Prof. Dr. Bilal Kemikli ile Süleyman Çelebi ve Vesîletü’n-Necât’ı Konuştuk

Prof. Dr. Bilal Kemikli'ye Süleyman Çelebi'yi, Vesîletü’n-Necât'ı, Mevlid kültürünü ve eserin nüshaları üzerine yapılan çalışmaları sizler için sorduk. İstifadenize. İNSİCAM S: Milletimiz çoğunlukla Süleyman Çelebi’yi ve eseri Vesîletü’n-Necât’ın orijinal adını bilmiyor. Ancak eser Mevlid-i Şerif olarak biliniyor ve seviliyor. Bu esere gösterilen muhabbet ve alaka abartı düzeyinde midir? Bu anlamda toplumumuzun Mevlid ile alakası nedir, bu konuda ne söyleyebilirsiniz? C: Milletimizin büyük bir çoğunluğu Süleyman Çelebi kimdir bilmez, ne iş yapmıştır bilmez. Eski kaynaklarda yalnızca Süleyman Çelebi değil Mevlüdi Süleyman, Mevlitçi Süleyman ya da Mehmet Akif’in ifadesiyle Süleyman Dede olarak anılan Ulu Camii’nin imamı olduğunu halkımızın çoğu bilmez. Ve dahi eserinin adının Vesîletü’n-Necât olduğunu da…

Okumaya devam edin Prof. Dr. Bilal Kemikli ile Süleyman Çelebi ve Vesîletü’n-Necât’ı Konuştuk

Aynada Görülen Muhabbet: Vesîletü’n-Necât

Çelebi, 14. yüzyılın ortaları ve 15. yüzyılın ilk çeyreğinde Bursa’da yaşamış, ilimle uğraşan bir aileden gelmiştir. Yıldırım Bayezid’in Divan-ı Hümayun imamlığını yapmıştır. Ayşe ŞAHİN Doktorant, Necmettin Erbakan Üni. Sosyoloji Bölümü  “Zatıma mir’at edindin zatınıBile yazdım adım ile adını.” Süleyman Çelebi Aynada gördüğün suret senindir aynanın değil, nasıl ki aynadaki suret bizi gösterip anlatıyorsa, eserde görülen de yazarın gönlündeki akisleri ve bu yansımaların surete bürünmüş hallerini anlatıyor. Gönülde demlenenler, gönle sığmaz olunca bir yankı olur. Bu yankı kimi zaman herkesten saklanarak bir kör kuyuya dile getirilir kimi zamanda aşikâr edilerek söylenilir. Hz. Peygamber’in (s.a.v) doğumunu ve hayatını ifade eden Mevlid, yazan kişinin peygamberi hakkında gönlündeki sevginin…

Okumaya devam edin Aynada Görülen Muhabbet: Vesîletü’n-Necât

Üç Çelebi

Resul-ü Kibriya’nın sünneti üzere vaktin ve de yolun oğlu olarak yürüyecek olanlara nebevi bir hayat kılavuzudur aynı zamanda Mevlid. Hüseyin AKIN Şair-Yazar Türk milletinin zihninde yer edinmiş üç çelebi adam vardır: Evliya Çelebi, Kâtip Çelebi, Süleyman Çelebi! Kibar, centilmen ve görgülü anlamlarını da içeren Çelebi kelimesi bu üç önemli şahsiyetin üzerinde oldukça şık durmaktadır. Kâtip Çelebi coğrafya alanında yazdığı “Cihannüma” adlı eseriyle dünyanın yuvarlak olduğunu ortaya koymuştur. Evliya Çelebi’yi gezginci yönüyle tanıyoruz. Muharrem ayının Aşure gecesi sabahladığı Unkapanı’ndaki Ahi Çelebi Camii’nde Peygamber Efendimizi rüyasında görüp heyecandan “Şefaat” diyecekken “Seyahat Ya Resulallah!” dememiş olsaydı belki de onu bu denli tanımayacaktık. Az değil, 50 yılı aşkın bir…

