İnci Mercan Gerdanlığı -16-

Enes ibn-i Malik (R.A.) Hz. Peygamber’in Medine’ye hicret ettiği günlerde Ümmü Süleym oğlu Enes’i alıp onun yanına götürdü, Enes’in akıllı bir çocuk olduğunu belirterek onu kendisinin hizmetine vermek istediğini söyledi. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü      Enes ibn-i Malik İbn-i Nadr İbn-i Damdam İbn-i Zeyd İbn-i Cündeb İbn-i Amir İbn-i Ğanem İbn-i Adiy İbn-i Neccar hadisi: Amcam Enes İbn-i Nadr radıyallahu anh Bedir Savaşı’na katılmamıştı. Bu ona çok ağır geldi. Bu sebeple “Ey Allah’ın Rasulü! Müşriklerle yaptığın ilk savaşta bulunamadım. Eğer Allah Teâlâ müşriklerle yapılacak bir savaşta beni bulundurursa neler yapacağımı elbette Allah görecektir” dedi. Sonra Uhud Savaşı’nda Müslüman safları dağılınca -arkadaşlarını kastederek- “Rabbim, bunların yaptıklarından dolayı…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -16-

Kırk Kandil -16-

Esma bint Ebubekir Hz. Ebubekir’in evde bulunan Esma ile Aişe’nin sır saklamayı bildiklerini söylemesi üzerine onların yanında, o gece hicret etme kararı verdiğini ve yanına yol arkadaşı olarak da kendisini seçtiğini açıklamıştır. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Esma bint Ebubekir, Hz. Peygamber’in baldızı, ilk halifenin kızı, Hz. Peygamberin hala oğlu Zübeyr ile evli olup Emevi yönetimini gayri meşru sayıp halifeliğini ilan eden Abdullah b. Zübeyr’in annesidir.    “... Esma bint Ebîbekr, Aişe'den on yaş daha büyüktür. Esma, oğlu Abdullah b. ez-Zubeyr öldürülünceye kadar onunla beraber idi. Esma yüz sene yaşadı. Sonunda gözlerini de kaybetti ve 73 h. senesinde…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -16-

Günümüze Yansıyan İz ve Etkileriyle Sömürgecilik ve Afrika -I-

Sömürgecilik, emperyalizmin önceki yüzyıllardaki sert ve vahşi formudur. O dönemlerde Batı’nın (Avrupalı devletlerin) hegemonik hedefleri büyük ölçüde ‘sömürgecilik’ olarak tezahür etmiştir. Yusuf YAZAR Fotoğraf: Şükrü Dinçer Batılılarca yazılmış ya da Batı düşünce atmosferinin etki ya da yönlendirmesi altında yazılmış kitapların büyük bölümünde (okullarda okutulan ders kitapları da dâhil), Avrupa Rönesans dönemini destekleyen unsurlar ön planda tutularak coğrafî keşiflerden “ilerleme” ve “gelişme”nin önemli adımları ya da safhaları olarak söz edilir. Coğrafî keşifler için daha önce cesaret edilememiş deniz yolculuklarına teşebbüs edilişi üzerinden (15. yüzyıl sonlarından itibaren) yıllar geçtikçe, bu ‘ilerleme’ ve ‘gelişme’nin yeryüzü coğrafyasında Avrupalıların kontrol ve nüfuzunu artışıyla özdeşleştiği, yeni ulaşılan yerlerde Avrupalıların menfaatlerine hizmet…

Okumaya devam edin Günümüze Yansıyan İz ve Etkileriyle Sömürgecilik ve Afrika -I-

