Portekiz’in Hatırlattıkları ya da Kaybettiklerimizle Yüzleşme

Bu merkez caminin dışında Müslümanların yoğunlukta olduğu mahallelerde küçük mescitler, beş vakit namaz kılınan yerlerdir. Alfama bölgesinde üzerinde helal yazısı bulunan irili ufaklı pek çok büfe ve lokantaya rastlamak mümkün. Öğrencilerin bir kısmı Lizbon kalesini ziyaretten sonra bu küçük lokantalarda kifâf-ı nefs yapma fırsatı buldular. Mülayim Sadık Kul Besmele, hamdele ve salveleden sonra. Bir hafta boyunca bir zamanlar İslâm toprakları olan Portekiz’de gezip gördüklerimizi, öğrenip düşündüklerimizi yeniden tefekkür ederek yazıya geçirelim istedim. Malum Portekiz’in güneyi, Endülüs Döneminin Batı Yakası. Diğer bir ifadeyle, Batı Endülüs (el-Ğarb el-Endelüs). Bugün de hala ğarb kelimesi Algarve şeklinde biraz Portekiz şivesine uydurularak kullanılmaya devam ediliyor. Bizim Lizbon’da başlayan yolculuğumuz daha…

Okumaya devam edin Portekiz’in Hatırlattıkları ya da Kaybettiklerimizle Yüzleşme

Endülüs’ün Kalbi yahut El Hamra’nın Bize Söyledikleri

İhtişam ve ihanetin, yükseliş ve düşüşün ikiliğinde El Hamra bize birçok şey söylemektedir. İslam mimarisinin en büyüleyici eserlerinin başlarında gelmesinin yanı sıra İbn Haldun, kendisi 1363-65 arasında saray mensubudur, Mukaddime’sinde Nasri hanedanlığını ve özelde sarayın şatafatını sert şekilde eleştirmiştir. Zübeyir ŞEKERCİ Sabah erkenden kalkmış, randevu saatine yetişmek için hızlıca hazırlanıp yola koyulmuştuk. İnternet sıkıntısından ötürü rotada sorun yaşamış ancak dolambaçlı da olsa El Hamra’ya kavuşmuştuk. Yaklaşık üç dört sene önce “Elveda Endülüs: Moriskolar” belgeselini izlediğimde ihtişam ve hüznün, kaos ve insicamın düalizmini müşahede etmiş ve yerinde görmek adına niyetlenmiştim. Nitekim nasip olmuştu; Endülüs’ün kalbinde, El Hamra’daydım. El Hamra Sarayı, Gırnata Nasri Emirliği kurucusu Muhammed bin…

Okumaya devam edin Endülüs’ün Kalbi yahut El Hamra’nın Bize Söyledikleri

Kurtuba’da Rahmete Yakalanmak

Mimarisiyle bizi tesiri altına alan caminin estetik kaygılarla ziyarete gelen turistleri manevi atmosferi menfi derecede etkiliyordu. Akif Emre’nin turistik kolonyalizm ifadesi tecessüm ediyordu. Bir ibadethane için münasip olmayan giyinmenin sebebi turistik kaygılar mı yoksa Katolisizmin geldiği nokta mıydı? Zübeyir ŞEKERCİ  “… Aynı anlayış doğrultusunda mescitler ve çevresinin temizlik veya düzeni korumak maksadıyla buralarda etrafı kirletici maddelerin satışı kısıtlanırken, su bulundurma zorunluluğu da getirilmişti. Mezarlıklara çöp atmak, buralarda ateş yakmak veya yakınlardan kanal geçirmek yasaktı.” Mustafa Temizli’nin Derin Tarih’in Endülüs dosyasındaki ifadeleri kadim şehrin tarihi serencamını özetler nitelikte. Sabah erkenden kalkmış ve Kurtuba’ya (Cordoba) seyahat için tren istasyonuna varmıştık. 06:25 trenine son anda yetişmiştik. Endülüs seyahatinin…

