06.02.23’e dair

Seher vaktinin o muazzam güzelliğine gölge düşmüş, acı bir yel esmekte. Binlerce insan ayakta, dışarda, kaçmakta; neden kaçtığını bilmekle beraber nereye kaçtığını bilmeden. Ne büyük âcizlik, çaresizlik! Azra GÜZEL Anılarımı koruduğu gibi hayallerimin de merkezinde yer alan memleketimin yıkılışına ve tüm renklerinden soyutlanıp, griye dönüşüne şahitlik ederken. Gözlerimizin hüzne, acıya, korkuya ve özellikle dehşete açılışından bir süre sonra. Yerle bir olmanın hem maddi hem de manevi olarak yaşandığı ilk an 04.17. O anda 18 yılı aşkın zamandır yuvam olan evim ve üzerime hızla düşen gözümden sakındığım kitaplarım çok yabancı bana. Dilimden art arda çıkan tekbirler, sığındığım “Lâ Havle ve Lâ Kuvvete İllâ Billâh (Allah’tan başka…

Okumaya devam edin 06.02.23’e dair

Misafir Olduğumuzu Hatırladık

Günler geçiyor artık evler yuva olma vasfını kaybetmiş, ölüm makinesi olarak görülüyor. İnsanlar çadırları kendilerine mesken edinmiş. Maraş’ta artık her yerden insan var, yardımlar geliyor. AFAD, Kızılay, STK’lar insanların maddi ihtiyaçlarını karşılıyor, manevi olarak iyileşmek için ise zamana ihtiyaç var. Türkiye tek yürek olmuş; Kayseri’nin ketesi, Trabzon’un ekşi mayalı ekmeği, Anadolu’dan tertemiz ellerin işlediği patikler…  Şule BATDI 5 Şubat akşam saatlerinde, Ortaçağ’da bir kilisenin gizemli kütüphanesi üzerine kurgulanmış polisiye romanı, Gülün Adı kitabını bitirmiştim. 6 Şubat saat dört civarı, hâlâ okuduğum kitabın etkisinde olmalıyım ki rüyamda kitapta geçen kütüphanenin rafları arasında dolanıyorum. Deprem!.. Kütüphanede deprem oluyor. Saklanayım ama nereye?.. Uzaklardan seslenişler; abla uyan! Uzun uzun…

Okumaya devam edin Misafir Olduğumuzu Hatırladık

Kara Sabaha Uyanış

Hâlâ şoktayım, hâlâ etkisindeyim. Aileme karşı güçlü olmak zorundayım, zorundayız. İlk yedi gün göz pınarlarımız kurudu, nefes alamadığımız anlar oldu. Gözümüze uyku girmiyor, kafamın içi sallanıyor, ayaklarımın altı sallanıyor, her şey üstüme geliyor, ama ayakta durmak zorundayım; zorla da olsa umutla bakmak zorundayım, zorundayız. Mehmet EDİKLİ Çığlık atarak kalktığım yataktan, halılara tırnaklarımla tutunarak uyandım. Beni duvardan duvara fırlatan şiddetli sallantının sonunda kafamı televizyona çarptım, sehpanın üzerine düştüm. Kapı kasıldığından zor kuvvet açtım, direkt annemin babamın olduğu odaya koştum. Kafama beton parçaları düşüyor, gözüm hiçbir şey görmüyor, her yer karanlıktı. Annemin panik atak olduğunu, daha önce olan küçük depremlerde bile ne kadar korktuğunu biliyordum. Hâlâ kulaklarımdan…

Okumaya devam edin Kara Sabaha Uyanış

Elbistan Depremi Üzerine

Saat 13.30 sıraları… Elbistan, Ekinözü merkezli ikinci bir depremle adeta yok oldu. O sırada içinde bulunduğum evdeki odada bulunan yatağa uzanarak İstanbul’dan bir arkadaşımın aramasına cevap verdim. Konuşmanın ortasında çok şiddetli bir gürültü ile sarsılmaya ve sağa sola savurulmaya başladım. Ömer Tayyar ASLAN Çocukken büyüklerimiz bize dünyanın hallerinden bahsederlerdi. Bu dünya yalandır, aldatıcıdır, insanı kandırır derlerdi. Bu konuşmalar, daha çok dünyanın insan için ifade ettiği yaşanmış tecrübelerin soyut iz düşümleriydi. Çünkü çok az insan, köyünü dahi yukarıdan kuşbakışı olarak çok az seyretmiştir. İnsanlar buralarda, tavşan misali, doğdukları yerde bu hayata veda ederlerdi. Eğer memleket dışına çıkan olursa itibarlı olur, onun anlattıkları yüzde yüz doğru sayılır…

Okumaya devam edin Elbistan Depremi Üzerine

O Gece

Öyle korkunç bir şeydi, sallantı hafiflediğinde iki dakikada aşağıda bulduk kendimizi, insanlar şoktan ne yaptığını bilmiyordu, herkes o gece arabada sabahladı. Soğuk, yağmurlu havada insanlar ve ben ayakkabı bile giymemiş, yalın ayak çıkmıştık dışarıya. Ömer ÖZ Deprem gecesi bizler de herkes gibi normal uykumuza dalmıştık, ta ki gece depremi kâbus sanarak uyanıncaya kadar. İlk başta gerçek değil rüya, daha sonra ufak bir şey gelip-geçici diyerek bir süre avuttuk kendimizi. Bilmiyorduk, daha önce yaşamamıştık böyle bir şey. O anki korku, endişe, panik anlatılmaz; adeta kıyamet gibi şimşek edasındaki ışık parlamaları, uğultu hiç gitmiyor aklımdan, çok uzun süren bir sarsıntıydı. Bir apartmanın 6. katındaydık. Aklımızdaki tek düşünce;…

