Öz Servetimiz: Tercihimiz

Tercih, iradenin tezahürü; imanın ise rahmidir. Tercih yoksa iman yok hükmündedir. Dolayısıyla, tercih yoksa salihat da hasenat da yoktur. Peki, tercih yoksa seyyiat var mıdır? Evet! Çünkü tercihi reddetmek ya da ihmal edip akışa körü körüne boyun bükmek ki yukarıda ifade edildiği üzere bu da bir tercihtir, kötülüğün ta kendisidir. Atalet de cehalet de gaflet de meşru mazeret olamaz. İnsan bu halleri de kendisi seçer ya da bu hallerden kendi seçimiyle azat olur. Mustafa ESER “…Hakikatin insana sunulduğu vasat ve vasıta, tabi bir dilde insanlara ulaşan vahy bu vahyi insanların intersubjektif bir şekilde anlamasına ve iradi ve ihtiyari bir şekilde kabulüne sunan bir insan bir…

Okumaya devam edin Öz Servetimiz: Tercihimiz

Kar Sevinci

 Semadan murat, gök kubbedir ve yerde taşlardan dağlar bulunduğu gibi göklerde de dolu dağları bulunmaktadır. Buharlar yükselirken, eğer onları çözen hararetle karşılaşmadan havanın soğuk tabakalarına kadar yükselirlerse ve soğuk daha da şiddetlenirse, buharlar orada yoğunlaşıp bulut haline gelir; eğer soğuk şiddetlenirse, yağmur olarak yağmaya başlar; eğer soğuk şiddetlenip de yoğunlaşmadan önce buhar derecesine gelirse kar olarak yağar, yahut dolu olarak yağar. Bazen hava, aşırı derece soğur ve sonunda büzülüp buluta dönüşür ve ondan yağmur veya kar yağar. Bütün bunlar üstün hikmetlere ve maslahatlara dayanan ilâhî iradenin sonuçlanır. Ahmet POÇANOĞLU Emekli Konya İl Müftüsü    Kar yağınca “Kış mü ‘minin baharıdır.” hadisini hatırlayarak bir sevinç kapladı içimi.…

Okumaya devam edin Kar Sevinci

Tufandan Sonra Ben

Aksa tufanında ilk boğulan, uzun zamandır adım adım işlenen İbrahim Anlaşması ile ifşa edilen normalleşme süreci oldu. Nitekim öyle de gerçekleşti.  Her ne kadar Müstebit Arap yöneticiler Gazze halkından ve Hamas’tan en az İsrail kadar nefret ediyor olsalar da bu düşmanlıklarını ve Kudüs’e ihanetlerini böyle bir tufan zamanında icra edemezlerdi. Tufan evvelen İbrahim anlaşmalarını silip süpürdü. Adem CEYLAN Yaşadığımız yüzyılın hâkim psikolojik yaklaşımı, yıllardır insanlara özel olduklarını, en önemli kişinin kendileri olduğunu ve mutlulukları için her şeyi yapmanın mübah olduğunu anlattı. Bu rüyayı gerçek zannederek yaşayan insanlar, kendilerini o kadar hayatın merkezine öyle bir yerleştirdiler ki onların duygu durumunu en iyi ifade eden deyim “benden…

Okumaya devam edin Tufandan Sonra Ben

Hindistan, Keşmir’in Demografik Yapısını Değiştiriyor

BM uzmanları, 2019'dan bu yana Hindistan'ın uygulamalarıyla ilgili endişelerini dile getiren yaklaşık 25 açıklama yayımlamıştır. Bu durum, Hindistan'ın insan hakları siciline ilişkin artan rahatsızlığı yansıtıyor. Ancak, Hindistan hiçbir çekince göstermeden işgale devam ediyor. Aslan BALCI Çizgi: Hilal Özder Jammu Keşmir’in yarısı 27 Ekim 1947’de İngiltere’nin yol vermesiyle Hindistan tarafından işgal edildi. Bir yıl sonra, 14 Mayıs 1948'de, Müslümanlar için son derece kıymetli olan Filistin toprakları, ABD ve yine İngiltere’nin desteğiyle bebek katili Siyonist İsrail’e peşkeş çekildi. Söz konusu her iki İslam beldesinde gözyaşı ve işgal günümüze kadar devam etmektedir. Her iki işgal BM’nin masasına gelen ilk dosyalar olmasına rağmen, bir çözümün bulunmaması tarihin bir kara…

