KIRK KANDİL -6-

Sa'd B. Ebivakkas (R.A.) Kızından gelen rivayete göre İslam geldiği sırada Sa’d, on yedi yaşında idi ve bu dine inanan ilklerden oldu. Duası kabul edilenlerden sayılırdı. Rıza SAVAŞ Prof. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Sa’d b. Ebivakkas (Malik), Hz. Peygamber’in annesinin mensub olduğu Kureyş Kabilesinin Zühre oğulları boyuna mensuptur.[1]  Kızından gelen rivayete göre İslam geldiği sırada Sa’d, on yedi yaşında idi ve bu dine inanan ilklerden oldu. Duası kabul edilenlerden sayılırdı.[1] Annesi onun Müslüman olmasına çok üzüldü ve bu dinden oğlunun dönmesi için açlık grevine başladı. Bir iki gün aç ve susuz kaldıktan sonra fenalaşan anne oğlunun kararlılığını görünce bu işten…

Okumaya devam edin KIRK KANDİL -6-

İnci Mercan Gerdanlığı -5-

Talha Bin Ubeydullah (R.A.) Peygamber’in (SAV) açtığı bu aydınlık yolda ilerleyerek sonraki yüzyıllarda dini ve dünyevi ilimlerde ve bunların uygulamaya geçirilmesinde insanlığa örnek, önder olacak bir konuma yükseldiler. Bu muhteşem medeniyet; kökü iman, gövdesi ibadet, dalları ilim, meyvesi güzel ahlak olan bu ulu çınar, bütün insanlığı kuşattı... Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü (Hattat: Sedef Soylu)  أبو محمد طلحة بن عبيد الله بن عثمان بن عمرو بن كعب بن سعد بن تيم بن مرة بن كعب بن لؤي بن غالب القرشي التيمي                               جَاءَ رَجُلٌ إلى رَسولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عليه وسلَّمَ مِن أهْلِ نَجْدٍ ثَائِرَ الرَّأْسِ، يُسْمَعُ دَوِيُّ صَوْتِهِ ولَا يُفْقَهُ ما يقولُ، حتَّى دَنَا،…

Okumaya devam edin İnci Mercan Gerdanlığı -5-

HAYATIN TAŞIYICI SÜTUNU KİTAP

Medeniyetlerin büyüklüğü bir anlamda kütüphanelerinin büyüklüğü ile de ölçülür. Kütüphaneler bir medeniyetin araştıran, düşünen, üreten insan varlığının müşahhas anıtlarıdır. Bir insan topluluğu kütüphanesini kurabilmişse, hayatı da kendi özgünlüğünde kurabildiği içindir. Bu anlamda kitap, hayatı yaşayan ve yaşatan ana sütundur. Kemal MANSUR (Çizgi: Hasan Aycın) Kitap, insanlığın tecrübesini kayıt altına alan ve sonraki nesillere aktarılmasını sağlayan en temel araçtır. Teknolojinin sağladığı imkânlarla yeni enstrümanlar devreye girse de kitap bilgi, kültür, tecrübe taşıyıcılığı anlamındaki vazgeçilmezliğini hep korumuştur. Bu özelliği ile kitap, tarih boyunca milletlerin, medeniyetlerin iftihar kaynağı olarak özenle sakladıkları bir madalya gibi nesilden nesle aktarıla gelmiştir. Medeniyetlerin büyüklüğü bir anlamda kütüphanelerinin büyüklüğü ile de ölçülür. Kütüphaneler…

Okumaya devam edin HAYATIN TAŞIYICI SÜTUNU KİTAP

Münir Üstün ile Yayıncılığın ve Kitabın Geleceğini Konuştuk

Yayıncılık hayatına ilişkin merak edilen pek çok soru var. Bilhassa içinde bulunduğumuz zaman diliminde kitap basımı ve dijital yayıncılık adına her gün yeni bir gelişmeye tanıklık ediyoruz. Haliyle bu durum biz okurların merakını artırıp yayın dünyasına ilişkin farklı sorular sormamıza sebep oluyor. Bilhassa basılı yayınların yerini hızla dijital yayınların almaya başlaması okurların dikkatini çeken bir durum olarak karşımıza çıkıyor. İnsicam dergisi olarak salgın şartlarında Türkiye’de basılı ve dijital yayıncılığa dair merak edilenleri siz değerli okurlarımız için Basın Yayın Birliği Eski Başkanı Münir Üstün’e sorduk. Mavi Ağaç Yayınları’nın ve Profil Kitap’ın kurucusu olan Üstün ile yayın dünyasına ve dijital yayıncılığa dair söyleşide bulunduk. Gelin, hep birlikte…