Okumaya devam edin O Gece

Canpâre ve Bot

Kimdir bilmiyorum ama benim kahramanım o botu gönderen kişi. O botun elime geçmesine vesile olan kişi. Ayaklarına taş değmesin. Salih KAPLAN Hanım benden önce uyanır sabah namazına. Beni sabah namazına o uyandırır her gece. O gece, her zamankinden daha önce uyandık beraber. Hem sabah namazı için de değildi bu defa. Memleketim Kahramanmaraş’a, baba evine gelmiştik ara tatil vesileyle. Gece 04:17 idi. Depreme baba evinde, ana ocağında yakalanmıştık. Ömrümün en uzun bir dakikasını yaşadım. Sevgili eşim ile tek bir şeye odaklanmıştık: Canparem Aybükemize. Çok defa deprem tatbikatına katıldım. Ancak hepsinden farklı bir durumda yakalandık bu defa depreme. Uykulu gözler ile ve yanımızda 1.5 yaşındaki kızımızla... Kendimizi…

Okumaya devam edin Canpâre ve Bot

Yeniden Bağışlanan Hayat

Kıyamet gününe benzer bir gün demiştim ya hani, paranın, pulun hiçbir şeyin geçmediği bir gün. İnsanların yağan yağmurdan, soğuktan korunmak için tek bir imkânları vardı o da arabaları. O gün o arabaların kıymetini ölçecek bir para birimi yoktu yeryüzünün üstünde. Mustafa YILMAZ Üç yıldır severek hizmet ettiğim Hatay'ın Hassa ilçesinde, bir dönemi bitirdikten sonra memleketim olan Konya'ya gelmiştik ara tatili için. Akraba, eş, dost ziyaretlerinden sonra tatilimiz bitmiş ve tekrar çok sevdiğim Hassa'ya ve öğrencilerime kavuşma günüm gelmişti. Hatay bölgesinde kar yağmasa da Konya'dan Hassa'ya ulaşmak için Pozantı gibi zorlu bir geçidi geçmek gerekiyordu. Pazar sabahı kara, tipiye yakalanma korkusuyla alelacele yola koyulduk. Belli yerlerde…

Okumaya devam edin Yeniden Bağışlanan Hayat

Bahtiyar Kimdir?

Aşk;  insanın bilinmezlerde kendini yitirip yitirip tekrar bulmasıdır. Bir demir misali şekil alıncaya dek dövüle dövüle halden hale geçmesidir. Gönül yükünü kimselere aşikâr etmeden içten içe, içli içli yanarak, “ham” olma halinden “hemhâl” olup pişmeye; nihayetinde ise “piştim!” diyebilmeye de cüret ve cesaret bulamama halidir. Öznur GÖRÜR KISAR     Şaire sordular; ey âşık sizce yolu hiç aşka düşmemiş bir insan mı bahtiyardır? Yoksa kalbi aşk sınavında sınanmış, günlerinin her biri mâşuka göre mevsim değiştirmiş, yazı kışa çevrilmiş, aşkın en zor ve en çetrefilli hallerinden kendini alıkoyamamış o insan mı daha bahtiyardır?  “Aşk” dedi, şair, “Uğradığı yeri çiçeklendirir. En sert, en kuru; çatlamış, çöle dönmüş toprağı…

Okumaya devam edin Bahtiyar Kimdir?

Müslüman Olduğunuzdan “Emin” misiniz?

Başkaları da vardır etrafında, hiçbirini ihmal etmez, herkese yetecek kadar büyük bir kalbi vardır. Varlığı bütün salonu kaplar, nasıl olup da bıkmadan yorulmadan herkese yetebildiğine şaşarsınız? Derviş Çelebi “Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir”(Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.) Bazı insanlar vardır, kendinizi onların yanında güvende hissedersiniz, Adları Mehmet’tir Cemal’dir ya da Ayşe’dir önemsizdir, yani isminin bir önemi yoktur demek istiyorum. Teklifsizce ararsınız, teklifsizce varırsınız yanlarına, oturursunuz gösterdikleri sedire… “Acaba ayıp mı oldu, zamansız mı geldim?” diye bir düşünce geçmez aklınızdan. Belli ki kırk yıllık dostunuzdur, ne var bunda diyebilirsiniz. Ama bilirsiniz ki onu diğer kırk yıllardan ayıran, adını koyamadığınız bir şey vardır.…

Okumaya devam edin Müslüman Olduğunuzdan “Emin” misiniz?

Kırk Kandil -22-

Ümmü Eymen Bereke (R.A.) Hz. Peygamber'in Dadısı Hz. Peygamber’in kendisine bağışlanan bir hurma bahçesini Ümmü Eymen’e hediye ettiği nakledilmektedir. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Aslen Habeşistanlı olan Bereke bint Sa‘lebe b. Amr el-Habeşiyye, Hz. Peygamber’in dedesi Abdülmuttalib’in kölesi iken ondan Abdullah’a sonra Amine’ye ondan da kendisine intikal etti. Habeşli Ubeyd ile evlendi ve Huneyn’de şehit olan Eymen’i doğurdu. Bu sebeple kendisine Ümmü Eymen künyesi verildi ve bu isim adının yerine geçti. Kocası öldüğünde peygamberlikten kısa bir süre sonra Rasulullah’ın azatlı kölesi Zeyd b. Harise ile evlendi, bu evlilikten de Üsame b. Zeyd dünyaya geldi.[1] İbn Hazm’ın kaydına göre,…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -22-