Süleyman Çelebi ve Mevlid Üzerine Düşünceler

Bizim kültürümüz, şiir kültürüdür. Şiir her nesneye, her insana işlemiştir. Anadolu’da mektep medrese yüzü görmemiş insanlar, hem şiir söylerler (kendi şiirlerini söylerler) hem de şiir okurlar (çevrelerinden öğrendikleri şiirleri okurlar). Şiirimiz, irfan ve tefekkür yüklüdür. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Bir gez Allah dise ışk ile lisân Dökülür cümle güneh misl-i hazân* Aşk. Hazret’in ölümsüz eserinin vücut bulmasını açıklayabilecek tek kelime, aşk olsa gerektir. Peygamber aşkı. Yaşanan olumsuz, can sıkıcı hadiselerin olumlu sonuçları da olur, Vesîletü’n-Necât örneğinde olduğu gibi. Tarihî rivayetlerde görüldüğü üzere, camideki vaiz eğer Son Kutlu Elçi Efendimiz (s.a.v.) hakkında o yakışıksız, nahoş, cahilâne sözleri sarf etmeseydi, bu gün o…

Okumaya devam edin Süleyman Çelebi ve Mevlid Üzerine Düşünceler

Yûnus Emre Divanı’ndan Vesîletü’n-Necât’a Türkçe Şiir

Mevlid gerçekten dikkatle bakılırsa sehl-i mümteni mısralardan, beyitlerden örülmüş bir şiirdir, uzun şiirdir ve o sehl-i mümteni olan, yani kolayca söylenivermiş gibi görünen mısraların aslında hiç de kolay ifade edilecek şeyler olmadığını biliyoruz. Sehl-i mümteni bir bakıma konuşur gibi yazmaktır, söyleyivermektir. Yani Süleyman Çelebi onu konuşur gibi yazmıştır ama bu büyük bir ustalık gerektirmektedir. D. Mehmet DOĞAN Vesîletü'n-Necât yani halkın bildiği ismiyle Mevlid, Süleyman Çelebi'nin eseri. 1400'lü yıllarda yazılmış veya söylenmiş olan bu şiir, yüzyıllardır okunmaya devam ediyor. Onu her devirde çok sayıda ezberden okuyanlar bulunuyor. Ve bu metnin şöyle bir vasfı var: Döneminin dil özelliklerini de yaşatıyor. Bugün onu ister mevlid cemiyetlerinde ister camide…

Okumaya devam edin Yûnus Emre Divanı’ndan Vesîletü’n-Necât’a Türkçe Şiir

Sevgi ve Hürmetin İfadesi

Mevlid kelimesini duyduğumda çocukluk yıllarımda, mahalle camimizde kandil gecelerinde okutulması, gül suyu ile akide şekeri dağıtılması aklıma gelir. Mahallenin neredeyse tüm çocuklarıyla şeker almak için mutlaka camiye koşardık. Mucahid YILDIZ Dilimizde sevgi, sevda, aşk kelimeleri genelde aynı manaları ifade ediyor gibi görünseler de kullanıldıkları yere göre farklıdır. Mesela aşk, en evvel Allah'a karşı duyulan sevgiyi anlatır. Kadın- erkek arasındaki sevgi de aşk ile ifade ediliyor. Ne kadar doğrudur tartışılabilir. Zira Allah'a âşık olanlar her türlü fedakarlığa hazırdırlar. Ancak birbirlerine âşık olduklarını söyleyen erkek ve kadınlarda aynı fedakarlığı görmemiz çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Asıl mevzumuza dönmeden önce yukarıda zikrettiğimiz kelimelerin Batı dillerindeki kullanılışına da bir göz…

