Şiir, Şairini Aşar

Şair, şiirini yazdıktan, yayınladıktan sonra şiirin ilham kaynağını söyleyebilir. Bu açıklamalar şairin tabiattan, toplumdan kopmadığını, gerçekçi bir hayat yaşadığını gösterir. Şair, ilham kaynağını açıklamakla (o bir şarkı, film, olay ise) diğer insanlardan farkını da söylemiş olur. Böylece sanatçı kişiliğin farklı bir boyutta yaşadığı ortaya çıkar. Kâmil YEŞİL      -Karakoç’un şiirdeki kastı ve bir aşk, Naat ve Münacat şiiri olarak Sürgün Ülkeden... şiiri- "El- mânâ fi batn-ı şair" diye bir Arap atasözü vardır. "Şiirin mânâsı şairin karnındadır" demektir. Bu sözden de anlaşılıyor ki bir şiiri bütünüyle anlamak mümkün değildir. Şiirin anlaşılmasının önünde birden fazla engel vardır. Dil ve söz varlığı farkı, ima ve ihsas edilen hususların…

Okumaya devam edin Şiir, Şairini Aşar

Alsas Loren Bölgesi’nden Yansımalar

Katedralin içerisi kalabalık, renkli vitraylar içeriyi daha canlı kılıyor. Farklı bölgelerden gelen gruplar rehber eşliğinde yapıyı geziyordu. İbrahim Hoca bize yapının serencamı hakkında bilgi verirken etrafı inceliyordum. Açık renkli olması hasebiyle şimdiye dek gördüğüm en az ürkütücü olan bu katedralde dahi kendimi rahat hissetmemiştim. Zübeyir ŞEKERCİ Fotoğraf: Zübeyir Şekerci Basel treninden inmiş ve garın dışında kalan bir otobüs durağında İbrahim hocayı beklemeye koyulmuştuk. Hava hafif serin, etraf sakin ve biz de biraz yorgunduk. 10-15 dakika kadar bekledikten sonra İbrahim hoca gelmişti. Kendisi uzun yıllar yurtdışında öğretmenlik yapmış, dört dil bilen ve doksanların müslüman camiasından birisi. Babamların alt döneminden olan İbrahim Hoca, gelmeden iki üç gün…

Okumaya devam edin Alsas Loren Bölgesi’nden Yansımalar

Salahaddin Eyyûbî’den Mektup Var

Dostlarım! Bundan sonra Kudüs ve Mescid-i Aksâ, sizlere emanettir. Rabbimin hıfz u inayeti, güç ve kuvveti, nusreti ve bereketi daim sizinle olsun. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Evlatlarım, kardeşlerim, dostlarım, davadaşlarım! Sizleri Rabbimizin selamıyla selamlarım, israsıyla ve miracıyla Kudüs’ümüzü şereflendiren Allah’ın Elçisi Muhammed Mustafa’ya en derin saygılarımı sunarım, onun ashabını, mücahidlerini hürmet ve rahmetle anarım. Ben bir Selçuklu evladıyım. Tikrit’te doğduğumda yıl, 1138 idi. Babam o günlerde Selçukluların Tikrit valisiydi, Musul Atabegi İmadüddin Zengi’nin dostuydu. Bu dostluk, doğduğum yılda ailemin Tikrit’ten Musul’a gitmesine vesile oldu. Artık Zengi’nin hizmetindeydi. Ben bir yaşındayken Zengi Ba’lebek’i zaptedince babamı bu şehrin valisi yaptı. Amcam Esedüddin Şîrkûh…

