Kalbimizin Orta Yerinde Onulmaz Bir Acı

Şimdi her şey çok yeni, her biri henüz yaşandı. Acı çok taze. Fakat mutlaka konuşacaklarımız olacak. Söyleyecek sözlerimiz, haklı isyanlarımız, öfkemiz bir dolu elbette, yalnız şimdi değil, sırası gelecek konuşulacakların. Öznur GÖRÜR-KISAR “Seni de vururlar bir gün ey acıuçuşup durduğun kanatlarındansazın, sözün, türkülerin tükenirellerin koynunda kalakalırsın Şakaklarına kar yağıyor bilesin ey acı Gül açan yüzlerimizde,Göğeriyor rengin senin de Biz seni tâ eskilerden tanırız Hani göğüslerimize taş olur inerdinAvuçlarımızda Hira dağıydın Al atların tan yerine ayarlanmış yelelerindeAkdeniz rüzgarlarına karışan sendinSeni de yakarlar bir gün ey acıBir taptuk kul gözlerinden vurursaParmakların eğri ağaç tutamaz,  Çığlıkların çağlar aşar, duymazsın” ***    Bu dizeler ile sesleniyorken şair acıya, böyle…

Okumaya devam edin Kalbimizin Orta Yerinde Onulmaz Bir Acı

Beton Duvarlar Arasında Bir Çiçek Açtı

Ne kadar zarif, naif ve mütevekkil bir tepki. ‘Ben ne diyeyim’ derken bir bakıma her şeyi söylemiş oluyor. Maraş’ta kuvvetli bir şiir damarı olduğu nasıl da belli oluyor. Dikkat ederseniz aslında bu satırlarda Kahramanmaraş’ın yakın tarihteki kentleşme serüvenini okuyoruz. Özetlemek gerekseydi, “betonla tabiatın savaşı” diyebilirdik bu serüvene. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi On bir ilimizi vuran depremin üzerinden çok zaman geçmedi. Binaların birçoğu artçı sarsıntılara dayanamıyor. Zayıf bünyeleri yıkmak için küçük sarsıntılar yetiyor. Lakin öyle görünüyor ki bizi bu günlere getiren muhkem ön kabullerin yıkılması kolay olmayacak.    Maraşlı dostum M. Fatih Uğurlu’nun, facebook notunu buraya alarak başlamak istiyorum; “Bu büyük afette benim de her Maraş’lı…

Okumaya devam edin Beton Duvarlar Arasında Bir Çiçek Açtı

Yeşil Kazaklı Çocuklar Kabristanı

Dünyaya dair biriktirdiğimiz, hayal ettiğimiz, gelecek için sakladığımız her türlü hayal ve yaptığımız planlar, sadece birkaç dakika içinde tepetaklak olabilir. Hayatı bu azim hakikatin gerektirdiği şekilde yaşamak zorundayız. Taha KILINÇ Bütün Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş-Adıyaman-Gaziantep-Hatay depremleri, sınırımızın öte yakasında Suriye’de de büyük bir yıkıma neden oldu. 2011’de başlayan halk ayaklanmasının ardından, Baas rejimi ve müttefikleri tarafından yıllar boyu bombalanan İdlib, Halep ve çevre mıntıkalar, şiddetli depremlerle tamamen harabeye dönüştü. Arama-kurtarma çalışmaları için gerekli malzeme ve yetişmiş eleman eksikliğine ağır kış şartları ve rejimin uyguladığı katı abluka eklenirken, Suriye’nin kuzeyi belki de son yüzyılın en ciddi insanî kriziyle karşı karşıya kaldı. Bölgeden gelen haberlere göre, depremlerde…

