Kültürümüzde Tasavvufun Yeri

Cemiyetimizde din, bireysel ve toplumsal bakımdan en etkili dinamiklerden birisidir. Din, kültürümüzün temel ve belirleyici esaslarının başında gelir. Modern çağlarda dîne ihtiyaç olmayacağı düşüncesi modası geçmiş bir yanılgıdır. İslâmiyet bin yıldan beri kültür ve düşünce hayatımız bakımından genlerimize kök salmış durumdadır. Mehmet DEMİRCİ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üni. İlahiyat Fak. Emekli Öğretim Üyesi Kültürün başlıca tariflerinden biri, “Bir milletin inanç, fikir, sanat, âdet ve geleneklerinin, maddî ve mânevî değerlerinin bütünü” şeklinde ifade edilir. Aynı sözlükte tasavvuf ise şöyle tanımlanmış: “İnsanın, Allah’ın birliğinin zevkini bütün benliğinde hissederek kendi iç âleminin derinliklerine ve dış âlemin sırlarına ermek için tâkip ettiği düşünce ve amel sistemi; yaratılış, bu âlem…

Okumaya devam edin Kültürümüzde Tasavvufun Yeri

Ağla Ki Yüzyıllık Yalnızlığın Şifa Bulsun

Gözyaşı; topraktan karılmış nefsin kuruyan dudaklarına sunulan can suyu, bitmez dediğin çöl ikliminde hiç ummadığın bir anda önüne çıkan vaha, gönlün rahmeti, gözün aydınlığı. Nihal PAKIRDAŞI Gözyaşı; topraktan karılmış nefsin kuruyan dudaklarına sunulan can suyu, bitmez dediğin çöl ikliminde hiç ummadığın bir anda önüne çıkan vaha, gönlün rahmeti, gözün aydınlığı. Rabbin kirlere boyadığımız insani bakışlarımızı temizleyip cemâlinin seyrine layık olmak için sunduğu âb-ı hayat, gözyaşı. Server-i Kâinat Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) şefaat deryası. Hz. Adem’in tövbesi, Hz. Havva’nın bereketi, Hz. İbrahim’in milletinin harcına katılan, Hz. Yakub’un göz aydınlığı, Hz. Yusuf’un sultanlığı, Hz. Yunus’un affedilişi, Hz. Musa’nın hayra çağıranı, Hz. Meryem’in mucizesi, Hz. İsa’nın çarmıhında asılı…

Okumaya devam edin Ağla Ki Yüzyıllık Yalnızlığın Şifa Bulsun

Mezar Taşından Öğrendim!

Yoldan geçerken girdiğim bu mezarlıkta derin bir sessizlik, mutlak sükûnet vardı. Ağaçların dallarında kuşlar, kendi besteledikleri şarkılarıyla zaman zaman bu sessizliği delmeye çalışıyordu. Cemal BALIBEY Mayısın ortasıydı, Topkapı'dan kitap alıp Fatih'e dönüyordum. Her zaman gittiğim yoldan gitmek varken, yol biraz uzasa da değişiklik olsun dedim, farklı bir yoldan gitmek istedim. Yolumun üzerindeki Çamlık Mezarlığı'na girdim. Mezarlar arasında gezinerek yürümek bana derin bir tefekkür fırsatı sunabilirdi. Rengarenk güllerin ve kara gözlü gelinciklerin tam mevsimiydi. Topraktan yeni bitmiş gelincikler, kırmızı bir duvak gibi salınarak maveraya sessizce selam gönderiyordu. Endamlı serviler, taze açmış kokulu güller ve mezarlar üzerindeki renk renk hüdayinabit çiçekler ayrı bir güzeldi. Yoldan geçerken girdiğim…

Okumaya devam edin Mezar Taşından Öğrendim!

