Ali Şeriati’nin Hac Kitabı Üzerine

Öncelikle, kitabın klasik manasıyla bir hac rehberi olmadığını söylemekte fayda var. Hac ibadetinin nasıl yapılacağına dair doneler sunsa da asıl maksat fıkhî birtakım emirleri aktarmak değil. Şeriati, haccın felsefî ve sosyolojik bir analizini yapıyor ve okuyucuyu manevi bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor. Manevi bir boşluk hissiyle boğuşan herkes, bu kitaptan birtakım çıkarımlarda bulunarak yaşama usûllerine dair yeni kararlar alabilir. İbrahim Halid ALDEMİR  “Her şey, kendini kendinden, hayatından ve bütün bağlarından koparmakla başlıyor.” -Ali Şeriati Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Ali Şeriati’nin Hac başlığıyla okura sunulan metni, kitabın akışına dair genel bir girişle başlayıp evvela küçük haccın ve bu süreçte yapılan ibadetlerin yorumuyla, ardından da…

Okumaya devam edin Ali Şeriati’nin Hac Kitabı Üzerine

Süleyman Ceran ile Kızıl Kapı’yı Konuştuk

"Beklentimiz, Gazze’nin konuşulmasıdır. Beklentimiz Aksâ Tufanı sürecinin gençler tarafından anlaşılması ve unutulmamasıdır. Beklentimiz, Türkiye Müslümanlarının Gazze konusu üzerinde tam bir mutabakat ile hareket etmesidir. Beklentimiz, bu eserle Gazze’ye hem ekonomik hem de moral destek vermektir." İNSİCAM S. Hayırlı olsun, Kızıl Kapı okuyucuyla buluştu. Böyle bir kitap düşüncesi nasıl doğdu? Baskı sürecine kadar yaşananları kısaca anlatabilir misiniz? C. İlk gençlik yıllarımdan hatta çocukluğumdan beri, halkı Müslüman pek çok coğrafya gibi Filistin de hep gündemimdeydi. 25 yıldan fazla bir süredir de Filistin ile ilgili yazılar yazıyorum. O nedenle Filistin içi yazı yazmak, bir şeyler okumak, etkinlik yapmak varsa eylemliliklere dâhil olmak benim rutinim. Aksâ Tufanı sürecinde de…

Okumaya devam edin Süleyman Ceran ile Kızıl Kapı’yı Konuştuk

Babam Ahmed Tahir Satoğlu’na Dair…

Babamın Dr. Dursun Aksoy amcanın karşısında adeta bir talebe gibi hürmetle oturuşu, hiç gözümün önünden gitmez. Kendisinin geçirdiği sayısız hastalık karşısında Eyüp Peygamber misali sabrı ve şükrü ile İslam davasındaki yılmaz azmi, babamı en derinden etkileyen özelliklerinden olduğunu da not etmem gerekir. Allah hepsine rahmet eylesin. İsmail Safa SATOĞLU (İsmail Safa Satoğlu Arşivinden: Sol baştaki Ahmed Tahir Satoğlu, sağdaki amcam Nazif Satoğlu) Rahmetli dedem İsmail Hakkı Satoğlu, Kayseri’de ilkokul öğretmenliği yaparken, dönemin hükümeti tarafından 1934 yılında önce İzmir’in Torbalı ilçesine bağlı Yeniköy’e, sonra da Buca ilçesinin Doğancılar Köyü’ne tayin edilmesi ile İzmir’deki Satoğlu ailesinin hikâyesi başlıyor. Babam ve kardeşleri ilkokula Yeniköy’de başlıyorlar. Sonrasında babamların ortaokula…

