Kafkaslardan Esen Yeller Türkistan’a Selam Söyler

Çin'de milyonlarca yerli halktan insanlar Müslümandır ve bunların camiye gitmelerine, namaz kılmalarına, oruç tutmalarına vs. hiç karışmıyor. Onları bu konuda bir zamanların komünist baskısı altına almıyor. Yani onlar Çin rejimini devirmek istemedikleri sürece herhangi bir tehlike teşkil etmiyorlar. Amma rejime karşı duran Çin muhaliflere ise Doğu Türkistan'daki Müslüman Uygurlara gösterdiği aynı vahşi tavrı sergiliyor. Mucahid YILDIZ Çocukluk ve gençlik yıllarımda sevdiğim bir marş vardı; Çırpınırdı Karadeniz. O marşın sözleri arasında “Kafkaslardan esen yeller Türkistan'a selam söyler” cümlesi de bulunuyordu. Ülkücüler böyle söylerken biz İslamcılar da Medine'ye selam gönderirdik bu marşla. Emperyalistler her yerde olduğu gibi burada da Türkistan'ı doğu ve batı olmak üzere ikiye bölüp…

Okumaya devam edin Kafkaslardan Esen Yeller Türkistan’a Selam Söyler

Güzel Türkistan Sana Ne Oldu?

Türkistan coğrafyası bizim yüreğimizi kanatan ve elimizi kolumuzu bağlayan bir mesele. Elimizden bir şey gelmiyor diyebilir miyiz peki? Tabii ki hayır. Elimiz varsa bir taş atabiliriz, dilimiz varsa zulmü haykırabiliriz, kalbimiz varsa buğzedebiliriz. Edebiyat bizim buğzumuza aracı olabilir. Burak ÇETİK Doğu Türkistan denilince boğazımızda bir düğüm oluşuyor. Yiyeceğimiz yemek yenilmez, içeceğimiz su içilmez oluyor. Elimizden bir şeyin gelmemesi en acısı. Aslında elimizden gelen bir şeyler var. Zulmü duyurmak. Peki bu zulmü nasıl duyuracağız? Doğu Türkistan’da soykırım var diye dört bir yanda bağırsak da zulme engel olamayacağız belki. Bu söylediğim ses çıkarmayalım demek değil. Karşı olduğum şey, konformist yaklaşım. Konformist yaklaşım derken arada bir toplanarak bağırıp…

Okumaya devam edin Güzel Türkistan Sana Ne Oldu?

Ağlamak Yasak!

Çin felsefesine göre “farklılık tehdittir.” Kabalıkları ve işkenceleri ise dünyada yeni değil. Bu konuda köklü mazileri mevcut.  Bilge Kağan’ın unutulmasın diye Orhun kitâbelerine kazıtılmasını emrettiği, Çin’in tavır ve tutumuna karşı uyarı mahiyetinde yazılmış meşhur öğüt, günümüzde de güncelliğini koruyor. Gözde ÇİMEN Evet, yasak. Doğu Türkistan’da Çin zulmü altında ne kadar ağır işkencelere maruz kalırsanız kalın; gözlerinizden yaş akmasına dahi izin yok. Gelin birbirimizle dürüstçe dertleşelim. Uygur Türklerinin uzun yıllardır rejim tarafından ezilmesinden habersizdik. İlk Ramazan ayında, güç bela da olsa yaşadıklarını sosyal medya üzerinden duyurmalarıyla girdiler hayatımıza. Hatta yanlışlıkla Çinli diye Uygur Türklerinin dövülmesiyle bir parça bıyık altı espriler de yaptık. Ramazan ayı baskıcı rejim…

Okumaya devam edin Ağlamak Yasak!

Çin Seddi mi Daha Büyük Çin Zulmü mü?

Çin’in değerler sisteminde farklılık, tehdit kelimesiyle eşit olarak görülmektedir. Bu düşünce sistemi üzerine inşa edilen Çin; sürekli kendinden olmayanı şiddet ile baskılayarak, kendine benzeterek varlığını devam ettirmektedir. Nihal PAKIRDAŞI Doğu Türkistan; Çin’in, katliam, zulüm ve entrikalarıyla adını, dinini, milli kimliğini unutturmaya çalıştığı; insanlarının ağlama ah etme lüksünün olmadığı, kan kustum kızılcık şerbeti içtim deyiminin dile geldiği mahzun coğrafya. Gerek konumu gerekse yer üstü ve yeraltı zenginlikleriyle her devirde, Türk düşmanlarının saldırılarına ve zulümlerine maruz kalan Doğu Türkistan’ın, ezeli ve ebedi düşmanlarının başında Çin gelmektedir. Asya’nın merkezinde olan Doğu Türkistan’a hâkim olmanın bir anlamda Asya’ya, yani dünyanın en stratejik ve en zengin bölgesine hâkim olmak demek…

Okumaya devam edin Çin Seddi mi Daha Büyük Çin Zulmü mü?

