaşmayı gerçekleştirmek, uygarlığın intiharıdır. Modernleşme ve batılılaşma, niteliksel olarak birbirinden farklı iki süreçtir. Modernleşme, kendi medeniyet değerlerini koruyarak çağın gerekleriyle yüzleşme çabasını temsil ederken, batılılaşma ise kültürel taklidi, zihinsel bağımlılığı ve kimlik kaybını temsil eder. Hüseyin AYDOĞDU Prof. Dr., Erzurum Teknik Üni. 1. Giriş Türk düşüncesinin nadir düşünürlerinden Cemil Meriç, modernleşme, batılılaşma, kültür, medeniyet ve aydın kavramlarına eleştirel yaklaşımıyla istisnai bir yere sahiptir. Düşüncesi sadece ideolojik…

Okumaya devam edin Cemil Meriç’in Modernleşme ve Batılılaşma Eleştirisi -I-

“İç Gözü Daha İyi Görsün Diye Dış Gözü Kapanan Gerçek Bir Münevver” Cemil Meriç’in Düşünce Dünyasında Tasavvuf

Cemil Meriç’in Seyyid Hüseyin Nasr’a dayanarak verdiği bilgiye göre İhvan-ı Safâ, kendilerini ruhî bakımdan tasavvufla ilgili sayarlar. Çünkü son hedefleri müridi “Rehavet Rüyası”ndan, manevi terbiye sayesinde uyandırmaktır. Ayrıca toplulukları da daha çok dış ve sosyal görünüşüyle de olsa sûfî tarikatlara uygundur. Selami ŞİMŞEK Prof. Dr., Gümüşhane Üni. Kültür, sanat ve edebiyat dünyamızın son dönemde önde gelen birçok şahsiyetinin tasavvufla doğrudan yahut dolaylı olarak irtibatlı olduğu mâlumdur. Mehmed Âkif Ersoy, Yahya Kemâl Beyatlı gibi tasavvufla dolaylı olarak irtibatı bulunan şâir ve ediblerimiz olduğu gibi, Nurettin Topçu, Necip Fazıl Kısakürek ve Cahit Zarifoğlu gibi doğrudan tasavvufla irtibatlı olan şâir, yazar ve düşünce adamlarımız da bulunmaktadır. Nitekim Âkif’in…

Okumaya devam edin “İç Gözü Daha İyi Görsün Diye Dış Gözü Kapanan Gerçek Bir Münevver” Cemil Meriç’in Düşünce Dünyasında Tasavvuf

Ümit Meriç Babası Cemil Meriç’i Anlattı

"Şimdi bu demektir ki bizim düşünce dünyamız birbirinden ayrılamayan bir saç örgüsü gibidir. Yani gözleri görmeyen bir babanın evladı olarak onun vefatına kadar ona kitap okumuş olduğum için kendi düşünce dünyam kısmen onun dışında gelişmiştir, ama ana aks babamın aksıdır, iskeletini babam oluşturur." İNSİCAM S: Ümit hocam, evvela bu kıymetli söyleşiyi kabul edip bizleri ağırladığınız için çok teşekkür ediyoruz. Ümit Meriç’in düşünce ve mana dünyasında babası Cemil Meriç kimdir, nerede durmaktadır? Bismillahirrahmanirrahim. Evvela ben teşekkür ederim, cevaplandırmakta geciktim zira gerçekten çok yoğun bir dönemden geçiyorum. Şimdi tabii bir kere şunu ifade etmek lazım ki, Cemil Meriç ile baba-kız ilişkisi zannediyorum ki benim bildiğim yazılı dünyada…

Okumaya devam edin Ümit Meriç Babası Cemil Meriç’i Anlattı

Hüseyin Cemil Meriç Kimdir?            

"Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur." diyerek yerli aydın olmanın mücadelesini vermiş ve Olimpos Dağı’nın çocuklarına’ karşı ‘Hira Dağı’nın evlatları’ için çalışmıştır.   Hüseyin AKIN Şair-Yazar Cemil Meriç mütefekkir kimliği ile müellif vasfını mezcetmiş bir münevverdir. “Yazar ve hocayım. Başlıca işim düşünmek ve düşündüklerimi cemiyete sunmaktır.” Kendisini yazar ve hoca olarak ifade etmesi bir tevazu göstergesidir. "Her asırda birkaç kişi düşünür, gerisi düşünülenleri düşünür sadece" sözüyle de kendi değer ve ağırlığının farkındadır.  İlkokul öğretmenliğinden tercümanlığa, nahiye müdürlüğünden okutmanlığa birçok işte çalıştı. Bir ilkokul öğretmeninden, nahiye müdüründen nasıl büyük bir mütefekkir doğabileceğini entelektüel tecessüsü ile gösterdi. “Ben bir taşralı tecessüsüyle sürüklendiğim o gürültülü…

Okumaya devam edin Hüseyin Cemil Meriç Kimdir?