Mesken’den Konut’a

Bugün genel olarak ev dediğimiz barınma ve yaşama alanına, eski zamanlarda hane denirdi. Hane Farsça bir kelime olup birleşik isimlerin türetilmesinde mühim bir yeri vardır. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Minyatür: Mükerrem Mert Hayatta birçok şey değişir; yazı, resim, yemek, yol, ticaret, ulaşım. Listeyi uzatmaya gerek yok. Bu değişimler, hayatı bazen anlamsızlaştırır bazen de ona anlam katar. Bir kelimenin, bir kavramın ortaya çıkışı bir arka plana, bir tasavvura dayanır. Tasavvursuz hayat düşünülemez. Günlük hayatta bize ehemmiyetsiz gibi görünen ancak derinliğine bakıldığında hemen fark edilen çeşitli kelimeler, kavramlar vardır. Şehir’e kent demek, sadece bir ifade değildir. Bilenler bilir, bugün fırından aldığımız ekmeğe, ekmeklerin…

Okumaya devam edin Mesken’den Konut’a

Âkif

Sezai Karakoç’a göre Âkif’in fikir kaynağı, bizzat toplum ve toplumda yaşayan düşüncedir. Başka bir yerde ise bunu biraz daha açarak onun fikirlerini sokaktan, aileden, klasik kültürden, toplumdan, devletin sarsıntılı halinden ve nihayet kendisinden aldığına dikkat çeker. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Milleti millet yapan, değerlerdir. Milletin millet olarak kalmasını sağlayanlar ise şahsiyetlerdir. O değerleri yaşatanlar, millet var oldukça, yaşadıkça yaşarlar. Yakın tarihimizin ön alıcı, yön verici, yol gösterici, kurucu, yapıcı şahsiyetlerinin önde gelenlerinden biri, hiç şüphesiz İslam şairi merhûm Mehmed Âkif’tir. Büyük Devletimizin yıkılışının acılarını, yeni devletin kuruluşunun sancılarını çeken ruh ve gönül mimarımız İstiklâl Marşı’mızın şairi Âkif (d. 20 Aralık 1873),…

Okumaya devam edin Âkif

Mehmet Erdoğan: “Sezai Karakoç’un Mirası, Şahsiyeti ve Davasıdır”

Din, tarih, coğrafya, medeniyet, kültür, dil, siyaset, ekonomi, ontoloji, insan ve çevre faktörlerini birlikte ve harmanlayarak değerlendirir. Amacı ve neticeyi de asla atlamaz. Böylece bir konu hakkında veya olayla ilgili yorum yaptığında büyük bir zihnî dolaşım yaşayarak sebep ve sonuca yaklaşır. Söyleşi: Mustafa ÖZEL S: İsterseniz önce kısaca sizi tanıyalım? – 1961 yılında Rize’de doğdum. İmam-hatip lisesi ve ilâhiyat fakültesi mezunuyum. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nda sırasıyla imam-hatip, musahhih, uzman, idareci ve müşavir olarak 26 yıl çalışıp, 2018 yılında emekli oldum. Özel bir yayınevinde uzaktan editörlük yapıyorum. Geçmişte Ayane dergisini çıkardım (1988-1990), bazı gazete ve dergilerde gençlik-edebiyat ve kültür-sanat sayfaları hazırladım, bazı dergilerin…

Okumaya devam edin Mehmet Erdoğan: “Sezai Karakoç’un Mirası, Şahsiyeti ve Davasıdır”

Ebü’l-Müfessirîn: Müfessirlerin Babası “İsmail Cerrahoğlu”

