Çocuktuk

Şimdilerde varlıkla birlikte çocuk neşesi, sevinci de azaldı mı sahi? Yokluğunda bekleyen olmak, ümit etmek, hayal kurmak, kavuşmayı dilemek... Ne kıymetliydi oysa. Eksikliğini hissedecekleri şey sevgi değilse eğer, bırakalım bazı eksikleri oluversin çocukların. Hayatı tam da böyle öğrenmeyecekler mi ne dersiniz? Öznur GÖRÜR KISAR     Çocuktuk. Memleket ziyaretlerinde acıktığımızda, ekmeğimize sürülen ekşi köy yoğurdu ve onun üzerine serpilen toz şekerle mutlu olmayı bilirdik. Şehirde ise karşılığı salçalı ekmekti. Ya da ev yapımı çikolata kremaları ekmek üzerine sürülür, müstakil evlerin bahçelerinde, gecekondu mahallelerinde kapı önlerinde birlikte oynayan tüm çocuklara birden servis edilirdi.   Ailemiz, beslenme çantalarında herkesin alabileceği yiyeceklerin olmasına bilhassa özen gösterirdi. Muz, ekseriyetle herkesin,…

Okumaya devam edin Çocuktuk

Âkif Emre

Âkif Emre'nin hayatı, kişiliği, eserleri ve çalışmalarına dair okurlarımız için bir biyografi kaleme aldık. İNSİCAM Çizgi: Yakup Güler 2 Mart 1957 yılında Kayseri’de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Kayseri’de tamamladıktan sonra 1982’de İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’ni (İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi-Vatan Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği) bitirdi. Üniversite yıllarında Yeni Devir gazetesinde bölüm editörlüğü yaptı (1978-1979). 1983’de Akabe Yayınları ve Mavera dergisinin İstanbul bürosu yöneticiliğinde bulundu. Pakistan İslamabad’daki Quaid-i Azam University’de master programına başladı (1984-1985). 1985 yılında Mersin’de kısa dönem askerliğini yaptı. Ardından Seha Neşriyat bünyesinde başlatılan İslâm Dünyası Ansiklopedisi projesinin yayın yönetmenliğinde; İlim ve Sanat dergisinin yayın kurulu üyeliğinde bulundu (1986-1987). 1988-1991 yıllarında…

Okumaya devam edin Âkif Emre

Âkif Emre ve İslamcılık Tanımı Bir Duruş Bir Ahlâk ve Bir Düşünme

Âkif Emre, İslam düşünce geleneklerinin tarihi tecrübesinin en önemli göstergelerinden biri olan düşünce ve fiildeki nazari-ameli birlikteliği, duruşunun mihenk taşı yapmıştır. Çünkü Descartes ve Batı düşüncesiyle başlayan düalitenin İslam dünyasındaki yansımalarını fark etmiş; ortaya çıkan laik-seküler duruş ve ahlâkî tutumların sebebinin bu ikilik olduğunu her fırsatta vurgulamıştır.  Dursun ÇİÇEK Bir insana “Kimdi?” sorusu sorulduğunda, eğip bükmeden net bir cevap bulabiliyor veya verebiliyorsanız, o insan duruşu ve tavrıyla, neliği ve kimliği ile ilgili bir meseleyle karşı karşıya değildir. Âkif Emre, modernleşme ve Batılılaşma yüzyılına denk gelen bir insan olmasına rağmen, çoğu İslamcının aksine bu süreçte bir nelik ve kimlik krizi yaşamamıştır. Aksine, söz konusu krizi yaşayan…

Okumaya devam edin Âkif Emre ve İslamcılık Tanımı Bir Duruş Bir Ahlâk ve Bir Düşünme