Okumaya devam edin Yeşil Kazaklı Çocuklar Kabristanı

Asrın Felaketi ve Medyatik Yaklaşımlar

Charlie Hebdo aymaz bir ırkçılığın dışa vurumu ve şüphesiz ki bizim hep zayıf kalmamızı isteyen diğer ırkçı, ideolojik çevreler de var ama Batı’da derdimizle dertlenen çevreler de eksik değil. Deprem bölgesinde bunu fazlasıyla müşahede ettik. Mahmut OSMANOĞLU 6 Şubat günü ülkemiz iki büyük depremle sarsıldı. Ardından ise ‘deprem fırtınası’na maruz kaldı. Deprem hem büyüklük ve hem de etkilediği alan itibari ile bırakın Türkiye'yi, dünya ölçeğinde de en büyük depremlerden birisiydi. “Yüzyılın Felaketi” olarak isimlendirildi. Deprem 110 bin km kare alanda etkili oldu. Türkiye'deki 11 ile ilaveten Suriye’nin kuzey ve kuzeybatısında da büyük yıkım yaşandı. Bölgedeki 20 milyona yakın insan etkilendi. 45 binden fazla canımızı kaybettik.…

Okumaya devam edin Asrın Felaketi ve Medyatik Yaklaşımlar

Ses

Doğa olayları meydana gelirken beraberinde veya öncesinde ses de duyulur. Gök gürültüsü, yıldırım ve şimşeğin sonucunda meydana gelen bir tabiat hadisesidir. Bir bereket ve rahmet olan yağmur, gök gürültüsünün yol açtığı korkunç sesle insanı ürperten, titreten, dehşete düşüren bir nitelik ve boyut kazanır. Sekinet ve sükûnet kaynağı olan yağmur, gök gürültüsüyle derin bir endişeye sebebiyet verir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ, İslami İlimler Fak. Çizgi: Hasan Aycın  “Hayatın belirtileri nedir?” diye sorsak, herhalde verilecek cevapların başında “ses” gelir. Bebek dünyaya ağlayarak gelir. Sevincimizi gülerek, kahkaha atarak, bazen çığlık atarak dışa vururuz. Çok üzüntülü durumlarda hüngür hüngür, hıçkıra hıçkıra ağlarız. Dikkat çekmek için kimi zaman tuhaf…

Okumaya devam edin Ses

Sarsılan Gönüllerimiz!

Meselelerimizin en temelindeki problem, kalplerimizde, gönüllerimizde halledilmesi gerekir. Müslüman olduklarını söyleyenler, yaptıkları işlerin Allah'ın rızasına ne kadar uygun olduğunu sorgulamıyorlarsa, imanlarının boğazlarından aşağıya inmediğini çok iyi bilsinler. Hiçbir şeye inanmadıklarını iddia edenler ise birer insan olduklarını unutmasınlar. Onlar da yaptıkları işlerinde, insani ve vicdani ölçülerle hareket etsinler. Mucahid YILDIZ Minyatür: Mükerrem Mert Deprem, dünya hayatının en önemli ikaz eden felaketlerinden birisidir. Öyle olduğu için Kur'ân-ı Azîmüşşan'da depremle ilgili bir sure ve çok sayıda ayet mevcuttur. Yerin sarsılması aslında bize kıyameti hatırlatır, hatırlatmalıdır. Zira biz insanlar, dünya telaşına dalarak dünyevilerin dışında Hak olanı çok çabuk unutuveriyoruz. Gönül isterdi ki, biz bu konuda birkaç kelam edeceksek, bütün…

Okumaya devam edin Sarsılan Gönüllerimiz!

Sesimi Duyan Var mı?

Hepimizin hayatında bizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için mukayyed olan insanlar vardır.  Bir zamanlar tebliğ, mukayyed olmanın diğer adıydı, daha sonra ise kalabalıklaşmak için mukayyed olmaktan çok bir propagandaya dönüştürüldü. Böylece çoğalarak azalmanın ne olduğunu anladık. Şevket HÜNER İllüstrasyon: Sabahattin Kayış Yaşanan 17 Ağustos depremi sonrası, gereği anlaşılan arama kurtarma ekipleri şimdi afetlerin vazgeçilmezleri oldular. Bu ekiplerin depremzedeleri sağ salim kurtarmaları, enkaz altında kalanların canlılık emareleri gösterdiklerinin tespitine bağlıdır. Bunun için genel bir sessizlik duyurusu yapılıyor. Kararlaştırılan dakikalarda hiçbir makine çalıştırılmıyor ve insanlardan nefeslerini tutması isteniyor. Ardından “Sesimi duyan var mı?” çağrısına umutla enkaz altından bir cevap gelmesi veya bir ses duyulması bekleniyor. İnsanlar susup kulak…

Okumaya devam edin Sesimi Duyan Var mı?

