Afrika’nın Altın Boynuzu Somali -II-

Sömürgeci devletlerin Somali’ye yönelme nedenlerine bakarsak, yukarıda da belirttiğimiz üzere Somali’nin stratejik konumudur. Somali tarihinde İngiltere ilgisinin ana nedeni de bu diyebiliriz. Çünkü Hindistan ile olan ticaretin ve iletişimin, güvenliğini bu yol üzerinden gerçekleştirebiliyordu. Hatice BALİN Uzm. Sosyolog Afrika Burnu’nun Stratejik Önemi Afrika’nın altın boynuzu olan Somali’nin jeopolitik öneminin yanı sıra stratejik konumunun da önemi anlaşıldığında, sömürgeleştirilmesinin nedenselliğini daha çabuk kavrayabiliriz. Bu sebeplerin neler olduğuna baktığımızda; halkının yoksulluğuna ve askeri yönden bir tehdit oluşturmamasına rağmen çağdaş emperyalizmin Somali’ye bu kadar önem vermesinin başta gelen sebebi; Afrika Burnu’nun denizlere açılan kısmını Somali topraklarının oluşturmasıdır. Somali bir yandan Aden Körfezi’ni ve bu körfezin Kızıldeniz’e açılan kapısı durumundaki…

Okumaya devam edin Afrika’nın Altın Boynuzu Somali -II-

Türkistan’ın İslamlaşmasında Hacegan Yolu’nun Önemi ve Altın Silsile Seyahat Hatıraları -II-

Hindistan’da hüküm süren Türk Hanedanı Babürlerin dünya mirasına hediyesi Taç Mahal; Babür Hanedanı’ndan Şah Cihan’ın eşi Mümtaz Banu’nun 14. çocuğunu dünyaya getirirken vefatı üzerine inşa ettirmiştir. Selahaddin SEMİZ Uzm. Dr. (Bu serinin ilk yazısı İnsicam dergisinin on yedinci sayısında yayınlanmıştır.) Hindistan’da Altın Silsile İslam, ilk olarak Arap tüccarlar tarafından 7. yüzyılın başlarında Hindistan'ın batı kıyısından gelmiştir. Kerala’daki Çeraman Cuma Mescidi’nin, Mâlik bin Dînar tarafından 629 yılında inşa edilen Hindistan’daki ilk cami olduğu düşünülmektedir. İslam, 12. yüzyılda Kuzey Hindistan’a Türk fetihleriyle yayılmaya başladı ve o zamandan beri Hindistan’ın dini ve kültürel mirasının bir parçası haline gelmiştir. Yüzyıllar boyunca Hindistan’da Müslümanlar, Hindistan’ın ekonomi politika ve kültüründe önemli bir rol oynadı. 2015 yılı itibarıyla Müslümanlar, Hindistan’ın…

Okumaya devam edin Türkistan’ın İslamlaşmasında Hacegan Yolu’nun Önemi ve Altın Silsile Seyahat Hatıraları -II-

Zahir Bize Ne Söyler?

Dinin hâkim olduğu alanın ferahlayacağını düşünürken içtimai alanda verilen tavizlerin serencamı hiç de iç açıcı değil. Zübeyir ŞEKERCİ İnsan, içerisinde bulunduğu içtimai hayattan ari değildir. Elbette ferdi manada belli bir özgünlüğe sahip olabilir ancak toplumdan tevarüs eden şeylerin sirayeti kaçınılmazdır. Maddi ve manevi yönden nerede duracağına dair büyük bir etkendir. Yol boyunca genel ahvalden konuştuğumuz tespit, tebrik ve tenkit üzerinden birtakım değerlendirmelerde bulunduğumuz mihmandar abinin Özbek halkı hakkında dile getirdikleri genel tablo için oldukça mühimdi. Özbek halkının mali anlamda dar boğazda olmalarının yanı sıra yüz-yüz elli yıldır süregelmiş Rus baskısı, halkı etkisi altına almış ve yaşanılan hayata dair arızi neticelere sebep olmuş. Beraber geçirdiğimiz süre…

Okumaya devam edin Zahir Bize Ne Söyler?

