Urdu Dilinin Keşmir Tarihçesi

Hint alt kıtasında telif edilen İslami eserlerin Urdu dilinde olması, Keşmir’deki İslami eğitim veren kurumların müfredatlarında Urdu dilinde kitapların okutulması gibi faktörler de Urdu dilinin yaygınlaşmasını kolaylaştıran unsurlardan olmuştur.

Muhsin Ramazan İŞSEVER

Dr. Arş. Gör., İstanbul Üni., Edebiyat Fak., Urdu Dili ve Edebiyatı

Giriş

Keşmir Eyaleti, Hint alt kıtasının en kuzeyinde ve Güney Asya’nın ortasında yer aldığından “Asya’nın kalbi” olarak da adlandırılmıştır. Bu eyalet, Himalaya Dağları’nın batı ucunda bulunur ve Asya’daki beş farklı ülkenin arasında yer almaktadır. Azad Keşmir, on ilden oluşmakta ve doğuda ateşkes hattı ile Hindistan’ın kontrolü altında olan Keşmir’den (Camm-u Keşmir) ayrılmaktadır. Hindistan’ın kontrolündeki Keşmir eyaleti; Keşmir, Cammu ve Ladakh eyaletlerinden oluşmakla birlikte on dört ilden mürekkeptir.[1] Keşmir’in yüzölçümü 12.378 mil kare, Azad Keşmir’in yüzölçümü 2.498 mil kare ve Hindistan’ın kontrolü altındaki Keşmir’in yüzölçümü ise 9.880 mil karedir.[2] Keşmir, doğal güzellikleriyle dünyanın en çekici bölgelerinden biri olarak bilinmektedir. Keşmir’in kuzey sınırında, Everest Dağı’ndan sonra dünyanın en yüksek ikinci zirvesine sahip Godvin Austen Dağı (28.278 fit) ve Nanga Parbat (26,660 fit) yer almaktadır. Keşmir’in başlıca dağ silsileleri Şivalik, Pir Pençal ve Himalayalar’dır ve bu dağlar yüksek zirveleri ile ünlüdür. Keşmir’in önemli nehirleri arasında İndus, Jhelum, Çenâb, Râvi, Pûnch ve Nilum nehirleri bulunmaktadır.[3] Keşmir doğal güzelliklerinin yanında tarihi yapılarıyla da önemli bir yere sahiptir. Tarihte bu bölgeye hâkim olan hükümdarlar genellikle yazlık saraylarını buraya inşa ettirmiştir. Bunlardan biri de Babürlü Hint-Türk devletinin hükümdarı Ekber Şah (s.1556-1605) tarafından XVI. yüzyılın sonlarına doğru Budgam şehrinde inşa edilen ve oğlu Cihangir (s.1605-1627)’in sıklıkla ziyaret ettiği Hanpur Sarayıdır.[4] Günümüzde Hanpur Sarayı gibi birçok tarihi yapı Hindistan Arkeolojik Araştırma Kurumu tarafından korunmaya alınmış ve restore çalışmalarına tabi tutulmaktadır.[5]

Camm-u Keşmir’in Hindistan’ın askeri kontrolü altında olması, bölgenin kültürel, sosyal ve ekonomik yapısını olumsuz etkilemiştir. Uluslararası forumlarda Keşmir halkına temel insan haklarının verilmesi için birçok karar tasarısı sunulmuş, ancak Camm-u Keşmir hala şiddet ve baskılarla mücadele etmektedir. Hindistan, Keşmirlilere yönelik demografik değişiklikler yapma çabalarını sürdürmektedir. Keşmir’in doğal güzellikleri ve kültürel mirası, bölgenin turizm potansiyelini artırmakta ve ekonomik kalkınma için fırsatlar sunmaktadır. Aynı zamanda Keşmir, farklı dinlerden insanların sosyal uyum içinde yaşadığı bir kültürel mirasa sahiptir. Ancak, Hindistan’ın askeri varlığı ve demografik değişiklik çabaları, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısını tehdit etmektedir.[6]

Azad Keşmir’de yerel halk, genellikle Pencap dilinin lehçelerinden olan Paharî ve Mirpurî dillerini konuşmakta ve resmi dil olmasından dolayı Urdu dili de bölgede hâkim bir dil konumunda bulunmaktadır.[7] Urdu dili, Hindistan kontrolündeki Keşmir eyaletinde ise Keşmirce, Cammu eyaletinde Dogri ve Ladakh eyaletinde Arani dili konuşulsa da hükümetin resmi dillerinden biri olmasından ötürü okuryazar ve eğitimli insanlar Urdu dilini kullanmaktadır. Tarihsel ve kültürel benzerliklerinden dolayı keşmir dili ve urdu dili arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Müslüman hükümdarların Hindistan’a gelerek yerel halklarla kaynaşması, Arapça ve İslam’a mal olmuş olan Farsça dillerinin yerel etkilerini artırmış; bu da Urdu dili ile Keşmir dili arasındaki bağı güçlendirmiştir. Urdu dili, Hindistan’ın farklı bölgelerinde uzun süre hüküm süren Babürler ve İngilizler gibi dış etkilerle şekillenirken, Keşmir dili de benzer şekilde Farsça ve Arapça etkisi altında kalmıştır.[8] Hint alt kıtasında telif edilen İslami eserlerin Urdu dilinde olması, Keşmir’deki İslami eğitim veren kurumların müfredatlarında Urdu dilinde kitapların okutulması gibi faktörler de Urdu dilinin yaygınlaşmasını kolaylaştıran unsurlardan olmuştur. Bunun yanı sıra Urduca konuşan insanların sayısının bir milyarı aşması ve bu kitlenin dünyanın çeşitli yerlerine göç etmesi, Urdu dilini Hindistan, Pakistan ve Keşmir sınırlarını aşarak evrensel bir dil konumuna taşımıştır. Keşmir dili ve Urdu dili, tarihsel ve dilsel olarak birbirine yakın ilişkilere sahip olmuş, alt kıtada kurulan farklı hükümdarlıkların çabalarıyla şekillenmiş ve halk tarafından kabul görmüştür. Bu diller, Hindu hükümdarlıklar döneminde Sanskritçenin, Müslüman hükümdarlıklar döneminde ise Arapça ve Farsça’nın etkisiyle gelişmiştir.