Okumaya devam edin Sevgi ve Hürmetin İfadesi

Necâta Vesile; Bir Mektup ve Hisler

Rahmetine talip olmak bizi her sıkıntıda, Resûlullah olsa ne yapardı sorusuna muhatap kılmıyorsa istediğimiz sonuca ulaştırır mı? Ruhum yarışlara karşı, kimseyle hiçbir şeyin yarışına girmem, reddeder kendimi geri çekmeyi tercih ederim. Zîrâ talip olduğum şey başka, bambaşka… Zehra TUNÇ İMH Genel Sekreter Yrd. Merhabâ ey âlî Sultan merhabâ Merhabâ ey kân-ı irfân merhabâ … Yıl 2018. Aylardan şubat. Kuralar çekilmiş, adımız kavuşacaklar listesine yazılmış; nasıl bir heyecan, nasıl bir merak, nasıl kalp çırpınışı, tarif edilemez... Hemen bir not defteri edinip zihnimdeki, gönlümdeki her şeyi dökmek istedim. Onu ilk gördüğümde ne yapacağımı, kimlerin selamını ileteceğimi, onun mescidinin bahçesinde kimlerle tanışacağımı, nerede nasıl davranacağımı zihnimde bir duvardan bir…

Okumaya devam edin Necâta Vesile; Bir Mektup ve Hisler

Mevlidi Süleyman Çelebi Hazretleri*

Âhir ömürlerine kadar bu hizmet-i aliyyeyi ifa etmiştir. Şehzâdegândan Süleyman Çelebi dahi Hazreti nâzım-ı muhterem hakkında pek büyük iltifatlar gösterdiğini âsâr-ı eslâf bize bildirmektedir. Hüseyin VASSÂF Hazırlayan: Ahmet GEÇER Her ne zaman mevlid-i şerif cemiyetinde bulunmuş olsam manevî bir zevke nail olurum. Bu sebeble Mevlid-i Süleyman Çelebi kuddise sırruhu hazretlerine karşı kalbimde büyük bir muhabbet vardır. Bir vakitler gerek kendi terceme-i hâli gerek manzume-i mergubesi hakkında tedkikât ve tetebbuâtta bulunmuş idim. Cem ve telfîk edebildiğim malumâtı, risale-i muteberenizin meslekine muvâfık olması itibariyle; belki neşredersiniz ümidiyle yazdım ve taraf-ı âlilerine gönderdim. Şerefhulul etmek üzere olan mâh-ı rebîulevvel hasebiyle neşrinde münâsebet de bulunabilir. Süleyman Çelebi[1]∙ Hazretlerinin telifine…

Okumaya devam edin Mevlidi Süleyman Çelebi Hazretleri*

Seküler-Feminist Otoritelere Bir Başkaldırış: Saba Mahmood ve Dindarlığın Siyaseti

Sosyolojik okumalar yaparken karşılaştığım Saba Mahmood’un toplumsal cinsiyet kavramı üzerinde kritik etkisi olan bir sosyal bilimci olduğunu düşünüyorum. Çünkü Mahmood, özellikle Batı medyasının etkisiyle her yere yayılan yerleşik bir Müslüman kadın anlayışına meydan okumuştur. Sevde ÖZTÜRK İbn Haldun Üni. Sosyoloji Doktora Öğrencisi Toplumsal cinsiyet teorileri, 1970’lerden bu yana sosyoloji disiplininin bir kavramı olarak, kadın ya da erkek olarak farklılığımızın sadece doğuştan gelen bir unsur olmadığını, belirli sosyo-kültürel ilişkilerin bir parçası olduğunu incelemiştir. Bir öğrenci olarak gönüllü turizm elçisi olarak camilerde görev yaptığım 2013 yılından itibaren bu konu eskisinden daha fazla dikkatimi çekmeye başlamıştı. Kamusal bir manevi alan olarak camiye gelen turistler özellikle kadın görevlilerle konuşmayı…

Okumaya devam edin Seküler-Feminist Otoritelere Bir Başkaldırış: Saba Mahmood ve Dindarlığın Siyaseti

Psikolojik Harekât Üzerine

Popülizm ve ideolojik saiklerle hareket eden, kısmen manipüle edilmiş bir toplumda psikolojik harekâtın etkilerini en aza indirmenin ve bu taktiklere karşı her bir toplum ferdini uyandırmanın en ideal yolu hakikatin, iyiliğine ve güvenin tazelenmesi için insanlar arasındaki uhuvveti artırmak olmalı.  Şehnaz FINDIK Bundan binlerce yıl evvel yaşamış Çinli bir askeri bilge olan Sun Tzu’yu duymuşsunuzdur. Kendisi savaşta düşmanı yıpratmanın, korkutmanın ve mutlak yenilgisi için gafil avlamanın felsefi ve stratejik yönlerine dikkat çeken “Savaş Sanatı” eserinin müellifi kabul edilir. Sun Tzu bugün hepimizi yakından ilgilendiren birçok konuda çağlar öncesinden önemli tespitlerde bulunur. O’na göre bir milleti, devleti, orduyu savaşmadan imha etmenin yolları uzaktaki düşmana yakınlık algısını…