Okumaya devam edin Babam Ahmed Tahir Satoğlu’na Dair…

Bir Gönül Adamı: Prof. Dr. Ahmet Tahir Satoğlu

Kitabevini, Düşünce Kitap Kırtasiye dükkânı şeklinde Hisarönü’ne taşıdıktan sonra gelip geçerken uğrar, 1-2 dakika, çok kısa süre selam verir, hâl hatır sorardı. Ziyaretine gittiğimizde iç politika konuşmazdık. Türkiye’de ve dünyada Müslümanların durumlarını sorar, bizlerin ne düşündüğünü merak ederdi. Musa KIRCA (İsmail Safa Satoğlu Arşivinden: Bir Düğünde Solunda Süleyman Karagülle ile) İzmir Konak 859 Sokak’ta kitabevi işletirken, 1990’lı yıllarda yakından tanıdım hocamı. Ancak Ege Üniversitesinde öğrencilik yıllarımdan (1977-1982) beri adını duyardım. Muayenehanesinin aynı sokakta olması hasebiyle çok sık görüşürdük. Zaman zaman ofisine uğrar, ama daha çok namaz sonrasında selamlaşırdık. Kitabevini, Düşünce Kitap Kırtasiye dükkânı şeklinde Hisarönü’ne taşıdıktan sonra gelip geçerken uğrar, 1-2 dakika, çok kısa süre…

Okumaya devam edin Bir Gönül Adamı: Prof. Dr. Ahmet Tahir Satoğlu

Ahmed Tahir Satoğlu

Sonrasında sohbetimiz, muhabbetimiz ilerledi. Aramızda neredeyse kırk yaş olmasına rağmen, hayatımızın merkezine oturdu. Araya hiyerarşi, mesafe, konum farkı koymayan, muhabbet temelli münasebetin insanlık numunesi, bedevi değil, medeni Müslüman Mü’min olarak, çağımızda benzerine ender rastlanır bir şahsiyetti. Kazım ERTEN (İsmail Safa Satoğlu Arşivinden: Ahmed Tahir Satoğlu Hoca, 30 küsur yıl sonra Fatsa ziyaretinde eski dostları ile yayla keyfi, 1992) O’nu, 1982 sonbaharında tanıdım. Eylül sonu, bir pazar günü öğle vakti, Akevler’de, Süleyman Karagülle’nin İslam ekonomisi, ortaklık sistemi, ictihad metodolojisi, Usul-i Fıkıh, etimoloji merkezli Kur’an yorumu teatisi bitince, Üçüncü Blok’un altındaki kooperatif ofisinden çıktım ve Akevler Sitesi’nin önünde yürümeye başladım. Arkamdan naif sesli biri, “Hira!” diye iki…

Okumaya devam edin Ahmed Tahir Satoğlu

Hatıralarımda Ahmet Tahir Satoğlu Hocam

Hocamızla çok sohbet etme fırsatı buldum. Bu fırsatları da Allah’ın bana bahşettiği büyük lütuflardan biri olarak görüyorum. Hayatımın rotasını çizmemde ve istikamet belirleme çabamda çok büyük etkileri oldu. Muayenesinde hastası ve ziyaretçisi yoksa çoğunlukla hadis okurdu. Baki CAN Dr., Ege Üniversitesi E. Öğretim Üyesi Ahmet Hocamla Ege Üniversitesinde yüksek lisans yaparken 1984’te tanıştım. Ben tanıştığımda üniversiteden ayrılmıştı. Özel muayenehanesi vardı. İzmir Konak’ta Vatan İşhanı’ndaydı. Ortalama haftada iki defa uğrardım yanına. Her bir sohbetimiz bir saatten fazla sürerdi. 1996’da hocamızın evinin bulunduğu semte taşındım. O tarihten itibaren muayenehanesindeki sohbetlerimizin ardından mahalleye de aynı otobüsle birlikte giderdik. Pazar günleri öğle namazımızı mescitte kıldıktan sonra ayakta öyle sohbetlere…

Okumaya devam edin Hatıralarımda Ahmet Tahir Satoğlu Hocam

Prof. Dr. Bünyamin Aydemir ile Filistin Konulu Oyunlar Üzerine

"Edebiyattan sinemaya, tiyatrodan plastik sanatlara, sanatın her alanında siyonist ve kapitalist güç odakları on yıllardır hep kendi hikâyelerini bizlere anlatıp durdular. İnandırmak istediklerine inandırdılar bizi; göstermek istediklerini gösterip, söylemek istediklerini söylediler. On yıllardır siyonizm, sanat yoluyla dünya halklarına hep kendini anlattı, hep kendi doğrularını dayattı." Prof. Dr. Bünyamin Aydemir Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanıdır. Aydemir ayrıca Uluslararası Sanat Platformu (USAP) Derneğinin başkanlığını yürütmektedir. İNSİCAM S. Kıymetli Hocam, Filistin’e Yahudi ve siyonist göçüyle başlayan acı, zulüm, hüzün ve kederlere yazarak karşı çıkmışsınız. Caniler ve Ötekiler ile Filistin Battaniyesi adlı oyunlarınız, bir kitap olarak Çizgi Yayınları Şubat arasında 2024’te çıkmış. Şimdiye kadar inceleme, araştırma, deneme, şiir,…

