Hürriyet Hararetli Bir Kavramdır, Terletir

Hayat, bir nevi arama ve anlama çabasıdır. Rahmin rahim atmosferinden sınanma sahasının kaotik vadilerine inişinin şaşkınlığını hayat boyu atamaz üzerinden insanoğlu. Kayıtlarından kurtulup serazat hareket etmenin imkânlarını arar durur. ‘Yakin’e ulaşıncaya kadar sürer çabası. Kemal MANSUR İnsanın/hayatın ne olduğu üzerine düşünülmeden onunla ilgili hiçbir meseleyi doğru konuşamayız. Özgürlük gibi artık çığırından çıkmış bir mesele söz konusu olduğunda temel taşlarını daha özenli döşeme zarureti doğuyor. İnsan, sınırlı imkânlarla donatılan, sonluluğa mahkûm bir varlık. Lakin aynı zamanda irade sahibi. İmkân-irade dengesi çok önemlidir. Sınırlı imkân, kontrolsüz irade ile buluştuğunda ortaya meleklerin itirazında şahit olduğumuz “korkular” çıkıyor. İrade, mutlak iradeyle uyumlu yürüdüğünde, insan kendisi ve çevresiyle barış/selam içerisinde…

Okumaya devam edin Hürriyet Hararetli Bir Kavramdır, Terletir

İslam Dünyası ve Özgürlük Sorunu

Günümüz dünyası açısından siyasal özgürlük, bir devletin ulusal egemenliğe sahip olması, sağlam ve adil bir yönetim şekline sahip olması ile mümkündür. Ekonomik açıdan ise özgürlük, ekonomik anlamda kendine yeten, halkının tüm temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda yeterli, sosyal adaleti sağlamış ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olmak anlamına gelmektedir. Ahmet Emin DAĞ Dr. İslam dünyasının bugün en önemli sorun alanlarına baktığımızda, birlik ve beraberlik duygusundan yoksunluk, aşırıcılık, fakirlik, eğitim ve yozlaşma tehdidi gibi bazı temel başlıklar öne çıkmaktadır. Ama tüm bunların içinde tam bağımsızlık ve özgürlük başlığı tümünü etkileyen en önemli katalizör olarak varlığını sürdürmektedir. Siyasi anlamda tümü bağımsız olmakla birlikte, ekonomik ve teknolojik bağımlılık ilişkileri İslam…

Okumaya devam edin İslam Dünyası ve Özgürlük Sorunu

Özgürlük Yatay mı Dikey mi?

Tanrı ile ilişkimiz dikeydir ve O’ndan bağımsızlık söz konusu olamayacağı için dikey özgürlük koca bir yanılsamadır. İnanç sahibi olmayanlar kendilerini bunun dışında görebilirler. Zeynep YÜCEL “Özgürlük mümkün müdür? Ne kadar mümkündür? Özgürlüğe mecbur muyuz? Tamamen bir özgür olmama hali olabilir mi? Neden özgür olmak isteriz? Özgürlük bizatihi bir amaç mıdır yoksa bir amaca mı hizmet eder? Özgürlük doğal hal midir? Zaten var olan ama sonradan kısıtlanan bir haslet mi yoksa emek verilerek elde edilen bir kazanım mıdır?” Bu sorular özgürlük deyince benim aklıma ilk gelenler. Kabaca bir tanım yaparsak da “insanın tercih edebilmesi” diyebiliriz. Tercihini eyleme dönüştürebilmesi bunu bitişik bir şekilde takip eden ikinci bir…

Okumaya devam edin Özgürlük Yatay mı Dikey mi?