Okumaya devam edin Hindistan, Keşmir’in Demografik Yapısını Değiştiriyor

Keşmir: İşgal Altında Kalan Müslümanların Sessiz Çığlığı

Keşmir’in halkı, yıllardır süregelen bu trajediye direnmeye devam etmektedir. Bölgenin geleceği için uluslararası camianın harekete geçmesi, Hindistan’ın hesap vermesi ve Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkının tanınması gerekmektedir. Keşmir meselesi, sadece bir coğrafi çatışma değil, aynı zamanda insanlık için bir vicdan sınavıdır. Bu çığlığa kulak vermek, adaletin sağlanması ve insanlık onurunun korunması için bir zorunluluktur. Jahıdul Islam SARKER Dr. Öğretim Üyesi, Karabük Üniversitesi Keşmir, 1947’den bu yana Hindistan ve Pakistan arasında çözülemeyen bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Bağımsızlık sonrası Hindistan'ın kontrolü altına giren bu bölge, milyonlarca Müslüman’ın sistematik şiddet, insan hakları ihlalleri ve baskılara maruz kaldığı bir alan haline gelmiştir. Filistin krizinin dünya çapında bilinirliği…

Okumaya devam edin Keşmir: İşgal Altında Kalan Müslümanların Sessiz Çığlığı

Keşmir’de Siyasi Statü ve Çatışma Çözümü

Hindistan’ın büyük Hindistan hayali ile Çin’in kadim Çin’e dönüş hayali arasında kalan Keşmir, dünyadaki en ağır militarize bölgelerden biri olmaya devam etmektedir. Yaklaşık yarım milyon askerin bulundurulduğu bu bölgede, Hindistan’ın bölgedeki Müslümanlara karşı insan hakları ihlalleri ise gün geçtikçe artmaktadır. Şehnaz FINDIK İNAN Himalayaların eteklerindeki Keşmir, eşsiz doğası ve doğal kaynaklarıyla öne çıkan; ancak şu sıralar daha çok yaşanan çatışmalarla tanıdığımız ihtilaflı, bir bölgedir. Müslüman çoğunluğa sahip Keşmir eyaleti, 1947’de İngilizlerin bölgeyi terk etmesiyle eski sömürgeleri olan Pakistan ve Hindistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Hindistan yönetimine bırakılmıştır. İngilizlerin bölgeden tamamen çekilmesi, iki ülkeyi din temelli bir ayrışmaya sürüklemiştir. Dolayısıyla Keşmir, her iki ülke için daima sorun…

Okumaya devam edin Keşmir’de Siyasi Statü ve Çatışma Çözümü

Keşmir’de İnsanlığa Karşı Suçlar ve Devlet Destekli Soykırım

Yerleşik olmayanların devlet işlerinde yer almasına ve gayrimenkul edinmesine izin veren yeni ikamet yasaları, bu demografik değişime katkıda bulunmaktadır. Keşmir’in daha geniş Hint nüfusuna dahil edilmesini destekleyen Subramanian Swamy gibi BJP liderleri de dahil olmak üzere Hint yetkilileri bu hareketi kamuoyuna açık bir şekilde onaylamışlardır. Nüfus mühendisliği girişimleri olarak kapsamlı bir şekilde kınanan bu yasal ve politik gelişmeler ile uluslararası hukuk ihlal edilmiştir. Danial SHOUKAT Yıldız Teknik Üni. Uluslararası İlişkiler Doktora Öğrencisi Keşmir’in durumu, çağdaş dünyadaki en ciddi insan hakları krizlerinden biridir. Arundhati Roy’un dokunaklı bir şekilde belirttiği gibi, “Keşmir, mezarlık sessizliğinin kronik, kaynayan bir isyanı gizlediği dünyanın en yoğun militarize bölgesidir.” Bu topraklar, onlarca…

