Rasim Özdenören’in dilinden dökülen bu cümleleri onun tevazu göstermesine işaret olarak okuyabiliriz. Üstad kuşkusuz kendisine yakışanı yapıyor, “güzel” olarak bize zirve isimleri işaret ediyor.
Derviş Çelebi

Bir güzel adamı daha baki aleme yolcu ettik, Allah (c.c) rahmet etsin. Rasim Özdenören, bizim kuşağın zihin dünyasına katkısı açısından önemli ve simge isimlerinden birisidir. Elbette, sadece bizim kuşak değil, Türkiye İslami hareketinin entelektüel cephesini tahkim açısından en önemli isimlerden birisidir. Bugün, İslamcı olduğumuzu dilimiz dolaşmadan ve başımız dik olarak söylüyorsak, bunda üstadın katkısı inkâr edilemez. Rasim Özdenören, cemaat ve cemiyet tefrik etmeksizin, bütün Türkiye Müslümanlarının sahih beslenme kaynağı olarak ittifakla sahip çıktığı ender isimlerdendir. Ardında hepsi birbirinden değerli, önemli ve dikkatle okunması gereken bir sürü eser bıraktı. Bilhassa Üstadın değişik vesilelerle zikrettiği “Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler” kitabını özellikle zikretmek isterim, bu kitapta Üstad çağın gözü ile İslam’a bakmak değil, İslam’ın gözüyle çağa bakmak gerektiğine işaret etmektedir. Dolayısıyla bu eser İslamcı gençliğin el kitabı olacak öneme sahip, her satırı altı çizilerek okunması gereken bir kitaptır.
Medya organlarına baktığımızda “yedi güzel adamın sonuncusunu yolcu ettik” gibi giriş cümlelerine rastlıyoruz. Bu konuda Rasim abinin verdiği röportajlara baktığımızda, üstad bu ifadenin Cahit Zarifoğlu’nun “Yedi Güzel Adam” kitabından hareketle isimlendirildiğini belirtir: “Bir defa yedi güzel adam Cahit Zarifoğlu’nun bir kitabının adı, orada da sayısal olarak yedi isimden bahsedilmiyor zaten. Biz bu yedi güzel adamı o dönemde saymaya kalktığımızda dört kişi ile kayıtlı kalıyorsun, mesela birisi Hz. Musa, Hz. Muhammed, Hz. Ebubekir birisi daha var gibi şimdi hatırlayamadım. Yani bu yedi güzel adam sayı hesabıyla ilgili bir şey değil, bizim masal dünyamızda da bir karşılığı olan, üçler yediler gibi az bir avuç ya da ondan biraz fazla çokluğu ifade etmek için zikredilmiş simgesel bir kavram olarak görmek lazım. Bugün de böyle yediye tamamlamak için isimler sayılıyor, yok böyle bir şey. İşte Cahit Zarifoğlu’ndan alınan ilham ile bugünde birtakım isimler sayılıyor”
Rasim Özdenören’in dilinden dökülen bu cümleleri onun tevazu göstermesine işaret olarak okuyabiliriz. Üstad kuşkusuz kendisine yakışanı yapıyor, “güzel” olarak bize zirve isimleri işaret ediyor. Ancak, Maraş Lisesi’nde başlayıp, Büyük Doğu güneşinde serpilen, Diriliş nefesini soluyan, her biri küçük gümrah dereler gibi Mavera nehrini besleyen bu güzide arkadaşlar topluluğunu, ürettikleri güzel eserlerle ve düşünce dünyamıza katkıları ile besledikleri bu toprakların insanları, onları hayırla yad ederek “yedi güzel adam” diye isimlendirdi.
Bugün bize düşen onların eserlerinden istifade ile Rasim Özdenören’in işaret ettiği gibi yeni üçler, yediler, (güzel adamlar) yetiştirmektir.
