Yûsuf Karadâvî

Karadâvî, İslam dünyasının en etkin ve en yaygın hareketi el-İhvânü’l-Müslimîn (Müslüman Kardeşler) teşkilatının önde gelen isimlerinden biridir. Kendisi, ilim ve düşünce serüveninin biçimlendiği yerin, şehîd Hasan el-Bennâ okulu olduğunu ifade etmiştir. İhvân mensubiyetinden dolayı üç kez (1949, 1954-1956, 1961) hapse girmiştir. Yıllarca hareketin ön saflarında yer almış, kendisine yapılan teşkilatın başkanı olması teklifini kabul etmemiştir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Bu yazıya nasıl bir başlık koyayım diye bayağı düşündüm. Birçok isim, sıfat, tamlama ve ifade geldi aklıma. Ancak hangisine baktıysam, gözüme eksik ve yetersiz gözüktü. Çünkü 96 yıllık ömrünün neredeyse 90 yılını Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamberi Muhammed’in (s.a.v.) sünnetini, sîretini…

Okumaya devam edin Yûsuf Karadâvî

Allah’tan Başka Hotoke Yoktur: Japonlar Allah’ı Nasıl Anlamaya Çalıştılar?

Sadece Allah’ın ‘ilah’ olarak kabul edilmesi ve başka hiçbir varlığın ‘ilah’ olarak tanınmaması İslam'ın temel bir ilkesidir. Dr. Mücahid Yohei Matsuyama* *1984 doğumlu. Doçent, Dünya Liberal Çalışmaları Fakültesi, Nagoya Yabancı Çalışmalar Üniversitesi. İslam düşünce tarihi ve İslam teolojisi konularında uzmanlaşmıştır. İslam Teolojisi (Sakuhinsha), İslam Düşüncesini Okumak (Chikuma Shinsho) ve diğer eserlerin yazarı ve Kur'an'a Giriş (Sakuhinsha) kitabının editörüdür. Çeviri: Dr. Naoki Kayyım Yamamoto (Marmara Üni. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü). Nadide Doğru, Ankara Üni İlahiyat Fak. Yüksek Lisans Öğrencisi. Cizvit Francis Xavier Japonya’da Hristiyanlık adına misyonerliğe başladığında, ezoterik bir mezhep olan Shingon’un tanrısı Dainichi Nyorai’yi Deus (lt.Tanrı) ile eşit tuttuğu ve insanlara “Dainichi’ye tapınmalarını” söylediği anlatılır. Ancak…

Okumaya devam edin Allah’tan Başka Hotoke Yoktur: Japonlar Allah’ı Nasıl Anlamaya Çalıştılar?

Dağı Delmeye Azmetmiş Bir Irmak: Kemal H. Karpat

Kendi yaşamının kendisine de zaman zaman ilginç geldiğini ifade eden Karpat, 85 yıllık ömründe neredeyse boş zamanı olmadan yaşamış ve dağı delmedeki ısrarını hiçbir vakit kaybetmemiştir. Betül ZEYREK Eğitimci-Yazar Bazı insanları dünyada iken tanımak, anlattıklarından, tecrübelerinden faydalanabilmek, yaşadığı dönem hakkında bilgi sahibi olmak açısından oldukça önemli ve değerli. İsmini ilk kez Dağı Delen Irmak kitabında duyduğum Sayın Kemal Haşim Karpat da bu simalardan biri. Okuduğumuz ya da araştırdığımız kitaplar hakkında bilgi sahibi olduğumuz isimleri şimdiki dönem ile değil de yaşadıkları dönem ile birlikte değerlendirirsek, daha doğru bir kanaate varmış oluruz diye düşünüyorum. O dönemi göz önüne aldığımız zaman, kitapta anlatılanlar hayli etkiliyor, üzüyor ve sarsıyor.…

Okumaya devam edin Dağı Delmeye Azmetmiş Bir Irmak: Kemal H. Karpat

Erkeğe, “Erkek” Demek Yasaklanmıştır!