Sömürü, Koca Bir Acı Barındırıyor Bağrında

İnsan Hakları maddelerinden ihlal edilen ve kendilerince kılıf bulunan maddeler, özellikle de temel haklar ve bu hakları ihlal ederken Çin hükümetinin sunduğu bahaneler, evrensel boyutta olan insan haklarının ÇHC’ye göre nasıl şekil değiştirdiği, tek tek ele alınarak incelenmiş. Betül ZEYREK Doğu Türkistan’da 17. yüzyıldan itibaren Çin işgali kesintili olarak devam etmektedir. Bölge 1949 yılında Komünist Çin Hükümeti tarafından işgal edilmiştir. Özellikle 1950’li yıllardan itibaren Çin yönetimi, Doğu Türkistan halkına yönelik bir kimliksizleştirme ve asimile etme politikası uygulamıştır. Bu uygulamayı yaparken “terörizm” kullanılmış ve halka zulmü legalleştirmiştir. (65 yıllık devam eden bir zulüm)      21. yüzyıl ile Doğu Türkistan meselesi, uluslararası toplumsal bir sorun olarak değerlendirilerek…

Okumaya devam edin Sömürü, Koca Bir Acı Barındırıyor Bağrında

Vildan Serdar ile Turkuaz Gözyaşı Romanı Etrafında Söyleşi

"Halbuki Doğu Türkistan denen bir Türk yurdu vardı ve tüm coğrafyasıyla bir açık hava hapishanesiydi. Dünya bundan habersiz dönüyor ve yer küremizdeki diğer insanlar ekten püften sebepler yüzünden mutsuz olabiliyorlardı. Çünkü tüm gezegenimizi (Orta Asya Türk Cumhuriyetleri de dahil) tanıyorlar, fakat Doğu Türkistan’ı tanımıyorlardı." Vildan Serdar Söyleşi: Şakir KURTULMUŞ Vildan Serdar kimdir, bize kısaca kendinizden söz eder misiniz? 1967 yılında ailemin ilk çocuğu olarak Batı Trakya’da Gümülcine’de doğdum. Babam, Türk Azınlık ilkokullarında öğretmen, annem ise ev hanımıydı. İlkokulu Kırmahalle ve İdadiye okullarında, ortaokulu ise İstanbul’da tamamladım. 12 Eylül darbesiyle birlikte çalkantılı bir döneme giren eğitim hayatım, daha sonraki yıllarda bir kitap okuma tutkusuna dönüştü. Yüksek…

Okumaya devam edin Vildan Serdar ile Turkuaz Gözyaşı Romanı Etrafında Söyleşi

Doğu Türkistan Kitaplığı

İnsicam dergisi olarak Doğu Türkistan coğrafyasını, tarihini, toplumunu ve bugün yaşanılan insan hakları ihlallerini doğru anlamak için okumamız gereken, doğrudan bağımsızlık mücadelesinin içerisinden gelen ve/veya alanında uzman isimlerce kaleme alınmış eserlerden bazılarını sizler için tanıttık. İstifadenize. İNSİCAM 1. Doğu Türkistan Davası İsa Yusuf Alptekin (Marifet Yay., İstanbul: 1981, ss. 304) Kaşgarlı dünyaca ünlü siyasetçi, düşünür ve yazar Alptekin’in “Doğu Türkistan Davası” adıyla yayınlanan bu eseri, Doğu Türkistan'ın coğrafî yapısı, ekonomisi, nüfusu, siyasî tarihi, uğradığı istila ve zulümleri konu ediniyor. Kitapta ayrıca Rusya ve Çin’in el birliği ile Doğu Türkistan’daki soykırım faaliyetlerini, Türklerin mücadelelerini ve şahit olduğu sorunları aktarıyor. Kendi ifadesiyle “kimsesiz, mazlum Doğu Türkistan halkına…

Okumaya devam edin Doğu Türkistan Kitaplığı

Tülay Gökçimen ile İnsan Hakları ve Mültecilik Üzerine

Tülay Gökçimen, belgesel yönetmeni, insani yardım koordinatörü, yazar, araştırmacı ve Human Movie Team projesinin koordinatörüdür. Savaş, çatışma, işgal ve afet bölgelerinde çektiği çeşitli belgeseller ile bu alanda dikkat çeken çalışmalara imza atmıştır. Bu çalışmalardan bazıları “Camın Ateşle Dansı”, “Kudüs: Biz Burada Kalacağız”, “Haykırış” gibi önemli ve özgün yapımlardır. Özellikle kadın, çocuklar, mülteciler, insan hakları ihlalleri ve dezavantajlı gruplarla ilgili önemli çalışmalar yürütmektedir. Evli ve iki çocuk annesidir. Biz de İnsicam dergisi olarak kendisiyle ve koordinatörü olduğu Human Movie Team ekibiyle "İnsan Hakları" ve "Mültecilik" konularında bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşimize Human Movie Team kurucu editörü ve yayın yönetmenlerinden Betül Doğan da katkıda bulundu. İNSİCAM Tülay Hanım,…

Okumaya devam edin Tülay Gökçimen ile İnsan Hakları ve Mültecilik Üzerine

İnsan Güvenliğini Yeniden Düşünmek

Somali’de, Burma’da ve hatta yanı başımızdaki Azerbaycan’ın 2020’de verdiği Karabağ Savaşı’nda dahi Batı, kendi kavramlarında boğulmuştur. Güvenliğe, kalkınmaya ve yardıma konu olan “insan” asla Batı kafatasının ürünü olmayandır. Hristiyan olsa dahi aforoz edilen Doğu kiliseleri de buna dâhildir, iş birlikçisi Bereketli Hilal toplulukları da. Hal böyle iken kim, hangi evrensel ve insani yaklaşımlardan söz edebilir? Şehnaz FINDIK Soğuk Savaş dönemi bilhassa Yumuşama (Detant) Dönemi ile başlayan süreç, insan, birey odaklı kalkınma ve insan hakları kavramlarının öne çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu sürece dikkat çeken ilk önemli belge olan 1975 tarihli Helsinki Sözleşmesi, beraberinde birtakım yükümlülükler, dikkat ve çabayı doğuran önemli bir girişim olarak telakki edilmiştir. Güvenliğin,…

Okumaya devam edin İnsan Güvenliğini Yeniden Düşünmek