Okumaya devam edin Salahaddin Eyyûbî’den Mektup Var

Filistin’e Yahudi Göçü Projesinin Arka Planı -II-

Aslında bu raporda da belirtildiği üzere mesele gayet açıktır. Yahudilerin Beni İsrail devleti kurma emellerine engel olma açısından Filistin arazisine sahip çıkılması birinci derecede önem arzetmektedir. Bu sebeple bir tedbir olarak aşiretler arasında ihtilaflı bulunan araziler daha önceden Hazine-i Hassa tasarrufuna alınmıştır. Mustafa Özsaray Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. *Bu yazının ilk bölümü, 35. sayımızda (Şubat 2024) yayınlanmıştır. Arşiv belgeleri ışığında Yahudilerin Filistin’e göçü ve orada bir devlet kurma projesini ele aldığımız yazımızın birinci bölümünde1890 yılına kadar gelişen olaylar ve alınan tedbirleri açıklamıştık. Yazının ikinci bölümünde ise 1891’den İngilizlerin Filistin’e hakim oldukları zamana kadar gelişen olaylardan bahsedeceğiz. Yazının birinci bölümünde de vurgulandığı gibi Yahudilerin Filistin’deki…

Okumaya devam edin Filistin’e Yahudi Göçü Projesinin Arka Planı -II-

Ebu Ubeyde’nin İşaret Parmağı

Her seslenişinde farklı ayetler okuyarak başladığı konuşmasına, önce Arapları sonra Müslümanları ve dünyanın diğer özgür insanları diye nitelendirdiği halkları selamlayarak başladığı konuşmasına, işaret parmağını kaldırarak İsrail’e tehditler üstüne tehditler yağdırarak bu savaşın psikolojik galibi olmaya devam ediyor. İşaret parmağı havadayken konuşmanın içerikleri çok fazla yörüngelere sahip olsa da olayın sıcaklığı ile şu an bu konuşmaları derinlemesine analiz yapamıyoruz. Gözde ÇİMEN 7 Ekim’de başlayan Aksa Tufanı’nın üzerinden yüz günü geçti. Dünya Müslümanları ve geri kalan vicdan sahipleri için insanlık adına fazlasıyla zor bir yüz günden fazlası olsa da sahada mücahitler savaşmaya devam ediyor. İsrail tarafı bu savaşın daha uzun süreceğini söyleye dursun bu süreçte hepimizin hayatına…

Okumaya devam edin Ebu Ubeyde’nin İşaret Parmağı

Taş Soslu Pirinç Pilavı

Pirinç ve taş üzerinden tarifiniz, her vidaya uyan bir İngiliz anahtarı kıvamında ise her devrin muteber adamı olmanız da ihtimaldir. Muhtemelen pilavı en yağlısı, taşın da en yontulmuş, betonla harmanlanmış, AVM hali sizin emrinize amade olacaktır. Yani bu dünyada işiniz iş, ötesini sormayın (hoş zaten sormazsınız ya). Ancak “Bizim tarif ne haddimize, eden etmiş bize uymak düşer” deyiciler taifesinden iseniz, pilavdan nasibinize düşenin, dişinize kasteden taş olması muhtemeldir. Derviş Çelebi Efendim, hoca Nasreddin’in saz peşrevinde işaret buyurduğu perde, işte burasıdır. Dikkat ediniz, ortada ayıklanacak bir miktar taş ve pirinç mevcut ise ne mutlu! İş o ki, pirincin ve taşın muhtevası, nicelikleri ve nitelikleri konusunda elimizde…

Okumaya devam edin Taş Soslu Pirinç Pilavı

İnci Mercan Gerdanlığı -33-

Hz. Hatice (R.A.) Cahiliye toplumunda adı çirkinliklere karışmayan ve bu sebeple de kendisine “Tâhire” denilen Hz. Hatice, akrabalık bağlarına önem veren, yakınlarıyla ilişkilerini daima sıkı tutan bir kadındır. Nitekim çocuklarına genellikle akrabalarından olan kimselerin isimlerini vermiş, yine benzer şekilde kızlarını da kendisinin ya da eşinin yakın akrabalarıyla evlendirmeye gayret göstermiştir. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü    33. HADİS     عن أبي هريرة قال: أَتَى جِبْرِيلُ النبيَّ صَلَّى اللهُ عليه وسلَّمَ، فَقالَ: يا رَسولَ اللَّهِ: هذِه خَدِيجَةُ قدْ أتَتْ معهَا إنَاءٌ فيه إدَامٌ، أوْ طَعَامٌ أوْ شَرَابٌ، فَإِذَا هي أتَتْكَ فَاقْرَأْ عَلَيْهَا السَّلَامَ مِن رَبِّهَا ومِنِّي وبَشِّرْهَا ببَيْتٍ في الجَنَّةِ مِن قَصَبٍ لا صَخَبَ فِيهِ،…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -33-