Okumaya devam edin Prof. Dr. Bünyamin Aydemir ile Filistin Konulu Oyunlar Üzerine

Bir Efsanenin Anısına: Bir İslam Öncüsü “Hurşid Ahmed”in Hayatı ve Mirası II (1932-2025)

Babası ve Mevlana Mevdudi’den miras aldığı bu yaklaşım hayatı boyunca onda iz bıraktı. Bir zorlukla karşılaştığında aklına gelen ilk soru “Ne alabilirim?” değil, “Ne yapabilirim?” olurdu. Bu zihniyet kişiliğine ve düşünme biçimine derinlemesine yerleşmişti. En zorlu sorunlara bile sabır, sebat ve kararlılıkla yaklaşırdı. Halit RAHMAN Institute of Policy Studies (IPS), (Siyaset Araştırmaları Enstitüsü) İslamabad, Pakistan Başkanı *Bu bölüm, yazarın 48 yıla yayılan kişisel etkileşimleri sırasında edinilen bilgilere dayanmaktadır. Ayrıca şu makalelere de başvurmuştur: Nasir Nabi Bhat, “The Economic Thought of Khurshid Ahmad,” Turkish Journal of Islamic Economics 3, no.  2 (2016): 1-11, https://tujise.org › 6-issues › 6-volume-3-issue-2; and Hassan, “Meeting with History: A Conversation with…

Okumaya devam edin Bir Efsanenin Anısına: Bir İslam Öncüsü “Hurşid Ahmed”in Hayatı ve Mirası II (1932-2025)

İsrail Hakkında On Mit

Brightman sadece kutsal bir vaadin gerçekleşmesini umut etmiyordu;  aynı zamanda Yahudilerin ya Hristiyanlığa geçmesini ya da topyekûn Avrupa'yı terk etmesini istedi. Zira hikâyenin sonunda Hristiyan siyonistler, Mesih geldiğinde tüm Yahudilerin Hristiyan olacağına, olmayanların ise öldürüleceğine inanmaktadır. Onlarla hikâyenin bu kısmına kadar çıkar ortaklığı yapan Yahudilerin ise inandıkları o gün geldiğinde ne yapacakları merak konusudur. Elif ATABAŞ (Viyana Ekonomi Üniversitesi mezunu. İşine ara vermiş tam zamanlı bir anne ve ev hanımı. Okumayı ve yazmayı seven bir blog yazarı. https://balkandays.blogspot.com/ ) “Derman arardım derdime, derdim bana derman imişBürhan sorardım aslıma, aslım bana bürhan imiş.”     Ortaokul günlerinde, Gönül hocamızın sık sık tahtaya yazdığı bu satırları ve Niyazi Misri’nin…

Okumaya devam edin İsrail Hakkında On Mit

Kadim Şehrin Bize Söyledikleri

Şehir, en parlak dönemini Samaniler devrinde yaşamıştır. Uhdesinde birçok âlim, derviş ve şair yetişmiştir. İslam mimarisinin müşahhas örnekliği, şehirde inşa edilen birçok eserle vuku bulmuştur. 1920’lerde başlayan Rus işgaline değin şehir, inişli çıkışlı da olsa merkeziliğini korumuştur. Zübeyir ŞEKERCİ  Trenden indim, çıkışta yine oradaydılar. Oldukça kalabalıklardı ve terminalden çıkan insanlarla iletişim kurmaktan bıkmamışlardı. Taksicilikten geçimini sağlayan yüzlerce kişi vardı. Özbekistan’daki turistik faaliyetlerin gelişimi, beraberinde taksicilik sektörünü de beslemişti. Farklı meslek gruplarından birçok insan, günün belli vakitlerinde turist “dedektörlüğü” yapıyordu. Elbette bu durum, beraberinde kültürel bir “kırılmayı” da getiriyor; fakat bu, başka bir yazının konusu.   İki sene evvel geldiğim kadim şehir Buhara’ya adım attığımda, beni…

Okumaya devam edin Kadim Şehrin Bize Söyledikleri