Kırk Kandil -4-

CAFER B. EBİ TALİB Medine’ye gelmesinden kısa bir zaman sonra hicretin sekizinci yılında (m. 629) Suriye’ye gönderilen orduya Hz. Peygamber Zeyd b. Hârise’yi komutan tayin etti. Eğer o şehit edilirse Cafer b. Ebû Tâlib’in, o da şehit düşerse Abdullah b. Revâha’nın bu göreve getirilmesini istedi. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Mekke’de yaklaşık olarak miladi 590 yılında doğan Cafer şecerede[1] de görüldüğü üzere Hz. Peygamber’in amcası Ebu Talib’in oğludur. Babasının geçim sıkıntısı çektiği sırada yükünü hafifletmek üzere amcası Abbas, Caferi, yanına almıştı. Ondan yaklaşık on yaş küçük olan kardeşi Ali’nin bakımını ise Hz. Peygamber üstlenmişti.  Cafer b. Ebi Tâlib’in…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -4-

İnci Mercan Gerdanlığı -3-

Osman Zinnureyn Ahmet Poçanoğlu Emekli Konya İl Müftüsü 3.HADİS حديث أَميرِ الْمُؤْمِنِينَ أبي عبد الله عثمان بن عفان بن أبي العاص بن أمية بن عبد شمس بن عبد مناف بن قصي بن كلاب بن مرة بن لؤي بن غالب بن فهر العدوي القرشي عَنْ حُمْرَانَ مَوْلَى عُثْمَانَ بنِ عَفَّانَ أنَّه رَأَى عُثْمَانَ بنَ عَفَّانَ  دَعا بإناءٍ فأفْرَغَ علَى كَفَّيْهِ ثَلاثَ مِرارٍ فَغَسَلَهُما، ثُمَّ أدْخَلَ يَمِينَهُ في الإناءِ فَمَضْمَضَ واستنشق، ثُمَّ غَسَلَ وجْهَهُ ثَلاثَا ويَدَيْهِ إلى المِرْفَقَيْنِ ثَلاثَ مَرار، ثُمَّ مَسَحَ برَأْسِهِ، ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَيْهِ ثَلاثَ مَرارالي الكعبين، ثُمَّ قالَ: قالَ رَسولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عليه وسلَّمَ: مَن تَوَضَّأَ نَحْوَ وُضُوئِي هذا، ثُمَّ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ لا…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -3-

Erol Erdoğan ile “N’apsak Bu Gençleri?” Kitabı Üzerine

Röportaj : Sinan Özyurt “Yetişkinlerin gençlere ön yargıları olduğu gibi zamanla gençlerin de ön yargıları oluşuyor. Bu silsileyi, akışı, kördüğümü bir yerden kırmak gerekir.” Erol Erdoğan Erol Erdoğan, kısır politik tartışmaların ve güncel popüler gündemlerin ötesinde kalıcı ve mühim konulara dikkat çeken bir isim. Hem ilahiyatçı hem de sosyolog olan Erdoğan’ın farklı mecralardaki yazılarını ve çalışmalarını takip ettiğinizde bunu rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz. İçinde yaşadığı toplumun ve yeni yetişen nesillerin halini dert edinmiş, sadece durum tespiti yapmakla kalmayıp çözüm önerileri de sunan bir yazar kendisi. Birçok güzel işte imzası ve katkısı olan Erol Erdoğan, Mart 2021’de yayımlanan son kitabı “N’apsak Bu Gençleri?” ile de bizi kadim bir…