Okumaya devam edin Münir Üstün ile Yayıncılığın ve Kitabın Geleceğini Konuştuk

KİTABIN GELECEĞİ, GELECEĞİN KİTABI

Kitabı savunuyoruz, kitap ölmez, ölmemeli, diyoruz. Hâlbuki düşünmüyoruz ki bu düşünce var olduğu sürece kitabın öleceği falan yok. Dr. Âlim KAHRAMAN Mevcut formuyla kitabın geçmişini bin beş yüz yıl kadar geriye götürüyorlar. Ondan öncesinde kil tablet ve taş üstüne yazılan sayfalar var. Basılmış kitabın ise beş yüz yıllık bir tarihi olmuş ancak. Buna rağmen, mevcut basılmış kitap formunu biraz da kutsallaştıran bizler -özellikle bizim nesiller, çok gençlerin böyle bir kaygısı olmayabilir- dijital kitap, elektronik kitap anılmaya başladığı günden beri kara kara düşünüyoruz. Kitabı savunuyoruz, kitap ölmez, ölmemeli, diyoruz. Hâlbuki düşünmüyoruz ki bu düşünce var olduğu sürece kitabın öleceği falan yok. Formları ihtiyaç ve inançlar yaşatır.…

Okumaya devam edin KİTABIN GELECEĞİ, GELECEĞİN KİTABI

YAZI, YAZARLIK, MODERN ZAMANLARDA YAZAR

Türkiye’de yazarlığın, gazeteciliğimizin ve yayıncılığımızın tarihiyle sıkı ilişkisi var. Birçok ünlü yazarımız gazetecilikle yazarlığı, yayıncılıkla yazarlığı birlikte yürütmüşlerdir. Günümüzde iyice kapitalize olmuş ve teknik hale gelmiş gazetecilikten önce basın mesleğinin daha fazla edebiyatla iç içe olduğunu söyleyebiliriz. D. Mehmet DOĞAN * “Yazarlığın tarihi insanlığın tarihi ile başlar” diyemiyoruz ama rahatlıkla “yazarlık tarihle başlar” diyebiliriz. Herkesin bildiği tasnife göre, tarih “yazı”yla başlar; yazı öncesi tarih öncesidir. Tabiatıyla yazarlık ancak yazıdan sonra mümkün olabilmiştir. Bununla birlikte yazarlıktan önce de söz vardı, insanlar konuşarak, sözle anlaşıyordu; yani dil insanlıkla birlikte vardı. Dolayısıyla yazıdan önce de insanlar arasında yazarların fonksiyonlarını üstlenen kişiler mevcuttu. Hatta yazılı kültüre uzun bir süreç…

Okumaya devam edin YAZI, YAZARLIK, MODERN ZAMANLARDA YAZAR

SÖZ UÇAR YAZI KALIR; AMA YAZININ DA ÇOK AZI KALIR!

Yazıya konu olan her şeyin dile de etki ettiğini söylemeye bilmem gerek var mı? Sözlü kültür toplumların en yaygın ve doğal nitelikli kültürüdür. Yazılı kültürden önce o vardı, yazılı kültürle birlikte de ortadan kalkmamış ve kalkmayacaktır da. Hüseyin AKIN Eğitimci-Yazar Kitap nedir? Bunu daha önce yapılmış bütün tanımlardan bağımsız olarak söylüyorum: “Okunabilir olan her şey.” O halde yazının da tanımını yapmamak olmaz. Bunu da hiçbir yerden kopya çekmeden ve de yardım almadan cevaplayalım: “Anlamı içinde, üzerinde veya çevresinde barındıran her şey.” Tarihçiler yazının bulunuşunu M.Ö 3500 tarihine yani Sümerler’e dayandırır. Buna göre Sümerler ilk olarak çivilerle semboller çizerek yazınsal hayatı başlatmışlardır. Müteakiben (M.Ö 3200'lü yıllarda)…

Okumaya devam edin SÖZ UÇAR YAZI KALIR; AMA YAZININ DA ÇOK AZI KALIR!