Okumaya devam edin Kurtuba’da Rahmete Yakalanmak

Endülüs’e Açık Mektup

Allah’ın lanetinden hissesini almış bu süfli Siyonist topluluk, zamanında siz Endülüs’ü çarmıha gerdikleri gibi şimdi de, ABD ve İsrail başta olmak üzere çoğu Batı ülkesi “arz-ı mev'ûd” planlarına ulaşmak için Filistin’i, Çile Yolu’nda (Via Dolorosa) yürümeye zorlamaktadır. Nihal PAKIRDAŞI Çzigi: Hilal Özder Hamd Allah’a, salât-u selam Resul’üne, âline ve ashabına olsun! Asaletini ahlâkından, zarafetini ruhundan, görkemini aklından alan, Müslümanların yitik yurdu Endülüs. Uğruna gemiler yakılan, yedi cihana namı salınan, herkesi kendine hayran bırakan, yeryüzünde tekrarlanan nakarat Endülüs. Heybetini, “Lâ ğâlibe illâllâh”sözünden alan, Hak karşısında başı önde, kul Endülüs. Hikmetinde son Nebi’nin (sav) izini taşıyan, kıyamete kadar kurulacak her uygarlığın harcına katılan, sedası hoş Endülüs. Muhabbeti,…

Okumaya devam edin Endülüs’e Açık Mektup

Endülüs Devletinde Yumuşak Güç Politikası

Batılı öğrencilerin Endülüs ve diğer yerlerdeki İslami okullarla temasının büyük etkisi oldu. Bir dizi içtihat ve yasa hükümlerini tüm dillere aktardılar. O dönemde Avrupa'nın ayrıntılı bir hukuk sistemi ve adil yasaları yoktu. Radouan Yousfi Dr., Endülüs İlim ve Kültür Değişimi Derneği Başkanı Medeniyetlerin ölümsüzlüğü; insanlık tarihinde düşünce, bilim ve ahlakla ilişkili olarak çeşitli alanlarda sunulan ölümsüz etkilerin boyutuna bağlıdır. İnsanlığın ilerlemesi için tarihte genel olarak İslam medeniyetinin, özel olarak ise Endülüs'ün oynadığı ve katkıda bulunduğu büyük rol kapsamında, Avrupa'nın veya Rönesans ile Avrupa medeniyetinin başardıklarına yönelik aynı rolün etkilerini açıklığa kavuşturabilir ve tahmin edebiliriz. Avrupa medeniyetinin başarısının kendisinden önceki İslam medeniyetinden etkilenmesinde şaşılacak bir durum…

Okumaya devam edin Endülüs Devletinde Yumuşak Güç Politikası

Endülüs Hakikatini Ziya Paşa’nın Tasavvuruyla Okumak

Ziya Paşa, ön söz niteliğinde olan ilk sayfalarda Endülüs gibi bir medeniyetten kalan özellikle ilmî eserlerin çoğunun taassup sahibi Hristiyanlar tarafından mahvedildiğini, geriye kalanlardan da Osmanlı Devleti’nin bölgeye uzaklığı sebebiyle çok da faydalanılamadığı, bölgenin sahip olduğu, ulaştığı medeniyet zirvelerinin doğuda bir efsane olarak anlatıldığını, daha sonra gündemin dışına atılarak bir müddet sonra da unutulmuş olduğunu vurgulamaktadır. Zehra GÖZÜTOK TAMDOĞAN Doç. Dr., Tekirdağ Namık Kemal Üni. İlahiyat Fak. “Ger Endülüs olmasa Ziyadâr, Kim Avrupa’yı ederdi bîdâr.” Ziya Paşa Endülüs medeniyeti Müslümanların Akdeniz’i aşarak Avrupa topraklarına geçtiği fetihlerle birlikte 711 yılı itibariyle bugünkü İspanya topraklarında sekiz asır hüküm sürmüş; bir arada yaşama sanatını dünya tarihine geçecek şekilde…