Okumaya devam edin Psikolojik Harekât Üzerine

Bize Kâfir Demiş Müfti Efendi

Yazarlara, şairlere artık ne köşe yazılarında ne de magazin haberlerinde rastlıyoruz. Neden? Yeterince ilginç değiller mi? Popüler olana mı karşılar yoksa popüler olmaya mı? Oralı mı değiller yoksa buralı mı? Okumak kopmaktır, diyor şair. Aydınlarımız neredeler? Bu soruların cevabını muhataplarına bırakıp sorunumuza dönelim. Elif ÇEVİK Sosyal Politika Uzm. Magazin, yediden yetmişe herkesin gündemine girmeyi bir şekilde başarıyor. Nihayetinde kültür endüstrisi dediğimiz olgu, gündelik yaşamın sıkıcılığından, sorunlarından biraz olsun kaçış imkânı veriyor. Dolayısıyla insanların sabah daha az kaygılı ve çalışma azmiyle dolu olarak uyanmalarına yarayan, endüstri toplumu için anlamlı bir araç. İnsanları, kaçındıkları dünyaya yeniden eklemlemenin yumuşak yolu. Sistem böyle işliyor, varsın işlesin. Biz, bize sunulana…

Okumaya devam edin Bize Kâfir Demiş Müfti Efendi

Sosyal Medyanın Çocukları

Birmingham Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, ebeveynler, çocuklarının sosyal medya kullanımından endişe duyuyor. 11-17 yaş arası çocuğu olan 1700 kişiyle görüşen araştırmacılar, ebeveynlerin %55’inin sosyal medyanın çocuklarının ahlaki gelişimi üzerinde olumsuz etkisi olduğunu düşündüğünü ortaya çıkarmış. Rabia ŞEKERCİ GÜLER 2000’li yıllarda hayatın değişmez ve vazgeçilmez bir unsuru haline gelen sosyal medya ve türevleri, yeni jenerasyonunun ortaya çıkmasında belirleyici bir iletişim ortamı sunarak bireyler arasındaki etkileşim oranını da bir hayli artırıyor. Gelenekten moderniteye kadar değişen medya, farkını görme ve işitme duyularının yanında dokunma duyularını da iletişim sürecine dahil ederek ortaya koyuyor. Bununla paralel olarak izleyici kitlesi de değişmiş oldu. Artık her bireyin kendi medyası var. Bu…

Okumaya devam edin Sosyal Medyanın Çocukları

Günümüze Yansıyan İz ve Etkileriyle Sömürgecilik ve Afrika -II-

Bağımsızlık sonrası dönemde öğrenim görme ve iş arama gibi nedenlerle gerçekleşmiş olan, sömürgeci ana ülkeye olan göçler ilişkileri daha da karmaşıklaştırmış ve derinleştirmiştir. Yusuf YAZAR 2. Siyasî Bağımsızlık Kazanma Sonrasında Sömürge Ülkelerinin ve Sömürgeciliğin Durumu[1] İnsicam’ın geçen sayısında yayınlanmış olan yazının ilk bölümünün sonunda vurgulamaya çalışmış olduğumuz, “sömürge ülkelerin siyasal bağımsızlık kazanması, onların sömürgeci ‘ana’ ülkeyle ilişkilerini hemen ve tamamen kesmeleri anlamına gelmemiştir; zaten pratikte bu pek mümkün ya da istenen bir şey de olmamıştır” şeklinde ifade edilebilecek değerlendirme, önemi dolayısıyla biraz derinleştirilmeyi hak etmektedir. Bağımsızlık sonrası[2] yıllara özgü yeni ortaya çıkmış olan ‘sömürge ülkelerden sömürgeci ülkelere büyük bir nüfus göçünün yaşanması’ durumu[3] bu yapılmış…

Okumaya devam edin Günümüze Yansıyan İz ve Etkileriyle Sömürgecilik ve Afrika -II-