Okumaya devam edin Erol Erdoğan ile “N’apsak Bu Gençleri?” Kitabı Üzerine

GENÇLİĞİN ANLAM ARAYIŞINA BİR CEVAP OLARAK DİN

Ülkemizde farklı tarihlerde yapılan tecrübi alan araştırmaları,  gençlerin büyük bir bölümünün kendi kimliklerini oluşturmada ve hayatı anlamlandırmada dini referans aldıklarını ortaya koymaktadır. Ayrıca genç için din, bir güven alanı olarak da işlev görebilmektedir. Fahri GÜZEL Öğr. Gör., Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, İslami İlimler Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri, Din Psikolojisi             İnsanlığın kemmiyet olarak önemli bir kesimini oluşturan gençlik, tarih boyunca insana dair tartışmaların merkezinde olmaya devam etmiştir.  18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Avrupa merkezli ortaya çıkan düşünsel ve teknolojik değişimlerin, ortaya çıkardığı iş gücü ihtiyacı nedeniyle gençliğin daha fazla gündem oluşturmasına imkân sağlamakla beraber, geçmişte bütün bir hayatı anlamlandırmada hâkim olan skolastik dini düşüncenin…

Okumaya devam edin GENÇLİĞİN ANLAM ARAYIŞINA BİR CEVAP OLARAK DİN

Gençler Büyüseler de Kurtulsa(k)lar

Bizim kuşağın gençlere bakışındaki en önemli arıza, kendi gençlik yıllarımızın verileriyle bugünkü gençleri tartmamızdır. Bir ırmakta iki kere yıkanılamadığı gibi tarih ırmağı da benzer nesiller üretmiyor. Raif NAS Ortak zaman ve mekân paylaşımı çok olan insanların birbirlerinin okuyacağı bir dergide yazması kadar zor bir şey olmasa gerek! Söyleyecek bir sözünüz varsa bir şekilde çevrimiçi ilgili kulaklara çoktan ulaşmıştır bile. Söz konusu bir de gençlik olunca hepten kulak kesilir; acaba farklı bir tespit ya da teklif var mıdır sadra şifa olacak diye bakınırız! Gençlikle alakalı konuşmak veya yazmak hem moda hem de tehlikeli olmaya başladı. Ya ellili yaşlardan bakıp “Ne olacak bu gençliğin hali!” güzellemeleri yapacaksınız…

Okumaya devam edin Gençler Büyüseler de Kurtulsa(k)lar

Zamanın Gençleri, Gençlerin Zamanı

İstikamet tayininde bulunamayan, tahammül eşiği aşındırılan bir genç nihilizmin kollarına davet edilmektedir. Hayatın amacını “Kendini gerçekleştirme “ olarak tayin eden eğlence toplumu, genci duygusal planda da, sosyal medyada inşa edilmiş sanal biyografisini paylaşarak “kendini gerçekleştirme ”ye teşvik eder. Âdem CEYLAN Modernite kompartımanlara ayrılmış bir hayat kurgular. Sadece hayatı değil insanın yaşam evrelerini de kompartımanlara ayıran modernitenin derdi insanın her bir anını kıymetli hale getirmek midir yoksa bölümlenmiş yaşamın her biri için ayrı hesaplar yapmak mıdır? Ekonominin hayatı şekillendirdiği kapitalist modern anlayış için gençlik en çok da müşteriye dönüşme kapasitesi dolayısıyla kıymetlidir. Kapitalist modern anlayış, gençliğe o kadar vurgu yapar ki neredeyse bu vurgunun onun kıymetinden…

Okumaya devam edin Zamanın Gençleri, Gençlerin Zamanı

DÜŞÜNCE VE EYLEM EKSENİNDE İBRAHİM (A.S.) ÖRNEKLİĞİ

Bir genç olarak İbrahim (a.s.)’ın toplumundaki gidişatı sorgulaması, haktan gayrı oluşturulmuş ve alıştırılmış sapkınlıklara karşı geliştirdiği söylemlerden Kur’an muhatabı her gencin ders çıkarması gerekir. İnci SÜMELİ  Hz. İbrahim (a.s.) söz konusu olunca zihinlerde canlanan olaylar ve ardından ‘bu olaylardan murad edilen ne ola ki’ soruları benim gibi pek çok Kur’an muhatabının zihnini meşgul etse gerek. O (a.s.)’nun tek başına bir ümmet olduğu gerçeği ile başlar düşünceler. Tevhid mücadelesi, şirke direnişi, bu direnişin delille ve kuvvetle vücut bulması, Allah’ı bulma çabası, yaşadığı toplumu sorgulaması, mevcut toplumunda, yaşadığı toplumdaki yanlış inanışlara, gidişata bir dur deme eyleminin pratiğe yansıması ile gösterir kendini. İbrahim (a.s.) deyince akla gelenler bu…