Nurettin Topçu ile Yeniden Var Olmak / Olmayı Anlamak

Bir nesil boş yetişmemeli Nurettin Topçuyu bilmeden, okumadan. “Bir yazar, birkaç kitapla mı yetişir bir nesil?” diye düşünmeyin; evet yetişebilir, tanınırsa böyle değerli kalemler, anlaşılırsa, neydi bu adamların derdi diye sorulur ve cevaplar aranırsa yetişir. Bizde bir yitik miras olarak kalmamalılar. Betül ZEYREK Eğitimci Bazı kitaplar hakkında yazdığınız yazıdan asla tatmin olmazsınız. Yazmak istemediğinizden değil ama ola ki anlatmak istediği bir cümleyi yanlış aktarırsam düşüncesi, anlayamamış olma kaygısı insanda tereddütlere yol açar. Bu da rahat rahat cümle kurmanızı engeller. Çünkü ne yazarsanız yazın hep eksik kalacak anlatmak istedikleriniz. O kadar çok şey anlatmak isteyip hiçbir şey anlatamamak duygusunu ben iliklerime kadar hissede hissede biraz bahsetmeye…

Okumaya devam edin Nurettin Topçu ile Yeniden Var Olmak / Olmayı Anlamak

Artık Bu Solan Bahçede Güllere Kim Su Verecek?

Sevmezsek, yok olmaktan bin beter olacağımız meseleler… Elif ÇEVİK Sosyal Politikalar Uzm. Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz son birkaç yıl içerisinde, fikir ve gönül dünyamızın kandillerini yakan birçok kıymetli ismi Hakk’a uğurladık. Kimdi onlar? Yok, isimlerini saymaya tâkatim yetmez. İnsan, bu isimleri yan yana eklerken bile âdeta kelimelerini yitiriyor, başı dönüyor da hayatta olanlara, var olanlara tutunmak istiyor. Evet, gözlerimiz karanlıkta bir nur, ellerimiz boşlukta tutunacak bir dal arıyor. Demek ki şair haklı, “ölüyoruz, demek ki yaşanılacak!” taa ki günlerin kum kum dökülüp de şarkı söyleyen tek bir bülbülün kalmayacağı o zamana dek. Yaşamak, ama nasıl? “Ol!” bir emirdi, olduk. Fakat bundan sonra yaşananlar, işte o tek…

Okumaya devam edin Artık Bu Solan Bahçede Güllere Kim Su Verecek?

Özdenören Sanayi Mahallesine Ne Bıraktı?

Gül yetiştiren adam, yine oradaydı, gül yetiştirmeye devam ediyordu. Gülün tedai ettirdiği tüm anlamlar sinivermişti her bir cümleye. Sevginin öz güvenini, öfkenin ölçülülüğünü, seferin kararlılığını hissettiriyordu biteviye. Kemal MANSUR Sanayi mahallesinin el yordamıyla ne bulsa okuyan, ne okuyacağına dair bir planı olmayan ‘rehbersiz’ gençleri olarak seksenli yılların ortalarında, her hafta en az bir kere Beyazıt’taki Beyaz Saray Kitapçılar Çarşısı’na uğrardık. Biriktirebildiğimiz harçlıklarımızla gözümüze kestirdiğimiz, kimi zaman da kitapçı abilerin tavsiye ettiği kitapları alırdık. Rasim Özdenören ismi ile bu ‘rıhle’lerden birinde tanıştım. Sanırım kitapçının yönlendirmesiyle elime aldığım kitabın ismini gördüğümde çarpılmıştım adeta... Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler... Tam da aradığım şeydi bu. Canhıraş okuduğum onlarca kitaba bu…

Okumaya devam edin Özdenören Sanayi Mahallesine Ne Bıraktı?

Genç Müslümana Modern Edebiyat Rehberi: Ruhun Malzemeleri

Rasim Özdenören, kitabın “edebiyat üzerine bütüncül bir kuram ortaya koyma amacı taşımadığı”nı, “ele aldığı konularda kesin sonuçlara ulaşmayı hedeflemediği”ni belirtse de Turan Karataş’ın ifadesiyle “… bu yazılar toplamından pekâlâ bir edebiyat kuramı çıkarılabilir.” Rıdvan ÇINAR Eğitimci Rasim Özdenören altmış yılı aşkın yazma serüveninde, hikâyeci kimliğinin yanında gerek düşünce gerekse edebiyat alanındaki denemeleriyle, özgün ve kurucu/öncü bir yazar olarak önemli bir iz bırakmıştır edebiyat ve düşünce dünyamızda. Özgündür çünkü yazı hayatının önemli bir bölümünü, yüz elli yılı aşkın bir zamandan beri “düşünce hayatımızda yer tutan kelimelerin, aslî muhtevalarının boşaltıldığı”nı, “anlam kaymalarına uğradığı”nı tespit edip “kafa karıştıran kelimeler”i, kavramları aslî muhtevalarına kavuşturma çabasını teksif etmiştir.[1] Kurucu/öncü bir…

