Bre Siz Hepiniz Deli!

O anlarda Eleni “bizden” birine dönüşür gibi hissederiz. Oysa bu yakınlık sahicilikten değil, temsilin kurduğu bir yanılsamadan ibarettir. Şiddet burada bir sapma ya da çelişki olarak değil, meşruiyet kazanan bir adalet biçimi olarak estetize edilir. Çünkü şiddetin meşruiyeti Batı’nın ahlak terazisine bağlıdır. Elif ÇEVİK  “Bre siz hepiniz deli!” Türkiye son aylarda bu cümleyi, Rum bir aileye evlatlık verildiğini öğrenen ve gerçek annesini bulmak için Trabzon’a gelen genç bir kızın bozuk Türkçesinden tekrar tekrar işitiyor. Sözünü ettiğim kişi, ekranlarda fırtına gibi esen Taşacak Bu Deniz adlı dizinin Eleni’si. İlk tanıtım fragmanıyla tartışmaları, alayları ve tepkileri üzerine çeken dizi, tüm bu gürültünün içinden geçerek kısa sürede beklenenden…

Okumaya devam edin Bre Siz Hepiniz Deli!

“Hepimiz Ebû Ubeyde’yiz!”

Adının Huzeyfe Kehlût (doğumu: 11 Şubat 1985), künyesinin ise Ebû İbrahim olduğunu öğrendiğimiz Ebû Ubeyde kimdi? Ebû Ubeyde, şehadetinden sonra anlaşıldığı kadarıyla Kassâm Tugayları tarafından oluşturulan anonim bir kimlikti. Bunu, onun ve diğer mücahidlerin şehadet haberini veren yeni askeri sözcünün adının da Ebû Ubeyde olmasından anlıyoruz. Muhtemel ki o da şehadet mertebesine ulaştığında, yeni gelen sözcü de Ebû Ubeyde olacak. Yani Ebû Ubeydeler bitmeyecek. O zaman hepimiz şöyle haykıralım: “Hepimiz Ebû Ubeyde’yiz!” Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ Filistin, kanayan bir yara olarak yüz yılı aşkın bir süredir gündemimizin ilk sırasındaki yerini koruyor. Etrafı bereketli kılınan bu topraklar insanlığın, dünyanın merkezi. Birçok peygamber buradan çıkmış, burayı…

Okumaya devam edin “Hepimiz Ebû Ubeyde’yiz!”

Sosyolojileri Değiştiren Tarihî Örnekler ve Bu Bağlamda Gazze’nin Geleceğe Açtığı Pencere -II-

Müslümanların egemen oldukları topraklarda belli bir güvenlik ve rahatlık içinde olsalar da Avrupa’da lanetli muamelesi görmüş ve dışlanmışlardır. Çok yakın dönemlere kadar yüzlerce yıl Avrupa ülkelerinde ‘parya’, ‘yabancı’ ve ‘tehlikeli unsur’ gibi hor görücü ve dışlayıcı sıfatlarla anılmaları ve yer yer daha sert nefret söylemlerine konu edilmeleri nadir görülen bir şey değildi. Müslümanların yansıra 15. yüzyıl sonlarında (1492) Yahudilerin de İspanya’dan kovuluşları yeni bir göç sebebi olur. Yusuf YAZAR                                                                                                                      Yazının birinci bölümünün giriş kısmında, sosyolojik yapı ve tutumlarda değişimleri oluşturan bir olgu olarak toplumun, özellikle ekonomik boyutlu büyük, zenginleşme olarak ifade edilebilecek bir sıçrama yapmasına vesile olacak, fark oluşturucu ve oyun değiştirici bir…

Okumaya devam edin Sosyolojileri Değiştiren Tarihî Örnekler ve Bu Bağlamda Gazze’nin Geleceğe Açtığı Pencere -II-