Hür Doğup Özgür Yaşamak Üzerine

Hürriyet isteği Osmanlı’da tabandan değil okumuş yazmış zümresinden gelen bir talep olmuştur. Tanzimat’ın iki önemli şairi Namık Kemal ve Ziya Paşa “Hürriyet” kelimesini bir dava üzere hayatlarında mücadeleye dönüştürüp şiirlerinde sıklıkla kullanan hamiyetperver aydınlar arasındadır. Her iki şair de hürriyeti insana doğuştan bahşedilen fıtri bir değer olarak görür ve ayrıca kurulacak meşrutiyetin İslam fıkhına dayanmasını isterler. Hüseyin AKIN Şair-Yazar Tanzimat sadece Osmanlı batılılaşmasının kurumsal yapılanması değil aynı zamanda zihinsel tanzimidir. Muntazam nizam arayışının yolunun Batı kavram, yordam ve tesisatından geçtiğine inanan dönem aydınları vatan, millet, adalet, müsavat ve hürriyet gibi sihirli kelimelerle örülü bir dünya tasavvuru kurmaya çalıştılar. Büyük çoğunluğu şair ve yazarlardan oluşan bu…

Okumaya devam edin Hür Doğup Özgür Yaşamak Üzerine

Köleleştiren “Özgürlük”

Batıda özgürlükçü düşüncelerin insanlar arasında yaygınlaşmaya başladığı ve insanların başkaldırmaya yeltendiği zamanlar, hakimiyeti elinde tutan, para, medya ve politika üçlüsü bu direnişi kaba kuvvetle bastıramayacağını anlayınca yeni çareler aradı. Madem özgürlük istiyordu bu insanlar, o halde bugün “derin devlet” tabiriyle ifade edilen bu üçlü güç kendi ölçülerine uygun bir özgürlük geliştirerek bunu insanlara benimsetti. Mucahid YILDIZ İnsan hür doğar ancak ebeveyni, içinde büyüdüğü cemiyet, çevresi, idaresi altında olduğu rejim onu birtakım kurallara bağlamak suretiyle “öz”gürlüğünü kısıtlar. Şayet insan bütün bu dış tesirlerden uzak kalmış olsa fıtratı icabı Cenabı Hakk’a bağlanmak suretiyle gerçek hürriyetini elde etmiş olur. Tüm bu dış etkilere rağmen Kur'ân'a ve Sünnet’e bağlılığı…

Okumaya devam edin Köleleştiren “Özgürlük”

Teknolojik Kıskaçta Kıvranan Özgürlük

Âdemoğlu Havva kızının hür olmadığına dair ihtiraslı nazariyelere her gün bir yenisi ekleniyordu. Sıra epigenetikçilerdeydi. Genetik cebriyye yerini epigenetik zorunluluğa bıraktı. Diğer bir adla kültürel/toplumsal veya yaşamsal determinizme. Mehmet ÖDEMİŞ Dr. Öğretim Üyesi, Ege Üni. Birgivi İlahiyat Fak. “İnsan özgür değilse hiçbir şey değildir.” demişti serkeş bir derviş. Kavlinin içinde paradoks barındıran bir tevriye olduğunun farkındaydı. Zira bildiğimiz kadarıyla insandan başka özgür bir varlık zaten yoktu. Dervişin sözünü tevil etmeye çalışan acemi bilge, cümlede kastedilen ikinci anlamı biraz daha tutarlı buldu. Çünkü insan özgür olmadığında yahut özgürlüğü elinden alındığında bütün ontolojik ve aksiyolojik değerini kaybediyordu. Alelade bir “şey”e dönüşmesi işten bile değildi. Döndü, aforizmatik ibareyi…

Okumaya devam edin Teknolojik Kıskaçta Kıvranan Özgürlük

LGBT+ Hareketinde Özgürlük

Bugünün modern dünyasının özgürlük yaklaşımı nefse ve hazza bağımlı hale gelerek bir birey olarak kendisi ve bedeni üzerinde özgürce kendi çizdiği sınır/sızlıklar doğrultusunda yaşamak olduğunu ortaya koyar. Modernite, özgürlüğü bireysel hakların ve rasyonel akıl yürütmenin bir ifadesi olarak da görmüştür. Aydınlanma düşünürleri, özgürlüğü bireyin aklı ve rasyonel kararları aracılığıyla toplumsal ve bireysel gelişimini gerçekleştirebileceği bir alan olarak tanımlamışlardır. Hatice BALİN Mutlu Aile Mutlu Çocuk Derneği Başk., Uzman Sosyolog Küçük bir kız çocuğu markette kasa sırasında öndeki kadının ayakkabısının topuğuna sürekli olarak vuruyordu. Artık bir, iki, üç derken kadın dayanamadı ve kız çocuğunun annesine dönerek “lütfen kızınıza bir şey söyler misiniz?” diye uyardı. Kızın annesi gayet…