Okumaya devam edin DÜŞÜNCE VE EYLEM EKSENİNDE İBRAHİM (A.S.) ÖRNEKLİĞİ

Cemiyetin Geleceği Gençliğin Keyfiyetidir

Ümmetin son halifesinin bulunduğu kalenin gençleri bir büyük savaşla adeta ortadan kaldırılmış, ihanet çemberinin sarmaladığı Osmanlı Devletinin fiilen yok edilmesini yeterli görmeyenler, küllerinden yeniden ateşlenir kaygısıyla manevi gücünü de kaybetmesini istediler. Mucahid YILDIZ Allah'ın davasını tebliği etmeye başladığında Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e üçüncü olarak tabi olup Müslüman olan kişi amcasının oğlu Hz. Ali (r.a.) olmuştu. Henüz 10 yaşındaki Hz. Ali gençliğinin ilk yıllarında yiğit bir delikanlı idi. Daha sonra İslam'ı kabul eden, bu yolda canlarını ortaya koyan insanların kahir ekseriyeti yine gençlerden ve mazlumlardan müteşekkildi. Gençler, toplumun geleceğini belirleyen kesimdir. Eğer onlar faydalı işlerle meşgul oluyorlarsa, Hak'tan ayrılmıyorlarsa, insanların (kul) hakkını gözeten bir gençlik olarak…

Okumaya devam edin Cemiyetin Geleceği Gençliğin Keyfiyetidir

Disconnect: İnternet Çağında Gençlikle İletişimi Kesmek

Her dönemin gençliği kendi yaşadığı toplumun psikolojisi, ilgisi, kültürü, teknolojisi ve siyasi ortamı gibi sebeplerle farklı bir tavır, tutum ve davranış şekilleri geliştirmiştir. Aşkın YILDIZ Gençlik deyince genelde toplumsal anlamda çözülmesi gereken bir problemden bahsediliyor gibidir. Oysa genç demek her anlamda gelecek vadeden büyük bir potansiyel demektir. Bu potansiyel olumlu anlamda olabileceği gibi tabi ki olumsuz da olabilmektedir. Gençlik, gücü, etkisi, enerjisi, güzelliği, aklı, ruhu ve bedeniyle yaşam içindeki en önemli dönemdir denilebilir ve bu evre çocukluğun saflığından, yetişkinliğin de tecrübesinden mahrum bir evredir. Genç kitle, potansiyel gücü itibariyle tüm siyasi, ideolojik ve toplumsal hareketlerin hedef kitlesi ve itici gücü durumundadır. Yine sınırsız istek, beklenti,…

Okumaya devam edin Disconnect: İnternet Çağında Gençlikle İletişimi Kesmek

Gençlik İçin Devrim, Devrim İçin Ahlak Ülküsü

Evet, bugün maddi bir işgalin ötesinde, ruh kanatlarımıza çökmüş; zihinlerimizi bulanıklaştırmış, fikir dünyamızı felç etmiş ve adeta bizi çepeçevre sarmış bir işgalin pençesinden kurtulup yeniden doğmaktayız. Şehnaz FINDIK “Doğru, hayat İsrail’den önce cennet değildi. ‘Kendi meselelerimizi kendi tarzımızda hallederdik.’ İnsanlar böyle der, sonra biri atılıp ekler: ‘Fakat işgal... ‘ Ve her şey sessizliğe gömülür. İşgal kendi işlerinizi kendi usulünüzle görmenizi engeller. Hayatın ve ölümün her cephesinde musallat olur; özleme, öfkeye, arzuya ve sokakta yürümeye musallat olur. Herhangi bir yere gitmenize ve oradan geri dönmenize karışır, markete, hastanenin acil servisine, kumsala, yatak odasına ya da uzak bir başkente...” Mourid Barghouti / Şairin Filistini / s.49. İşgal,…

Okumaya devam edin Gençlik İçin Devrim, Devrim İçin Ahlak Ülküsü