Dostum Âkif Emre

Entelektüel kişiliği, az ve öz konuşan derviş meşrep özelliği, çalışkan ve kimseye minnet etmeyen karakteri, disiplinli ve “bir derdi, bir sancısı” olan kalemiyle bildiğimiz dostum Akif Emre’nin vefatı, sadece ülkemizi değil tüm İslam Dünyasını üzdü. Ferman KARAÇAM Her kuşağın, bulunduğu şartlara göre hem avantajları hem de dezavantajları vardır. Cumhuriyette doğan bizden önceki kuşağın avantajı; her birinin alanlarında hemen hemen ilk olmaları, yükselebilmeleri ve kendilerinden sonra gelenlere nazaran makam ve mevki bakımından daha fazla fırsata sahip olmalarıydı. Ancak, bunu ne kadar değerlendirebildikleri başlı başına tartışma konusudur. Ayrıca, örnek olabilme imkânlarının bir mecburiyet olarak karşılarına çıkmış olması, onları zorlamış olmasıydı. Dezavantajları ise; büyük bir medeniyetten artakalan “değerlerin”,…

Okumaya devam edin Dostum Âkif Emre

Kardeşim Akif Emre

Mehmet Zahid Kotku Efendi'nin güzel ahlak eğitiminden geçen Akif Emre, böylece niteliklerine bir seçkinlik daha ilave etti. “Derviş Akif Emre” ona çok yakıştı. Dünyayı gezerek tanıdı. Balkanlar’da, Filistin'de Osmanlı izlerini belgesellere aktardı. Mehmet GÜNEY 1970'li yılların ortasında yollarımızın kesiştiği bir dostluk, gençlik olaylarının zirve yaptığı ve bir sonrasının 12 Eylül 1980 askeri darbesine çıkacak bir ortamda başlayan dostluk... İnsanın doğru, donanımlı insana ihtiyaç duyduğu ortamlarda demlenen bir dostluk... Fiziken göze gelmeyen ama fikren ve ahlaken baştan aşağı şahsiyetin adı Akif Emre ile başlayan dostluk... Kayseri Büyük Doğu Fikri Kulübü’nde düşünce olgunluğunu akranlarının önünde tamamlayarak İstanbul'a geldi Akif Emre, o yıllarda adı İstanbul Devlet Mimarlık ve…

Okumaya devam edin Kardeşim Akif Emre

Bir Bilincin Âkif Emre Cephesi

Elbette Âkif Emre’nin, Kudüs ve Filistin’e dair yazıları yeni haliyle bu iki kitaptan ibaret değil. Örneğin sağlığında yayımlanan eserlerinden Göstergeler (1997), ‘İz’ler (2001)’de yer alan bazı yazıları ve Küreselliğin Fay Hattı (2001)’nda yer alan “0rtadoğu Parçalanmış Coğrafya (sayfa: 289-354) bölümü, Çizgisiz Defter (2016)’de yer alan “Kudüs’e Çıkan Yollar” başlıklı (sayfa: 91-104) bölüm ile vefatından sonra yayımladığımız Portreler (2020) ve Mekânı Paranteze Almadan… (2020)’da yer alan bazı yazı ve değiniler, bu eseri tamamlamaktadır. Mustafa KİRENCİ Âkif Emre’nin hayatında yaklaşık 20 yıllık bir dönemin verimleri olan gazete-dergi yazılarının bir külliyata dönüştürülmesi çabası, sağlığında Çizgisiz Defter ile başladı. 15-20 yıl önce yayımlanmış ‘İz’ler, Göstergeler, Küreselliğin Fay Hattı eserlerini…

Okumaya devam edin Bir Bilincin Âkif Emre Cephesi

Âkif Emre İle Filistin Davasına Bakmak[*]

Âkif Emre, İsrail’in Filistin’in tarihî ve İslâmî kimliğine yönelik müdahalelerini çeşitli örneklerle dikkatlerimize sunmaktadır. Örneğin, Ümmü Tube köyünde bulunan 700 yıllık Hz. Ömer Camii için ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı alınması, bu müdahalelerin somut örneklerinden biridir. İzzet GÜLAÇAR 7 Ekim 2023 tarihinde, Filistinli mücahitlerin işgal altındaki topraklarda işgalciye karşı başlattıkları Aksâ Tufanı Operasyonu, İslam dünyası açısından siyasal, tarihsel, medyatik ve kavramsal düzeyde birçok meselenin paradigmatik olarak yeniden ele alınmasını, tartışılmasını ve gündeme taşınmasını zorunlu kıldı. Ne yazık ki, bu konuda yeterli düzeyde tartışma yapılmadığını ifade etmek istiyorum. Ödünç alınmış kavramlar ve müstağrip aydınların bakış açısı(!) ve hissiyatla sınırlı bir Gazze tepkiselliğinin ötesine geçilemedi. Yapılan analizler(!)…