Okumaya devam edin LGBT+ Hareketinde Özgürlük

Kendimizden Geçip Kendimize Geçmenin Yolu

Rahmetli Doğan Cüceloğlu gerçek anlamda kişinin özgürlüğünü “çıktığınız limanın farkında olmak” olarak tanımlar. Bu limana doğru giderken çıktığımız yol, yön bize mi ait? Niyetimizi alarak yürüdüğümüz bu yolda tüm evrenin bir parçası olduğumuzu kabul ederek sorumluluklar almamız gerekir.  Cüceloğlu “gönül muradını keşfetme” olarak tanımladığı bu yolu dış koşullar ile değil yalnız iç koşulların belirlediğinin de altını çizer. Gözde ÇİMEN İnsanın “insan” olma yolunda çaba gösterip geliştirmesi gereken yönlerinden bir tanesi gerçek anlamda elde edeceği özgürlüğü. Özgürlüğü talep etmek, bu uğurda çabalamak bizim gibi toplumlarda çoğunlukla hoş karşılanmaz hatta “başına buyrukluk” olarak algılanır. Ancak hikâyenin aslı, çok derin ve sarsıcı. Bu derinleşmeye ve sarsıcılığa geçmeden önce…

Okumaya devam edin Kendimizden Geçip Kendimize Geçmenin Yolu

Kadraja Yansıyan Özgür Sanat İnsanın Özünü Gürleştiriyor mu Yoksa Kuraklaştırıyor mu?

Batı’nın geçmişten günümüze hiçbir sapmaya ve duraksamaya uğramadan sanatla taşıdığı hümanizm soslu “ben” düşüncesi, en son yedinci sanat olarak sayılan sinemada, dizilerde kendi egemenliğini anlatacak geniş bir alan buldu. Nihal PAKIRDAŞI Bizim için sanat, sonsuza varmak için çuşa gelen ruhun kabına sığamayıp kendisini aydınlatacak, ısıtacak sonrasında da daha üst hazlara ermesi için benliğini yakacak ateşe nalınsız koşması. Akla saygıda kusur etmeyen, fakat ruhun gitmek istediği yere aklın rehberliğinin yeterli olmadığını/olamayacağını düşünen insanın, süregelen dünya serüveninde duygularının yol arkadaşlığını kabul etmesi. İnsanın, hakikate yükselmesi için biçilen yedek kaftan iken; üzerine Batı’nın kendi çıkmazları için çıkar yol olarak gördüğü Rönesans düşüncesi, Osmanlı’nın son dönemleri ile birlikte Cumhuriyet…

Okumaya devam edin Kadraja Yansıyan Özgür Sanat İnsanın Özünü Gürleştiriyor mu Yoksa Kuraklaştırıyor mu?

Bir Manipülasyon Aracı Olarak Özgürlük

Dostlar, Filistin davasından yola çıkarak sizlerle asıl özgürlüğe dair biraz konuşmak istiyorum. Zira yaşadığımız çağın algoritmasında kendini bir tercih gibi pazarlayan “META” zorbalığını oturup bir konuşmamız gerekiyor. Yaşam tarzımızdan tutun da düşünsel becerilerimizin yönetilmesine kadar her şey, sözde “bireysel” ve “benlik” tasarısı üzerinden kendini dayatıyor. Bunu da manipülatif metotlarla dört koldan işliyorlar. Günün sonunda tercihlerimiz, beklentilerimiz, sevdiklerimiz, nefret ettiklerimiz ve “benim kararım” dediğimiz hiçbir şeyin aslında kendi şahsiyetimizle alakası olmadığını görüyoruz. Şehnaz FINDIK İNAN İslami düşünce ve kültürü tekdüzelikten, faydasız alışkanlıklardan ve zihinsel bunalımlardan kurtarmanın bir yolu var mı? Felç olmuş zihinsel muhafazakârlıktan öte gidemeyişimizin arkasında politik birtakım beklentiler mi söz konusu? Seküler hegemonya kendi…

Okumaya devam edin Bir Manipülasyon Aracı Olarak Özgürlük