Okumaya devam edin Genç Müslümana Modern Edebiyat Rehberi: Ruhun Malzemeleri

Günlük / Zaman Defteri’nden

Kendimi, şimdi, bu dünyada onlardan mahrum kalmış o kanadı kırık mahzun leyleklere benzetiyorum. Hele de Erdem, Eyüp Sultan'da, uçmaya o avludan başladığından bu yana? Seyfettin ÜNLÜ 27.10.1979- Ankara, Mavera Mekânı: Yaklaşık bir ay oldu Ankara’ya geleli. Okuldan hafta sonu çıkışlarımda soluğu Mavera dergisinde alıyorum. Burası benim için adeta ikinci mektep. Zihnimi ve ruhumu başka nasıl taşıyabilirim edebiyatın içine? Bilemiyorum. Bugün saat 11 gibi geldim dergiye. Öğleden sonra da Rasim ağabey geldi. Derginin yeni sayısı için yazısını yazmaya masasının başına oturdu. Çayını getirdim. Teşekkür etti. Mavera bürosunun giriş kapısının hemen yanında küçük bir mutfak işte. Tam karşıdaki oda ise, çalışma odası. Onun bitişiği de dergi ve…

Okumaya devam edin Günlük / Zaman Defteri’nden

Yedi Güzel Adamın Yedincisi

Rasim Özdenören’in dilinden dökülen bu cümleleri onun tevazu göstermesine işaret olarak okuyabiliriz. Üstad kuşkusuz kendisine yakışanı yapıyor, “güzel” olarak bize zirve isimleri işaret ediyor. Derviş Çelebi Bir güzel adamı daha baki aleme yolcu ettik, Allah (c.c) rahmet etsin. Rasim Özdenören, bizim kuşağın zihin dünyasına katkısı açısından önemli ve simge isimlerinden birisidir. Elbette, sadece bizim kuşak değil, Türkiye İslami hareketinin entelektüel cephesini tahkim açısından en önemli isimlerden birisidir. Bugün, İslamcı olduğumuzu dilimiz dolaşmadan ve başımız dik olarak söylüyorsak, bunda üstadın katkısı inkâr edilemez. Rasim Özdenören, cemaat ve cemiyet tefrik etmeksizin, bütün Türkiye Müslümanlarının sahih beslenme kaynağı olarak ittifakla sahip çıktığı ender isimlerdendir. Ardında hepsi birbirinden değerli,…

Okumaya devam edin Yedi Güzel Adamın Yedincisi

Erdem Bayazıt ve Eyüp Sultan’ın Kırık Kanatlı Leyleği

Bunca yıl zarfında birbirimizle asla yüksek sesle konuşmadık. Birbirimizi hiç incitmedik. Rasim ÖZDENÖREN (Merhum Rasim Özdenören’in alıntıladığımız yazısını (Yeni Şafak, 10 Temmuz 2008) her ne kadar kadim dostu Erdem Bayazıt’ın vefatı münasebetiyle yazılmış olsa da bazı noktalardan kendisini anlatması hasebiyle tekraren yayınlamakta fayda gördük. Her ikisini de rahmet ve minnetle anıyoruz.) Bekleniyor muydu? Bilemeyeceğim. Sanki beklenmiyor gibi bekleniyordu. Hastalığından geçtiğimiz yılın nisan ayında haberimiz oldu. Yeni teşhis edilmişti. Kozyatağı'ndaki evinde bir aile dostumuzla ve bazı yakın arkadaşlarımızla ziyaretine gittiğimizde: - Ben bu hastalığın seyrini iyi bilirim, demişti. Konuşmasında şakacı bir ton vardı. Geçen yıl, diye devam etmişti, Baysal Seyithanoğlu'nun tedavisi devam ederken telefonla arayıp soruyordum,…

Okumaya devam edin Erdem Bayazıt ve Eyüp Sultan’ın Kırık Kanatlı Leyleği