Deprem Vicdanlarımızı da Yıktı mı? Sosyal Medyada Suriyelilere Yönelik Dezenformasyonlar

Sosyal medyanın Suriyelilerin imajına etkisini anlamak ve dezenformasyondan sakınmak için yapılabilecek ilk şey bu platformların yapısını ve mesajların nasıl yayıldığını fark etmek. Bunu başardığımızda gördüğümüz içeriklere daha sorgulayıcı bir perspektiften bakmayı başarabiliriz. Ama nefretin sadece sosyal medyadan ortaya çıktığını, aslında insanların sütten çıkmış ak kaşık olduğunu düşünmek de naiflik olacaktır. Elif Nuran ÖZGÜN-ALBOSHI Büyük sorunlar, büyük çözümleri gerektirir. Şüphesiz 6 Şubat depremini yaşadıktan sonra da belki halı altına süpürdüğümüz belki de varlığından bile haberdar olmadığımız bin bir türlü sorunumuzu masaya yatırmanın zamanı geldi. Altyapı sorunları, müteahhitler, inşaatta malzeme kalitesi ve benzeri konular sağ olsunlar birçok akademisyen ve toplumsal figür tarafından konuşmaya açıldı. Ancak çok sık…

Okumaya devam edin Deprem Vicdanlarımızı da Yıktı mı? Sosyal Medyada Suriyelilere Yönelik Dezenformasyonlar

Kalkmayacak Bir Enkaz

Toplumsal hafızamızın balık gibi olduğunu hepimiz biliyoruz. Yaşadığımız onca yaşanmışlık, herhangi bir gündem maddesiyle unutulur hemen bu diyarlarda. Maalesef ki unutmamamız gereken bir acımız daha yaşandı ülkemizde. Mehmet YETİM Dönüp duran bu dünya, insanoğluna her şeyi yaşatarak öğretiyor. Yarına dair planları, hevesleri ve bir sürü heyecanın sönüp kaldığı bir yerden bahsediyorum. Âdemoğlu yeryüzüne indiğinden beri dünyanın derdi de problemleri de bitmedi. İnsanın tabiatıyla alakalı bir durum sanırım. Başka bir şekilde de düşünmek mümkün pek tabii. İnsanın ve insanoğlunun ekip biçtiği dünyanın yazgısı da diyebiliriz. Modern dünya, kendisine bir cennet kurma peşindeyken kendi kuyusunu kazdığının farkında mı? Her geçen gün Yaratıcı ile olan bağımızın giderek azaldığı…

Okumaya devam edin Kalkmayacak Bir Enkaz

Kahramanmaraş Depremine Dair Tespitler

Yardım kuruluşlarının resmî kurumlar ve diğer yardım kurumlarıyla bilgi akışının olmaması öteden beri sorunlu bir alan. Bu konu üzerine daha sistemli ve sivil toplum ruhuna uygun çalışmalar yapmak zaruri. İlk günlerdeki güvenlik ve asayiş yetersizliği maalesef soygun, hırsızlık, yağma gibi sonuçları beraberinde getirdi. Harun ÖZÇELİK 6 Şubat 2023 tarihinde ülkemiz çok büyük bir afet yaşadı. Depremin etkisi ilk gün tam olarak anlaşılamadı. Adana, Diyarbakır ve Osmaniye gibi diğer illere nispeten daha az hasarın olduğu illerin sürekli haberlerde olması depremin büyüklüğünü anlamamızı engelledi. Özellikle Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ın durumu ile ilgili bilgiler öğleden sonra gelmeye başladı. Bu durumla birlikte ikinci deprem her bilgiyi yeniden teyit etmeyi…

Okumaya devam edin Kahramanmaraş Depremine Dair Tespitler