Münir Üstün ile Yayıncılığın ve Kitabın Geleceğini Konuştuk

Yayıncılık hayatına ilişkin merak edilen pek çok soru var. Bilhassa içinde bulunduğumuz zaman diliminde kitap basımı ve dijital yayıncılık adına her gün yeni bir gelişmeye tanıklık ediyoruz. Haliyle bu durum biz okurların merakını artırıp yayın dünyasına ilişkin farklı sorular sormamıza sebep oluyor. Bilhassa basılı yayınların yerini hızla dijital yayınların almaya başlaması okurların dikkatini çeken bir durum olarak karşımıza çıkıyor. İnsicam dergisi olarak salgın şartlarında Türkiye’de basılı ve dijital yayıncılığa dair merak edilenleri siz değerli okurlarımız için Basın Yayın Birliği Eski Başkanı Münir Üstün’e sorduk. Mavi Ağaç Yayınları’nın ve Profil Kitap’ın kurucusu olan Üstün ile yayın dünyasına ve dijital yayıncılığa dair söyleşide bulunduk.

Gelin, hep birlikte dijitalleşen dünyanın okurlara neler sunduğuna bakalım.

Münir Üstün’e sorularımıza verdiği samimi cevapları için teşekkür ederiz.

İNSİCAM

Soru: Dijital yayıncılık alanında önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu durum sizce basılı kitabı nasıl etkiler?

Cevap: Dijital yayıncılık son on yıldır gündemde olan bir konu. Fakat henüz ne dünyada ne de ülkemizde bu alanda kayda değer bir mesafe katedildi. ISBN verilerine baktığımızda basılı kitap sayımızın 600 binleri bulduğunu ancak buna karşılık e-kitap sayısının 30-40 bin civarında kaldığını görüyoruz. Ayrıca yeni kitapların çoğu da e-kitap olarak çıkmıyor. Nedeni ise şu: yazarlar ve yayıncılar “şimdilik” dijital kitaplara inanmıyor.

S: Sizce, hızla değişen dünyada yayınevleri kendilerini geleceğe hazırlıyorlar mı?

C: Dünyada bu değişim çok hızlı olurken ülkemizde pek kolay olmuyor maalesef. Salgın (pandemi) sürecinde birçok ülkede kültür ve sanat için ayrılan hibe projelerinin ülkemizde hiç olmaması; bizi kendi dertlerimizle baş başa bırakması gibi sorunlar bu sorunun cevabı olabilir. Türkiye gibi kırılgan bir ekonomiye sahip olan ülkelerde Dolar ve Euro kurları öyle artıyor ki kitaplara gerekli fiyatları koymakta zorlanıyoruz. Bu nedenle acil destek ve hibe projelerine ihtiyacımız var.

S: Yayıncılığının dünkü sorunları ile bugünkü sorunları aynı mıdır? Sizce bu geleceğe nasıl yansır?

C: Ülkemizde sorunlar maalesef hiç değişmiyor: enflasyon, yüksek kur, kâğıt ithalatı, vade farkları, yüksek vergilendirme, yetişmiş personel. Ne yazık ki dertler hiç değişmiyor.

S: Korsan kitap, yayıncının en büyük düşmanı. Kitapların piyasaya çıkmasıyla PDF’lerinin internete düşmesi bir oluyor. Kitabın geleceği açısından bu durumla mücadele için neler yapılmalı?

C: Korsan diyerek “şirinlik” katmayalım isterseniz. “Hırsızlık” kitap sektöründe maalesef var ve devam ediyor. Çok şükür meslek birliklerimiz ve birliklerimizin avukatları bu konularda çok yetkin ve etkili. Çok hızlı hareket edebiliyorlar ve bu konuyu yakından takip ederek pozisyonlarını alıyorlar.

S: Sizce kitap basımında yayıncı mı okuyucuyu etkiliyor yoksa okuyucu mu yayıncıyı?

C: Bu soruya “edebiyat” dışında cevap vermek istiyorum. Şu zamanlarda sadece “sosyal medya” etkili oluyor. Edebiyat alanında ise karşılıklı etkileşim “çok şükür” devam ediyor.

S: Pandemi kitap basım ve satışını nasıl ne kadar etkiledi?

C: YAYFED istatistikleri kitap üretiminin arttığını gösteriyor. Bu kitaba yönelik artan talebi yansıtıyor. Eleştirel okuma becerisine ne kadar sahip olduğumuz tartışılır olsa da en azından okuma alışkanlığı edinme konusunda ilerleme kaydettiğimizi düşünüyorum.

Salgın zamanlarında ise internet satışları 2020 yılında çok yükselirken 2021 yılında normale döndü. 2021 yılının ortalarındayız ve 2020 yılını yani salgının ilk zamanlarındaki kitap satışlarını arar olduk.

S: Yayıncılıkta kaliteden ne kadar söz edebiliriz? Editörlük kurumu, sektörde ne kadar yerleşik acaba?

C: Çok değerli yazarlarımız, çevirmenlerimiz ve editörlerimiz var. Çoğu yayıncının da ülke şartlarında elinden gelenin en iyisini yaptığını düşünüyorum. Kaliteli işler çıkıyor. Ama bu işler rağbet görmediğinde yayınevleri ayakta kalabilmek için popüler ve kolay tüketilebilir içerikler üretmek zorunda kalabiliyor. Yayın programı tamamen bu kitaplarla dolu olan yayıncıları dışarıda tutarsak bir kaliteden bahsedebiliriz sanıyorum. Gerek büyük ve orta ölçekli gerekse butik birçok yayıncı var işini titizlikle yapan.

Editörlük kurumu eskiye nazaran daha yerleşik. Fakat editör olmak isteyenlerin yetiştirilmesi noktasında eğitim programlarının artırılması ve editörlük alanında uzun soluklu bir kariyer için iş hayatına atıldıktan sonra bu kişilerin çalışma şartlarının iyileştirmesi ve bazı güvencelerle desteklenmeleri gerek.

S: Son zamanlarda her şeyin yeni neslinden söz ediliyor. Yeni nesil yayıncılıktan da söz edebilir miyiz? Ne dersiniz?

C: Sinema televizyon alanında YouTube ve muhtelif dijital platformlar sayesinde gerçekten yeni nesil yayıncılıktan söz edilebilir, bu araçlar sektörü yeniden yapılandırıyor. Ama söz konusu kitap olduğunda bu kadar büyük bir değişim görmüyoruz. Geleneksele daha yakınız. Hızımız ve üretkenliğimiz artıyor fakat büyük bir dönüşüm söz konusu değil. Bir ara Wattpad öne çıkmıştı ama zamanla etkisiz kaldı. E-kitap rüzgârı esmiyor. Şu an için sektördeki en etkili trend sesli kitap. Sesli kitap yayıncılığı daha mobil ve erişilebilir kılıyor.