Ashab, Hadis ve Eleştiri

Rivayetlerdeki aktarım ve anlaşılma hatalarını fark edip karşısındaki diğer sahabi arkadaşını düzelten ve birbirlerini eleştirmekten çekinmeyen isimler arasında Abdullah b. Abbas, Ubade b. Samit, Hz. Ömer, Hz. Ali, Abdullah b. Ömer, Zeyd b. Sabit ve Enes b. Malik gibi isimleri görmek mümkündür. Hadislerin anlaşılması açısından yanlış anlaşılmaların düzeltilmesi konusunda çaba sarf eden en önde gelen isimlerden bir diğeri ise Müminlerin annesi Hz. Aişe’dir.

Okumaya devam edin Ashab, Hadis ve Eleştiri

Gazzâlî’nin Ulemâ Eleştirisi

Gazzâlî ulemâya dönük eleştirisini, teklif ettiği yeni bir “ilim” merkezinde kurgulamaktadır: Âhiret yolu ilmi (ilmu tarîki’l-âhira). Kelam ve felsefeden önemli unsurlar içerse de özü itibariyle tasavvuf ve fıkhın yeni bir bileşkesinden ibaret olan bu yeni ilmin âlimleri, Gazzâlî tarafından “âhiret âlimleri” olarak nitelenirken, onun karşısındaki âlimler “kötü âlimler” veya “dünya âlimleri” adıyla karşımıza çıkmaktadır.

Okumaya devam edin Gazzâlî’nin Ulemâ Eleştirisi

Eleştiriye Dair

Müslüman toplumların eleştiriye ve ifade özgürlüğüne gereken değeri verip vermediklerinin kıstası/ölçütü (her nedense) İslam’ın ilke/prensip/umde ve şiarlarının rahatlıkla “tahfif edil(ebil)mesi” olarak belirginleşiyor.

Okumaya devam edin Eleştiriye Dair

Vüs’at

Ha, bir de kim ne kadar hak verir bilmem, oturur mevzunun diline bakarım. Adamakıllı olmasa da en azından iyi niyetli olmak koşuluyla ortalıkta dolaşan dilin Türkçesine bir bakarım. Düzgün kurulmamış bir cümlenin içindeki özensizlikten huylanır, buyurgan, tepeden konuşan, öğretme heveslisi yorumlardan çekinir, kendimi güvenli bir limana atarım.

Okumaya devam edin Vüs’at

İSTANBUL BİZE NE SÖYLER?

Fethi düşünmek, bayrağımızı bu göğün semalarında dalgalandıran şehrin fatihini düşünmekti biraz da… Fatih Sultan Mehmet, 21 yaşında pek yetenekli bir komutan olmanın yanında nice vasıflar taşırken biraz da onun gönül dünyasına nüfuz etmeye yeltensek ne güzel olurdu.

Okumaya devam edin İSTANBUL BİZE NE SÖYLER?

Sezai Karakoç’un İstanbul’u -II-

Sezai Karakoç’un Alınyazısı Saati adlı eseri, bir şehrengiz gibidir. Şair burada birinci bölümde Kudüs’ü, ikincisinde Bağdat’ı, üçüncüsünde Şam’ı anlatır. Şiirin 4. 5. ve 6. bölümlerinde şair sabah yıldızına seslenerek İslam coğrafyasının ezilen, hor görülen, zulmedilen ülkelerini, şehirlerini gezer, okuyucularını gezdirir hislendirir.

Okumaya devam edin Sezai Karakoç’un İstanbul’u -II-

RUMELİNDE BİR OSMANLI GÜZELİ: ÜSKÜP

Türk Üsküb’ün çarşılarını bu gidişimde hiç olmadığı kadar sakin buldum. Türk’ün adını verdiği çarşısı eski coşkusunu kaybetmiş gibiydi. Esnafa ait çarşı boyunca uzanan kadîm dükkanların modernizasyonu ile büyü bozulmuştu sanki.

Okumaya devam edin RUMELİNDE BİR OSMANLI GÜZELİ: ÜSKÜP