Eczaneye iki gazete gelmektedir; İstanbul’dan Cumhuriyet, Ankara’dan Ulus. Bir gün Ulus gazetesinde Ankara’da 21 Kasım 1949’da ilahiyat fakültesi açıldığını okur. Aile genç İsmail’in, ne olduğunu bilmedikleri ama adından dinî bir okul olduğu anlaşılan bu okulda okumasını ister. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Fotoğraf: Harun SAVUT- Ayşenur ÖZBAKKAL İslamî eğitimin Türkiye’de yıllarca kasten amden, bile isteye ademe mahkûm edildiği, sosyo-kültürel tarihî bir hakikattir. Osmanlı Devletinin son yıllarında iyice içinden çıkılmaz bir hal alan, bir sorunlar yumağına dönüşen eğitim, bugün de devasa problemlerle cebelleşmeye devam etmektedir. Yeni dönemde şekillendirilmeye çalışılan din-devlet, din-toplum ilişkilerinin istendiği biçimde bir kıvam bulabilmesi için öncelik, İslamî eğitimden uzak durulmaya…

Okumaya devam edin Ebü’l-Müfessirîn: Müfessirlerin Babası “İsmail Cerrahoğlu”

Yûsuf Karadâvî

Karadâvî, İslam dünyasının en etkin ve en yaygın hareketi el-İhvânü’l-Müslimîn (Müslüman Kardeşler) teşkilatının önde gelen isimlerinden biridir. Kendisi, ilim ve düşünce serüveninin biçimlendiği yerin, şehîd Hasan el-Bennâ okulu olduğunu ifade etmiştir. İhvân mensubiyetinden dolayı üç kez (1949, 1954-1956, 1961) hapse girmiştir. Yıllarca hareketin ön saflarında yer almış, kendisine yapılan teşkilatın başkanı olması teklifini kabul etmemiştir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Bu yazıya nasıl bir başlık koyayım diye bayağı düşündüm. Birçok isim, sıfat, tamlama ve ifade geldi aklıma. Ancak hangisine baktıysam, gözüme eksik ve yetersiz gözüktü. Çünkü 96 yıllık ömrünün neredeyse 90 yılını Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamberi Muhammed’in (s.a.v.) sünnetini, sîretini…

Okumaya devam edin Yûsuf Karadâvî

Süleyman Çelebi ve Mevlid Üzerine Düşünceler

Bizim kültürümüz, şiir kültürüdür. Şiir her nesneye, her insana işlemiştir. Anadolu’da mektep medrese yüzü görmemiş insanlar, hem şiir söylerler (kendi şiirlerini söylerler) hem de şiir okurlar (çevrelerinden öğrendikleri şiirleri okurlar). Şiirimiz, irfan ve tefekkür yüklüdür. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Bir gez Allah dise ışk ile lisân Dökülür cümle güneh misl-i hazân* Aşk. Hazret’in ölümsüz eserinin vücut bulmasını açıklayabilecek tek kelime, aşk olsa gerektir. Peygamber aşkı. Yaşanan olumsuz, can sıkıcı hadiselerin olumlu sonuçları da olur, Vesîletü’n-Necât örneğinde olduğu gibi. Tarihî rivayetlerde görüldüğü üzere, camideki vaiz eğer Son Kutlu Elçi Efendimiz (s.a.v.) hakkında o yakışıksız, nahoş, cahilâne sözleri sarf etmeseydi, bu gün o…

Okumaya devam edin Süleyman Çelebi ve Mevlid Üzerine Düşünceler

Afrika Düşünceleri

Avrupa’da yaşanan gelişmeler, iş gücü sorununu doğurmuştur. Amerika’nın işgali de çalışacak insan ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Neticede tarihte eşi benzeri görülmemiş bir kemiyet ve keyfiyette köleleştirme süreci başlamıştır. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Herkesin kendine özgü değerleri, duyguları, düşünceleri, tercihleri, beğenileri vardır. Bunların kimisi doğuştan gelir kimisi zaman içinde çevreden edinilir. Kırsal alanda yaşıyorsanız, doğaya, hayvanlara, toprağa, suya daha bir yakın olursunuz. Çocukluk ve gençlik yıllarınız ticari bir ortamda geçtiyse ticarete, alım satıma, yatırıma ilginiz yoğun olur. Gelişiminiz hakkın, hukukun, insanî değerlerin, adaletin, ahlakın merkezde olduğu bir muhitte gerçekleşmişse dünyanın gidişatı, ülkeler arasındaki ilişkiler, sömürgecilik, insanca bir hayat her daim gündeminizin ana konusu…