Okumaya devam edin Endülüs Hakikatini Ziya Paşa’nın Tasavvuruyla Okumak

Hüseyin Gökalp ile Endülüs’ü Konuştuk

"Türkiye’de Moriskolar tanımı belki çok bilinmiyor olabilir ama Endülüs’ün sonuyla ilgili hafızalarda İspanyol zulmünün yerleşik olduğunu tahmin ediyorum. Çok uzun bir dönem, daha fazla çalışılması gerekiyor. Genel olarak da nostaljiye veya turizme hapsedilmeyecek kadar da stratejik bir konu." Selçuk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Dr. Hüseyin Gökalp ile Endülüs üzerine konuştuk. İNSİCAM Endülüs tarihinde bizi çeken ne var? Endülüs bizim için nedir? İki türlü cevap verilebilir. Endülüs, fetihlerle birlikte bize ait bir toprak parçasına dönüştükten sonra elden çıkan nadir bölgelerden biridir. Bu yönüyle geçmişimizin biraz travmatik bir tarafını temsil eder. Benzer şekilde yaklaşık 3 asır tutunmamıza rağmen kaybettiğimiz Sicilya bölgesi de benzer durumdadır. Diğer…

Okumaya devam edin Hüseyin Gökalp ile Endülüs’ü Konuştuk

Tarih ve Sanat Kokan Coğrafyamız: Endülüs

Endülüs’ün de simgesi hâline gelmiş olan “ve lâ galibe illallâh” hakikati, bu mihrabın her bir inceliğine, çinisine, taşına, ruh gibi nakşedilmiş olmalı ki buradan yükselen nur, suni karanlıkları delip geçerek gelen ziyaretçilerin gözlerinin kendi üzerine çevrilmesine sebep oluyor. Yusuf Emre BOZAN “Zaman bu, ona ne kılınç kını dayanır ne meşhur kaleleri sultanların. Kınlar eskir, kaleler çürür, o kaleler dünyanın en sarp yurdu” -Ebu’l Beka, Endülüs’e Ağıt Endülüs, İslam medeniyetinin asırlar boyu yaşayıp hayat bulduğu, serpilip büyüyerek dünya çapında ilim ve sanat kaynağına dönüştüğü ve nihayetinde hazin bir şekilde elimizden kayıp giden, gönlümüzde her daim yarası bâki kalan bir coğrafyayı ifade eder bizler için. İbn Rüşd,…

Okumaya devam edin Tarih ve Sanat Kokan Coğrafyamız: Endülüs

Endülüs’e Son(suz) Bakış

Endülüs büyük bir medeniyetin sesi, ilmin ve sanatın serpilişi, büyük doğumların ve büyük acıların tanığı! Geçmiş zamanlardan kalma aydınlığın ışıttığı kubbede İslam’ın hasretle yoğrulan nuru ve o nurun dokunduğu aynalar, aynalarda akslar. Her yansımada Endülülüs’ün selamı tarihten gelen, içimizde büyüyen. Firuze YİĞİT           “Gün doğmadan” diyeceğim gözlerim doluyor.[1] Cebelitarık’ın suretini buğulayan sis, bir yorgunluk gibi çöküyor kirpiklerimize gün henüz doğmadan. Tüm yolculuklarımız gün doğmadan başlamamış mıydı, Endülüs’e gelişimiz dahi. Öyleyse niçindi bu ağırlık, fetih şuurunun ağırlığı mıydı Tarık bin Ziyad’ın omuzlarından yükselerek uzanıp gelen? Bu duyuş ve düşüş; dağın eteklerine parça parça bulutların, bir fikrin karmaşık hislere tesadüfüydü. Bunu, gönlümü yerle bir eden Endülüs’ün kalbinde…

Okumaya devam edin Endülüs’e Son(suz) Bakış