KİTABIN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE GELECEĞİ

Bilginin bir güç olduğu düşüncesi kabul görüp yaygınlaşınca siyasî ve idarî güçler, yönetimler, devletler bilgiyle ilgili kurumlara, vasıtalara ayrı bir ehemmiyet verdiler. Mustafa ÖZEL Prof. Dr., FSMVÜ İslami İlimler Fakültesi Gelecek endişesi, insanî bir haldir. Kendimizin, ailemizin, çoluk çocuğumuzun, eşimizin dostumuzun geleceğini düşünür, kaygılanır, kendimizce önlemler alırız. Tarlamızın, bağımızın bahçemizin, işyerimizin, malımızın mülkümüzün akıbetini düşünür, planlar yaparız. Nesli tükenen hayvanlar, yok olan bitki ve ağaç türleri, her gün daha da yaşanmaz hale gelen, hoyratça davrandığımız, vahşice muamele ettiğimiz çevre ve doğa, insanları olumsuzlukları giderme konusunda harekete sevk eder. Aldığımız önlemler, yaptığımız planlar ne kadar işe yarar, o kadar önemli değildir. Burada esas olan, sergilenen insanî…

Okumaya devam edin KİTABIN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE GELECEĞİ

Kil Tabletlerinden e-Kitaba Yazının Serüveni

Dijital yayıncılığın kolay üretilebilir olmasının yanı sıra erişebilmenin önünde neredeyse bir engel bulunmaması başta olmak üzere yayıncı ve okuyuculara getirdiği yenilikler saymakla bitmez. Ali ÖZTÜRK Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi  “Kalemle (yazmayı) öğretendir.” · Yazının bulunması ile birlikte üzerine kazınacağı maddeler de tarih içerisinde çeşitlilik ve gelişme göstermişti. Önceleri, muhtemelen ne bulunduysa, ağaç, taş, kemik, deri vb. nesnelere kazınan yazılar, kalıcı hâle getirilmek için kayalara, kil tabletlerine, papirüse ve nihayet kâğıdın icadıyla birlikte kâğıtlara yazılmaya başlandı. Diğer materyallerden farklı olarak üzerine yazılı olan kâğıdın, önceleri dürülerek tomar hâline getirilmesi, sonraları yaprakların iki kapak arasına alınarak kitaba dönüşmesiyle birlikte inancın, düşüncenin, insanlığın ortak tecrübelerinin yayılması…

Okumaya devam edin Kil Tabletlerinden e-Kitaba Yazının Serüveni

Kültürel Miras Kimin Malı?

Söz konusu olan kültürel hafızamızsa, gerisi teferruattır... Hamdi AKYOL Yazar-Mütercim 80 milyonu aşkın nüfusu, muazzam bir öğrenci kitlesi, bir dönem dünyaya hükmeden bir devletin mirası bir coğrafyada yaşıyoruz. İslâm ile tanıştıkları andan itibaren de dinin bayraktarlığını yapmış, bununla yetinmeyerek her türlü ilim sahasında döneminin çok çok ilerisinde faaliyetler yürütmüş bir kültürel geçmişe sahip ecdadımızla övünüyoruz. Ancak her canlının ölümü tadıcı olması misali, devletler de bir süre sonra tarihin sayfaları arasında yerlerini alıyor, onların bıraktığı yerden başka biçimde bir şekilde hayat devam ediyor. Bu çerçevede, matbaanın görece geç gelmiş olmasına rağmen oldukça zengin bir kültürel geçmişe sahip olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Dikkatli korunmuş el yazmaları, 1800’lerin ikinci…

Okumaya devam edin Kültürel Miras Kimin Malı?