Yaşam Yükünden Adil Tasarrufa

İstihdamın yerli yerinde olması, hak’tır. Hak, Allah’ın isimlerindendir. O halde en kâmil istihdam Allah’ınkidir. Kişi Allah’ın kendine çizdiği rotaya, kendine verdiği payeye, kendini istihdam ettiği makama rıza gösterdiği ölçüde kul olur.  Mustafa ESER “Ma’lum olsun ki âdem iki şeye maliktir ki o iki şey onu maksûda ve murâda eriştirir: Birincisi akıl, ikincisi ameldir. Aklın vücûdunda mecburdur ve amelin işlenmesinde muhtardır. Böyle olunca cebr ve kader âdemin iki kanadıdır ve âdem bu iki kanat ile maksuda ve murada erişir. Ve eğer iki kanat olmaz veya bu iki kanattan birisi bulunmazsa asla maksuda ve murada erişemez.” Azîzüddin Nesefî Esas olan, mevcutta bulunanları en etkili ve faydalı hale…

Okumaya devam edin Yaşam Yükünden Adil Tasarrufa

Hüzne Boğulmuşken Bayram Neşesi Olur mu?

Geçmişe hızlıca bir göz attığımızda Müslümanların kendi içinde ya da diğerleri ile olan ilişkilerinde zuhur eden sıkıntılı dönemlerin Peygamberimizin daha hayatında iken başlayıp daha sonra da kesintisiz bir şekilde devam ettiğini rahatlıkla görebiliriz. Bundan ötürü hayatın akışı içinde kaçınılmaz olan hüzün ve neşeyi birbirinin kardeşi olarak görme becerisini geliştirmek toplumların selameti açısından hayati önem taşımaktadır. Müslümanların dünya ve hayat algısı, sürekli olarak korku ve ümit arasında kalması, vasat ümmet olarak şahitlik görevini üstlenmiş olması, hayatın inişli çıkışlı, acı ve tatlı olaylarına karşı dengeli bir ilişki kurmasını kolaylaştırmıştır. İsa ÖZÇELİK Her toplumun önem verdiği bazı zaman dilimleri ve mekanlar vardır. Değer verilen bu zaman ve mekanlar…

Okumaya devam edin Hüzne Boğulmuşken Bayram Neşesi Olur mu?

Sinema Modern Zihnin Sınırlarını Zorluyor!

Konumuz sinema olduğuna göre felsefe ve edebiyatta açılan yeni metafiziksel ufukları bir yana bırakarak, bu iki alandan tümüyle bağımsız olmayan sinemanın kazandığı yeni metafizik boyutlara değinelim. Son on yıl içinde dünyadaki bütün sinemaseverler gibi ben de çok sayıda kendi metafizik ufkunu kurmaya çalışan fantastik film seyrettim. Bu alanda eski zamanlara göre çok daha fazla eser ortaya konduğunu zannediyorum; istatistikler de muhtemelen bu fikrimi doğrulayacaktır. Gökhan ÖZCAN Gazeteci-Yazar İnsanın iç dünyasında yer tutan her şey, doğrudan ya da dolaylı olarak sinema perdesinde de kendine bir karşılık bulmuştur. Çünkü sinema; insanın varlığını ve hayatı kavrama biçimlerini yansıtması bakımından dünyadaki insan teki kadar anlatıma, dile, ifadeye sahiptir. Bu…

Okumaya devam edin Sinema Modern Zihnin Sınırlarını Zorluyor!