Okumaya devam edin Afrika Düşünceleri

Sezai Karakoç’un Hâtıralar’ında Necip Fazıl -II-

Sezai Karakoç Mülkiye son sınıfta iken Büyük Doğu’nun hazırlanmasına yardım eder. Bu sırada birçok kişiyi tanır. Bunlar arasında Asaf Halet Çelebi, Mustafa Şekip Tunç gibi şairler ve ilim adamları vardır. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İlahiyat Fak.  (Geçen sayıdan devam) Üstad’ın hapisten çıktığı gün, birlikte bazı yerleri dolaşırlar, sonra mimar yeğeninin ofisine uğrarlar. Bir süre Necip Fazıl’ın azlettiği avukat Danyal Kayalıbay gelir, elinde bir hediye paketi vardır. Paket açılınca içinden içki şişesi çıkar. Üstad kızar ve avukatı azarlar. Avukatın üzüldüğünü görünce de pişman olur. Sezai Bey bu durumu, kaderin bir ironisi olarak görür. Hayatını İslam davasına adamış birine tebrik için içki getirilmiştir. Her şeye rağmen…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Hâtıralar’ında Necip Fazıl -II-

Sezai Karakoç’un Hâtıralar’ında Necip Fazıl -I-

Konuya doğrudan girmeden önce Sezai Karakoç’un Üstad Necip Fazıl Kısakürek’e karşı nasıl bir tutum ve davranış içinde olduğuna bakalım. Bunun temelinde olağanüstü denebilecek nitelikte bir ihtiram vardır. Hâtıralar’da kendisinden bahsederken kullandığı Necip Fazıl Bey, N.  Fazıl Bey, Üstad N. Fazıl, Üstad Necip Fazıl Bey gibi ifadeler bunu çok iyi gösterir. Çok ender N. Fazıl, Necip Fazıl demiştir. Bunlar sanırım yazının bağlamından ileri gelmiştir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Tarihte ve günümüzde insanın birçok tanımı yapılmıştır. Herkes kendi zaviyesinden, bulunduğu, baktığı yerden tanımlamıştır onu. İnsan tabiatı gereği çevresinden, sosyal ve doğal çevresinden etkilenen bir varlıktır. Anne karnında başlayan bu etkilenme, ölünceye kadar devam…

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un Hâtıralar’ında Necip Fazıl -I-

Huzur Dersleri

Huzur Dersleri önceleri öğle ile ikindi arasında icra edilirdi. Sonradan ikindi sonrasına alınmıştır. Derslerin iki saat civarında sürdüğü belirtilmektedir. Dersin sonunda müzakere faslına geçilir, muhataplar varsa dersle ilgili sorular sorarlardı. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. “İslam eşittir ilim.” desek, abartılı bir ifadede bulunmuş olmayız. Asr-ı Saadet’te bunun birçok misalini görmek mümkündür. Bunun en belirgin örneği, Mescid-i Nebevî’deki Ashâb-ı Suffe’dir. Müslümanların fethettikleri yerlerde, şehirlerde inşa ettikleri kurumlardan biri de medreseler yani eğitim kurumlarıdır. Hem sosyal hayatın ihtiyaçları hem dinî pratikler hem de devletin ve toplumun geleceği için eğitim ve öğretim zorunlu bir faaliyettir. Bu bakımından İslam fetihleri, gittikleri topraklara marifet, ilim ve fikir…

Okumaya devam edin Huzur Dersleri