Ahidlerini Değiştirmeyenler: Gazze’den Ümmete Hitap

Son olarak, ey Gazze’deki büyük halkımız, ey Gazze'nin sarsılmaz dağları! Biz sizin evlatlarınızız ve bununla iftihar ediyoruz. Alınlarınızdan öpüyoruz ve  size vefakar kalacağımıza söz veriyoruz. İşgalin yıktığını birlikte yeniden inşa edecek, yaraları beraber saracağız. Allah'a güvenin, fedakârlıklarınız asla boşa gitmeyecektir. Allah sizi seçti ve sizi ilahi lütufların ehli kıldı. Allah katında olan daha hayırlı ve daha kalıcıdır.  Sabredenlere müjdeler olsun. Ancak sabredenlere mükafatları hesapsızca ödenecektir. Allah emrinde galiptir, fakat insanların çoğu bilmezler. İNSİCAM Çeviri: E. D. ve M. Y. "Mü'minler içinde Allah’a verdikleri sözde sadâkat gösteren nice erler var. İşte onlardan kimi adağını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlar hiçbir suretle (ahidlerini) değiştirmediler.” Salât ve…

Okumaya devam edin Ahidlerini Değiştirmeyenler: Gazze’den Ümmete Hitap

Ali Emre ile “Mağribli Güvercin Fâtıma Fihrî” Adlı Romanı Üzerine Bir Röportaj

"Faydalı olmayı ve takvayı somutlaştıran kurucu kadın gerçekliği şüphesiz. Onca dezavantaja rağmen bir kadının akıllara durgunluk veren çabası ve yükselişi. Batı’nın, kadının insan olup olmadığını tartıştığı, bazı Yunan filozoflarının dahi kadını insan ile hayvan arasında bir yere koyduğu dönemde, çok ileri ve ilham verici bir portre var karşımızda. Büyük acılar ve kayıplar yaşamasına, çeşitli badireler atlatmasına rağmen, ailesini ayakta tutuyor. İyi bir eğitim görmenin önemini çocuk yaşlarda kavrıyor. Ticarete de hâkim. Cesur ve bilge. Miras kalan serveti ve kendi kazancını, eğitim ve hayır işlerinde kullanması başlı başına bir güzellik zaten. Özgüveni, uzun erimli bir menzili, işlek bir tefekkürü, insanî ve İslamî perspektifi olmayan bir insan,…

Okumaya devam edin Ali Emre ile “Mağribli Güvercin Fâtıma Fihrî” Adlı Romanı Üzerine Bir Röportaj

Filistin Topraklarının İşgali: Dreyfus Davası ve Theodor Herzl

Bu hikâyenin trajikomik tarafı, Herzl Yahuda’ya sadece yarım saatini ayırır ve görüşmenin ardından tarihe geçen şu sözleri söyler: “Ben-Yahuda isimli heyecanlı bir genç, bugün benimle görüşmeye geldi. İbranicenin konuşma dili olabileceğini düşünecek kadar çılgın.” Ayrıca hikâyenin can alıcı kısmı ise tüm bu olumsuzluklara rağmen Yahuda, sonraki zamanlarda Herzl’ı her daim desteklemeyi sürdürmüş, onun “deli saçması” dediği çalışmalarına ara vermeden devam etmiştir.   Elif ATABAŞ Yazar, https://balkandays.blogspot.com/ (İnsicam Dergisi 58.Sayı ile başlamış olduğumuz Filistin Tarihi makale çalışmasına bu sayıda Dreyfus Davası ve Theodor Herzl ile devam ediyoruz.) Siyonizm fikri ilk olarak kendisinden çıkmamış olsa da Theodor Herzl (1860-1904), mevcut ideoloji parçalarını uluslararası bir harekete dönüştürmeyi başaran kişi…

Okumaya devam edin Filistin Topraklarının İşgali: Dreyfus Davası ve Theodor Herzl

Ahmet Dağ’ın Kariyer ve Başarı Çağında Genç Olmak Kitabı Üzerine

Ahmet Dağ, bu çerçevede kitabın önsözünde diyor ki: “deist, agnostik, ateist, farklı cinsel tercihlere eğilim gibi manipülasyonlara ve kodları belirlenmiş ‘Z, alfa’ gibi kategorileştirmeye maruz kalan gençleri sorun olarak görmekten daha çok anlamamız, onların hakiki bir mevzu olduğunu idrak etmemiz gerekir.” Bu çerçevede, kitabı yazma amacının da gençliği ve gençleri kendi temellerimize ve dinamiklerimize bağlı kalarak anlama ve anlatma çabasıdır. Zekeriya MENAK Günümüz insan ve toplumunun en önemli toplumsal meselelerinden bir tanesi gençliktir. Gençlik, üzerinde felsefi mülahazaların, psikolojik, sosyolojik ve antropolojik analizlerin ve aktüel tartışmaların yapıldığı ve yapılabileceği zengin bir alandır. Nitekim bu konularda önemli sayıda bilimsel literatürde eserler verilmiştir. Çünkü çok hızlı yaşadığımız bu…