Okumaya devam edin Üç Çelebi

Vesîletü’n-Necât Vesilesiyle Bizim Hakikatimiz

Süleyman Çelebi, Hazret-i Muhammed’in doğumunda annesinin gördüğü, günümüzün ifadesiyle, birçok olağanüstü olaylara yer verir. Mehmet KAHRAMAN Dr. ‘Hakikat’, başka bir ifadeyle de ‘gerçek’ kavramının Eflatun’da ilginç bir yorumu vardır. O, ideler âlemi dediği bir gerçeklikten bahseder. Etrafımızda gördüğümüz her şeyin asıllarının ideler âleminde olduğunu söyler. Bu dünyada var olanların ideler âleminin bir yansıması, bir gölgesi veya bir hayali olduğunu öne sürer. Bu dünyanın böyle yorumlanışına bazı tasavvuf erbabında da rastlarız: Evren, yaratıcının kendi sıfatlarını seyretmek için yarattığı bir aynadır. Yani ‘hakikat’, Allah’ın bizzat kendisidir. Evren ise O’nun bir yansımasıdır. Aynadaki görüntüler gibi… Batı dünyası, pozitivist anlayışın yerleşmesine paralel olarak bu ‘hakikat’ kavramını tersine çevirmeye başlar.…

Okumaya devam edin Vesîletü’n-Necât Vesilesiyle Bizim Hakikatimiz

Mevlid’in Adı

Kısakürek, Türk Edebiyatı hakkında genel bir değerlendirmede bulunurken evvela Süleyman Çelebi’yi anar: “Bu cemiyetin: Dinî mizacı Süleyman Çelebi’de.” (Kısakürek, 1977, 181) Kısakürek’in bu değerlendirmesi Süleyman Çelebi’nin eserinin neden çok okunduğu sorusuna da bir cevap niteliği taşır. Muhammet Sani ADIGÜZEL Doç. Dr., FSMVÜ Necip Fazıl Kısakürek Esselâm adlı eserini Büyük Doğu Yayınları’nın ilk eseri olarak yayımlar. Bir başka deyişle şair eserlerinin basımı üstlenecek yayınevinin kuruluşu için bu eseri seçmiştir. Kuruluş, bir nevi doğum, Büyük Doğu Yayınları’nın doğumu için, daha önce Hz. Peygamber’in nesir diliyle anlatıldığı siyer türüne yakın bir eserin, Çöle İnen Nur’un değil de aynı konunun manzum olarak işlendiği mevlit türüne yakın bir eserin, Esselâm’ın…

Okumaya devam edin Mevlid’in Adı

Süleyman Çelebi’nin Mevlidinde Merhaba’ya Merhaba!

Anlaşılır ve açık bir dil kullanan Süleyman Çelebi, eserini eski Anadolu Türkçesi ile yazmıştır. Arapça ve Farsça tamlamalara çok az yer veren, sıcak ve sade dil ile içinden geldiği şekilde söyleyen şair, samimiyetini yansıttığı bir eser ortaya koymuştur. İbrahim EMİROĞLU Prof. Dr., DEÜ İlahiyat Fak. Öğretim Üyesi Bilindiği gibi, Süleyman Çelebi’ (ö.825/1422) derin bir Peygamber sevgisiyle 812/1410 yılında yazdığı eserine Vesîletü’n-Necât (Kurtuluş Yolu; Kurtuluş Sebebi) adını vermesine rağmen halk arasında söz konusu bu eser, Mevlid ismi ile meşhur olmuştur. Eser, yazıldığı dönemden itibaren Osmanlı coğrafyasının hemen her yerinde özellikle Hz. Peygamber’in doğum günlerinde okunmuş, bestelenmiş, çeşitli dillere çevrilmiş ve nazîreleri yazılmıştır. Ayrıca başta Balkanlar olmak üzere çeşitli İslâm ülkelerinde…

Okumaya devam edin Süleyman Çelebi’nin Mevlidinde Merhaba’ya Merhaba!

Süleyman Çelebi ve Hadis Anlayışı

Vesiletü’n-necat’ın manzum siyer-i nebî kabul edilebilecek bir eser olduğu dikkate alınırsa içeriği ve kaynakları hakkında belli bir kanaat kendiliğinden oluşur. Bu gözle bakıldığında, eserin önemli ölçüde hadis metinlerine dayandığını görmek mümkündür. Halil ŞİRİN Vaiz- Antalya İl Müftülüğü Yüce Rabbimizin imtihan sırrı gereği gönderdiği peygamberlere inanmayıp, Allah’ın (c.c) helak ettiği kavimler olduğu gibi gönderilen peygamberlere inanan ve onlara sıkı bir gönül bağıyla bağlananlar da hep var olmuştur. Müslüman toplumun her ferdi peygamberlerine bağlılığını çeşitli vesilelerle göstermişlerdir. Sahabenin Hz. Peygamber’e (s.a.v) olan sevgisine baktığımızda; Taif dönüşü Hz. Peygamber’i (s.a.v) taşlayan müşriklerin karşısında Zeyd b. Harise’nin (r.a) kendini siper etmesi, vefatından sonra Bilal Habeşî’nin (r.a) bir müddet ezan…

