Kadraja Yansıyan Özgür Sanat İnsanın Özünü Gürleştiriyor mu Yoksa Kuraklaştırıyor mu?

Batı’nın geçmişten günümüze hiçbir sapmaya ve duraksamaya uğramadan sanatla taşıdığı hümanizm soslu “ben” düşüncesi, en son yedinci sanat olarak sayılan sinemada, dizilerde kendi egemenliğini anlatacak geniş bir alan buldu. Nihal PAKIRDAŞI Bizim için sanat, sonsuza varmak için çuşa gelen ruhun kabına sığamayıp kendisini aydınlatacak, ısıtacak sonrasında da daha üst hazlara ermesi için benliğini yakacak ateşe nalınsız koşması. Akla saygıda kusur etmeyen, fakat ruhun gitmek istediği yere aklın rehberliğinin yeterli olmadığını/olamayacağını düşünen insanın, süregelen dünya serüveninde duygularının yol arkadaşlığını kabul etmesi. İnsanın, hakikate yükselmesi için biçilen yedek kaftan iken; üzerine Batı’nın kendi çıkmazları için çıkar yol olarak gördüğü Rönesans düşüncesi, Osmanlı’nın son dönemleri ile birlikte Cumhuriyet…

Okumaya devam edin Kadraja Yansıyan Özgür Sanat İnsanın Özünü Gürleştiriyor mu Yoksa Kuraklaştırıyor mu?

Bir Manipülasyon Aracı Olarak Özgürlük

Dostlar, Filistin davasından yola çıkarak sizlerle asıl özgürlüğe dair biraz konuşmak istiyorum. Zira yaşadığımız çağın algoritmasında kendini bir tercih gibi pazarlayan “META” zorbalığını oturup bir konuşmamız gerekiyor. Yaşam tarzımızdan tutun da düşünsel becerilerimizin yönetilmesine kadar her şey, sözde “bireysel” ve “benlik” tasarısı üzerinden kendini dayatıyor. Bunu da manipülatif metotlarla dört koldan işliyorlar. Günün sonunda tercihlerimiz, beklentilerimiz, sevdiklerimiz, nefret ettiklerimiz ve “benim kararım” dediğimiz hiçbir şeyin aslında kendi şahsiyetimizle alakası olmadığını görüyoruz. Şehnaz FINDIK İNAN İslami düşünce ve kültürü tekdüzelikten, faydasız alışkanlıklardan ve zihinsel bunalımlardan kurtarmanın bir yolu var mı? Felç olmuş zihinsel muhafazakârlıktan öte gidemeyişimizin arkasında politik birtakım beklentiler mi söz konusu? Seküler hegemonya kendi…

Okumaya devam edin Bir Manipülasyon Aracı Olarak Özgürlük

İsmail Heniyye’den Mektup Var

Dinimiz İslam, tek başına yaşanacak bir din değildir. İslam bir düzendir, bir sistemdir. Dolayısıyla müntesiplerinin bir araya gelip beraber hareket etmeleri gerekmektedir. Bu hususta Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de birçok ayet, Peygamber Efendimizin çeşitli sözleri vardır. İşte bu gerçekten ve zorunluluktan yola çıkan şehid Hasan el-Bennâ kötülüğe, adaletsizliğe, sömürgeciliğe, işgale karşı müslümanları bir araya getirmiş, böylelikle müslümanlar yeni bir ruh kazanmışlar, neticede kendilerine bir güven gelmiştir. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ, İslami İlimler Fak. Kardeşlerim! Sizi, Rabbimizin adıyla selamlarım. Her türlü hamd ve senâ, övgü O’na mahsustur. Bütün varlık âlemine rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz’e salat ve selam ederim. Allah hepimizi onun yolunda dâim eylesin. Dostlarım! Bizler,…