Eski Bayramları Buldum

Çocuklar o kadar çok ve her yerdelerdi ki, yiyecek kuyruklarında o çocuklar bekleşirken seyyar oyuncakçıların etrafı da çoktan başka çocuklarla çevrilmişti. Çarşının her yerindeki dönme dolap ve  döner salıncak tezgahları da çocuklarla doluydu. Harun ÖZÇELİK Nerede o eski bayramlar… Çocukluğumuzdan, gençliğimizden tadı damağımızda kalan lezzetin, sevginin, muhabbetin hissedildiği bayramlar. Kırklı yaşların üzerindeki her insanın özlemle andığı, aradığı ve artık ulaşamadığı o bayramlar… Aslında her birimizin aradığı samimiyet, muhabbet ve dostluk ancak her şeyin maddi planda değerlendirildiği günümüzde, bu duyguları doyasıya yaşamak ne yazık ki artık hiç kolay değil dediğim bir zamanda, 2024 yılı Kurban organizasyonu için İnsan Vakfı ile  Afganistan’ın  Şibirgan bölgesine gittik. Bize vekaletleri…

Okumaya devam edin Eski Bayramları Buldum

Kapitalist-Küresel Sistemin Vazgeçilmezi Futbol

Günümüzde futbol, beden eğitimi bakımından ne kadar tavsiye edilebilir bilmem ama, dünyanın en ücra köşesine kadar yayılmış durumda. Almanya'da geçen yıl verilerine göre 24 binden fazla futbol kulübü (derneği) bulunuyor ve bunların üye sayısı 7 milyon 400 bin. Yani en çok icra edilen spor futbol. Bu spor türünün vücut sağlığı bakımından faydalı olduğu söylenebilir. Doktorlarımız da bunu teyit edeceklerdir. Mucahid YILDIZ Yarım asır önce biz de acizane kenar mahallemizin dar sokağında az top koşturmadık. Önceden kaldırım taşları üzerinde oynardık. Sert taşlara düşüp dizlerimiz kanasa da kaldığımız yerden aynı hızla devam ederdik. Sonraları asfalt olunca bu yol bi sevindik bi sevindik ki sormayın. Zira asfalt yol…

Okumaya devam edin Kapitalist-Küresel Sistemin Vazgeçilmezi Futbol

“İran’ın Suriye’deki Propaganda Ordusu: Meddahlar” Üzerine Bir Değerlendirme

Kısacası diyebiliriz ki İslam’ın ilk dönemlerinden günümüze kadar ulaşmış meddahlık geleneği Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesi üzerine Şii kimliği ve kültürünün en önemli hususiyetlerinden birisi olarak kabul edilmiş. Meddahlar, Ehl-i Beyt’e şiir ve ezgiler ile övgülerde bulunarak İran-Irak Savaşı ve Suriye savaşında savaşçıları cepheye seferber etmek ve onları manevi açıdan destekleyerek propaganda aracı olarak kilit rol oynamıştır. Halkı coşturarak manevi duygularını açığa çıkarmışlar ve insanların savaşa aktif katılımlarında oldukça etkili olmuşlardır. Betül ZEYREK Bu eser, bir tez çalışması. Yazar Adem Yılmaz Beyefendi Farsça öğrenmek için gittiği İran’da meddahlığa ilgi göstermiş ve daha sonra esere uzaktan devam ederek tamamlamış. Günümüz kitle iletişim araçlarından en yaygın olanı…

Okumaya devam edin “İran’ın Suriye’deki Propaganda Ordusu: Meddahlar” Üzerine Bir Değerlendirme

Katalan Diyarında: Nou Camp’tan La Sagrada Familia’ya

Bir şehri tam manasıyla tanımada kenar mahalleri de deneyimlemek önemlidir.  Dar sokaklardan geçerken irili ufaklı lokantalar, barlar ve dükkânlar bizi karşılıyordu. Yemek yiyeceğimiz yere geldiğimizde mekânın çevresini pek beğenmemiş ve gelirken gördüğümüz Hint restoranına girdik. Zübeyir ŞEKERCİ Uzun saatler süren yorucu bir otobüs yolculuğunun sonunda Barselona’ya varmıştık. Yüksek sesle konuşan İspanyollar, horlayanlar, rahatına düşkün insanlar ve yoğun bir yolculuk. Nord Barcelona otogarında indikten sonra bir süre dinlendik ve güne dair yapacaklarımızı gözden geçirdik. Otogar lavabosundaki hijyen ihmali rahatsız edici derecedeydi. Bu hijyen eksikliğini seyahat boyunca hissetmiştik. Şemsiyenin ve parfümün icadı için anlatılan hikâyeleri haklı çıkaracak bir raddeydi. Metroya doğru geçtik, bilet sırasında birkaç Türk’e denk…

Okumaya devam edin Katalan Diyarında: Nou Camp’tan La Sagrada Familia’ya

Bir Selam Gölgeliği

Güzel söz söyleme, birbirimize sakin limanlar olma, sükûn bulma yaklaşımından nasıl uzaklaşabiliyoruz? Kalbimiz bu güzelliklerin cimriliği ile nasıl çoraklaşabiliyor? Yerle yeksan eylemeyi, imar etmenin güzelliğinden nasıl üstün sayabiliyoruz? Azim ve alim olan Allah derunumuzdakileri bizden daha iyi biliyorken ve vedûd ismi ile severken bizi, sevmek nimetinden nasıl oluyor da mahrum kalmayı seçebiliyoruz? Öznur GÖRÜR KISAR    Bir selam dahi yeterken çehresini güzelleştirmeye insanın, latif bir kelam gönlünü aydınlatırken ve şifa olurken kalbimize yakin kılınan sevgiler. Gülümsemesine sebep olduğumuz insanın o an yüzüne yayılan neşvesi bizi kanatlandırıyor ve sanki cennetten bir meltem rüzgârı estiriyorsa kalbimize. Yalnızlıktan üşüyen gönlümüzü ısıtan, yarenlik eden yakınlara tutunuyorsak çoğu kez. Bir…

Okumaya devam edin Bir Selam Gölgeliği

Müjde

Allah lütfu ile belki de pek çok fırsatlar çıkarıyor da karşımıza, değerlendirme iradesi gösterebilmek nasip olsun istiyorum. Bu iradeyi gösterebilmek belki uyanık olmak demek. Yazdıklarım ve yazacaklarımın özel ve yeni hiçbir tarafı yok. Hepimiz gibi hissediyorum. Hepimizin kurduğu cümleleri kuruyorum. Zehra TUNÇ                “O gün bir kanlı şafak, gökten üflenen ateş                Birden dağın sırtında atlılar belirecek…”                Necip Fazıl Kısakürek 1969 yılında, ümidinin satırlara dökülmüş hali olmalı. Her şey kötü, şehir yanıyor. İnsanlar ölmeden daha, leş gibi. Fakat atlıların put şehrine gediklerden girdiğini hayal etmek, ümitli bir şey işte.                Özür dilerim. Aylardır ne okusam, Filistin. Ne görsem, Gazze. Yazamayacağım Necip Fazıl Kısakürek ile…

Okumaya devam edin Müjde

Tercihin İstismarı, İhmalin Tercihi

O halde durmalı insan. İhmalinin ve istismarının önüne geçmek için kaçmaktan vazgeçip, bir güzel durmalı. Durmalı ve kendini oyalayan her ne varsa onlardan arınarak yapılacak nedir diye sormalı. Tercih kabiliyetini hesap verebileceği yani vicdanının onaylayacağı seçeneklere kullanmalı. Mustafa ESER “Felaketler yaşayan insanlar bunalıma girmezken çok iyi koşullarda olan, üstün yeteneklere sahip pek çok kişi bunalımlar içinde kıvranmaktadır. Neden? Çünkü bir insan kendine sahip olduğu özelliklere göre değer biçmediği, öz değerlilik bilinci, duygularının gerçekliğinden kaynaklandığı zaman bunalıma girmez.” Alice Miller, Yetenekli Çocuğun Dramı İhmal, atıl oluşundan istismar ise faal oluşundan bilinir. Her ikisi de tahrip ediciliği yüksek yanlışlardır. İhmalin ataleti bazen öyle sinsilikle gelir ki bilge…

Okumaya devam edin Tercihin İstismarı, İhmalin Tercihi