Okumaya devam edin Âkif Emre İle Filistin Davasına Bakmak[*]

Buğulu Camlar Arkasında Akif Emre’nin Fotoğrafları

Serginin veya albümün adını bile hayal eder gibi oluyorum; Akif Emre’nin coğrafyası. Nasıl tasnif edilirse edilsin, ne ad verilirse verilsin Akif’in fotoğraf hazinesi gün yüzüne çıkarılmalıdır.     Kemal KAHRAMAN Tarihçi-Yazar Yağmurlu bir gün. Akif Emre’nin evinin önünden geçiyoruz. Buğulu camlar, ıslak zemin, tekerlek hışırtısı. Sağda yukarda eski bir site. Kaç defa arabayı o sitenin otoparkına çektik. Beşinci kat mıydı o dairede ailecek oturup sohbet ettik. İçeride ortama hâkim olan kitaplar. Fatih’teki bekârlık günlerinden bu yana büyük bir titizlikle seçile seçile birikmiş. Yılların yayıncısı olduğundan kendi emeği, katkısı olanlar az değil. Birçoğu ülkemizde Türkçesinin yayınlamasından çok önce, kim bilir hangi ülkede, hangi kitapçıdan alınmış.      Bir…

Okumaya devam edin Buğulu Camlar Arkasında Akif Emre’nin Fotoğrafları

Yol Üzre Bir Seyyahın Çağrışımları: AKİF EMRE

İspanya’da Cebel-i Tarık Boğazı’na kurdukları kameraya yansıyan görüntüden, kamerayı kurdukları villanın sahibinin kendisine şöyle dediğini aktarır: “Ne muhteşem gün batımı değil mi?” Oysa Âkif Emre o manzarada yüzyıllar önce İspanya’yı fethetmeye gelen Tarık bin Ziyad’ın gemileriyle gelişini ve geri dönmemek için yakılan gemileri, sonra Gırnata’nın düşüşüyle çığlıklar eşliğinde karşı sahile doluşan acılı Endülüs halkını görmektedir. Mehmet BULAYIR “Yol düşüncesi çeker insanı. Bilinmeyeni aramak kurcalamak, keşfetmek insanlık hikayemizle başlar. Yol olmasaydı bilinmeyene kanat çırpmak bu kadar cezbedici olmazdı belki de... Yolculuk önümde açılan çizgisiz bir defterdir... yolculuk her adımda doldurmaya çalıştığım deftere düşen notlar... her sayfası yeniden yazılmayı bekleyen şuurun defteri.” (Çizgisiz Defter, Önsöz, syf. 9)…

Okumaya devam edin Yol Üzre Bir Seyyahın Çağrışımları: AKİF EMRE

Yaşamak Dikkati

Akif Emre’nin düşüncesinden hareketle yaşamak dikkatini kuşanmamak insanı çürümeye götüren bir gaflet halidir. Bu sarhoşluk, inşa ettiği sahte hakikatlerin üzerinde zafer takı kurar, çürümeye yüz tutmuş vücuda ihtişamlı dış giysiler giydirir. Sahte hakikatlerin inşa ettiği bu hal bozgunu adeta bir fetih gibi sunabilir. Hüseyin Nasrullah İNAN Akif Emre’nin “Çürüme de Umut da Hep Olacak” Makalesinin Düşündürdükleri Hz. Ömer (r.a) efendimize atfedilen bir hal vardır, rivayet olunur ki şöyle bir haldir: Mahşer günü deseler ki yalnızca bir kişi cehenneme girecek o kişi ben miyim diye düşünür ve korkuya kapılırım. Yine deseler ki yalnızca bir kişi cennete girecek, o kişi ben miyim diye ümitlenirim. Bu halin izahına…

Okumaya devam edin Yaşamak Dikkati