Okumaya devam edin Keşmir’de İnsanlığa Karşı Suçlar ve Devlet Destekli Soykırım

Küresel Adalet Çıkmazı ve Uluslararası Sistemin İki Yüzü: Keşmir ve Filistin

Keşmir halkı, bağımsızlık veya Pakistan’a katılma hedefiyle çeşitli direniş hareketlerini başlatmıştır. Keşmir halkının özgürlük mücadelesi olarak tanımladığı bu hareketler,  Hindistan tarafından terörizmle ilişkilendirirse de bölgedeki direniş, özellikle genç nüfusun Hindistan’a karşı duyduğu tepkiyle daha da güçlenmiştir. Abdullah ZERRAR Güney Asya Bölge Uzmanı Bu yazıda ele alacağımız her iki mesele de İngilizlerin oluşturduğu kolonyal dönemden miras kalan yapısal adaletsizliklerle başlamış, işgal ve demografik değişim politikalarıyla derinleşmiş, uluslararası sistemin yetersizliği nedeniyle de çözümsüzlük döngüsüne hapsedilmiştir. Keşmir’de Hindistan’ın baskıcı rejimine, Filistin’de İsrail’in işgal politikalarına karşı Filistin ve Keşmir halkının kendi kaderini tayin edebilme mücadelesi, her iki durumu da küresel siyasetin önemli bir test alanı haline getirmiştir. Bu iki…

Okumaya devam edin Küresel Adalet Çıkmazı ve Uluslararası Sistemin İki Yüzü: Keşmir ve Filistin

Urdu Dilinin Keşmir Tarihçesi

Hint alt kıtasında telif edilen İslami eserlerin Urdu dilinde olması, Keşmir’deki İslami eğitim veren kurumların müfredatlarında Urdu dilinde kitapların okutulması gibi faktörler de Urdu dilinin yaygınlaşmasını kolaylaştıran unsurlardan olmuştur. Muhsin Ramazan İŞSEVER Dr. Arş. Gör., İstanbul Üni., Edebiyat Fak., Urdu Dili ve Edebiyatı Giriş Keşmir Eyaleti, Hint alt kıtasının en kuzeyinde ve Güney Asya'nın ortasında yer aldığından “Asya’nın kalbi” olarak da adlandırılmıştır. Bu eyalet, Himalaya Dağları'nın batı ucunda bulunur ve Asya'daki beş farklı ülkenin arasında yer almaktadır. Azad Keşmir, on ilden oluşmakta ve doğuda ateşkes hattı ile Hindistan’ın kontrolü altında olan Keşmir'den (Camm-u Keşmir) ayrılmaktadır. Hindistan’ın kontrolündeki Keşmir eyaleti; Keşmir, Cammu ve Ladakh eyaletlerinden oluşmakla…

Okumaya devam edin Urdu Dilinin Keşmir Tarihçesi

Keşmir’in Sessiz Şarkısı

Keşmir’in Müslüman halkı, tarih boyunca baskıya, çatışmalara ve zorunlu göçlere maruz kaldı. Bir zamanlar huzur içinde akan Jhelum Nehri, şimdi gözyaşlarıyla taşar oldu. Sokaklarda yankılanan çocuk kahkahaları yerini sessiz bir korkuya bıraktı. artık şiddetin ve kayıp insanların hatırasını barındıran, hüznün vadisi oldu. Zehra TUNÇ Bazen bir kelime, içinde bir coğrafyayı, bir kültürü ve yüzyılların izini taşır. "Keşmir" ve "kaşmir" böyle kelimelerdir. İkisinin de telaffuzu, bir yumuşaklık, bir melodi taşır; fakat anlamları, derin vadilere ve dağların doruklarına kadar uzanır.Keşmir, karlarla örtülü Himalayalar’ın yüreğinde gizlenmiş bir cennettir. Dağların arasına sıkışmış bu vadi, zamana meydan okurcasına güzelliğini korur. Yılın dört mevsimi, Keşmir’in topraklarında bir başka melodi çalar. İlkbaharda…

Okumaya devam edin Keşmir’in Sessiz Şarkısı