Mustafa Efe ile Afrika Üzerine

1977 tarihinde Konya'da doğan Mustafa Efe 2002 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Mezuniyetin akabinde 2002 yılında Afrika araştırmaları çalışmaları ve dil öğrenimi için Güney Afrika Cumhuriyeti'ne gitti. Ülkemizin yetiştirdiği önemli Afrika uzmanlarından biri olarak hala çalışmalarına devam etmektedir. İNSİCAM S- Afrika’nın sizdeki çağrışımı nedir? C- Afrika denilince ilk çağrışım; muhteşem bir tarih ve zenginliğe sahip geleneksel yapısı içinde, kalsaydı barış ve huzur içinde yaşayacak olan, fakat yok sayılmış tarihi ve köleleştirilmiş insanları, sömürülen zengin kaynakları ile dişleri sökülmüş ve pençeleri çekilmiş bir Arslan aklıma gelir. Afrika; tarihi, kültürü, gelenek ve görenekleri, insanı ve duygusu ile yokluğa, hiçliğe, iradesizliğe mahkûm edilmeyi çağrıştırır. Afrika denilince,…

Okumaya devam edin Mustafa Efe ile Afrika Üzerine

Uzaklardaki Kardeşimiz: İmam Abdullah Harun

Abdullah Harun, 1955’te Claremont’taki Stegman Caddesi üzerinde bulunan Câmia Mescid’e imam olarak tayin edildiğinde henüz 30 yaşındaydı. Caminin yaşlı cemaati başlarda dudak bükse de Abdullah Harun hızlı bir şekilde camiyi gençler için çekim merkezi haline getirmeyi başardı. Sportif faaliyetlerden ilim halkalarına, yardım çalışmalarından halka açık derslere varana kadar Câmia Mescid, birdenbire Cape Town’ın güney banliyölerinden Müslümanların akın ettiği bir odağa dönüştü. Taha KILINÇ Araştırmacı-Yazar Fotoğraf: Taha Kılınç (İmam Harun’un kabri. 2019’da vefat eden eşi Halime Hanım da aynı kabre defnedildi. Birbirini çok seven iki eş, 50 yıl sonra buluştu) Afrika’nın en güney ucuna, Cape Town’a, Müslümanların ilk kez ayak basışı 1658 yılına rastlar. Hollandalı sömürgecilerin…

Okumaya devam edin Uzaklardaki Kardeşimiz: İmam Abdullah Harun

Güney Afri̇ka Müslümanlarının Ki̇mli̇k Mücadelesi

Güney Afrika’ya getirilen diğer bir Müslüman grup ise, önce Hollandalılar daha sonra İngilizler tarafından getirilen Doğu Afrika sahillerinde yaşayan yerli Müslümanlardı. İbrahim TIĞLI Gazeteci-Yazar Güney Afrika Müslümanları deyince aklımıza gelen ilk isim, kuşkusuz İmam Abdullah Harun’dur. Genç yaşta Cape Town’un önemli camilerinden Claremont Camii’nde imamlık vazifesinde bulunmuş olan İmam Harun, sıradan bir camii görevlisi değildir. Aynı zamanda Apartheide -Güney Afrika’da 1948-1994 beyaz azınlığın üstünlüğüne yönelik ayrılıkçı rejim- karşı bir savaşçı olup yüz günden fazla fiziksel işkenceye maruz kalarak polis nezaretinde hayatını kaybetmiştir. Ebubekir Efendi de İmam Harun gibi Türkiye’de son zamanlarda bilinen isimlerden biri haline gelmiştir. Oysa Ebubekir Efendi’yi, Güney Afrika ülkeleri içinde tanımayan çok…

Okumaya devam edin Güney Afri̇ka Müslümanlarının Ki̇mli̇k Mücadelesi

Afrika Düşünceleri

Avrupa’da yaşanan gelişmeler, iş gücü sorununu doğurmuştur. Amerika’nın işgali de çalışacak insan ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Neticede tarihte eşi benzeri görülmemiş bir kemiyet ve keyfiyette köleleştirme süreci başlamıştır. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Herkesin kendine özgü değerleri, duyguları, düşünceleri, tercihleri, beğenileri vardır. Bunların kimisi doğuştan gelir kimisi zaman içinde çevreden edinilir. Kırsal alanda yaşıyorsanız, doğaya, hayvanlara, toprağa, suya daha bir yakın olursunuz. Çocukluk ve gençlik yıllarınız ticari bir ortamda geçtiyse ticarete, alım satıma, yatırıma ilginiz yoğun olur. Gelişiminiz hakkın, hukukun, insanî değerlerin, adaletin, ahlakın merkezde olduğu bir muhitte gerçekleşmişse dünyanın gidişatı, ülkeler arasındaki ilişkiler, sömürgecilik, insanca bir hayat her daim gündeminizin ana konusu…