Okumaya devam edin Ahmet Dağ’ın Kariyer ve Başarı Çağında Genç Olmak Kitabı Üzerine

Tarihin Seyri Yahut Modern Bir Dikotomi

Taşköprü’ye doğru inerken heykel seremonisi de başlamıştı. Süs havuzundan köprünün her iki yakasına değin her yerde onlarca heykel. Osmanlı çekildikten bu yana Müslüman Türk varlığını adım adım ortadan kaldırmanın bir göstergesi. Zübeyir ŞEKERCİ Terminalde okul servisinden bozma bir dolmuşa binmiştik. İstanbul’dan alışık olduğumuz dolmuş mantığı burada da işliyordu. Hatta ayakta bile birkaç kişi vardı. Tıklım tıklım bir araçla Üsküp için yola çıkmıştık. Bir saatin akabinde sınır kapısına varmış ve kontrol için inmiştik. Pasaportun sadece manyetiği okutulmuş herhangi bir damga basılmamıştı. Yaklaşık 15-20 dakika süren kontrolün ardından sınırdan geçmiş ve kısa bir süre sonra da şehrin merkezine gelmiştik. Akşama doğru merkezde indiğimizde ilk iş konaklayacağımız yere…

Okumaya devam edin Tarihin Seyri Yahut Modern Bir Dikotomi

Yetişkinler İçin Abdest İlmihali

“Gençleri yaşadığınız zamana göre değil; onların yaşayacağı zamana göre yetiştirin.” diyen Hz. Ali bize mukayesenin sahih yolunu işaret ediyor. Mustafa Eser “Cân illerinden gelmişem fânî mekânı neyleremOl mülke meylim salmışam ben bu cihânı neylerem 'Aşkın şerâbın içmişem dil gülşenine göçmüşemBen varlığımdan geçmişem nâm ü nişânı neylerem Dünyâya geldim gitmeye 'ilm ile hilme yetmeye'Aşk ile ân seyretmeye ben în u ânı neylerem…” Erzurumlu İbrahim Hakkı “Ben zina etmek istiyorum.” diyen bir gence Efendimiz Aleyhisselam’ın tavrını hatırlayalım: “Yaklaş!” diyerek önüne çağırır genci. Fiziksel yakınlığı ruhsal yakınlıkla itmam eder tabi. Dokunur hem göğsüne hem de gönlüne. Makul, mantıklı ve hisli bir soru sorar: “Böyle bir şeyi annen için…

Okumaya devam edin Yetişkinler İçin Abdest İlmihali

Türkiye-Papalık İlişkileri ve XIV. Leo’nun Türkiye Ziyareti

Öncelikle belirtilmesi gereken husus; papa ziyaretinin olağan bir vakıa olduğudur ve çok ekstrem bir olaymış gibi algılanmaması gerekir. Bekir Zakir Çoban Prof. Dr., Ege Üniversitesi, Birgivi İlahiyat Fakültesi Hristiyanlığın asıl yayılması, Roma İmparatorluğu tarafından önce 313 tarihli Milano Fermanı ile serbest bırakılması, ardından da 381’de İmparatorluğun resmî dini olarak ilan edilmesinden sonraki süreçtedir. Bu dinin ilk yerleştiği şehirler olmasa da imparatorluğun başkenti olmaları dolayısıyla İstanbul ve Roma, Hristiyanlık tarihinde her zaman önemli merkezler olmuşlardır. Doğu Roma İmparatorluğu 1453’e kadar varlığını sürdürürken, Batı Roma 5. yüzyılda barbar akınları nedeniyle yıkıldıktan sonra Kilise, Batı’da sadece dinî değil, aynı zamanda siyasî bir kurum olarak etkili olmuştur. Onun en…

Okumaya devam edin Türkiye-Papalık İlişkileri ve XIV. Leo’nun Türkiye Ziyareti