Okumaya devam edin İsmail Heniyye’den Mektup Var

Bir Fedakârlık ve Tevazu Timsali: İsmail Heniyye

Heniyye davası uğrunda şehadet şerbetini içti ve Filistin şehitleri kervanına katıldı. Bayrak yerde kaldı mı, hayır, zaten kalmaz da. Filistin bağlamında şunu da belirtmekte fayda var, Filistin davası ve direnişi şehitlerle başladı, şehitlerle ayağa kalktı ve şehitlerle güçlenerek zafere doğru yürüyor. Mahmut OSMANOĞLU Müşriklerin Mekke’de Müslümanlara uygulamaya başladığı ambargonun şiddetini hissettirdiği günlerdi. Müslümanlar açlıktan karınlarına taş bağlar hale gelmişlerdi. Bir gün Hz. Peygamber’e sormaya gittiler. “Ey Allah’ın Resulü” dediler, “bu zor günler ne zaman bitecek, açlıktan karnımıza taş bağlamaya başladık.” Peygamber Efendimiz karnını açıp sahabesine gösterdi. O, karnına iki taş bağlamıştı. İsrail’e karşı amansız bir mücadele yürüten İslami Direniş Hareket (HAMAS) Siyasi Büro Başkanı İsmail…

Okumaya devam edin Bir Fedakârlık ve Tevazu Timsali: İsmail Heniyye

Şehit İsmail Haniye’nin Vasiyetine Sarılmak: Katar İzlenimleri

Cuma namazı ve akabinde cenaze namazını eda ettik. Hutbelerle ve sloganlarla şehidimizi uğurlamıştık ebedi istirahatgahına. Camiinin içinde ve avluya doğru giderken atılan sloganlarla ahitler yenilenmişti. Haniye şehitçe yaşamıştı. Allah da ona dünyanın her yerinden insanların hüsnü şehadetleriyle şehadeti nasip etti. Mehmet YETİM Bazı başlangıçlar için hareket gerekir. Düşünce ve oluşlar da ondan sonra gelecektir, diye inandım hep. Neticede kendimizi terbiye ettiğimiz, şahsımızı eğittiğimiz bir benlikle kararlar alırız. Faniyiz; düşer kalkar, üzülür ağlar, mutlu olur, güzel yarınlar umut ederiz. Gazze’de ölen insanların hikâyelerini anlatmaya çalışan “Sayılardan ibaret değiliz” projesinin kurucusu, Gazze İslam Üniversitesi profesörlerinden, yazar ve şair, şehit Refaat Alareer’in hikâyesini okuduktan sonra umudun manasını da…

Okumaya devam edin Şehit İsmail Haniye’nin Vasiyetine Sarılmak: Katar İzlenimleri

Ahir Zamanda Bir Tamir Ustası

Çantacı Erol, köyleri ve ürünlerini çok iyi tanıyordu. Yediğine içtiğine dikkat eden bir insandı. Her şeyin mevsiminde yenmesini savunur, sağlıklı tarım ürünlerini yakından takip ederdi. İlaç görmemiş kuru üzüm bulmak için pazarda uzun süre dolaştığımızı hatırlıyorum. Ege’ye özgü ot kültürünü yakından bilirdi. Kemal KAHRAMAN Dr., Tarihçi-Yazar Şirin bir Ege kenti olan Nazilli, farkında olmadan çok önemli bir sevdalısını kaybetti. Tarihi uzun çarşının bir köşesinde uzun yıllar çanta tamirciliği yapan Erol’un, mesleğinin yanında kendine has birçok özelliği vardı. Onun şehrin sosyal yapısına verdiği mütevazı katkılar, parlak ambalajlarda sunulan, medyatik şeyler değildi. Bununla beraber, bu beldede dünden bugüne taşınan değerlerin, güzelliklerin farkında olanlar, onun samimi dostluğuna daima…

Okumaya devam edin Ahir Zamanda Bir Tamir Ustası

Kayısı Kutusu

Benim ağaca, yaprağa, tabiata tutkun biri olduğumu anlayınca kendisi de bundan esinlenerek idareci olduğu yurtta mütevazı bir tabiat köşesi oluşturmuş. Tabiat köşesinin fotoğrafını gönderdi, sevindim ben de... Cemal BALIBEY Yayınevine ilk defa gelen İlim Yayma Müdiresi bir kardeşimize kitap hediye etmiş, ayraç olarak da ilginç bir yaprağı kitabın arasına koymuştum. Kitabı uzatırken yavaş bir sesle ve üzerine basarak, “Yolda herhangi bir sebeple polis falan durdurursa, kitabın arasındaki bu yaprağı göster, Özgün Yayıncılık'tan geldiğini hemen anlar. Bırak kimliği, ehliyet bile sormaz!” dedim. Hanım kardeşim, bir yaprak böyle bir şeye muktedir mi diye düşünmüş müdür, orasını bilemem. Bir zaman sonra o da memleketi Malatya'dan ahşap bir kutu…