Okumaya devam edin Süleyman Çelebi ve Hadis Anlayışı

Süleyman Çelebi’de Hz. Peygamber (SAV) Tasavvuru

Vesîletü’n-Necât sade bir Türkçe ile yazılmış bir şiir kitabıdır. Eserde fikir, bilgi ve duygular çok sanatkârane bir üslûpla anlatılmıştır. Müellifin ifadeleri dinî heyecanına bağlı olarak gelişip zenginleşmiş ve ona dönemin çizgisini aşan şahsî ve sanatlı özel bir üslûp kazandırmıştır. Adem APAK Prof. Dr., Bursa Uludağ Üni. İlahiyat Fak. Mevlidlerin Türk edebiyatında ayrı bir yeri vardır. Çoğunlukla manzum kaleme alınan bu eserler, Türk halkının peygamber sevgisinin bir göstergesi olarak kabul edilir. Öyle ki mevlid türü, dinî türlerin hiç birinde görülmeyecek zenginlik ve çeşitliliğe sahiptir. İlk Türkçe mevlid metni hakkında kaynaklarda açık bilgi bulunmamakla birlikte Süleyman Çelebi’nin 812’de (M.1409) kaleme aldığı Vesîletü’n-Necât adlı mesnevinin ilk mevlid olduğu…

Okumaya devam edin Süleyman Çelebi’de Hz. Peygamber (SAV) Tasavvuru

Bursa’da Bir Peygamber Aşığı: Süleyman Çelebi Hazretleri

Ulu Camii kürsüsünden bile dile getirilebilen o günün en tehlikeli dini akımlarından biri olan Mesihilik hareketine karşı Peygamber Efendimizin önemini ve dindeki yerini, halkın anlayabileceği bir dille şiirleştiren Bilge İmam Süleyman Çelebi na’tına, “Kurtuluş Vesilesi” anlamına gelen Vesîletü’n-Necât ismini vermiş. Mülayim Sadık Kul İnsicam dergisi bu sayısında Süleyman Çelebi Hazretleri’ne bir dosya tahsis etmiş. Bu haberi aldığımda aklıma ilk gelen soru: “Neden Süleyman Çelebi?” oldu. Gençlik yıllarımızda bidat olduğunu söyleyerek okunmasına karşı çıktığımız bir şiirin/na’tın yazarı, neden İnsicam gibi bir derginin ana konusu olmuştu? Zannediyorum buna verilecek cevap ve bu konuda yapılacak tahliller, bizim kuşak hakkında ve nereden nereye geldiğimizi idrak noktasında önemli ipuçlarına sahiptir.…

Okumaya devam edin Bursa’da Bir Peygamber Aşığı: Süleyman Çelebi Hazretleri

Japon Kalbi, Türk Şiiri

Şiiri okuduğumda kalbimde bir rüzgâr esti. O Anadolu rüzgârı, benim anılarımda sonbaharın son demlerini yaşayan Kyoto dağlarına ulaştı ve ağaçların yapraklarını gökyüzüne uçurdu. Süleyman Çelebi bana, Japon estetiğinin özlü cümlelerle ifade edilen renkli duygularını hatırlattı. Naoki Kayyım YAMAMATO Dr., Marmara Üni. Türkiyat Araştırmaları Ens. Türk şiiri Japon kalbine su gibi akar, duygularımızı ise alev gibi sarsar. Zira Türkler ve Japonlar olarak üzerinde bulunduğumuz manevi toprak çok benzerdir ve Türklerin o canlı hissiyatları bize, tarihin karanlığına bıraktığımız değerleri hatırlatır. Japonya'nın en eski şiir antolojisi Manyoshu'nun ortaya koyduğu üzere Japonlar da bir “şiir milletidir.” İmparatorlardan tutun da memurlar ve çiftçilere kadar çeşit çeşit insan, mutluluğunu, üzüntüsünü, aşkını,…

Okumaya devam edin Japon Kalbi, Türk Şiiri