Kadim meseledir, mağlup topluluklar galipleri taklit eder. Yenilginin belki de en önemli faturası budur. Derviş Çelebi Yakında böyle bir manşet duyarsam şaşırmayacağım, arkadaş! Nasıl ki Osmanlı’nın son döneminde gâvura gâvur demek yasaklanmışsa, o gün dedelerimize parmak sallayanların bugünkü torunları bize toplumsal cinsiyet eşitliğine uyun deyû parmak sallıyor. Yakında yeni doğan evladınızın nüfus kütüğüne erkek yazdırmak istediğinizde, “Ne demek erkek? Bırakalım büyüdüğünde kendi karar versin!” diyecekler diye korkarım. Erkek milletinin haklarını savunacak birkaç cümle ettiğimizde bile, “Erkek egemen bir toplum özlemi bu”, “Kadının ezilmesine, horlanmasına zinhar müsaade etmeyiz”, “Ataerkil toplum özlemleri bunlar” diye bizim mahallenin nargile fokurdatan, feminist ablalarından bile ayar yiyoruz. Farkında mısınız, ey ehli…

Okumaya devam edin Erkeğe, “Erkek” Demek Yasaklanmıştır!

Anneannemin Tesbihleri

Benim o kasabada, o avluda hala gezinen çocukluğum; sevincim, coşkum, anneannemin evi. Çocukluk, ancak gerçek sevginin ve ilginin bağrında filizlenip, çiçeklenir, boy verir. Ve hâlâ hayal bahçelerinde gezebildiğimiz tek büyülü yer çocukluk… Öznur GÖRÜR KISAR Eğitimci Kendimi anneannemin kerpiç yapılı evinde çocukluğumu izlerken bulurum çoğu kez. Akşamın tenhası çöktüğünde ve çocukların uyku vakti geldiğinde bize yapmış olduğu yer yatağında, her torununun eline birer tesbih verip “Allah deyin guzum” der, bize onu hatırlatırdı. Okuma yazma bilmeyen anneannemin bu yaklaşımını her hatırladığımda, Anadolu irfanının tam da böyle bir şey olduğuna dair kanaat oluşuyor bende. Kıkır kıkır kıkırdayarak elimizdeki tesbihler ile tesbihata durduğumuz anlar  ve öylece uykuya dalışımızı…

Okumaya devam edin Anneannemin Tesbihleri

İnci Mercan Gerdanlığı -17-

Abdullah ibn-i Zübeyir (R.A.) İslam dünyasının yarıya yakın kesiminde on yıl kadar halife olarak hüküm süren Abdullah İbn-i Zübeyr, genç sahabilerin önde gelenlerinden olup fıkıh, tefsir, hadis alimidir. Abadiledendir ve ibadete olan meyli sebebiyle “mescid güvercini” (hamâmetü’l-mescid) diye anılırdı. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü      Abdullah İbn-i Zübeyir İbn’ül Avvam (Radıyallahü Anhüma), İbn-i Huveylid İbn-i Esed İbn- Abdil uzza İbn-i Kusayy İbn-i Kilab-Emir’il Mü’minin, Ebu Bekir, Ebu Hubeyb, El Kuraşi El Mekki sonra El Medeni hadisi: Abdullah İbni-i Zübeyr (r.a) her (farz) namazdan sonra selam verince şöyle derdi: “Allah’tan başka ilâh yoktur. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O’nun gücü her…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -17-

Kırk Kandil -17-

Safiyye bint Abdulmuttalib ibn Haşim İslam'ın yayılması konusunda Hz. Peygamber' e destek olan Safiyye, Medine'ye oğlu Zübeyr ile birlikte hicret etti. Safiyye çeşitli savaşlara katıldı, gazaya çıkan ilk Müslüman hanım diye anıldı, savaşlarda yaralıların tedavisinde ve geri hizmetlerde önemli görevler üstlendi. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Hz. Peygamber'in altı halasından biri olan Safiyye’nin miladi 567 yılı civarında, Mekke'de doğduğu kabul edilebilir. Annesi, Hz. Amine'nin amcasının kızı Hale bint Vüheyb'dir. Ebu Süfyan'ın kardeşi Haris b. Harb ile evlenmiş, onun ölümü üzerine Hz. Hatice'nin kardeşi Avvam b. Huveylid ile nikahlanmıştır. İlk evliliğinden bir çocuğu olan Safiyye’nin, ikinci evliliğinden Zübeyr ile…