Okumaya devam edin Afrika Düşünceleri

Gassim İbrahim’e Afrika’yı Sorduk

Afrika’nın Türkiye’de tek bir ülke olarak algılanması farklı sebeplere dayanmaktadır. İlk olarak bu algı, aynı ten rengine sahip olmalarından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla kıtanın bir ülke olduğu ve orada yaşayan bütün toplumların aynı medeniyet, aynı geçmiş, aynı dil ve kültüre sahip oldukları düşünülmektedir. -Gassim İbrahim İNSİCAM Gassim Bey, bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Kamerun uyrukluyum. 2012 yılında Kamerun’un Ngaoundéré Üniversitesi, Tarih bölümünden mezun oldum. Yüksek Lisans yapmak üzere 2013 yılında Türkiye’ye gelip önce Türkçe hazırlık okudum sonra Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Tarih bölümüne kaydoldum. 2016 yılında Türk Dış Politikasında Afrika: Türkiye-Kamerun ilişkileri örneği konusu üzerine tezimi savundum ve Yüksek Lisans derecesini aldım. Halen aynı bölümde sömürgecilik…

Okumaya devam edin Gassim İbrahim’e Afrika’yı Sorduk

Lumumba Nasıl Afrika Oldu?

Ülkemizde Patrice Lumumba hakkında ilk kitap çalışmasına imza atmıştır. Hıfzı Topuz onun bağımsızlık sembolü oluşuna vurgu yaptıktan sonra bu denli işkencelere maruz kalan başka bir başbakan olmadığını yazar ve Lumumba için “tanımalıyız böyle bir insanı” der. Serhat ORAKÇI Dr., İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin seçilmiş ilk başbakanı Patrice Lumumba’dan geriye kalan tek diş Lumumba ailesine iade edilerek Belçika’dan Kongo’ya götürüldü. Masraftan kaçınmayan Belçika makamları tek diş için iyi bir ambalaj ve şatafatlı bir tören tertip ederken Lumumba’ya yapılan insanlık dışı zulüm için de resmi özür diledi. Kongo’da sömürgeci bir güç olarak varlık gösteren Belçika milliyetçi lider Patrice Lumumba’yı infaz ettirerek öldürtmüş,…

Okumaya devam edin Lumumba Nasıl Afrika Oldu?

Dört Mevsim Ürün Veren Topraklar Afrika’da

Malum olduğu üzere Afrika’nın kuzeyi yani Mağrib bölgesi tamamiyle halkı Müslüman ülkelerden meydana geliyor. Orta ve güneyinde ise daha farklı bir görünüm mevzu bahistir. Coğrafi bakımdan da nüfus bakımından da farklılık arz ediyor. Mucahid YILDIZ Doksanlı yılların ortalarında, İspanyollar tarafından işgal altında bulundurulan Fas topraklarına ait Meliliyya şehrine yaptığım bir seyahatte dünyanın ikinci büyük kıtası Afrika ile ilk kez tanıştım. Merhum Abdulkadir es-Sufi’nin Almanya’daki müridanı ile Fransa ve İspanya üzerinden Cebelitarık boğazını araba vapuru ile geçerek uzun ve yorucu bir yolculuk yaptık. Daha sonra Meliliyya şehrindeki bir tekkede yaklaşık bir hafta kaldık. Mescidde yatıyorduk. İzzeti ikram gayet yerinde idi. Ayrılık vakti geldiğinde bir haftalık masrafımız…

Okumaya devam edin Dört Mevsim Ürün Veren Topraklar Afrika’da