Keşmir Sultanı Zeyn’el-Abidin (1395-1470)  hükümdarlığının sona ermesinden sonra bölgede kargaşa hâkim olmuş, bu durum  Keşmir halkının alt kıtanın farklı bölgelerine göç etmesine neden olmuştur. Bu göçler, Urdu dilinin XIX. yüzyılın ikinci yarısında Keşmir’de yaygınlaşmasına ve nihayetinde resmi dil olarak kabul edilmesine katkıda bulunmuştur. Maharaca Ranbir Singh (1830-1885) döneminde Urdu dili, resmi okullarda eğitim dili olmuş ve zamanla eğitimli kesim tarafından benimsenerek yazışmalarda, siyasi, sosyal ve dini yayınlarda kullanılmıştır.[9] 1947 yılında yaşanan Hindistan ve Pakistan’ın bölünme sürecinden önce Keşmir kralı Maharaca Sir Hari Singh (s.1925-1952) liderliğinde, 29-30 Eylül 1944 tarihlerinde gerçekleştirilen ulusal meclis oturumunda Keşmirce, Dogri, Balti (Pali), Dari, Pencapça, Hintçe ve Urduca resmi diller olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, alt kıtanın diğer bölgelerinden iş ve turizm amacıyla bölgeye gelenlerin de Urdu dilinin bölgede yayılmasına katkı sağladığı bilinmektedir. Keşmir bölgesinde Urdu dilinin diğer yerel dillerle etkileşime girmesinden dolayı Urdu dili daha zengin bir dil haline gelmiştir.[10] Keşmir, Urdu edebiyatına büyük katkılarda bulunmuş ve birçok önemli şair ve yazar yetiştirmiştir. Böylece Urdu dili, Keşmir’in kültürel zenginliğine katkıda bulunarak eğitim ve edebiyat alanında önemli bir yer edinmiştir.

KAYNAKÇA

Aabedin, Zain Ul: “Khanpur Sarai: A Mughal Relic Fading Into Oblivion”, Kashmir Observer, (2024), (Çevrimiçi) https://kashmirobserver.net/2024/10/28/khanpur-sarai-a-mughal-relic-fading-into-oblivion/.

Ahmed, Ferhâd: “Âzâd Keşmir ke Muntahab Gazelgu Şuarâ”, İslamabad, National University of Modern Languages, Yüksek Lisans Tezi, 2017.

Bukhari, Syed Mohammad Yousuf: Keşmîrî our Urdu Zabân ka Takâbulî Mutalaa, Lahore, Central Urdu Board, 1982.

Chaudhry, Raza: “Kashmir: Tehzibi Virsa ka Hamil”, Daily Jang, (2020), (Çevrimiçi) https://jang.com.pk/news/837628.

“Culture and Heritage”, Resmî Website, District Budgam, Government of Jammu and Kashmir, t.y., (Çevrimiçi) https://budgam.nic.in/tourism/culture-heritage/.

Kâşmirî, Hâmidî: Riyaset-i Camm-u Keşmir mein Urdu Adab, Srinagar, Gulshan Publications, 1991.

Khan, Muhammad Arif: Keşmir Tarih ke Ayine mein, Mirpur, National Institute of Kashmir Studies, 2016.

Rahman, Tariq: Language and Politics in Pakistan, Karachi, Oxford University Press, 1996.


[1] Muhammad Arif Khan, Keşmir Tarih ke Ayine mein, Mirpur, National Institute of Kashmir Studies, 2016, s. 29.

[2] Khan, a.g.e., s. 31-32.

[3] Khan, a.g.e., s. 34.

[4] Zain Ul Aabedin, “Khanpur Sarai: A Mughal Relic Fading Into Oblivion”, Kashmir Observer, (2024), (Çevrimiçi) https://kashmirobserver.net/2024/10/28/khanpur-sarai-a-mughal-relic-fading-into-oblivion/.

[5] “Culture and Heritage”, Resmî Website, District Budgam, Government of Jammu and Kashmir, t.y., (Çevrimiçi) https://budgam.nic.in/tourism/culture-heritage/.

[6] Raza Chaudhry, “Kashmir: Tehzibi Virsa ka Hamil”, Daily Jang, (2020), (Çevrimiçi) https://jang.com.pk/news/837628.

[7] Tariq Rahman, Language and Politics in Pakistan, Karachi, Oxford University Press, 1996, s. 225-226.

[8] Syed Mohammad Yousuf Bukhari, Keşmîrî our Urdu Zabân ka Takâbulî Mutalaa, Lahore, Central Urdu Board, 1982, s. 72-73.

[9] Hâmidî Kâşmirî, Riyaset-i Camm-u Keşmir mein Urdu Adab, Srinagar, Gulshan Publications, 1991, s. 37-38.

[10] Ferhâd Ahmed, “Âzâd Keşmir ke Muntahab Gazelgu Şuarâ”, İslamabad, National University of Modern Languages, Yüksek Lisans Tezi, 2017, s. 16.