Okumaya devam edin Kırk Kandil -17-

Süleyman Çelebi ve Vesîletü’n-Necât’ı

Resûlullah’ın (s.a.v.) kadrü kıymetini öğretmek ve onun muhabbetini gönüllere nakşetmek maksadıyla tanzim edilen Mevlid-i Şerîf beyitlerinin asırlardır zevk ve şevkle okunup dinlenmesindeki sır, lisanındaki sadelikle beraber muhtevasındaki anlam derinliğiydi. Mustafa ÖZSARAY Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fak. Bizans’ın önemli şehirlerinden Bursa’nın fethi, Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’nin rüyasını yorumlarken kurulacağını müjdelediği yüce devletin sınırlarının hızla genişleyeceğinin bir işareti oldu. Ulu çınarın dalları bereketli dualar ve samimi gazalarla günden güne neşvünema buldu. Bursa fethedilince devletin merkezi oraya taşındı. Fetihten sonra Bursa ilim ve irfan ehli zatların duası ve gazilerin cihadı ile yeni fetihlerin üssü haline geldi. Bu fetihlerin bir boyutu cephelerde olurken, belki daha da önemlisi gönüllerde gerçekleşti.…

Okumaya devam edin Süleyman Çelebi ve Vesîletü’n-Necât’ı

Çağları Aşan Ses: Süleyman Çelebi ve Mevlidi (Vesîletü’n-Necât)

Öte taraftan bu eserin Bursa Ulu Camii’deki yazılışına dair bir rivayet de vardır. Bu rivayete geçmeden önce şu hususu belirtelim ki Türk milleti, 751 Talas Savaşından sonra oba oba İslam kültür ve medeniyet dairesine girmiş, iki üç asır devam eden bu giriş sürecini büyük ölçüde tamamlamıştı. Necdet ŞENGÜN Doç Dr., DEÜ İlahiyat Fak. Türk İslam Edebiyatı Hemen her milletin kendilerine yön veren, hayatı duyuş ve algılayış biçimini gösteren, zevklerini, meselelere bakış açısını yansıtan edebî şaheserleri vardır. Bunun için hem Doğu hem de Batı’da kaleme alınmış dünya klasiklerine şöyle bir göz atmak yeterli olacaktır. Fransız edebiyatı için Victor Hugo’nun Sefiller’i ne ise, Rus edebiyatı için Dostoyevski’nin…

Okumaya devam edin Çağları Aşan Ses: Süleyman Çelebi ve Mevlidi (Vesîletü’n-Necât)

Bir Ortak Kitap, Zemin Metin Olarak Mevlit

Biz, Tanzimat’tan sonra ortak kitaplarımızı kaybettik. Şu anda milletin okuduğu ortak kitabımız kalmadı. Kala kala elimizde bir Mevlit kaldı fakat Mevlit her ne kadar halen büyük bir teveccühle okunuyorsa da onu da yok etmek için el, gönül ve dil birliği etmiş güruhun taarruzlarının ardı arkası kesilmedi. Dursun Ali TÖKEL Prof. Dr., FSMVÜ Edebiyat Fak. Kitaplar sadece okunmak için yazılmıyor. Öyle kitaplar vardır ki onlar bütün bir milletin ortaklaşa okuduğu kitaplardır; içinde yazılanlar milletin dünya ve ahiret görüşüdür, bu ortak kitaplar milleti birbirine bağlayan perçinlerdir. Atalarımızın İslam’ı kabulünden sonra bütün bir milletin hayatında rol oynamış; Mevlana’nın Mesnevi’si, Yazıcızade Muhammed’in Muhammediye’si, Yunus Emre’nin Divan’ı, Yazıcızade Ahmed’in Envaru’l-Âşıkîn’i,…

Okumaya devam edin Bir Ortak Kitap, Zemin Metin Olarak Mevlit