Okumaya devam edin Kayısı Kutusu

SAHİPSİZ KÖPEKLER*

Bunların ünsiyet neticesi olarak sahiplerinin elini ve burnunu yalamasına bir şey denemezse de temiz bir Müslüman için, şer'an murdar olan bir salya ile elinin kirletilmesine rıza gösteremez. Tahirü'l-Mevlevi (Sadeleştiren: Ahmet Geçer) Topkapı ve Haseki caddelerinin birleştiği Yusufpaşa Çeşmesi'nin önünde haline göre bir meydancık vardır ki -Allah bir daha göstermesin- ma'hûd harîk-ı kebîrden (bilinen büyük yangından) sonra Aksaray'dan yukarı mahallelerin "Yeşil Tulumba"sı yerini tutmuştur. Mart'ın 10'uncu Pazartesi günü buradan geçeceğim sırada gelip geçenlerden ve etraftaki kahvehanelerde oturanlardan birçoğunun yol ortasında birikip bir şeye baktıklarını gördüm. Ben de o kalabalığa sokulup bu toplanmanın sebebini anlamak istedim. Bir de baktım ki; irice bir köpek yediği zehirli lokmanın tesirinden…

Okumaya devam edin SAHİPSİZ KÖPEKLER*

Kurtuba’da Rahmete Yakalanmak

Mimarisiyle bizi tesiri altına alan caminin estetik kaygılarla ziyarete gelen turistleri manevi atmosferi menfi derecede etkiliyordu. Akif Emre’nin turistik kolonyalizm ifadesi tecessüm ediyordu. Bir ibadethane için münasip olmayan giyinmenin sebebi turistik kaygılar mı yoksa Katolisizmin geldiği nokta mıydı? Zübeyir ŞEKERCİ  “… Aynı anlayış doğrultusunda mescitler ve çevresinin temizlik veya düzeni korumak maksadıyla buralarda etrafı kirletici maddelerin satışı kısıtlanırken, su bulundurma zorunluluğu da getirilmişti. Mezarlıklara çöp atmak, buralarda ateş yakmak veya yakınlardan kanal geçirmek yasaktı.” Mustafa Temizli’nin Derin Tarih’in Endülüs dosyasındaki ifadeleri kadim şehrin tarihi serencamını özetler nitelikte. Sabah erkenden kalkmış ve Kurtuba’ya (Cordoba) seyahat için tren istasyonuna varmıştık. 06:25 trenine son anda yetişmiştik. Endülüs seyahatinin…

Okumaya devam edin Kurtuba’da Rahmete Yakalanmak

Dil ve İşgal Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme

Ona göre İbranice dilinin kullanım alanının genişlemesi ve sadece Yahudilerin bu dili kullanmaları onların tarihi geçmişini geleceğe taşımak için önemli bir figür. Ayrıca Filistin topraklarında ve dünyadaki tüm Yahudilerde amaçlanan şey, ortak bir dil mefhumunun olması idi. Ve tüm çalışmalardaki ortak amaç bu dili tüm Yahudiler arasında aktif olarak kullanımını sağlamak. Betül ZEYREK “Vazifenize odaklanın. Tarih, hakkınızı asla yemeyecektir.” Dil ve İşgal kitabını sanırım en güzel anlatan hatta özetleyen cümle bu. Kitabı okuduğunuzda neden bu kadar iddialı konuşup bir tek cümleyi koca kitabın özeti olarak gördüğümü anlayacaksınız. Kitabın dili akıcı, bilmediğiniz kelimeler olabilir ancak onların da açıklamalarına dipnotlarda yer verilmiş. Kitabın sonuna eklenen kaynakça oldukça…

Okumaya devam edin Dil ve İşgal Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme